bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası12
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler8
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- filistin3
- kol saati12
- salçalı makarna4
- uludede ile kafayı çekmek2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- yuzırların yumrukları2
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek3
- kramp2
- balık yanına en yakışan çorba9
- ürdün2
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq4
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- ulus3
- açlık kan şekeri2
- mutfakta eldiven takmak2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak20
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz5
- çin3
- nasreddinhoca2
- kim jong'un bir türlü ölmemesi5
- nakliyat2
- süleyman soylu3
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan5
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- arkadaşlar öldünüz mü10
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi6
- nemlendirici krem20
- devletin galatasaray a stad yapması2
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak3
- askerde özlenen şeyler11
- kaçak çay19
- nev19
- arkadaşlar ben tekele gidiyorum bir şey lazım mı2
- kedi eti3
- ismail kartal vs okan buruk2
- electronic arts2
- 43 bin yaşlının ölümünde ağır ihmal4
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın6
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması3
- ekonomi5
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil2
- gocu nerede gocu9
- beslenme2
zeki kayahan coşkun-gam kenarı
acının dağlandığı anlar vardır..
aramaya gerek yok o gelir bulur..
beraber gidilen bir lokantanın kapanması bile üzüntüdür..
veyahut lokantanın yerine dükkânı çiçekçinin tutması..
gözyaşından çorba olmaz ama..
dilin damağın yanar tuzdan..
soğutamazsın..
zamansız kırmızı bir toka çıkar nereye saklanmışsa..
saçı toplasın diyedir küçük canavarın dişleri..
ve fakat dağıtıp ısırır acıyan ne varsa..
yaşananları..
yaşanmak için sıraya girmiş ihtimalleri...
yapılmayanları..
sadece erkek olduğum için koridor tarafına oturmak durumunda kaldığım yani gam kenarının yine bana düştüğü bir otobüs yolculuğumuz olmadı hiç uzaklara..
sen benim omzumda uyuya kalmadın hareket halindeyken..
biz durduk..
durdurduk..
gidebilirdik oysa..
kimseden gizlenmemiş sadece bizi gizleyen bir tatile belki..
bir akraba düğününde dans etmedik meraklı akbaba bakışları altında mesela..
çok severdim yatakta kahvaltıyı ama buna uygun bir tepsimiz bile olmadı..
slabilirdik… Biraz daha bekleseydik..
zamanın dövdüğü bir hüzün ustasıyım ben..
kelimelerim tuğla tuğla...
her satırbaşında turuncu intihar hissi...
aklım dilim cümlelerim hep geçmişte..
geçmiş geçmiş de..
ben geçemiyorum ki..
bazen duruyorum yürüdüğümüz bir yerde..
ayaklarımız diyorum bir ara aynı anda buradaydı..
beraber bastık bu toprağa..
sahi var mıdır o günden bugüne kalan bir toprak zerreciği?
tuhaf tutsaklığımın her şeyden sen çıkarışımın şahidi kalmış mıdır etrafta?
bu bardaktan su içmişti..
bu sandalyede oturmuştu..
bu bankanın önünde buluşmuştuk ilk kez..
hiç gözümün önünden gitmiyor çimlerin üstüne denk gelmiş tavla maçımız..
elimizde soğumuş kahveler tadı bizden önce kaçmış kekimiz..
ve ikimiz de aynı anda mars olduk kıra kıra birbirimizi..
bir Allah'ın pulu durduramadı bizi...
gidişine türlü anlamlar yükledim..
istesem kalırdın..
istesen kalırdın..
gözyaşımdan düğümler attım açılması zor olsun diye umudun..
sma sevdim yine de..
seninle alakalı ne varsa sevmeye devam ettim..
son buluşmamızı sevdim..
tam giderken beni elimden tutup çeken seni sevdim..
sarılmamızı sevdim..
arkama dönüp bakamamayı..
bizim oturduğumuz masada oturan mutlu çifti sevdim nargilecide…
ne olur hep böyle kalın dedim… Ne olur..
bir yıldönümü gününde engel olamadım kendime yoldan döndüm...
sen olmasan da sana giden yoldaydım hatta birazdan evinin önünde..
ağlayarak söndürdüm yeni yasımın mumlarını..
kutlu olmadı ama!..
biliyorum biz geçtik sevgilim..
bizden geçti..
başka hayatların insanlarıyız artık..
başka umutların..
başka adam..
başka kadınların..
tamam da silebilir misin yaşadıklarını?
boyayabilir misin siyahla neşeli günlerimizi?
çıkarıp yüreğimi kanımın söndürdüğü ateşlere atabilir misin yangında ilk kurtarılacakken..
yıllar sonrasına yatırılmış acılarımız var artık karanlık mahzenlerde..
beklenmedik bir karşılaşma anında..
bir havaalanında..
bir tesadüfler garında...
bir kafede..
ya da sinema çıkışında kim bilir..
birbirine bakan şaşkın gözler..
belki evlenilmiştir belki çoluk çocuk duvarı örülmüş anıların üstüne beton dökülmüştür..
ışık mı en hızlıdır ses mi kıyasında; açık farkla galip gelir o anda hiç hesapta yokken ac..
scı hızlıdır acı..
yaşananlar bir çırpıda dirhem dirhem koparır etini..
sma ne çare; gurur engel olur..
giyilen sahte mutluluk elbisesinin düğmeleridir tebessüm..
boğazın düğümlenir..
doğuk bir merhabadır dildeki..
sma öpmek içine çekmek istersin dudaklarından hasretini..
"devam etseydik tüketseydik bu kadar güzel olur muydu" gözlerinde birikir..
“Neden yok ettik birbirimizi” ağzına gelir..
susarsın öfken hükmen mağlup olur sevdana..
üşürsün…
çok üşürsün..
gidene kalana mizahı olmayan haline üşürsün..
öyle ki..
"karda donmak üzeresindir..
uyumak tatlı geliyor dur ama..
sen öldüğünün farkında değisindir..
acının dağlandığı anlar vardır..
aramaya gerek yok o gelir bulur..
beraber gidilen bir lokantanın kapanması bile üzüntüdür..
veyahut lokantanın yerine dükkânı çiçekçinin tutması..
gözyaşından çorba olmaz ama..
dilin damağın yanar tuzdan..
soğutamazsın..
zamansız kırmızı bir toka çıkar nereye saklanmışsa..
saçı toplasın diyedir küçük canavarın dişleri..
ve fakat dağıtıp ısırır acıyan ne varsa..
yaşananları..
yaşanmak için sıraya girmiş ihtimalleri...
yapılmayanları..
sadece erkek olduğum için koridor tarafına oturmak durumunda kaldığım yani gam kenarının yine bana düştüğü bir otobüs yolculuğumuz olmadı hiç uzaklara..
sen benim omzumda uyuya kalmadın hareket halindeyken..
biz durduk..
durdurduk..
gidebilirdik oysa..
kimseden gizlenmemiş sadece bizi gizleyen bir tatile belki..
bir akraba düğününde dans etmedik meraklı akbaba bakışları altında mesela..
çok severdim yatakta kahvaltıyı ama buna uygun bir tepsimiz bile olmadı..
slabilirdik… Biraz daha bekleseydik..
zamanın dövdüğü bir hüzün ustasıyım ben..
kelimelerim tuğla tuğla...
her satırbaşında turuncu intihar hissi...
aklım dilim cümlelerim hep geçmişte..
geçmiş geçmiş de..
ben geçemiyorum ki..
bazen duruyorum yürüdüğümüz bir yerde..
ayaklarımız diyorum bir ara aynı anda buradaydı..
beraber bastık bu toprağa..
sahi var mıdır o günden bugüne kalan bir toprak zerreciği?
tuhaf tutsaklığımın her şeyden sen çıkarışımın şahidi kalmış mıdır etrafta?
bu bardaktan su içmişti..
bu sandalyede oturmuştu..
bu bankanın önünde buluşmuştuk ilk kez..
hiç gözümün önünden gitmiyor çimlerin üstüne denk gelmiş tavla maçımız..
elimizde soğumuş kahveler tadı bizden önce kaçmış kekimiz..
ve ikimiz de aynı anda mars olduk kıra kıra birbirimizi..
bir Allah'ın pulu durduramadı bizi...
gidişine türlü anlamlar yükledim..
istesem kalırdın..
istesen kalırdın..
gözyaşımdan düğümler attım açılması zor olsun diye umudun..
sma sevdim yine de..
seninle alakalı ne varsa sevmeye devam ettim..
son buluşmamızı sevdim..
tam giderken beni elimden tutup çeken seni sevdim..
sarılmamızı sevdim..
arkama dönüp bakamamayı..
bizim oturduğumuz masada oturan mutlu çifti sevdim nargilecide…
ne olur hep böyle kalın dedim… Ne olur..
bir yıldönümü gününde engel olamadım kendime yoldan döndüm...
sen olmasan da sana giden yoldaydım hatta birazdan evinin önünde..
ağlayarak söndürdüm yeni yasımın mumlarını..
kutlu olmadı ama!..
biliyorum biz geçtik sevgilim..
bizden geçti..
başka hayatların insanlarıyız artık..
başka umutların..
başka adam..
başka kadınların..
tamam da silebilir misin yaşadıklarını?
boyayabilir misin siyahla neşeli günlerimizi?
çıkarıp yüreğimi kanımın söndürdüğü ateşlere atabilir misin yangında ilk kurtarılacakken..
yıllar sonrasına yatırılmış acılarımız var artık karanlık mahzenlerde..
beklenmedik bir karşılaşma anında..
bir havaalanında..
bir tesadüfler garında...
bir kafede..
ya da sinema çıkışında kim bilir..
birbirine bakan şaşkın gözler..
belki evlenilmiştir belki çoluk çocuk duvarı örülmüş anıların üstüne beton dökülmüştür..
ışık mı en hızlıdır ses mi kıyasında; açık farkla galip gelir o anda hiç hesapta yokken ac..
scı hızlıdır acı..
yaşananlar bir çırpıda dirhem dirhem koparır etini..
sma ne çare; gurur engel olur..
giyilen sahte mutluluk elbisesinin düğmeleridir tebessüm..
boğazın düğümlenir..
doğuk bir merhabadır dildeki..
sma öpmek içine çekmek istersin dudaklarından hasretini..
"devam etseydik tüketseydik bu kadar güzel olur muydu" gözlerinde birikir..
“Neden yok ettik birbirimizi” ağzına gelir..
susarsın öfken hükmen mağlup olur sevdana..
üşürsün…
çok üşürsün..
gidene kalana mizahı olmayan haline üşürsün..
öyle ki..
"karda donmak üzeresindir..
uyumak tatlı geliyor dur ama..
sen öldüğünün farkında değisindir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar