bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı67
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim23
- ese dezze8
- sözlükte kim kimle sevgili27
- engineer288
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri5
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- fenerbahçeli yazarlar7
- iyi memenin sırrı4
- kale3112 ifşa8
- sözlüğün en şık erkeği12
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- tacettin libosoglu4
- gel münihe sözünü tut travel4
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek3
- ben jesus olsam4
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- almanca bilmek2
- willst du mich heiraten2
- nervio43
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok3
- anto'nun kuyumcu olması3
- muhallebi yerken disi kirmak4
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- herif olmanın zorlukları4
- kassız erkek neye benzer5
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- sandra bullock3
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik3
- karadenizli kızlar3
- futbol16
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçe13
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- uefa şampiyonlar ligi6
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- beni evlendir sözlük2
- 27 ocak 2027 atletico madrid fenerbahçe maçı3
- liverpool fc5
- istanbul cin kaynıyor3
- traveler of secret moments sakso sözü3
- aşk9
- suyolu bileklik hediye edecek erkek yazarlar3
ayda bir defa düzenli olarak uğradığım mekan olma özelliğini taşıyor artık. her defasında ayakta bekliyorum ve her defasında aynı yerde duruyorum. aynı duvara yaslanıp etrafı izliyorum.
kendi içerisinde bir dünya ptt şubesi. her türden her şekilden her görüşten insanın olduğu minik bir dünya.
hemen yan tarafımda teyzeler oturuyor. kulak misafiri oluyorum. istemeden bazen de isteyerek. teyze anlatıyor da anlatıyor. kiracısından girip oğlundan çıkıyor, ordan kızına ordan denize ve yazlığa...bir anda dalıyorum, artık sesleri işitsem de duymuyorum. sadece bir uğultu var beynimde. anlamsız bir ses halesinin içerisinde gibiyim.
veznedeki memur bir ara fatura yatıran adama çatıyor yüksek sesle, irkiliyorum. ne var ya hu bu kadar bağıracak? anlaşabiliriz aslında konuşarak, şiddet ve hiddet ile ne çözülmüş ki şimdiye kadar. adam sessiz memur ne derse yapıyor, belli ki korkmuş. çekingen tavırlar içerisinde buyurn beyim diyebildiğini duyuyorum.
ardından kapı açılıyor. iki kadın giriyor içeriye birbirinin ardı sıra. birisi 30-35 yaşlarında. eteği beyaz, bluzu sarı ya da tam tersi. ayağındaki ayakkabıya odaklanıyorum bir ara, dost başa düşman ayağa bakarmış. tanımıyorum ki düşmanım olsun. sadece bakıyorum. sonra aniden değişen numaralara bakma gereği duyuyorum. 206 yanıyor, daha çok var sıramın gelmesine.
önümden iki defa geçen türbanlı genç hatuna takılıyor gözüm bir ara, o da bana baktı. bir daha geçmedi önümden. bir insan neden sarı türban takar ki?
sonra bir adam çıkışa yöneldi, tam yanımdan geçerken veznedeki memur için bastı küfrü içinden. bir o duydu bir de ben ne dediğini. belli ki içinde kalsın istemedi küfrü, paylaştım isyanını ben de, ama küfür etmedim.
sarı türbanlı kızın ilgi çektikten sonra oturması çekti ilgimi, bu kadar mıydı yani? bir daha geçmeyecek miydi önümden? aslında geçmeyeceğini biliyorum. zaten yüzü de hoşuma gitmedi. kemikli gibi ama tam değil, her neyse ben zaten tombalak yüzlü seviyorum, ama tam tombalak değil.
birden benim numaramın yandığını gördüm, ilerledim vezneye. para çekeceğim dedim. kimliğimi verdim. tc kimlik numaram sorgulamada çıkmadı. birden telaşlandım, ama belli etmemeye çalıştım. belki de belli ediyordum. kuşku çekmemek ve soğukkanlı davranmak en iyisi.
yaşar ne yaşar ne yaşamaz, acaba teflon da mı ölmüştü? belki de yaşayan ölülerin gündüzüydü bugün, öyleyse bile neişim var bu ptt şubesinde?
adam sonra durumu açıkladı, nüfus kağıdınızı yenilemelisiniz diyerek. elbette dedim heyecanla. o an kendimi devletin sade ve masum bir vatandaşı gibi hissettim. kendimi belki de bir yerlere ait hissetmek istiyordum. karışık duygular bunlar.
paramı aldım ve çıkışa yöneldim. yerimi kapmış olan uzun boylu uzun kollu uzun bacaklı daha ergenliğe yeni girdiği belli olan bir çocuğun önünden geçerken usulca "haaa..tir" dedim sanki bir yere geç kalıyormuşum gibi. aceleci görünmeyi her zaman sevdim aslında, insanı önemli bir insanmış gibi gösteriyor.
kapıya çıktığımda kendimi bir rüyadan uyanmış gibi hissettim. az daha taksi çarpıyordu ve birkaç arabanın korna sesi. "hass...tir" dedim tekrar ama bu defa hiç aceleci görünmeden ve hata bende yüz ifadesi ile. el işareti ile özür diledim ve gerçek hayata döndüm.
bu da böyle bir anımdı sözlük. *
kendi içerisinde bir dünya ptt şubesi. her türden her şekilden her görüşten insanın olduğu minik bir dünya.
hemen yan tarafımda teyzeler oturuyor. kulak misafiri oluyorum. istemeden bazen de isteyerek. teyze anlatıyor da anlatıyor. kiracısından girip oğlundan çıkıyor, ordan kızına ordan denize ve yazlığa...bir anda dalıyorum, artık sesleri işitsem de duymuyorum. sadece bir uğultu var beynimde. anlamsız bir ses halesinin içerisinde gibiyim.
veznedeki memur bir ara fatura yatıran adama çatıyor yüksek sesle, irkiliyorum. ne var ya hu bu kadar bağıracak? anlaşabiliriz aslında konuşarak, şiddet ve hiddet ile ne çözülmüş ki şimdiye kadar. adam sessiz memur ne derse yapıyor, belli ki korkmuş. çekingen tavırlar içerisinde buyurn beyim diyebildiğini duyuyorum.
ardından kapı açılıyor. iki kadın giriyor içeriye birbirinin ardı sıra. birisi 30-35 yaşlarında. eteği beyaz, bluzu sarı ya da tam tersi. ayağındaki ayakkabıya odaklanıyorum bir ara, dost başa düşman ayağa bakarmış. tanımıyorum ki düşmanım olsun. sadece bakıyorum. sonra aniden değişen numaralara bakma gereği duyuyorum. 206 yanıyor, daha çok var sıramın gelmesine.
önümden iki defa geçen türbanlı genç hatuna takılıyor gözüm bir ara, o da bana baktı. bir daha geçmedi önümden. bir insan neden sarı türban takar ki?
sonra bir adam çıkışa yöneldi, tam yanımdan geçerken veznedeki memur için bastı küfrü içinden. bir o duydu bir de ben ne dediğini. belli ki içinde kalsın istemedi küfrü, paylaştım isyanını ben de, ama küfür etmedim.
sarı türbanlı kızın ilgi çektikten sonra oturması çekti ilgimi, bu kadar mıydı yani? bir daha geçmeyecek miydi önümden? aslında geçmeyeceğini biliyorum. zaten yüzü de hoşuma gitmedi. kemikli gibi ama tam değil, her neyse ben zaten tombalak yüzlü seviyorum, ama tam tombalak değil.
birden benim numaramın yandığını gördüm, ilerledim vezneye. para çekeceğim dedim. kimliğimi verdim. tc kimlik numaram sorgulamada çıkmadı. birden telaşlandım, ama belli etmemeye çalıştım. belki de belli ediyordum. kuşku çekmemek ve soğukkanlı davranmak en iyisi.
yaşar ne yaşar ne yaşamaz, acaba teflon da mı ölmüştü? belki de yaşayan ölülerin gündüzüydü bugün, öyleyse bile neişim var bu ptt şubesinde?
adam sonra durumu açıkladı, nüfus kağıdınızı yenilemelisiniz diyerek. elbette dedim heyecanla. o an kendimi devletin sade ve masum bir vatandaşı gibi hissettim. kendimi belki de bir yerlere ait hissetmek istiyordum. karışık duygular bunlar.
paramı aldım ve çıkışa yöneldim. yerimi kapmış olan uzun boylu uzun kollu uzun bacaklı daha ergenliğe yeni girdiği belli olan bir çocuğun önünden geçerken usulca "haaa..tir" dedim sanki bir yere geç kalıyormuşum gibi. aceleci görünmeyi her zaman sevdim aslında, insanı önemli bir insanmış gibi gösteriyor.
kapıya çıktığımda kendimi bir rüyadan uyanmış gibi hissettim. az daha taksi çarpıyordu ve birkaç arabanın korna sesi. "hass...tir" dedim tekrar ama bu defa hiç aceleci görünmeden ve hata bende yüz ifadesi ile. el işareti ile özür diledim ve gerçek hayata döndüm.
bu da böyle bir anımdı sözlük. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar