bugün
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi9
- theodor herzl e devlet madalyası vermek3
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması3
- ama kent uzlaşısı2
- online kumar4
- 05 08 2026 ankara daki yoğun osuruk kokusu2
- duş almak vs duş yapmak6
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- pforzheim şu an 21 derece3
- meal kuran değildir26
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- euro'nun 55 tl olması2
- 2026 ağustos ayının serin geçmesi3
- geceye güzel bir söz bırak6
- 5 ağustos 20263
- gecenin film sahnesi5
- 40 hadis3
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- dürüm yerken uzaklara dalmak3
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- iremga12
- afrika nasıl kalkınabilir15
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- lionel messi2
- bella hadid5
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- polonya2
- velvet almanyaya gel5
- mohamed salah ghaly5
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- kendini anlatamamak6
- kız arkadaş kiralamak7
- velvet14
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
- arkadaşlar bakar mısınız9
- ıban at4
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- kahve falı3
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- gürkan uygun3
- 31 çekerken eli kırmak3
- halit bolkan2
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- had bildirmek6
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi11
ayda bir defa düzenli olarak uğradığım mekan olma özelliğini taşıyor artık. her defasında ayakta bekliyorum ve her defasında aynı yerde duruyorum. aynı duvara yaslanıp etrafı izliyorum.
kendi içerisinde bir dünya ptt şubesi. her türden her şekilden her görüşten insanın olduğu minik bir dünya.
hemen yan tarafımda teyzeler oturuyor. kulak misafiri oluyorum. istemeden bazen de isteyerek. teyze anlatıyor da anlatıyor. kiracısından girip oğlundan çıkıyor, ordan kızına ordan denize ve yazlığa...bir anda dalıyorum, artık sesleri işitsem de duymuyorum. sadece bir uğultu var beynimde. anlamsız bir ses halesinin içerisinde gibiyim.
veznedeki memur bir ara fatura yatıran adama çatıyor yüksek sesle, irkiliyorum. ne var ya hu bu kadar bağıracak? anlaşabiliriz aslında konuşarak, şiddet ve hiddet ile ne çözülmüş ki şimdiye kadar. adam sessiz memur ne derse yapıyor, belli ki korkmuş. çekingen tavırlar içerisinde buyurn beyim diyebildiğini duyuyorum.
ardından kapı açılıyor. iki kadın giriyor içeriye birbirinin ardı sıra. birisi 30-35 yaşlarında. eteği beyaz, bluzu sarı ya da tam tersi. ayağındaki ayakkabıya odaklanıyorum bir ara, dost başa düşman ayağa bakarmış. tanımıyorum ki düşmanım olsun. sadece bakıyorum. sonra aniden değişen numaralara bakma gereği duyuyorum. 206 yanıyor, daha çok var sıramın gelmesine.
önümden iki defa geçen türbanlı genç hatuna takılıyor gözüm bir ara, o da bana baktı. bir daha geçmedi önümden. bir insan neden sarı türban takar ki?
sonra bir adam çıkışa yöneldi, tam yanımdan geçerken veznedeki memur için bastı küfrü içinden. bir o duydu bir de ben ne dediğini. belli ki içinde kalsın istemedi küfrü, paylaştım isyanını ben de, ama küfür etmedim.
sarı türbanlı kızın ilgi çektikten sonra oturması çekti ilgimi, bu kadar mıydı yani? bir daha geçmeyecek miydi önümden? aslında geçmeyeceğini biliyorum. zaten yüzü de hoşuma gitmedi. kemikli gibi ama tam değil, her neyse ben zaten tombalak yüzlü seviyorum, ama tam tombalak değil.
birden benim numaramın yandığını gördüm, ilerledim vezneye. para çekeceğim dedim. kimliğimi verdim. tc kimlik numaram sorgulamada çıkmadı. birden telaşlandım, ama belli etmemeye çalıştım. belki de belli ediyordum. kuşku çekmemek ve soğukkanlı davranmak en iyisi.
yaşar ne yaşar ne yaşamaz, acaba teflon da mı ölmüştü? belki de yaşayan ölülerin gündüzüydü bugün, öyleyse bile neişim var bu ptt şubesinde?
adam sonra durumu açıkladı, nüfus kağıdınızı yenilemelisiniz diyerek. elbette dedim heyecanla. o an kendimi devletin sade ve masum bir vatandaşı gibi hissettim. kendimi belki de bir yerlere ait hissetmek istiyordum. karışık duygular bunlar.
paramı aldım ve çıkışa yöneldim. yerimi kapmış olan uzun boylu uzun kollu uzun bacaklı daha ergenliğe yeni girdiği belli olan bir çocuğun önünden geçerken usulca "haaa..tir" dedim sanki bir yere geç kalıyormuşum gibi. aceleci görünmeyi her zaman sevdim aslında, insanı önemli bir insanmış gibi gösteriyor.
kapıya çıktığımda kendimi bir rüyadan uyanmış gibi hissettim. az daha taksi çarpıyordu ve birkaç arabanın korna sesi. "hass...tir" dedim tekrar ama bu defa hiç aceleci görünmeden ve hata bende yüz ifadesi ile. el işareti ile özür diledim ve gerçek hayata döndüm.
bu da böyle bir anımdı sözlük. *
kendi içerisinde bir dünya ptt şubesi. her türden her şekilden her görüşten insanın olduğu minik bir dünya.
hemen yan tarafımda teyzeler oturuyor. kulak misafiri oluyorum. istemeden bazen de isteyerek. teyze anlatıyor da anlatıyor. kiracısından girip oğlundan çıkıyor, ordan kızına ordan denize ve yazlığa...bir anda dalıyorum, artık sesleri işitsem de duymuyorum. sadece bir uğultu var beynimde. anlamsız bir ses halesinin içerisinde gibiyim.
veznedeki memur bir ara fatura yatıran adama çatıyor yüksek sesle, irkiliyorum. ne var ya hu bu kadar bağıracak? anlaşabiliriz aslında konuşarak, şiddet ve hiddet ile ne çözülmüş ki şimdiye kadar. adam sessiz memur ne derse yapıyor, belli ki korkmuş. çekingen tavırlar içerisinde buyurn beyim diyebildiğini duyuyorum.
ardından kapı açılıyor. iki kadın giriyor içeriye birbirinin ardı sıra. birisi 30-35 yaşlarında. eteği beyaz, bluzu sarı ya da tam tersi. ayağındaki ayakkabıya odaklanıyorum bir ara, dost başa düşman ayağa bakarmış. tanımıyorum ki düşmanım olsun. sadece bakıyorum. sonra aniden değişen numaralara bakma gereği duyuyorum. 206 yanıyor, daha çok var sıramın gelmesine.
önümden iki defa geçen türbanlı genç hatuna takılıyor gözüm bir ara, o da bana baktı. bir daha geçmedi önümden. bir insan neden sarı türban takar ki?
sonra bir adam çıkışa yöneldi, tam yanımdan geçerken veznedeki memur için bastı küfrü içinden. bir o duydu bir de ben ne dediğini. belli ki içinde kalsın istemedi küfrü, paylaştım isyanını ben de, ama küfür etmedim.
sarı türbanlı kızın ilgi çektikten sonra oturması çekti ilgimi, bu kadar mıydı yani? bir daha geçmeyecek miydi önümden? aslında geçmeyeceğini biliyorum. zaten yüzü de hoşuma gitmedi. kemikli gibi ama tam değil, her neyse ben zaten tombalak yüzlü seviyorum, ama tam tombalak değil.
birden benim numaramın yandığını gördüm, ilerledim vezneye. para çekeceğim dedim. kimliğimi verdim. tc kimlik numaram sorgulamada çıkmadı. birden telaşlandım, ama belli etmemeye çalıştım. belki de belli ediyordum. kuşku çekmemek ve soğukkanlı davranmak en iyisi.
yaşar ne yaşar ne yaşamaz, acaba teflon da mı ölmüştü? belki de yaşayan ölülerin gündüzüydü bugün, öyleyse bile neişim var bu ptt şubesinde?
adam sonra durumu açıkladı, nüfus kağıdınızı yenilemelisiniz diyerek. elbette dedim heyecanla. o an kendimi devletin sade ve masum bir vatandaşı gibi hissettim. kendimi belki de bir yerlere ait hissetmek istiyordum. karışık duygular bunlar.
paramı aldım ve çıkışa yöneldim. yerimi kapmış olan uzun boylu uzun kollu uzun bacaklı daha ergenliğe yeni girdiği belli olan bir çocuğun önünden geçerken usulca "haaa..tir" dedim sanki bir yere geç kalıyormuşum gibi. aceleci görünmeyi her zaman sevdim aslında, insanı önemli bir insanmış gibi gösteriyor.
kapıya çıktığımda kendimi bir rüyadan uyanmış gibi hissettim. az daha taksi çarpıyordu ve birkaç arabanın korna sesi. "hass...tir" dedim tekrar ama bu defa hiç aceleci görünmeden ve hata bende yüz ifadesi ile. el işareti ile özür diledim ve gerçek hayata döndüm.
bu da böyle bir anımdı sözlük. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar