bugün
- ben geldim naneler17
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek13
- çok çişi gelen insan5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- devlet kim lan7
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz3
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- menekşe moru oje4
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması17
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- sözlükte flörtleşmek18
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek2
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- pandela43
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- pandela tarzı entry gir6
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- pandela1bukentay3
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- mmm pandela poposu kocaman5
- wednesdayin annesi8
- ferdi özbeğen4
- burcu yüzünden bir kızı reddeden erkek2
- sevmek2
- 20263
- tai lung ile revani yemek4
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- annenin ölmesi5
- zoeylemek2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- aylık 408 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- alain delon vs cüneyt arkın5
- dale don dale2
- izlenmiş en kusursuz film8
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- usame baba2
- üç beş kitap okumakla münşi olunmaz3
- azgın türbanlı10
- kaçak elektrik kullanmayan enby2
- khk ile devletten şutlanan cemaatciler3
- nelson pandela2
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- fuckbuddy3
- eskişehir barlar sokağı2
- kuş ölür sen uçuşu hatırla2
akp hükümetinin üzerine en fazla gidildiği konulardan bir tanesidir kadrolaşma.
bana göre kadrolaşma, türkiye insanının vazgeçemediği bir şeydir. kadrolaşma bizim kanımızda vardır. bunun en büyük etkisi toplum baskısıdır ki, artık akrabaya eşe dosta kıyak yapmak bir toplumsal görevmiş gibi addediliyor. mesela en basitinden, siz bir yerde bir mevkii sahibi olsanız ve kuzeniniz de işsiz bir insan olsa, anan, baban, amcan ya da diğer akrabaların sana deseler al şu kuzenini de işe sok çalışsın para kazansın, siz hayır mı diyeceksiniz? yapamam, olmaz başkasının hakkını gasp edemem mi diyeceksiniz? tamam, öyle demek istiyor olabilirsiniz fakat toplum baskısı denen şey sizi bunu yapmaya iter. bunun gibi bir kaç olaydan sonra da, bu "kıyak geçmeler" normal olarak gelir size. bu "kıyakları" yapmamanız durumunda ise, anneniz sizle konuşmaz, babanız hakkını helal etmez, amcanız gönül koyar falan filan. bir dünya yaygara kopar. aynı durumda eşiniz var ise mesela, eşiniz bir akrabasını işe almanızı istiyor ise, ona nasıl hayır olmaz diyeceksiniz? evinizin düzeni bozulur. boşanmaya kadar bile gidebilir.. ülkemizin gerçekleri bunlar. ak parti ile hiç bir alakası yok. yıllardır olan işler bu "kıyak geçmeler", "kadrolaşmalar" falan..
ama amerika'da ya da avrupa'da öyle mi? amerika'daki kuzenim anlatıyor, herif kız arkadaşıyla aynı iş yerinde çalışıyor. herif patron. kız arkadaşının disiplinsiz tavırlarından ötürü onu işten çıkarabiliyor tek seferde. uyarmadan bile. adamlar çoluk çocuklarını işten çıkartabiliyor. işe almayabiliyor. fakat bizde bu yok. çünkü geleneklerimizde bu yok. hep kıyak, hep adam kayırma var.
kadrolaşma kanımızda var. bunu aşmak için en azından bir 100 yıl geçmesi lazım. yarın bir mevkii sahibi olursam, muhtemelen ben de bu tür şeyler yapmaya zorlanacağım. kadrolaşmaya en karşı olan bireyler bile bunu toplum baskısıyla pek ala yapacaklar. kimse hikaye okumasın...
bana göre kadrolaşma, türkiye insanının vazgeçemediği bir şeydir. kadrolaşma bizim kanımızda vardır. bunun en büyük etkisi toplum baskısıdır ki, artık akrabaya eşe dosta kıyak yapmak bir toplumsal görevmiş gibi addediliyor. mesela en basitinden, siz bir yerde bir mevkii sahibi olsanız ve kuzeniniz de işsiz bir insan olsa, anan, baban, amcan ya da diğer akrabaların sana deseler al şu kuzenini de işe sok çalışsın para kazansın, siz hayır mı diyeceksiniz? yapamam, olmaz başkasının hakkını gasp edemem mi diyeceksiniz? tamam, öyle demek istiyor olabilirsiniz fakat toplum baskısı denen şey sizi bunu yapmaya iter. bunun gibi bir kaç olaydan sonra da, bu "kıyak geçmeler" normal olarak gelir size. bu "kıyakları" yapmamanız durumunda ise, anneniz sizle konuşmaz, babanız hakkını helal etmez, amcanız gönül koyar falan filan. bir dünya yaygara kopar. aynı durumda eşiniz var ise mesela, eşiniz bir akrabasını işe almanızı istiyor ise, ona nasıl hayır olmaz diyeceksiniz? evinizin düzeni bozulur. boşanmaya kadar bile gidebilir.. ülkemizin gerçekleri bunlar. ak parti ile hiç bir alakası yok. yıllardır olan işler bu "kıyak geçmeler", "kadrolaşmalar" falan..
ama amerika'da ya da avrupa'da öyle mi? amerika'daki kuzenim anlatıyor, herif kız arkadaşıyla aynı iş yerinde çalışıyor. herif patron. kız arkadaşının disiplinsiz tavırlarından ötürü onu işten çıkarabiliyor tek seferde. uyarmadan bile. adamlar çoluk çocuklarını işten çıkartabiliyor. işe almayabiliyor. fakat bizde bu yok. çünkü geleneklerimizde bu yok. hep kıyak, hep adam kayırma var.
kadrolaşma kanımızda var. bunu aşmak için en azından bir 100 yıl geçmesi lazım. yarın bir mevkii sahibi olursam, muhtemelen ben de bu tür şeyler yapmaya zorlanacağım. kadrolaşmaya en karşı olan bireyler bile bunu toplum baskısıyla pek ala yapacaklar. kimse hikaye okumasın...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar