bugün
- evlenecek kız kalmaması11
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı24
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması18
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- türk kızı9
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- kocasını seven külotsuz yatar3
- seri eksici ibne4
- sikerim siyasetini deyip aşk konuşmak6
- seri eksici ezik11
- sarapci koala75
- geceye bir kadın yalanı bırak4
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- koşun koşun havadis var7
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak6
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması3
- gocu31
- açık oy5
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- çanakkale savaşındaki dervişler4
- zorunlu eğitim21
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- isveçin coca cola yerine uludağa geçmesi3
- karması 2000 den çok olanların biraz şey olması3
- tarık akan4
- türk seküler devrimi11
- simko38
- renault 9 broadway6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- akciğer kanseri3
- cin görmüş yazarlar8
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı4
- sırrı süreyya önder7
- siyaset konuşmayan yazarlar3
- anın görüntüsü19
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- s'i l v'e r m'i s t13
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- steroidden sonra çüksüz kaldım2
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- doğu erkeklerinin oğlancı olması3
- kürt faşisti5
- döner dürümün ardından terk edilmek2
- hoşlanılan kızı çayı kıtlama içerken görmek5
- dinci mizahı3
- kürtler8
- sivaslı ünlüler4
bir kaç günlüğüne f tipinde kalmış radikal (yanlış hatırlamıyorsam) gazetesinden bir yazarın bir yazısıdır.
"içeri girdiğimde her taraf bembeyazdı, pencere yoktu, tek başımaydım. ilerde bir yerden güneş ışığı geliyordu. ilk günüü öyle geçirdim. uyuyakalmışım uyandım. kolumda saat olmadığı için saat kaçta uyandığımı bilmiyorum sabah oldu sanıyordum kahvaltı bekledim nihayetinde orası avrupa standartlarında bir cezaevi idi ama kahvaltı gelmiyordu. ihtiyaç görmek için yatağımın yanında bulunan wc ye yöneldim. pantolonumu indirdiğimde üç-beş kişinin geldiğini duydum, beni o halde görmemeleri için toparlandım ve kahvaltının ne zaman geleceğini sordum daha çok beklersin deyip gittiler, saati sordum 02:00 dediler anlayamadım oysa oraya ilk girdiğim zaman güneş ışığı gelen yerden hala güneş ışığı geliyordu.
uykum gelmiyordu bende kendimce spor yapayım dedim mekik çektim, şınav çektim yoruldum bıraktım. sigara içmek istedim sigara yoktu, kitap gazete yok. o şekilde oyalanırken tekrar uyuyakamışım. uyandığımda ilk işim gün ışığına bakmaktı ordaydı. kahvaltı saati geçmişti. yeni olduğum için havalandırmaya çıkarmadılar. yatağımın yanındaki wc de başımı yıkayım kendime geleyim dedim su yoktu (içmek için bile). yatak beyaz duvarlar beyaz gün ışığı beyaz. akşam oldu sanırım derken yemek geldi. çok acıkmıştım gün ışığı hala ordaydı. yemekten sonra odanın içinde koşmaya başladım türkü söyledim birileri gelip gürültü ettiğimi susmam gerektiğini söyledi sustum. odanın içinde koştum. zaman geçmiyordu gazete yoktu kitap yoktu istedim (ben çıkana kadar gelmedi). kaç kez yemek yedim, kaç kez uyudum bilmiyorum. orda kaç gün kaldım bilmiyorum ama o gün ışığı hep ordaydı."
aynı yazar daha sonra oraya başka bir sebepten dolayı gitmesinden sonra şöyle yazıyordu.
"o gün ışığı değil odamdaki ışığı bana geri yansıtan hücremdeki havalandırma deliğinin diğer ucuna yerleştirilmiş bir aynaymış".
ve bugün orada ölüm oruçları 7. yılında sürüyor. daha güzel bir türkiye (dünya) hayali kuranlar ölüme yatmışlar. tecavüz edenler değil. onlar koğuşlarda yatıp çıkıp yeni tecavüzler, gasplar, hortumlar yapıyor. işkenceciler değil, katiller değil ki onlar bazen afla bazende birilerinin yardımıyla cezaevlerinden çıkıyor, kaçırılıyor. devletin sistematik terörürün en etkin göstergelerinden biri olan f tipleri türkiyede düşünen insanlara karşı açılan onlara göre ıslah merkezleridir. ama ne hikmetse birbiriyle görüşmeleri yasak olan insanlar 7. yılında ölüm orucunu sürdürüyolar, örgüt baskısı olmadan.
aklı başında, bir şeyler bilen, duyduklarına göre değil sorgulayaraak bilgi edinen hiç bir insan evladı ölümle eşdeğer olan bir merkezi savunamaz savunmamalı, bu savunmayı yapan insanların ya korkuları vardır, ya sadisttir, yada en kötüsü ezbere konuşuyordur.
"içeri girdiğimde her taraf bembeyazdı, pencere yoktu, tek başımaydım. ilerde bir yerden güneş ışığı geliyordu. ilk günüü öyle geçirdim. uyuyakalmışım uyandım. kolumda saat olmadığı için saat kaçta uyandığımı bilmiyorum sabah oldu sanıyordum kahvaltı bekledim nihayetinde orası avrupa standartlarında bir cezaevi idi ama kahvaltı gelmiyordu. ihtiyaç görmek için yatağımın yanında bulunan wc ye yöneldim. pantolonumu indirdiğimde üç-beş kişinin geldiğini duydum, beni o halde görmemeleri için toparlandım ve kahvaltının ne zaman geleceğini sordum daha çok beklersin deyip gittiler, saati sordum 02:00 dediler anlayamadım oysa oraya ilk girdiğim zaman güneş ışığı gelen yerden hala güneş ışığı geliyordu.
uykum gelmiyordu bende kendimce spor yapayım dedim mekik çektim, şınav çektim yoruldum bıraktım. sigara içmek istedim sigara yoktu, kitap gazete yok. o şekilde oyalanırken tekrar uyuyakamışım. uyandığımda ilk işim gün ışığına bakmaktı ordaydı. kahvaltı saati geçmişti. yeni olduğum için havalandırmaya çıkarmadılar. yatağımın yanındaki wc de başımı yıkayım kendime geleyim dedim su yoktu (içmek için bile). yatak beyaz duvarlar beyaz gün ışığı beyaz. akşam oldu sanırım derken yemek geldi. çok acıkmıştım gün ışığı hala ordaydı. yemekten sonra odanın içinde koşmaya başladım türkü söyledim birileri gelip gürültü ettiğimi susmam gerektiğini söyledi sustum. odanın içinde koştum. zaman geçmiyordu gazete yoktu kitap yoktu istedim (ben çıkana kadar gelmedi). kaç kez yemek yedim, kaç kez uyudum bilmiyorum. orda kaç gün kaldım bilmiyorum ama o gün ışığı hep ordaydı."
aynı yazar daha sonra oraya başka bir sebepten dolayı gitmesinden sonra şöyle yazıyordu.
"o gün ışığı değil odamdaki ışığı bana geri yansıtan hücremdeki havalandırma deliğinin diğer ucuna yerleştirilmiş bir aynaymış".
ve bugün orada ölüm oruçları 7. yılında sürüyor. daha güzel bir türkiye (dünya) hayali kuranlar ölüme yatmışlar. tecavüz edenler değil. onlar koğuşlarda yatıp çıkıp yeni tecavüzler, gasplar, hortumlar yapıyor. işkenceciler değil, katiller değil ki onlar bazen afla bazende birilerinin yardımıyla cezaevlerinden çıkıyor, kaçırılıyor. devletin sistematik terörürün en etkin göstergelerinden biri olan f tipleri türkiyede düşünen insanlara karşı açılan onlara göre ıslah merkezleridir. ama ne hikmetse birbiriyle görüşmeleri yasak olan insanlar 7. yılında ölüm orucunu sürdürüyolar, örgüt baskısı olmadan.
aklı başında, bir şeyler bilen, duyduklarına göre değil sorgulayaraak bilgi edinen hiç bir insan evladı ölümle eşdeğer olan bir merkezi savunamaz savunmamalı, bu savunmayı yapan insanların ya korkuları vardır, ya sadisttir, yada en kötüsü ezbere konuşuyordur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar