bugün
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı19
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- cin görmüş yazarlar7
- enayimiknatisii ile utah'dan alabama'ya gitmek3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı10
- amgot3
- sivaslı ünlüler4
- renault 9 broadway6
- sarapci koala75
- yeşilyurt3
- kürt faşisti5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- izlediğin bir filmi bir daha izlememe prensibi3
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- 2026 yazı2
- simko38
- hoşlanılan kızı çayı kıtlama içerken görmek5
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması16
- yılmaz güney11
- sırrı süreyya önder7
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- gocu31
- 7 65 çapında o biçim bir makbuz aslanım2
- bayansız olmak4
- kemal öztürk2
- en son ne yediniz4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası13
- s'i l v'e r m'i s t13
- arkadaşlar ben artık ayıyım6
- türk seküler devrimi11
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- türk kızı3
- kürtçüler neden avrupaya kaçar2
- 31 ağustos 2026 kktc türkiye uçak biletleri2
- çağla idi2
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- kürtler8
- bilinçaltı yansımalarını reel dünyada görmek4
- nasıl yakışıklı olunur5
- geceye bir mısra bırakmak2
- ilişkilerden edinilen tecrübe2
- fenerbahçe25
- ölümden öte köy yok3
- melih gökçek8
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı5
- fiat ın en iyi arabası8
- mehmet okuyan4
- enayi burcu yazarlar3
- yaşlı insanlar neden huysuz olur9
bir kaç günlüğüne f tipinde kalmış radikal (yanlış hatırlamıyorsam) gazetesinden bir yazarın bir yazısıdır.
"içeri girdiğimde her taraf bembeyazdı, pencere yoktu, tek başımaydım. ilerde bir yerden güneş ışığı geliyordu. ilk günüü öyle geçirdim. uyuyakalmışım uyandım. kolumda saat olmadığı için saat kaçta uyandığımı bilmiyorum sabah oldu sanıyordum kahvaltı bekledim nihayetinde orası avrupa standartlarında bir cezaevi idi ama kahvaltı gelmiyordu. ihtiyaç görmek için yatağımın yanında bulunan wc ye yöneldim. pantolonumu indirdiğimde üç-beş kişinin geldiğini duydum, beni o halde görmemeleri için toparlandım ve kahvaltının ne zaman geleceğini sordum daha çok beklersin deyip gittiler, saati sordum 02:00 dediler anlayamadım oysa oraya ilk girdiğim zaman güneş ışığı gelen yerden hala güneş ışığı geliyordu.
uykum gelmiyordu bende kendimce spor yapayım dedim mekik çektim, şınav çektim yoruldum bıraktım. sigara içmek istedim sigara yoktu, kitap gazete yok. o şekilde oyalanırken tekrar uyuyakamışım. uyandığımda ilk işim gün ışığına bakmaktı ordaydı. kahvaltı saati geçmişti. yeni olduğum için havalandırmaya çıkarmadılar. yatağımın yanındaki wc de başımı yıkayım kendime geleyim dedim su yoktu (içmek için bile). yatak beyaz duvarlar beyaz gün ışığı beyaz. akşam oldu sanırım derken yemek geldi. çok acıkmıştım gün ışığı hala ordaydı. yemekten sonra odanın içinde koşmaya başladım türkü söyledim birileri gelip gürültü ettiğimi susmam gerektiğini söyledi sustum. odanın içinde koştum. zaman geçmiyordu gazete yoktu kitap yoktu istedim (ben çıkana kadar gelmedi). kaç kez yemek yedim, kaç kez uyudum bilmiyorum. orda kaç gün kaldım bilmiyorum ama o gün ışığı hep ordaydı."
aynı yazar daha sonra oraya başka bir sebepten dolayı gitmesinden sonra şöyle yazıyordu.
"o gün ışığı değil odamdaki ışığı bana geri yansıtan hücremdeki havalandırma deliğinin diğer ucuna yerleştirilmiş bir aynaymış".
ve bugün orada ölüm oruçları 7. yılında sürüyor. daha güzel bir türkiye (dünya) hayali kuranlar ölüme yatmışlar. tecavüz edenler değil. onlar koğuşlarda yatıp çıkıp yeni tecavüzler, gasplar, hortumlar yapıyor. işkenceciler değil, katiller değil ki onlar bazen afla bazende birilerinin yardımıyla cezaevlerinden çıkıyor, kaçırılıyor. devletin sistematik terörürün en etkin göstergelerinden biri olan f tipleri türkiyede düşünen insanlara karşı açılan onlara göre ıslah merkezleridir. ama ne hikmetse birbiriyle görüşmeleri yasak olan insanlar 7. yılında ölüm orucunu sürdürüyolar, örgüt baskısı olmadan.
aklı başında, bir şeyler bilen, duyduklarına göre değil sorgulayaraak bilgi edinen hiç bir insan evladı ölümle eşdeğer olan bir merkezi savunamaz savunmamalı, bu savunmayı yapan insanların ya korkuları vardır, ya sadisttir, yada en kötüsü ezbere konuşuyordur.
"içeri girdiğimde her taraf bembeyazdı, pencere yoktu, tek başımaydım. ilerde bir yerden güneş ışığı geliyordu. ilk günüü öyle geçirdim. uyuyakalmışım uyandım. kolumda saat olmadığı için saat kaçta uyandığımı bilmiyorum sabah oldu sanıyordum kahvaltı bekledim nihayetinde orası avrupa standartlarında bir cezaevi idi ama kahvaltı gelmiyordu. ihtiyaç görmek için yatağımın yanında bulunan wc ye yöneldim. pantolonumu indirdiğimde üç-beş kişinin geldiğini duydum, beni o halde görmemeleri için toparlandım ve kahvaltının ne zaman geleceğini sordum daha çok beklersin deyip gittiler, saati sordum 02:00 dediler anlayamadım oysa oraya ilk girdiğim zaman güneş ışığı gelen yerden hala güneş ışığı geliyordu.
uykum gelmiyordu bende kendimce spor yapayım dedim mekik çektim, şınav çektim yoruldum bıraktım. sigara içmek istedim sigara yoktu, kitap gazete yok. o şekilde oyalanırken tekrar uyuyakamışım. uyandığımda ilk işim gün ışığına bakmaktı ordaydı. kahvaltı saati geçmişti. yeni olduğum için havalandırmaya çıkarmadılar. yatağımın yanındaki wc de başımı yıkayım kendime geleyim dedim su yoktu (içmek için bile). yatak beyaz duvarlar beyaz gün ışığı beyaz. akşam oldu sanırım derken yemek geldi. çok acıkmıştım gün ışığı hala ordaydı. yemekten sonra odanın içinde koşmaya başladım türkü söyledim birileri gelip gürültü ettiğimi susmam gerektiğini söyledi sustum. odanın içinde koştum. zaman geçmiyordu gazete yoktu kitap yoktu istedim (ben çıkana kadar gelmedi). kaç kez yemek yedim, kaç kez uyudum bilmiyorum. orda kaç gün kaldım bilmiyorum ama o gün ışığı hep ordaydı."
aynı yazar daha sonra oraya başka bir sebepten dolayı gitmesinden sonra şöyle yazıyordu.
"o gün ışığı değil odamdaki ışığı bana geri yansıtan hücremdeki havalandırma deliğinin diğer ucuna yerleştirilmiş bir aynaymış".
ve bugün orada ölüm oruçları 7. yılında sürüyor. daha güzel bir türkiye (dünya) hayali kuranlar ölüme yatmışlar. tecavüz edenler değil. onlar koğuşlarda yatıp çıkıp yeni tecavüzler, gasplar, hortumlar yapıyor. işkenceciler değil, katiller değil ki onlar bazen afla bazende birilerinin yardımıyla cezaevlerinden çıkıyor, kaçırılıyor. devletin sistematik terörürün en etkin göstergelerinden biri olan f tipleri türkiyede düşünen insanlara karşı açılan onlara göre ıslah merkezleridir. ama ne hikmetse birbiriyle görüşmeleri yasak olan insanlar 7. yılında ölüm orucunu sürdürüyolar, örgüt baskısı olmadan.
aklı başında, bir şeyler bilen, duyduklarına göre değil sorgulayaraak bilgi edinen hiç bir insan evladı ölümle eşdeğer olan bir merkezi savunamaz savunmamalı, bu savunmayı yapan insanların ya korkuları vardır, ya sadisttir, yada en kötüsü ezbere konuşuyordur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar