bugün
- yörük kızı15
- kız düşürmenin kısa yolu15
- sikişirken sigara içen kadın5
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- uludağ sözlük size ne kattı24
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi5
- sarımsak yiyen kız6
- pankek mi pişi mi10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- tarihteki en kanlı savaşlar3
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması7
- sözlüğün en masum yazarları16
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- uyudunuz mu4
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- fusya semsiyeli yabanci26
- bir kadını taşımanın zorluğu9
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- s'i l v'e r m'i s t26
- arkadaşlar larissa kim12
- pizza6
- sarapci koala43
- pandela 38
- hamarat kadın5
- türkiye13
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- ey insan5
- dinlenme tesisi soğuğu5
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- taşaklı erkek4
- artı oy yalakalığı5
- nervio21
- arkadaşlar acıktık mı sanki5
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- yemeğe bulyon koyan insan6
- ice latte içince aklıma sen geliyorsun diyen kadın4
- gecenin şiiri3
- hoşçakal uludağ sözlük7
- güzel kızların erkenden uyuması4
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- soslu adana kebap5
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar2
- geceye bir şarkı bırak2
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak7
demiş ya; "ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık..."
yok artık, yalnızlık bitti.. 4 temmuz 2010
yaşayıp yitirdiğim tam 28 yılımı tek tek şefkatle okşayarak çamlıca tepesine çıktım. sevgiliye de haber vermedim. yalnız olmak istedim sonkez. kapılarımı kendi üstüme sonkez kapatmak istedim. efkar istedim sadece ve demlendim, şehrin buğulu ışıklarına dalıp, iç dünyamın başkentine sürükleyen şarkılar dinleyerek..
"yanılmıyorsam" diyemeyeceğim kadar gerçek ve net başladı hayat belki bana. 11'inde anneyi, aynı 11'in farklı bir ayında halen hayatta olan babayı kaybetmek. yurtlarda, hem 18 hem de öss diyene kadar harcanmış 7 sene. sonra öğrenci evleri, suç ve ceza, burs ve kira, kokuşmuş çorap ve deterjan parası, yumurtasız menemen ve üzerinden hafta geçmiş, yeni organizmalar türemiş makarnalı yaşantılar..
istanbul'un gecelerine suretlerim karışır, halıcıoğlu'ndan sadabat köprüsü üzerinde fatih'in silüetine bakarak geçerdim, o unutmadığım ve hiç unutamayacağım sisli, duman çökmüş kış aylarında. sorardım kendime;
"bu ışığı yanan apartman dairelerinden hangisinde oturur acaba evleneceğim kız? nerede karşılaşıp aşık olacağım ki? yok yok, ömür yetmez sevmeye ve aşık olmak için istanbul bana çok uzak, ben aşka istanbul kadar uzak..."
kenarındaki kolu çevirip, üstündeki dans eden çifti izleyip melodisini dinlediğimiz müzik kutusuna sakladım aşkı ve 20 demiştim bunu yaparken. zira bana göre aşk;
"can acıtan şarkıları dinlemenin bahanesiydi ve hep profilimde single yazmalıydı huzur için" hadi itiraf ediyorum, korkuyordum bir "erkek" olarak. duygularımla kurduğum kubbem, nesir olarak omuzlarıma artık yağmaz diyerek korkuyordum. günün yorgun sigara molalarında kızaran gözlerime hayat artık naif gelmez, kalemi elime her aldığımda artık doğaçlayamam ruhumu diyerek..
fırlattım bozuk parayı havaya, dik geldi ey sözlük!
evleniyorum lan ben, hem de bu pazar.
tek başıma ve dimdik. sözlük yazarlarının babalarına yazdıkları yazılar/#7450708;
yanımda olduğunu bilerek. anne/@beysar
bil istedim sözlük, içim içime sığmıyor işte.
yok artık, yalnızlık bitti.. 4 temmuz 2010
yaşayıp yitirdiğim tam 28 yılımı tek tek şefkatle okşayarak çamlıca tepesine çıktım. sevgiliye de haber vermedim. yalnız olmak istedim sonkez. kapılarımı kendi üstüme sonkez kapatmak istedim. efkar istedim sadece ve demlendim, şehrin buğulu ışıklarına dalıp, iç dünyamın başkentine sürükleyen şarkılar dinleyerek..
"yanılmıyorsam" diyemeyeceğim kadar gerçek ve net başladı hayat belki bana. 11'inde anneyi, aynı 11'in farklı bir ayında halen hayatta olan babayı kaybetmek. yurtlarda, hem 18 hem de öss diyene kadar harcanmış 7 sene. sonra öğrenci evleri, suç ve ceza, burs ve kira, kokuşmuş çorap ve deterjan parası, yumurtasız menemen ve üzerinden hafta geçmiş, yeni organizmalar türemiş makarnalı yaşantılar..
istanbul'un gecelerine suretlerim karışır, halıcıoğlu'ndan sadabat köprüsü üzerinde fatih'in silüetine bakarak geçerdim, o unutmadığım ve hiç unutamayacağım sisli, duman çökmüş kış aylarında. sorardım kendime;
"bu ışığı yanan apartman dairelerinden hangisinde oturur acaba evleneceğim kız? nerede karşılaşıp aşık olacağım ki? yok yok, ömür yetmez sevmeye ve aşık olmak için istanbul bana çok uzak, ben aşka istanbul kadar uzak..."
kenarındaki kolu çevirip, üstündeki dans eden çifti izleyip melodisini dinlediğimiz müzik kutusuna sakladım aşkı ve 20 demiştim bunu yaparken. zira bana göre aşk;
"can acıtan şarkıları dinlemenin bahanesiydi ve hep profilimde single yazmalıydı huzur için" hadi itiraf ediyorum, korkuyordum bir "erkek" olarak. duygularımla kurduğum kubbem, nesir olarak omuzlarıma artık yağmaz diyerek korkuyordum. günün yorgun sigara molalarında kızaran gözlerime hayat artık naif gelmez, kalemi elime her aldığımda artık doğaçlayamam ruhumu diyerek..
fırlattım bozuk parayı havaya, dik geldi ey sözlük!
evleniyorum lan ben, hem de bu pazar.
tek başıma ve dimdik. sözlük yazarlarının babalarına yazdıkları yazılar/#7450708;
yanımda olduğunu bilerek. anne/@beysar
bil istedim sözlük, içim içime sığmıyor işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar