bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması18
- yağmurcu neden akpli10
- şükürcülük5
- call of duty black ops3
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
- pazartesi diyete başlamak4
- seda akman2
- kızlar naber10
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- g3 ile intihar etmek3
- yeni gelin instagramı2
- öğrencilik halleri3
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- komşuya kahveye gitmek8
- çok sıcak olması4
- aykolik bey birader2
- manifest5
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- erdal beşikçioğlu16
- aslan gibi adam3
- mürted öldürmek2
- hamama gitmek4
- parmak kılları4
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- en tehlikeli insan tipleri6
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- nervio hamferdi10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- çay içen kız13
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz2
- yar2
- rak2
- 3 ağustos 20263
- mod geldi mod geldi4
- trivagoya bakmadın mı2
- aile hekimi2
- sinem dedetaş10
- smallville'deki konuk oyuncular6
- galatasaray10
- iş ilanı2
- arıların biraz mallaşmış olması4
- yanlış ata oynamak3
- ütü13
Tanım: Milliyet yazarı Mehmet Tezkan bugün köşesinde çok güzel bir noktaya değinmiş.
Bu yazıyı okumak gerek. Özellikle ''not'' düşülen yere dikkat bu konu üzerinde çok yorum yapılabilir. Türkiye'nin iki ucundan hangi tarafı bok'a değiyorsa Muhalefet onunla suçlanıyor. Muhalefet sadece konuşuyor ya ''hani boş konuşuyor '' sanırım , Deniz baykal'ın muhalefet'ini özleyeceğiz.
Zaman zaman kızıyorlar ya.. Aslında her zaman kızıyorlar; böyle muhalefet olur mu diyorlar..
Türkiye'nin tek ve en önemli sorunu muhalefettir diye tutturuyorlar..
Haklılar mı?
Enteresandır; muhalefete yeteri kadar muhalif olmadığı için kızılmıyor da, iktidarın dümen suyuna girmediği için bozuk atılıyor!..
Girse ne olurdu?
Misal, bugün Suriye sınırında 550 kilometre uzunluğundaki, 350 metre enindeki arazi israil'in olurdu..
Muhalefet muhalifliğini yapmasa..
Muhalefet iktidarın istediği gibi davransa..
O topraklarda bugün israilliler cirit atıyordu.. Askerleri de gelmişti ajanları da..
Mayınlı arazilerin temizlenmesi meselesini hatırlayın.. O araziler 49 yıllığına israil firmasına kiralanacaktı.. Muhalefet böyle şey olur mu diye ayağa kalkınca, Başbakan; ''Yahudi düşmanı mısınız, ırkçılık yapmayın'' diye esip gürlemişti..
*
(Not: O gün Yahudi düşmanlığıyla suçlananlar bugün israil avukatı olmakla itham ediliyor.. Bu ayrı konu hiç girmeyelim.)
*
Düşünebiliyor musunuz..
Başbakan 550 kilometre uzunluğundaki araziyi 49 yıllığına israil'e kiralasaydı neler olurdu.. Al başına belayı..
Taksim'de toplananlar, belediye otobüslerine binip Suriye sınırına doğru yola çıkardı..
Delme harekâtı gemiyle değil katırla olurdu..
Binerdik katırlara, israil defol yazılı pankartları açardık, doğru mayınlı arazinin önüne.. Kendi sınırımız içinde olmasına rağmen araziye dalamazdık..
Hem kiraya verdiğimiz için..
Hem mayınlar patlar matlar diye..
49 yıl elde pankart beklerdik..
*
O günleri hatırlıyorum.. Muhalefet sırf muhalefet olsun diye ''ikinci Gazze yaratmayın '' diye uyarmıştı.
Ya Başbakan'ı dinleseydik.. Ya arazileri verseydi.. Ya israil sınır komşumuz yapsaydık..
(O günlerde de Gazze abluka altındaydı)
iyi ki muhalefet var!..
Bu yazıyı okumak gerek. Özellikle ''not'' düşülen yere dikkat bu konu üzerinde çok yorum yapılabilir. Türkiye'nin iki ucundan hangi tarafı bok'a değiyorsa Muhalefet onunla suçlanıyor. Muhalefet sadece konuşuyor ya ''hani boş konuşuyor '' sanırım , Deniz baykal'ın muhalefet'ini özleyeceğiz.
Zaman zaman kızıyorlar ya.. Aslında her zaman kızıyorlar; böyle muhalefet olur mu diyorlar..
Türkiye'nin tek ve en önemli sorunu muhalefettir diye tutturuyorlar..
Haklılar mı?
Enteresandır; muhalefete yeteri kadar muhalif olmadığı için kızılmıyor da, iktidarın dümen suyuna girmediği için bozuk atılıyor!..
Girse ne olurdu?
Misal, bugün Suriye sınırında 550 kilometre uzunluğundaki, 350 metre enindeki arazi israil'in olurdu..
Muhalefet muhalifliğini yapmasa..
Muhalefet iktidarın istediği gibi davransa..
O topraklarda bugün israilliler cirit atıyordu.. Askerleri de gelmişti ajanları da..
Mayınlı arazilerin temizlenmesi meselesini hatırlayın.. O araziler 49 yıllığına israil firmasına kiralanacaktı.. Muhalefet böyle şey olur mu diye ayağa kalkınca, Başbakan; ''Yahudi düşmanı mısınız, ırkçılık yapmayın'' diye esip gürlemişti..
*
(Not: O gün Yahudi düşmanlığıyla suçlananlar bugün israil avukatı olmakla itham ediliyor.. Bu ayrı konu hiç girmeyelim.)
*
Düşünebiliyor musunuz..
Başbakan 550 kilometre uzunluğundaki araziyi 49 yıllığına israil'e kiralasaydı neler olurdu.. Al başına belayı..
Taksim'de toplananlar, belediye otobüslerine binip Suriye sınırına doğru yola çıkardı..
Delme harekâtı gemiyle değil katırla olurdu..
Binerdik katırlara, israil defol yazılı pankartları açardık, doğru mayınlı arazinin önüne.. Kendi sınırımız içinde olmasına rağmen araziye dalamazdık..
Hem kiraya verdiğimiz için..
Hem mayınlar patlar matlar diye..
49 yıl elde pankart beklerdik..
*
O günleri hatırlıyorum.. Muhalefet sırf muhalefet olsun diye ''ikinci Gazze yaratmayın '' diye uyarmıştı.
Ya Başbakan'ı dinleseydik.. Ya arazileri verseydi.. Ya israil sınır komşumuz yapsaydık..
(O günlerde de Gazze abluka altındaydı)
iyi ki muhalefet var!..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar