bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- gammazlama yapmamak13
- sözlükte erkekleri istemiyoruz6
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- yorgun mermi25
- aziz yıldırım10
- satranç haram yasaklansın7
- çağrı isimli yazar5
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- haysenin1212
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim2
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- aylık 336 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- sözlükteki vatan hainleri4
- bu köyden olsam ne olacak8
- yapay zeka moderatörü15
- yaz geceleri4
- kemal kılıçdaroğlu ülkemizin sigortasıdır2
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- gina carano13
- gecenin şarkısı6
- avukata vermek2
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- en gey özelliğiniz15
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- kirasız faturasız asgari ücret yeter mi sorunsalı3
- toplu taşıma3
- omurgasız tekerlek5
- bir gün bana kudüs valiliğini nasip et2
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- sydney sweeney'in memeleri3
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- 14 inç monitörden 17 inç monitöre geçmek3
- zangief'in taşakları2
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- beybi leydi den hoşlanıyorum ne yapmalıyım3
- diamond bosphoruss denen yazar7
- hakan safi8
- özgürlük ve sorumluluk paradoksu6
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- iş hayatının kişiyi sıradanlaştırması2
- anın görüntüsü21
- arkadaşlar kavgayı bırakıp buraya bakar mısınız4
- sözlüğün kırbacı8
- katatespizartmasi15
- aym'nin süresiz nafaka kararına isyan eden kadın4
- ormanda jaguar saldırısı karşısında yapılacaklar2
- başlık tsunamisinde boğulan kaliteli entry2
- kavgacı yazarlar3
elimde en sevdiğim bardağım televizyon başında ne olduğunu anlamaya vakit bulamadan kontrolüm dizinin son beş dakikası gibi kaçtı gitti. son bir çaba "elimde tutayım düşürmeyeyim içerikli" ama nafile... artık ayağımın dibine parçalanmaya ramak kalırcasına ilerleyen bir bardak o.
işte o anda ayağım o çok sevdiğim bardağı yavaşlatıp masaya elime tekrar koymak istercesine savruldu. oysaki yanı başımdaki çantaya ya da halıya düşme ihtimali daha fazlaydı. durmadı. savrulan kemiklerimi soğuktan hafif morarmaya başlamış rengiyle örtmüş derisiyle ayağım bardağıma vuruyordu. bardağım benden yarım metre bile ileri gidemeden yere değme şerefine ulaştı, belli ki içinde kopan fırtınalara yenilmişti. kırıldı.
ayağıma dokunmadan yeri tokatlasaydı belki o çok narin üç yerinden nasırlı ayağıma batacak, kesecek, kan bürümüş gözlerini topuklarıma saçacaktı. ben içgüdümü koynuma almış kurtarma bahanesiyle kopacak kasırgayı kendimden uzaklaştırmıştım.
uzaklaştırmıştım ama bu suyun ışığı kırması gibi, köpeğin dünyayı gri görmesi gibi bir yanılgıydı. kalkıp terlik aradıktan sonra o parçaları süpürmek zorunda kalan yine bendim. o çok sevgili bardak kırıkları asayiş berkemal bir dünya için kimseye rahatsızlık veremeyeceği bir yere taşınmalıydı, hatta atılmalıydı, "cana geleceğine mala gelsin"lerle son yolculuğuna uğurlanmalıydı.
fillerden arındırılmış ıslak kağıt mendile takılan her miniminnacık cam parçasını elimdeki torbaya koyarken ya bunun gibi bir tanesini unutursam, ya bir gün karşıma çıkar da, ummadığım anda beni kanatırsa diye düşünmekten alı koydum kendimi, ama okuyanı koydurmadım.
belki o çok sevdiğim bardağın menşeine güvenmeliydim, beğenip, büyüsüne kapılıp kredi kartına 5 taksit yaptırırken bir gün ayağımın dibine düşerse kırılır mı diye düşünmeliydim. düşünmemişim. kırılan çok sevdiim bardağım bu düşüncesizliğimi mantıktan yoksunluğumu ve buna aşk denilmesine kurban gitmişti işte.
tanım: bardaklara değen onları kırılmaya zorlayan aksiyon. hep kaba hep şiddeti içerecek kadar gaddar bir kelime.
işte o anda ayağım o çok sevdiğim bardağı yavaşlatıp masaya elime tekrar koymak istercesine savruldu. oysaki yanı başımdaki çantaya ya da halıya düşme ihtimali daha fazlaydı. durmadı. savrulan kemiklerimi soğuktan hafif morarmaya başlamış rengiyle örtmüş derisiyle ayağım bardağıma vuruyordu. bardağım benden yarım metre bile ileri gidemeden yere değme şerefine ulaştı, belli ki içinde kopan fırtınalara yenilmişti. kırıldı.
ayağıma dokunmadan yeri tokatlasaydı belki o çok narin üç yerinden nasırlı ayağıma batacak, kesecek, kan bürümüş gözlerini topuklarıma saçacaktı. ben içgüdümü koynuma almış kurtarma bahanesiyle kopacak kasırgayı kendimden uzaklaştırmıştım.
uzaklaştırmıştım ama bu suyun ışığı kırması gibi, köpeğin dünyayı gri görmesi gibi bir yanılgıydı. kalkıp terlik aradıktan sonra o parçaları süpürmek zorunda kalan yine bendim. o çok sevgili bardak kırıkları asayiş berkemal bir dünya için kimseye rahatsızlık veremeyeceği bir yere taşınmalıydı, hatta atılmalıydı, "cana geleceğine mala gelsin"lerle son yolculuğuna uğurlanmalıydı.
fillerden arındırılmış ıslak kağıt mendile takılan her miniminnacık cam parçasını elimdeki torbaya koyarken ya bunun gibi bir tanesini unutursam, ya bir gün karşıma çıkar da, ummadığım anda beni kanatırsa diye düşünmekten alı koydum kendimi, ama okuyanı koydurmadım.
belki o çok sevdiğim bardağın menşeine güvenmeliydim, beğenip, büyüsüne kapılıp kredi kartına 5 taksit yaptırırken bir gün ayağımın dibine düşerse kırılır mı diye düşünmeliydim. düşünmemişim. kırılan çok sevdiim bardağım bu düşüncesizliğimi mantıktan yoksunluğumu ve buna aşk denilmesine kurban gitmişti işte.
tanım: bardaklara değen onları kırılmaya zorlayan aksiyon. hep kaba hep şiddeti içerecek kadar gaddar bir kelime.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
