bugün
- queen ravennadan mesaj var6
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- fakir ekeği annesi sevsin7
- günlük 935 lira6
- gocu35
- dünya her alanda ilerleyecek5
- uludağ sözlük size ne kattı27
- veli toplantisi5
- tek ayak üstünde durabilen kadın5
- karı kıza para yedirir misiniz6
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun9
- true askerliğini nerede yaptı sorunsalı3
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu4
- bir kadının bam teline dokunmak2
- biraderler birader biraderlerdir3
- kademeli emeklilik sistemi2
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı4
- yedekte feyk hesap tutmak5
- ismettinho el gurbuzottidini de la biraderritino3
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu4
- insansı ev robotları2
- kız düşürmenin kısa yolu17
- s'i l v'e r m'i s t35
- askerde starbucks bardağıyla komutana selam vermek4
- queen ravenna adlı yuzır2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- ben bu yazıyı sana yazdım2
- biraderlik hedesi2
- usualsuspect'e uma thurman'ı atıp kaçmak3
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- nasıl birisiniz7
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı18
- yazarların benzedikleri ünlüler5
- diyor google2
- geceyedir küsmelerim2
- 8 eylül 20262
- 20274
- sözlük yazarlarına tavsiye2
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- çamurun yürüyen konuşan haliyiz2
- çomar sürüsü3
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması14
- dünya çirkin diyenler yunanistana gitsin2
- her gördüğü yeşillikte mangal yakan insan3
- victor osimhen8
- true koş3
- annenin sizi ayıplaması2
- vanlı kara haydar2
elimde en sevdiğim bardağım televizyon başında ne olduğunu anlamaya vakit bulamadan kontrolüm dizinin son beş dakikası gibi kaçtı gitti. son bir çaba "elimde tutayım düşürmeyeyim içerikli" ama nafile... artık ayağımın dibine parçalanmaya ramak kalırcasına ilerleyen bir bardak o.
işte o anda ayağım o çok sevdiğim bardağı yavaşlatıp masaya elime tekrar koymak istercesine savruldu. oysaki yanı başımdaki çantaya ya da halıya düşme ihtimali daha fazlaydı. durmadı. savrulan kemiklerimi soğuktan hafif morarmaya başlamış rengiyle örtmüş derisiyle ayağım bardağıma vuruyordu. bardağım benden yarım metre bile ileri gidemeden yere değme şerefine ulaştı, belli ki içinde kopan fırtınalara yenilmişti. kırıldı.
ayağıma dokunmadan yeri tokatlasaydı belki o çok narin üç yerinden nasırlı ayağıma batacak, kesecek, kan bürümüş gözlerini topuklarıma saçacaktı. ben içgüdümü koynuma almış kurtarma bahanesiyle kopacak kasırgayı kendimden uzaklaştırmıştım.
uzaklaştırmıştım ama bu suyun ışığı kırması gibi, köpeğin dünyayı gri görmesi gibi bir yanılgıydı. kalkıp terlik aradıktan sonra o parçaları süpürmek zorunda kalan yine bendim. o çok sevgili bardak kırıkları asayiş berkemal bir dünya için kimseye rahatsızlık veremeyeceği bir yere taşınmalıydı, hatta atılmalıydı, "cana geleceğine mala gelsin"lerle son yolculuğuna uğurlanmalıydı.
fillerden arındırılmış ıslak kağıt mendile takılan her miniminnacık cam parçasını elimdeki torbaya koyarken ya bunun gibi bir tanesini unutursam, ya bir gün karşıma çıkar da, ummadığım anda beni kanatırsa diye düşünmekten alı koydum kendimi, ama okuyanı koydurmadım.
belki o çok sevdiğim bardağın menşeine güvenmeliydim, beğenip, büyüsüne kapılıp kredi kartına 5 taksit yaptırırken bir gün ayağımın dibine düşerse kırılır mı diye düşünmeliydim. düşünmemişim. kırılan çok sevdiim bardağım bu düşüncesizliğimi mantıktan yoksunluğumu ve buna aşk denilmesine kurban gitmişti işte.
tanım: bardaklara değen onları kırılmaya zorlayan aksiyon. hep kaba hep şiddeti içerecek kadar gaddar bir kelime.
işte o anda ayağım o çok sevdiğim bardağı yavaşlatıp masaya elime tekrar koymak istercesine savruldu. oysaki yanı başımdaki çantaya ya da halıya düşme ihtimali daha fazlaydı. durmadı. savrulan kemiklerimi soğuktan hafif morarmaya başlamış rengiyle örtmüş derisiyle ayağım bardağıma vuruyordu. bardağım benden yarım metre bile ileri gidemeden yere değme şerefine ulaştı, belli ki içinde kopan fırtınalara yenilmişti. kırıldı.
ayağıma dokunmadan yeri tokatlasaydı belki o çok narin üç yerinden nasırlı ayağıma batacak, kesecek, kan bürümüş gözlerini topuklarıma saçacaktı. ben içgüdümü koynuma almış kurtarma bahanesiyle kopacak kasırgayı kendimden uzaklaştırmıştım.
uzaklaştırmıştım ama bu suyun ışığı kırması gibi, köpeğin dünyayı gri görmesi gibi bir yanılgıydı. kalkıp terlik aradıktan sonra o parçaları süpürmek zorunda kalan yine bendim. o çok sevgili bardak kırıkları asayiş berkemal bir dünya için kimseye rahatsızlık veremeyeceği bir yere taşınmalıydı, hatta atılmalıydı, "cana geleceğine mala gelsin"lerle son yolculuğuna uğurlanmalıydı.
fillerden arındırılmış ıslak kağıt mendile takılan her miniminnacık cam parçasını elimdeki torbaya koyarken ya bunun gibi bir tanesini unutursam, ya bir gün karşıma çıkar da, ummadığım anda beni kanatırsa diye düşünmekten alı koydum kendimi, ama okuyanı koydurmadım.
belki o çok sevdiğim bardağın menşeine güvenmeliydim, beğenip, büyüsüne kapılıp kredi kartına 5 taksit yaptırırken bir gün ayağımın dibine düşerse kırılır mı diye düşünmeliydim. düşünmemişim. kırılan çok sevdiim bardağım bu düşüncesizliğimi mantıktan yoksunluğumu ve buna aşk denilmesine kurban gitmişti işte.
tanım: bardaklara değen onları kırılmaya zorlayan aksiyon. hep kaba hep şiddeti içerecek kadar gaddar bir kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar