bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- kullanıcı adı değişmiyor2
- true nickli yazar18
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- kürtler asimile edilmelidir11
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- habire1227
- asrın soygunu5
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- teslimiyet4
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- bu ne soğuk amk5
- sözlükte kavga olacak hissi4
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- manisada okul saldırısı17
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- et döner dürüm9
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- sarı poşet kudurtması13
- gocusuz bir sözlük5
- evliliği ayakta tutan güçler13
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- krt tv4
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- ikizler burcu kadını olmak7
- türkiye de muhalefet var mı9
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- kendinden bile sakladığın şey5
- götünden tanırım seni7
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- 22 eylül istanbul gecesi2
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- çok hastayım sözlük6
- gocu'nun çaylak olması3
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler7
brezilya milli takiminin teknik direktörü. takimla da milletiyle de arasi bozuktur, ama avrupalilar cok tutarlar onu, "simdi kizarsiniz, ama ilerde cok tesekkür edeceksiniz " derler.
teknik direktör olarak futbol anlayisi g.amerika´da cok avrupa´ya yakindir. avrupa takimlari "takim futbolu" oynarlar (ispanya ve portekiz haric). takim futbolu, dengeli bir tür futboldur. ama daha az zevkli ve renksizdir. ama bunun yaninda alinan skorlar istikrarli olur.
güney amerika futboluysa "kisisel fotboldur" genel baglamda, sahislarin yetenek ve dogaclamalarina göre "ortadan idare eder". cok büyük dogaclama üstadlari oldugu icin brezilya yillardir,kendisini hep finallere tasiyabilmektedir. ama bazen sürprizler de olabilmektedir. hep söylenir - brezilya milli takimi takim oyunu "team work" üretmemektedir. takima bir sürü top teknigi cok yüksek "firlama" doldurulmakta, karsi tarafin yapacagi bir aciga dogru pusuya yatilmaktadir. brezilya nin simdiki taktigi buydu.
ama bu "silahlar" takim oyunu oynayabilen, fransa, almanya gibi susturulunca, brezilya dissiz kalmis dinozor haline dönmekteydi. adamlar bu tür cok kötü sürprizleri artik yasamak istemedikleri icin basa dunga´yi getirdiler, ve brezilya "team work" üretmeye basladi...dünkü paslasmalar falan harikuladeydi. ve ortada "üstünde calisilmis bir senaryo" vardi....iste burasi cok önemli...üstünde calisilmis ve provasi yapilmis senoaryolar üzerine oyun oynama anlayisi...dunga´nin brezilya´ya getirmeye calistigi anlayis budur. o yüzden almaz ronaldinho´yu takima. onun anlayisi dunga´nin kine pek uymaz.
ama
eskiden avrupa gazeteleri "bu takimin teknik direktörü soyunma odasinda taktik adina ne söylüyor acaba bu futbolculara" diye sorarlardi. adamlar "dogaclama" futbol oynarlar ve bu da cok ilginc yaraticiliklarla dolu bir sürü sahneye sebep olurdu. brezilya´yi brezilya yapan, "sokak" futbolunun preofesyonel sahalara cok estetik bir bicimde tasinmasi olayidir. dunga, takima avrupai bir formasyon kazandirmak istemekle sadece takimin "bazen zirvaladigi anlari" azaltmak amaci gütmektedir. dogrudur, puan bakimindan 1-0 la 4-0 arasinda hicbir fark yoktur.
ama o ünlü dogaclama üstadlarini bu sebepten dolayi kesip takima arada bir zirvaliyor, tek kale mac oynayip maci kazanamiyor bazen diye bambaska bir yön vermeye calismak ne derece dogrudur, orasi bayagi bir tartisma götürür.
sonucta dunga, istedigini elde ettiginde belki de takim artik herhangi bir avrupa takimindan farkli oynamayan bir takim haline gelecektir. ama maclari kazanir. orasi öyle. ama o improvizasyon da ölür.
büyük ihtimalle sogukkanlilikla düsündügümüz zaman dunga haklidir savundugu fikirlerde. ama o eski brezilya´yi gene de herkes görmek istiyor. herkes...futbolunu getirmeye calistigi avrupalilar da istiyor, o improvize üstadlarini görüp onlara hayran olmayi... dogaclamaya da yer veren bir takim oyunu gelistirse, en güzeli olur, ama öyle bir sey de yok. secim meselesi. ya senoryoyu ortaya koyar onun üstünde calisirsin, ya da siz nasilsa bi yöntemini bulur gol atarsiniz der, adamlari sahaya sürersin. bir tiyatro oyunun ya bütün replikleri yazarsin herkes ona göre konusur, ya da olayin gelisimine göre herkes improvize yapar. ama senin improvizen bir kismi yazilmis karsi replige büyük ihtimalle uymayacagindan, o isin ortasi da pek olmaz.
teknik direktör olarak futbol anlayisi g.amerika´da cok avrupa´ya yakindir. avrupa takimlari "takim futbolu" oynarlar (ispanya ve portekiz haric). takim futbolu, dengeli bir tür futboldur. ama daha az zevkli ve renksizdir. ama bunun yaninda alinan skorlar istikrarli olur.
güney amerika futboluysa "kisisel fotboldur" genel baglamda, sahislarin yetenek ve dogaclamalarina göre "ortadan idare eder". cok büyük dogaclama üstadlari oldugu icin brezilya yillardir,kendisini hep finallere tasiyabilmektedir. ama bazen sürprizler de olabilmektedir. hep söylenir - brezilya milli takimi takim oyunu "team work" üretmemektedir. takima bir sürü top teknigi cok yüksek "firlama" doldurulmakta, karsi tarafin yapacagi bir aciga dogru pusuya yatilmaktadir. brezilya nin simdiki taktigi buydu.
ama bu "silahlar" takim oyunu oynayabilen, fransa, almanya gibi susturulunca, brezilya dissiz kalmis dinozor haline dönmekteydi. adamlar bu tür cok kötü sürprizleri artik yasamak istemedikleri icin basa dunga´yi getirdiler, ve brezilya "team work" üretmeye basladi...dünkü paslasmalar falan harikuladeydi. ve ortada "üstünde calisilmis bir senaryo" vardi....iste burasi cok önemli...üstünde calisilmis ve provasi yapilmis senoaryolar üzerine oyun oynama anlayisi...dunga´nin brezilya´ya getirmeye calistigi anlayis budur. o yüzden almaz ronaldinho´yu takima. onun anlayisi dunga´nin kine pek uymaz.
ama
eskiden avrupa gazeteleri "bu takimin teknik direktörü soyunma odasinda taktik adina ne söylüyor acaba bu futbolculara" diye sorarlardi. adamlar "dogaclama" futbol oynarlar ve bu da cok ilginc yaraticiliklarla dolu bir sürü sahneye sebep olurdu. brezilya´yi brezilya yapan, "sokak" futbolunun preofesyonel sahalara cok estetik bir bicimde tasinmasi olayidir. dunga, takima avrupai bir formasyon kazandirmak istemekle sadece takimin "bazen zirvaladigi anlari" azaltmak amaci gütmektedir. dogrudur, puan bakimindan 1-0 la 4-0 arasinda hicbir fark yoktur.
ama o ünlü dogaclama üstadlarini bu sebepten dolayi kesip takima arada bir zirvaliyor, tek kale mac oynayip maci kazanamiyor bazen diye bambaska bir yön vermeye calismak ne derece dogrudur, orasi bayagi bir tartisma götürür.
sonucta dunga, istedigini elde ettiginde belki de takim artik herhangi bir avrupa takimindan farkli oynamayan bir takim haline gelecektir. ama maclari kazanir. orasi öyle. ama o improvizasyon da ölür.
büyük ihtimalle sogukkanlilikla düsündügümüz zaman dunga haklidir savundugu fikirlerde. ama o eski brezilya´yi gene de herkes görmek istiyor. herkes...futbolunu getirmeye calistigi avrupalilar da istiyor, o improvize üstadlarini görüp onlara hayran olmayi... dogaclamaya da yer veren bir takim oyunu gelistirse, en güzeli olur, ama öyle bir sey de yok. secim meselesi. ya senoryoyu ortaya koyar onun üstünde calisirsin, ya da siz nasilsa bi yöntemini bulur gol atarsiniz der, adamlari sahaya sürersin. bir tiyatro oyunun ya bütün replikleri yazarsin herkes ona göre konusur, ya da olayin gelisimine göre herkes improvize yapar. ama senin improvizen bir kismi yazilmis karsi replige büyük ihtimalle uymayacagindan, o isin ortasi da pek olmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar