bugün
- sözlük kızı ile iletişim kurmak9
- trileçe7
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- anne pizzası3
- giysi fiyatlarının uçması7
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci12
- en gıcık olunan şoför tipleri6
- tulumba tatlısı8
- laz böreği3
- putin türkmüş11
- ismedin siyasi yorum yapmaması2
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- true'nin libidosu neden yüksek7
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak2
- true'nin acile kaldırılması9
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- türk vatandaşları türktür8
- muslettin amca4
- osuruktan şiirler41
- türkiyeli olmak4
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- her şeyi hatırlayan insan3
- sonsuza kadar yaşamak3
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- ince memed4
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- tek adam4
- mahalle kültürünün yok olması4
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu3
- patlayan şekerli matcha2
- dinci şairler4
- kemal kılıcdaroğlu2
- 1000mbit internet2
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- ilk öpüştüğüm kız6
- ermeni ünlüler2
- sözlük erkeklerinin şortları2
- adana kebap10
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- kill bill vol 33
- babülmendep boğazı2
- vexillarius the slayer3
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- ben geldim kerkenezler18
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- claudian clouds22
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
(bkz: #8180801) şeklindeki entry üzerine yanlış anlaşıldığını düşünen yazardır. hayır, ilgili entrynin neresinde rush üzerine yargıya varılmıştır anlamıyor poisonx... yazının başında da anlaşılacağı üzere rush nickli yazarımızın bir yazısından yola çıkarak "kader" ve "kaza" birbiri ile aynı başlıkta incelense de özünde birbirinden farklı anlamları karşıladığını söylemiştir poisonx ve kazaların da yazgı ile alakalı olduğunu da haşa ki reddetmemektedir. ancak; kazalardaki ihmal etkisini gözardı etmeyi, yok saymayı, masumlaştırmayı kabul etmemiştir. gel gelelim ki işe nasıl geliyorsa öyle çıkarmış anlam da söylenen herşeyden ve onca şeyin sonunda çıkarılan anlam "biri şuna kader dersi versin." ve "bu adam çok eblek" şeklinde olmuş, üzüldüm ziyadesiyle...
yazıda da belirtildiği üzere tekrarlıyorum oradaki yazılanlar doğrudan kişiye ait şeyler değil, doğrudan düşünceye ve düşünce yapısına ait şeylerdi. kaldı ki kişileri tartışmak aptalların işidir. düşünceleri tartışmak insana daha bir yakışan türden bir aktivitedir. ve şu anda gene aynı şeyi yapmayı tercih ederim. ihmalkarlık sonucunda yaşamını yitiren insanların ardından "onların kaderinde ölmek varmış" diyen adamı, arkalarından "güzel öldüler" diyen adamı nerede olsa ayıplarım... elbette ki yaşananlarda bir ihmal var mıdır? yok mudur? hayatını kaybeden insanlar çalışma ve güvenlik talimatlarını yerine getirmiş midir? bunlar konu ile ilgili sorulması gereken sorulardır kader dersi vermeden önce... ve tepki gösterenlerin tepkisi de yetkililerin "gerekli incelemeler yapılacak ve ihmal varsa sorumluları tespit edilecek" demek yerine "kaderlerinde ölüm var.", "ailelerine tomarla para yağdırdık." demesinedir.
ben biraz daha konsepti genişletiyorum kendi payıma ve benim tepkim üç kuruşluk propaganda yapabilmek adına bu zincirleme gafları(aslında bilinçli de olabilir açıklamalar, emin olamadım) savunabilenleredir en çok.
"ben işimi yapıyorum, hukuki yollardan hakkını ara!" kısmı da ayrı bir komedi gelir poisonx'e... elbette ki doktorluğun gereği hastanın rahatsızlığı, hastalığı ile ilgili kendisinin ihtisas alanında elinden geleni yapmaktır. hasta yakınlarına yaklaşımı ise katiyen doktorluğunun gereği değildir. bu bir insanlık gereğidir... olayı sayın rush'un yaptığı gibi şahsileştirecek olursam da günde 100+ insanla muhattab oluyorumdur ve yaptığım işi de yakın olanlar bilirler ki severek, bayılarak yapmıyorum ama mesai saatleri içinde de insanlık gömleğini şirketteki vestiyere asmayı yakıştıramıyorum kendime. elbette ki herkesten bunu beklemek hata olur ki böyle bir beklentim de yok...
gene aynı bitiş olacak ama umarım ki rush'un bir sevdiği, hiç tanımadığı birilerinin ihmalkârlığı sonucunda yaşamını yitirmez... tek ümidim bu. çünkü hayatın öğrettikleri arasında insanın birşeyi ne kadar yadırgarsa, ne kadar karşı olursa birşeye günün birinde o kadar içine düşeceği gerçeği var. elimde bu anlamda da çok örnek var, çok fazla.
yazıda da belirtildiği üzere tekrarlıyorum oradaki yazılanlar doğrudan kişiye ait şeyler değil, doğrudan düşünceye ve düşünce yapısına ait şeylerdi. kaldı ki kişileri tartışmak aptalların işidir. düşünceleri tartışmak insana daha bir yakışan türden bir aktivitedir. ve şu anda gene aynı şeyi yapmayı tercih ederim. ihmalkarlık sonucunda yaşamını yitiren insanların ardından "onların kaderinde ölmek varmış" diyen adamı, arkalarından "güzel öldüler" diyen adamı nerede olsa ayıplarım... elbette ki yaşananlarda bir ihmal var mıdır? yok mudur? hayatını kaybeden insanlar çalışma ve güvenlik talimatlarını yerine getirmiş midir? bunlar konu ile ilgili sorulması gereken sorulardır kader dersi vermeden önce... ve tepki gösterenlerin tepkisi de yetkililerin "gerekli incelemeler yapılacak ve ihmal varsa sorumluları tespit edilecek" demek yerine "kaderlerinde ölüm var.", "ailelerine tomarla para yağdırdık." demesinedir.
ben biraz daha konsepti genişletiyorum kendi payıma ve benim tepkim üç kuruşluk propaganda yapabilmek adına bu zincirleme gafları(aslında bilinçli de olabilir açıklamalar, emin olamadım) savunabilenleredir en çok.
"ben işimi yapıyorum, hukuki yollardan hakkını ara!" kısmı da ayrı bir komedi gelir poisonx'e... elbette ki doktorluğun gereği hastanın rahatsızlığı, hastalığı ile ilgili kendisinin ihtisas alanında elinden geleni yapmaktır. hasta yakınlarına yaklaşımı ise katiyen doktorluğunun gereği değildir. bu bir insanlık gereğidir... olayı sayın rush'un yaptığı gibi şahsileştirecek olursam da günde 100+ insanla muhattab oluyorumdur ve yaptığım işi de yakın olanlar bilirler ki severek, bayılarak yapmıyorum ama mesai saatleri içinde de insanlık gömleğini şirketteki vestiyere asmayı yakıştıramıyorum kendime. elbette ki herkesten bunu beklemek hata olur ki böyle bir beklentim de yok...
gene aynı bitiş olacak ama umarım ki rush'un bir sevdiği, hiç tanımadığı birilerinin ihmalkârlığı sonucunda yaşamını yitirmez... tek ümidim bu. çünkü hayatın öğrettikleri arasında insanın birşeyi ne kadar yadırgarsa, ne kadar karşı olursa birşeye günün birinde o kadar içine düşeceği gerçeği var. elimde bu anlamda da çok örnek var, çok fazla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar