bugün
- nervionun mavi gözleri10
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması11
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı6
- kolye142
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı7
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi4
- durduk yere sinirlenmek3
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 17 ekim 2026 fransa olayları2
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- etek tıraşı2
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- sineklikle sinek öldürmek2
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri2
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- otobüse binip bakanlığın önünde inmek2
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak2
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- mesihin inişi4
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- fransa11
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- hayrına karpuz dağıtmak4
- bik bik'in kraliçe olması10
- üst yaşam pilici memesi2
- ayağı olan kadının amacı4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- cep telefonu22
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması4
- türk esnafı4
- danyal peygamber in mezarından yayılan güzel koku2
- sarı tekerin yazar olamaması8
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- nokia20
- doğu türkistan4
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- usualsuspects'in ayağı6
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- hacker saldırısı gazileri8
her yere yazmasam olmayacak bir turgut uyar şiiri.
[bir güneşlenmek yeri!... deniz. uzak anımsamalar!..
"haziran bu yıl da geç geçecek, biliyorum."
sizin burnunuzda bir tütün kokusu, her yerinizde
bir tütün kokusu,
bay deniz kestanesi.
ve uzaktaki şemsiyesi bir balmumu arısının...
bir güneşlenmek yeri!...
gazozlar hâlâ sıcak, hâlâ öğleden sonra "ne iyi"
demek hâlâ yakınmaya hakkım var.
kelimeler soluk. bir şey mi yapmalıyım?
-evden mi kaçmalıyım?-
(saçlarını taradı, güneşe baktı
kendi sürecini yaşayan bir bakla)
"gel al güzel deniz aygırı, yaman pegasus
sonsuz kargaşamı."
atları seven bir çocuk...
"senin resmin var ya uzayıp gidiyorduvarlarımda
marionetshire'da harlech castle'ın batı kulesi
aşağılık zapartasıyla amcamın."
bir sülüğe can çekiştiren eski geçmiş, eski eski
ve tuzda ölüm,
sardunyayı sulayan, eski eski...
bakırla demirin dövüştürüldüğü yavaş bir akşam
öbür şeylerin ve kırmızı ışıkların
bakırla demirin bir sarışın perçem akşamı.
-evden mi kaçmalıyım? kaçmamalıyım.-
güneş birden batardı, her yerde kediler ve ağaçlar vardı
"amca"
nasıldı iki tekerlekli arabalar...
"senin bildiğin bir şey var, bana demiyorsun
söz gelişi aldım bir kayayı
bir kayayı ne yapmalıyım, demiyorsun...
oysa ben senden daha çok şey bilirim büyücüler üstüne
evine sadece geceleri gelen ve sıcak şaraplar içen..."
surları yıktınız mı, akşam
sarı bir başlangıçtır, gitgide karaya dönen.
karaya ve çocuklar bile, ve küçük yaramazlıklar bile, ve haklı
"siz bize hiç inanmadınız ki, hiç inanmadınız ki, hiç
oysa bir aktır karaya dönen, oysa çocuklar daha lirique'tir
shakespeare'den. sonra,
makedonya falanjistlerinden daha kahraman..."
beyaz atın gölgesi, sen dur!...
artık bir aldanışa kanmayan gözlerimden. dur!...
"duvarlarım,
gel al cepkenimi güzel at, duvarlarım bütün senin olsun
duvarlarım, bütün ukalâ resimleriyle, babamın sıkıştırdığı,
babamla annemin kavgalarından bir ufak kırmızı,
ufak bir kırmızı, duvarda, ufak bir kırmızı
ufak bir kırmızı..."
yemeğe!...
-evden mi kaçmalıyım? kaçmamalıyım.-
"hiç anlamadığım mondrian, serzenişçi matisse
bulanık siyahkalem, hergele miro,
atlar gidiyor..."
sonsuz bilincinde yaşamanın.
o atlar.
"sonra gazeteleri görüyorum, bütün gizleri
savaşa başlamak gerek galiba.
yarın. yarından tezi yok. baltamı ve bıçağımı
ve atlarımı..."
"amcam kravatını düzeltti, babam eski bir evde.
bir yepyeni kıştı ıslıkları değerlendiren
ne eğlendik ne eğlendik
elbisesi çok eskiydi..."
ne akşamı? "baba"
haziran gecikecek biliyorum...
"ama başka bir şeyi de değiştiriyor,
atları atları,
atları...."
[bir güneşlenmek yeri!... deniz. uzak anımsamalar!..
"haziran bu yıl da geç geçecek, biliyorum."
sizin burnunuzda bir tütün kokusu, her yerinizde
bir tütün kokusu,
bay deniz kestanesi.
ve uzaktaki şemsiyesi bir balmumu arısının...
bir güneşlenmek yeri!...
gazozlar hâlâ sıcak, hâlâ öğleden sonra "ne iyi"
demek hâlâ yakınmaya hakkım var.
kelimeler soluk. bir şey mi yapmalıyım?
-evden mi kaçmalıyım?-
(saçlarını taradı, güneşe baktı
kendi sürecini yaşayan bir bakla)
"gel al güzel deniz aygırı, yaman pegasus
sonsuz kargaşamı."
atları seven bir çocuk...
"senin resmin var ya uzayıp gidiyorduvarlarımda
marionetshire'da harlech castle'ın batı kulesi
aşağılık zapartasıyla amcamın."
bir sülüğe can çekiştiren eski geçmiş, eski eski
ve tuzda ölüm,
sardunyayı sulayan, eski eski...
bakırla demirin dövüştürüldüğü yavaş bir akşam
öbür şeylerin ve kırmızı ışıkların
bakırla demirin bir sarışın perçem akşamı.
-evden mi kaçmalıyım? kaçmamalıyım.-
güneş birden batardı, her yerde kediler ve ağaçlar vardı
"amca"
nasıldı iki tekerlekli arabalar...
"senin bildiğin bir şey var, bana demiyorsun
söz gelişi aldım bir kayayı
bir kayayı ne yapmalıyım, demiyorsun...
oysa ben senden daha çok şey bilirim büyücüler üstüne
evine sadece geceleri gelen ve sıcak şaraplar içen..."
surları yıktınız mı, akşam
sarı bir başlangıçtır, gitgide karaya dönen.
karaya ve çocuklar bile, ve küçük yaramazlıklar bile, ve haklı
"siz bize hiç inanmadınız ki, hiç inanmadınız ki, hiç
oysa bir aktır karaya dönen, oysa çocuklar daha lirique'tir
shakespeare'den. sonra,
makedonya falanjistlerinden daha kahraman..."
beyaz atın gölgesi, sen dur!...
artık bir aldanışa kanmayan gözlerimden. dur!...
"duvarlarım,
gel al cepkenimi güzel at, duvarlarım bütün senin olsun
duvarlarım, bütün ukalâ resimleriyle, babamın sıkıştırdığı,
babamla annemin kavgalarından bir ufak kırmızı,
ufak bir kırmızı, duvarda, ufak bir kırmızı
ufak bir kırmızı..."
yemeğe!...
-evden mi kaçmalıyım? kaçmamalıyım.-
"hiç anlamadığım mondrian, serzenişçi matisse
bulanık siyahkalem, hergele miro,
atlar gidiyor..."
sonsuz bilincinde yaşamanın.
o atlar.
"sonra gazeteleri görüyorum, bütün gizleri
savaşa başlamak gerek galiba.
yarın. yarından tezi yok. baltamı ve bıçağımı
ve atlarımı..."
"amcam kravatını düzeltti, babam eski bir evde.
bir yepyeni kıştı ıslıkları değerlendiren
ne eğlendik ne eğlendik
elbisesi çok eskiydi..."
ne akşamı? "baba"
haziran gecikecek biliyorum...
"ama başka bir şeyi de değiştiriyor,
atları atları,
atları...."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar