bugün
- yazarların favori giyim markası8
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- friedrich hegel la bi cay icek12
- velvet57
- insan olmaya ceyrek kala15
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- evde soğuk kahve yapımı7
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- erotik şiir4
- 2026 ekonomik krizi16
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar4
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- yalnızlıkla sevişmek5
- sana ihtiyacımız olmaz diyen akraba3
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- migros'a sorulacak tek soru23
- hayattaki en değerli şeyler5
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- aleksey batrakov28
- akıl3
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- mohamed salah ghaly2
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- sınıfın en güzel kızı4
- victor osimhen20
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- hurdacıya gidiyorum7
- bir erkeğe en çok yakışan şey2
- bilinçaltı algılama5
- osuruktan şiirler60
- tombul efes3
- ioçk silik yesin kampanyası6
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- enayimiknatisii6
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- mutlu ama uzak olsun birader3
- tostumu yaptım11
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı2
- g i l d e d l i l y16
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı2
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- merve2
- yolcudurgider3
- tevellüt kaç2
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- kaos show2
türk gazeteciliğinin tayyip erdoğan ve şurekası tarafından nasıl bir korku kıskacına alındığı, gazetecilerin kendilerine alenen sunulan haberleri dahi araştırmaktan ne denli çekindiğini görmek için aşağıdaki yazısı okunması gereken köşe yazarı:
iki yıl kadar önce bir arkadaşımın evinde akşam yemeğinde belediyede çalışan bir kadınla tanıştım.
Bana Başbakan’ın istanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında kendi ve aile fertleri için villa yaptırmakta olduğunu söyledi.
Nerede, diye sordum. Söylemedi.
“Mimarı arkadaşım. Başının belaya girmesini istemem” dedi.
Israr etmedim. Etseydim belki söyleyecekti. Araştırsaydım da bulabilirdim. Boğaz’da beş altı villalık fazla inşaat yoktur. Ama araştırmadım ve gazeteye haber bile vermedim.
Genel olarak konuşacak olursak...
Kullanılamayacak haber kumarda kazanılmış para gibidir, insanı tedirgin etmekten başka bir şeye yaramaz. En iyisi ona sahip olmamaktır.
Açık söylemek gerekirse, Başbakan bizi sindirmişti. Korku en iyi bekçidir derler. Korku, kimsenin müdahalesini gerektirmeden, kendi sansürünü uygular.
Türkiye’de gazeteciler olarak iki gruba ayrıldık: Başbakan’ın tarafını tutan ve korkusu olmayanlar, karşısında olan ve her habere kan tahlili yapmak zorunda olanlar. Yargıçlar vicdanları ile cüzdanları arasına sıkıştılar, gazeteciler de yağcılık ile yılgınlık arasına.
Ne onlar doğru dürüst habercilik yapabiliyorlar, ne de biz, ama işin o tarafı gümbürtüye gidiyor.
Gel zaman git zaman villalar bitti. Başbakan ve ailesinin bazı fertleri duvarlarla korunan bu evler topluluğuna taşındı.
Başbakan, her yıl olduğu gibi bu yıl da mart başında servet beyannamesini açıkladı. Başbakanlık internet sitesinde yer alan servet beyannamesindeki gayrimenkuller arasında ne kendinin ne de akrabalarının oturduğu villalar yok. Başbakan’ın bütün servetinin üç milyon lira civarında olduğu görünüyor. Yani serveti falan yok. Dürüstlük sembolü rahmetli Bülent Ecevit’ten biraz daha zengin, o kadar.
Villalar Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na seçilmesiyle tekrar gündeme geldi ve galiba artık düşmeyecek.
Anladığım kadarıyla Kılıçdaroğlu’nun siyasi platformunun ana öğelerinden biri AKP’liler zenginleşirken halkın yoksullaştığı iddiası olacak ve “havuzlu villalar” bu olgunun sembolü haline gelecek.
Belki de bir açıklaması vardır
O zaman umarım, Başbakan’ın günahına girmemek için, Kılıçdaroğlu bu villaların statüsünü açıklığa kavuşturur. Belki de olayın masum bir açıklaması vardır.
Bunlar kimin mülkiyetinde? içinde kimler oturuyor? Arsası ne zaman, kaç paraya alındı ve bu muamele için ne kadar vergi ödendi? Villalar kaça mal oldu? Dürüstlük Kılıçdaroğlu’nun bu soruların cevaplarını bulması ve açıklamasını gerektirir.
Boğaz’da beş villa herhalde en az on milyon dolar eder. Bu miktar Erdoğan’ın servet beyannamesinde gösterdiği miktarın beş-altı mislidir. Eğer villalar doğrudan veya dolaylı olarak Başbakan’a aitse veya ait olduğuna dair güçlü karineler var ise o zaman Erdoğan’ın açıklaması gereken şeyler var.
Değilse o zaman açıklama zorunluluğu Kılıçdaroğlu’na geçer.
--
işte ultra demokrat akp iktidarının ülkemizi getirdiği nokta. büyük bir gazetenin adı geçen bir yazarı dahi recep bey hakkında bırakıon yazı yazmayı, duyduğu bir iddiayı bile araştırmaktan korkuyor.
iki yıl kadar önce bir arkadaşımın evinde akşam yemeğinde belediyede çalışan bir kadınla tanıştım.
Bana Başbakan’ın istanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında kendi ve aile fertleri için villa yaptırmakta olduğunu söyledi.
Nerede, diye sordum. Söylemedi.
“Mimarı arkadaşım. Başının belaya girmesini istemem” dedi.
Israr etmedim. Etseydim belki söyleyecekti. Araştırsaydım da bulabilirdim. Boğaz’da beş altı villalık fazla inşaat yoktur. Ama araştırmadım ve gazeteye haber bile vermedim.
Genel olarak konuşacak olursak...
Kullanılamayacak haber kumarda kazanılmış para gibidir, insanı tedirgin etmekten başka bir şeye yaramaz. En iyisi ona sahip olmamaktır.
Açık söylemek gerekirse, Başbakan bizi sindirmişti. Korku en iyi bekçidir derler. Korku, kimsenin müdahalesini gerektirmeden, kendi sansürünü uygular.
Türkiye’de gazeteciler olarak iki gruba ayrıldık: Başbakan’ın tarafını tutan ve korkusu olmayanlar, karşısında olan ve her habere kan tahlili yapmak zorunda olanlar. Yargıçlar vicdanları ile cüzdanları arasına sıkıştılar, gazeteciler de yağcılık ile yılgınlık arasına.
Ne onlar doğru dürüst habercilik yapabiliyorlar, ne de biz, ama işin o tarafı gümbürtüye gidiyor.
Gel zaman git zaman villalar bitti. Başbakan ve ailesinin bazı fertleri duvarlarla korunan bu evler topluluğuna taşındı.
Başbakan, her yıl olduğu gibi bu yıl da mart başında servet beyannamesini açıkladı. Başbakanlık internet sitesinde yer alan servet beyannamesindeki gayrimenkuller arasında ne kendinin ne de akrabalarının oturduğu villalar yok. Başbakan’ın bütün servetinin üç milyon lira civarında olduğu görünüyor. Yani serveti falan yok. Dürüstlük sembolü rahmetli Bülent Ecevit’ten biraz daha zengin, o kadar.
Villalar Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na seçilmesiyle tekrar gündeme geldi ve galiba artık düşmeyecek.
Anladığım kadarıyla Kılıçdaroğlu’nun siyasi platformunun ana öğelerinden biri AKP’liler zenginleşirken halkın yoksullaştığı iddiası olacak ve “havuzlu villalar” bu olgunun sembolü haline gelecek.
Belki de bir açıklaması vardır
O zaman umarım, Başbakan’ın günahına girmemek için, Kılıçdaroğlu bu villaların statüsünü açıklığa kavuşturur. Belki de olayın masum bir açıklaması vardır.
Bunlar kimin mülkiyetinde? içinde kimler oturuyor? Arsası ne zaman, kaç paraya alındı ve bu muamele için ne kadar vergi ödendi? Villalar kaça mal oldu? Dürüstlük Kılıçdaroğlu’nun bu soruların cevaplarını bulması ve açıklamasını gerektirir.
Boğaz’da beş villa herhalde en az on milyon dolar eder. Bu miktar Erdoğan’ın servet beyannamesinde gösterdiği miktarın beş-altı mislidir. Eğer villalar doğrudan veya dolaylı olarak Başbakan’a aitse veya ait olduğuna dair güçlü karineler var ise o zaman Erdoğan’ın açıklaması gereken şeyler var.
Değilse o zaman açıklama zorunluluğu Kılıçdaroğlu’na geçer.
--
işte ultra demokrat akp iktidarının ülkemizi getirdiği nokta. büyük bir gazetenin adı geçen bir yazarı dahi recep bey hakkında bırakıon yazı yazmayı, duyduğu bir iddiayı bile araştırmaktan korkuyor.
Gündemdeki Haberler