bugün
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek6
- dinci ve müslüman kavramları8
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- anne pizzası10
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- nevşehir merkezli sahte mehdi operasyonu4
- ciguli2
- trileçe7
- dilim ekmek pizzası3
- giysi fiyatlarının uçması8
- kendine sarılmak3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı22
- yaşlılar2
- stonehengede kimsenin farketmediği tasarım hatası3
- putin türkmüş11
- kızlar bu kadar parayı nereden buluyor2
- selam sözlük2
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- akşam yemeği2
- bencillik3
- zorunlu eğitim10
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak4
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- türk vatandaşları türktür9
- gece yürürken yanınızdan geçen gizemli siyah araba2
- osuruktan şiirler41
- true'nin libidosu neden yüksek7
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- true'nin acile kaldırılması9
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- en sağ şeritteyken sola dönmeye çalışan şoför2
- plotonik aşkınızın fotosuna bakarak ne yaptınız2
- anın görüntüsü32
- ismet gürbüz10
- her şeyi hatırlayan insan4
- tulumba tatlısı8
- laz böreği3
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- türkiyeli olmak4
- ismedin siyasi yorum yapmaması2
- seri gizli artı oy veren melek8
- ilk öpüştüğüm kız6
- adana kebap10
- tek adam4
- mahalle kültürünün yok olması4
(bkz: eveeeet nerde kalmıştık)
efenim, sûre maglumunuz baya bi uzun oldugundan dolayi butun ayetleri aciklama durummuz yok. ama soyle kisa kisa aciklamalara deginebiliriz:
en'am sûresi 92. ayet:
diyanet meali
Bu (Kur'an), Ümmü'l-kura (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.
Mekke şehri islam dünyasının manevi merkezidir. Onun çevresi de bütün dünyadır. Resulullah (s.a.) bütün insanlığa gönderilmiş bir peygamber olup, O’na gönderilen Kur’an da bütün insanlığa hitap etmektedir. işte bunun için ayette Mekke şehrine şehirlerin anası manasına “Ümmü’-kura” denilmiştir.
muhammed esed meali
[Ve] bu da, bütün kentlerin atasını ve çevresinde oturan herkesi * uyarman için yücelerden indirdiğimiz bir ilahî kelâmdır, kutlu, [geçmiş vahiylerden] bugüne kalmış (doğru adına) ne varsa tümünü doğrulayan. * Öteki dünyanın varlığına inananlar bu [uyarıya] da inanırlar; namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar da işte onlardır.
* “Bütün kentlerin atası” (lafzen, “bütün kasabaların anası”), Kur’an'da Mekke için kullanılan bir sıfattır, çünkü Tek Allah'a adanan ilk mâbed orada inşa edilmiş ve daha sonra bütün müminlerin kıblesi olarak tayin edilmişti. “Onun çevresinde oturanlar” ifadesi, bütün insanlığı gösterir (Taberî, ibni ‘Abbâs'dan naklen ve Râzî).
en'am 108:
muhammed esed meali
Onların Allah'tan başka yalvarıp sığındıkları [varlıklar]a sövmeyin * ki onlar da kin ve cehaletten dolayı Allah'a sövmesinler: zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. * [Ama] zamanı geldiğinde onlar Rablerine döneceklerdir: O zaman Allah onlara bütün yaptıklarını [en doğru şekilde] anlatacaktır.
* Başka insanların kutsal saydığı herhangi bir şeye -bu, Allah'ın birliği prensibini ihlal ediyor olsa bile- sövmenin yasaklanması çoğul olarak ifade edilmiştir ve bu nedenle bütün müminlere hitab etmektedir. Böylece Müslümanların, başkalarının yanlış inançlarına karşı çıkmaları istendiği halde, bu inançların temel unsurlarını tezyif etmelerine ve böylece hata yapan insanların duygularını incitmelerine izin verilmemiştir.
* Lafzen, “böylece ... güzel yaptık”. Bu, kendisine çocukluğundan itibaren benimsetilen ve yetişkinliğinde sosyal çevresiyle paylaştığı inançları tek mümkün ve doğru inançlar olarak görmenin insanın tabiatından doğduğuna işarettir -sonuçta, bu inançlara yönelik bir eleştiri, çoğu zaman düşmanca bir psikolojik tepki doğurur.
muhammed esed'in belirttigi gibi, 108. ayetin muhatabi mu'minlerdir. baskalarinin kutsalina sovmemelerin allah tarafindan bildirilmis, ogutlenmistir.
buna muhalefet olusturmak icin getirilen ayetlerde ise allah, inkar eden kullarina ey yalanlayanlar, sapmislar diye hitab eder.
en'am 46
De ki: "Gördünüz mü? Allah, işitmenizi, gözlerinizi alsa, kalblerinizi kapasa, Allah'tan başka hangi tanrı onu sizlere getirebilir?" Ayetleri nasıl türlü türlü açıkladığımıza bir baksana, sonra da onlar yüz çevirirler.
--spoiler--
delilleri nasıl da açıklıyor. yok aga, kesin kalbim mühürlenmiş benim
--spoiler--
kesinlikle! bu yuzden de en'am 46 da buyruldugu gibi baska kimse bu muhru acamiyor. cunku kisi kalbinin muhurlu olmasini isterse allah da muhurler...
efenim, sûre maglumunuz baya bi uzun oldugundan dolayi butun ayetleri aciklama durummuz yok. ama soyle kisa kisa aciklamalara deginebiliriz:
en'am sûresi 92. ayet:
diyanet meali
Bu (Kur'an), Ümmü'l-kura (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.
Mekke şehri islam dünyasının manevi merkezidir. Onun çevresi de bütün dünyadır. Resulullah (s.a.) bütün insanlığa gönderilmiş bir peygamber olup, O’na gönderilen Kur’an da bütün insanlığa hitap etmektedir. işte bunun için ayette Mekke şehrine şehirlerin anası manasına “Ümmü’-kura” denilmiştir.
muhammed esed meali
[Ve] bu da, bütün kentlerin atasını ve çevresinde oturan herkesi * uyarman için yücelerden indirdiğimiz bir ilahî kelâmdır, kutlu, [geçmiş vahiylerden] bugüne kalmış (doğru adına) ne varsa tümünü doğrulayan. * Öteki dünyanın varlığına inananlar bu [uyarıya] da inanırlar; namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar da işte onlardır.
* “Bütün kentlerin atası” (lafzen, “bütün kasabaların anası”), Kur’an'da Mekke için kullanılan bir sıfattır, çünkü Tek Allah'a adanan ilk mâbed orada inşa edilmiş ve daha sonra bütün müminlerin kıblesi olarak tayin edilmişti. “Onun çevresinde oturanlar” ifadesi, bütün insanlığı gösterir (Taberî, ibni ‘Abbâs'dan naklen ve Râzî).
en'am 108:
muhammed esed meali
Onların Allah'tan başka yalvarıp sığındıkları [varlıklar]a sövmeyin * ki onlar da kin ve cehaletten dolayı Allah'a sövmesinler: zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. * [Ama] zamanı geldiğinde onlar Rablerine döneceklerdir: O zaman Allah onlara bütün yaptıklarını [en doğru şekilde] anlatacaktır.
* Başka insanların kutsal saydığı herhangi bir şeye -bu, Allah'ın birliği prensibini ihlal ediyor olsa bile- sövmenin yasaklanması çoğul olarak ifade edilmiştir ve bu nedenle bütün müminlere hitab etmektedir. Böylece Müslümanların, başkalarının yanlış inançlarına karşı çıkmaları istendiği halde, bu inançların temel unsurlarını tezyif etmelerine ve böylece hata yapan insanların duygularını incitmelerine izin verilmemiştir.
* Lafzen, “böylece ... güzel yaptık”. Bu, kendisine çocukluğundan itibaren benimsetilen ve yetişkinliğinde sosyal çevresiyle paylaştığı inançları tek mümkün ve doğru inançlar olarak görmenin insanın tabiatından doğduğuna işarettir -sonuçta, bu inançlara yönelik bir eleştiri, çoğu zaman düşmanca bir psikolojik tepki doğurur.
muhammed esed'in belirttigi gibi, 108. ayetin muhatabi mu'minlerdir. baskalarinin kutsalina sovmemelerin allah tarafindan bildirilmis, ogutlenmistir.
buna muhalefet olusturmak icin getirilen ayetlerde ise allah, inkar eden kullarina ey yalanlayanlar, sapmislar diye hitab eder.
en'am 46
De ki: "Gördünüz mü? Allah, işitmenizi, gözlerinizi alsa, kalblerinizi kapasa, Allah'tan başka hangi tanrı onu sizlere getirebilir?" Ayetleri nasıl türlü türlü açıkladığımıza bir baksana, sonra da onlar yüz çevirirler.
--spoiler--
delilleri nasıl da açıklıyor. yok aga, kesin kalbim mühürlenmiş benim
--spoiler--
kesinlikle! bu yuzden de en'am 46 da buyruldugu gibi baska kimse bu muhru acamiyor. cunku kisi kalbinin muhurlu olmasini isterse allah da muhurler...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar