bugün
- en çok sevdiğiniz yazar11
- gocu26
- sona doğru yaklaşan akp hükümeti5
- bir gün öleceğini unutmak4
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması26
- hoşlanılan kızın haşemayla denize girmesi4
- kızılayın çadır satması5
- kendi ağzına vermek11
- muhsin bey3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- 17 temmuz 2026 oğuzhan uğur'un gözaltına alınması4
- 17 temmuz 2026 ümraniyespor galatasaray maçı6
- ülkeyi kimler yönetiyor5
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması17
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması9
- sözlüğün tanrıçası olmak16
- renault toros'un kar kış dinlememesi4
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- 20 senedir aynı telefon numarasını kullanan insan8
- arkadaşlar opera dinlemeye başladım4
- türk milletinin çirkin olması3
- hayatın güzel olması3
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması6
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- canımın sucuklu tost çekmesi9
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması9
- baklavanın yanında kola içmek7
- arkadaşlar kek yaptım9
- sözlük yazarlarının numaraları6
- istanbul3
- plajda tanga bikini giyen evli kadın4
- yazarların kahve tercihleri5
- 2000 tl lik tişört giymek2
- özgür özel2
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- kerem kınık'ın kızının motosikletliye çarpması2
- uludağ sözlük haxball zirvesi2
- sarapci koala3
- sözlük kızlarının çorapları7
- hazret ktc8
- birader yazarlar birader baydırlar2
- merve şebnem oruç2
- kadın cinayetlerinin abartılması3
- seyir zevki olmayan sözlük kavgası4
- cem karaca5
- akrabalar ile görüşünce kavga çıkması8
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- seviyeli bir yazar olmak4
- tanrı yok21
- restoranlara evcil hayvan girişinin yasaklanması4
sanırım 2001 yılından beri hiç bir yurtdışı ziyaretinde bulunmamış kişilik. en son, başbakan yardımcısıyken gitmiş olduğu türkmenistan'da, saparmurat türkmenbaşı niyazov tarafından ayar yemiş olduğundan ötürü olsa gerek, ne türklük ve turan olgusunun temsilcisi olarak orta asya'ya, ne de dost ve kardeş ilan edilen azerbaycan/kktc/bangladeş gibi ülkelere gitmiş parti lideri.
tamam bu adam bilmem kaç yıldır muhalefet görevini yerine getiriyor, ha muhalefetten kastım kendi grup toplantısında sesi kısılırcasına bağırmak muhalefetse, ben çıkar kürsüye dötümü açar daha iyi muhalefet olurum ama mecliste genel kurula hitapta pasif davranması, orta anadolu gibi merkez sağın çıkış yerlerinde akp'nin yüksek oy almasına en büyük sebeptir.
devlet bahçeli ne zaman bir yerlere gitse, -ki gittiği yerler genellikle osmaniye, adana, kırıkkale gibi yerler oluyor, yada kendisi daha çok erciyes'te yaylaya çıkmayı seviyor- televizyondan gördüğümüz tek şey, ketum gibi halkla yanyana olmaktan çok, kendi şakşakçılarına el öptürme ritüeli. anla yani, adam sırf el öptürmeye yozgat'a gidiyor.
azerbaycan'ın muhalefetteki sikimsonik milletvekilleri bile, tüm dünyayı dolaşıp, azerbaycan'ın karabağ sorunu hakkında dış politikayla uyumlu temaslarda bulunması normal gelirken, tabanının idealleri turan olgusundan geçen bir partinin genel başkanının, daha bir kez olsun azerbaycan'a, kazakistan'a yada ne bileyim kıbrıs'a gitmemesi, pasiflikten ibarettir.
yazık garibim ülkücüler de, her cuma ocaktaki toplantılarından çıkışta, "mücadelemiz milliyetçi türkiye'ye, turan'a kadardır" diye bağırsınlar. sonra onlara "siz maşasınız olm" diyince de bizi dövsünler. böyle de garip bi paradokstur işte bu.
ve devlet bahçeli'de bu zincirin başlangıç ve bitiş halkasıdır.
not: ha bu arada, devlet bahçeli yarın karşıma geçip, "lan topuz, al lan bu pasaportum, bak nerelere gitmişim" derse, elinde kanıtlarla gelirse, ben de susar, şapkamı yerim o zaman.
tamam bu adam bilmem kaç yıldır muhalefet görevini yerine getiriyor, ha muhalefetten kastım kendi grup toplantısında sesi kısılırcasına bağırmak muhalefetse, ben çıkar kürsüye dötümü açar daha iyi muhalefet olurum ama mecliste genel kurula hitapta pasif davranması, orta anadolu gibi merkez sağın çıkış yerlerinde akp'nin yüksek oy almasına en büyük sebeptir.
devlet bahçeli ne zaman bir yerlere gitse, -ki gittiği yerler genellikle osmaniye, adana, kırıkkale gibi yerler oluyor, yada kendisi daha çok erciyes'te yaylaya çıkmayı seviyor- televizyondan gördüğümüz tek şey, ketum gibi halkla yanyana olmaktan çok, kendi şakşakçılarına el öptürme ritüeli. anla yani, adam sırf el öptürmeye yozgat'a gidiyor.
azerbaycan'ın muhalefetteki sikimsonik milletvekilleri bile, tüm dünyayı dolaşıp, azerbaycan'ın karabağ sorunu hakkında dış politikayla uyumlu temaslarda bulunması normal gelirken, tabanının idealleri turan olgusundan geçen bir partinin genel başkanının, daha bir kez olsun azerbaycan'a, kazakistan'a yada ne bileyim kıbrıs'a gitmemesi, pasiflikten ibarettir.
yazık garibim ülkücüler de, her cuma ocaktaki toplantılarından çıkışta, "mücadelemiz milliyetçi türkiye'ye, turan'a kadardır" diye bağırsınlar. sonra onlara "siz maşasınız olm" diyince de bizi dövsünler. böyle de garip bi paradokstur işte bu.
ve devlet bahçeli'de bu zincirin başlangıç ve bitiş halkasıdır.
not: ha bu arada, devlet bahçeli yarın karşıma geçip, "lan topuz, al lan bu pasaportum, bak nerelere gitmişim" derse, elinde kanıtlarla gelirse, ben de susar, şapkamı yerim o zaman.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar