bugün
- nervio benimle evlenir misin4
- sexting5
- linç yiyeceğin bir şey söyle7
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- rüyada nervio yu görmek9
- insanlar size bakınca ilk ne ilgilerini çeker5
- allahın yabancı kadınlara torpilli davranması3
- dinci ahlaksızlığı20
- yunan adalarına gitmek20
- turşu suyu içen bayan4
- ölmeyecek gibi yaşıyor millet5
- en lezzetli balık6
- yunan aşığı tip15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak16
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- arjantinli erkekler6
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- antipanik5
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması4
- truesuz sözlük9
- takıntılı olduğunuz hareketler4
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi7
- elisa3
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- korkulan ölüm şekli4
- rujlu erkekle öpüşmek14
- ucu nereye giderse gitsin5
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- sözlük erkeklerini cimere şikayet etmek3
- zengin kadın bulup evinin erkeği olmak5
- simli ped kullanan sözlük erkeği2
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- ruj sürmüş kadının dudaklarını yiyip bitirmek3
- sözlük yazarlarının ruh hali7
- filozofların yunanların delileri olması3
- kalbin cız ettiği anlar3
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- sizce instagram ders sözlük de tenefüs mü2
- fiziği güzel sözlük kızları47
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- akın gürlek'in fon soruşturması açıklaması4
- evlenmeyip zina mı yapalım4
- sağlıklı yaşama katkı payı3
- karton toplayan çocuğu zabıtaya ihbar etmek2
- bekir2
- haram yerken besmele çekenler2
- ingiliz erkekleri2
en iyi mt şarkılarından biri.
tekbir yürektim ayrı bedenlerde hep kendim gibi saklandım kendimden
nefret ettim ağladım günahlarımı gözlerimden
ben yanlızlıklara senaryo yazan bir hayattım
25 koca sene sonunda
uçurum kenarlarında maskemi taktım yüzüme
yenilecek gücü kalmayanların tarafında savaştım
hep beyazdı ama sallanmadı bayraklarım
düştüm kalktım yaşadığımı sandığım bir yürektim
canavarın ellerinde iyice uykuya daldım
aldandım kendi kendime kendi içimde kendimi bulamadan yaşadım her günümde
the end yazan bir dramdım
solmuş bir gül kalbimde taş duvarlara alıştım
tek kanadı protez bir karabatağın anlamsız masalıydım
ağlamaya bile alıştım zamanla
zaman her derde ilaç olur diye
feryadım sert kayalıklarımın enginlerinde
ruyamda sen sus hiç konuşma diye aglayan garibenin yazdısıydım
tekbir yürektim ayrı bedenlerde hep kendim gibi saklandım kendimden
nefret ettim ağladım gunahlarımı gözlerimden
bir duanın yankısıydım
gözleri kan çanagı bir hatıranın şarkısıydım
yapayanlız tek başına dunyayı omuzlarında taşıyan çoçukluğumu hatırladım
içimi parçaladım zaman zaman
ben mutlu anların intiharıydım
rüyalarımda pranga takılmış mahkumdum gardiyanlarım da
aynı savaşta farklı cephede savaştığım dostlarımın çığlıkları hala kulağımda
bir kibritle yanan filoların mayın tarlalarında yüreğimi bıraktım
bu hayat tyatrosunda rolümü ezberlememe yardım et yarab
canım inan bir mezar taşı soğukluğunda harap
bu kalbi isterdim ki baştan yarat diye yalvaranlarında canı acımış olsa
oysa ben başı elleri arasında küçük bir çakıl taşı soğuğunda
ufuğa bakıyorum geçen gemilerim hep yasta
tekbir yürektim ayrı bedenlerde hep kendim gibi saklandım kendimden
nefret ettim ağladım günahlarımı gözlerimden
dokunsan renkleri bozulur çoçukluğumun
aglasam gözleri dolar gururumun
çıplak ayaklarla arnavut taşlarda annesini bekleyen akşamların güneşe veda etmesiyle uyurdum
elleri pamuk bir kadın uyandırır sanırdım gündüz
yeni bir gün yeni bir umut olsa dunyam mı değişirdi
dunya bizi olduğumuz yerde sakinleştirip dönerdi atlı karınca misali
annesinin elini bırakmış bir çoçuk sevinciyleyim atlı karıncada şimdi
akşama kadar dönsem elma şeker yesem çarpışan arabalara binsem gülecek mi ki yüzüm
yürüsem hiç durmamacasına geçicekmi ki hüzün
kuruyapraklarını dökdüğüm son yüzüm gözüm özüme döker yaşlarıyla
şiirlere yazsan yetmez sözüm yıldızım parlar dagılmaz hüzün edasıyla
tekbir yürektim ayrı bedenlerde hep kendim gibi saklandım kendimden
nefret ettim ağladım günahlarımı gözlerinden
tekbir yürektim ayrı bedenlerde hep kendim gibi saklandım kendimden
nefret ettim ağladım günahlarımı gözlerimden
ben yanlızlıklara senaryo yazan bir hayattım
25 koca sene sonunda
uçurum kenarlarında maskemi taktım yüzüme
yenilecek gücü kalmayanların tarafında savaştım
hep beyazdı ama sallanmadı bayraklarım
düştüm kalktım yaşadığımı sandığım bir yürektim
canavarın ellerinde iyice uykuya daldım
aldandım kendi kendime kendi içimde kendimi bulamadan yaşadım her günümde
the end yazan bir dramdım
solmuş bir gül kalbimde taş duvarlara alıştım
tek kanadı protez bir karabatağın anlamsız masalıydım
ağlamaya bile alıştım zamanla
zaman her derde ilaç olur diye
feryadım sert kayalıklarımın enginlerinde
ruyamda sen sus hiç konuşma diye aglayan garibenin yazdısıydım
tekbir yürektim ayrı bedenlerde hep kendim gibi saklandım kendimden
nefret ettim ağladım gunahlarımı gözlerimden
bir duanın yankısıydım
gözleri kan çanagı bir hatıranın şarkısıydım
yapayanlız tek başına dunyayı omuzlarında taşıyan çoçukluğumu hatırladım
içimi parçaladım zaman zaman
ben mutlu anların intiharıydım
rüyalarımda pranga takılmış mahkumdum gardiyanlarım da
aynı savaşta farklı cephede savaştığım dostlarımın çığlıkları hala kulağımda
bir kibritle yanan filoların mayın tarlalarında yüreğimi bıraktım
bu hayat tyatrosunda rolümü ezberlememe yardım et yarab
canım inan bir mezar taşı soğukluğunda harap
bu kalbi isterdim ki baştan yarat diye yalvaranlarında canı acımış olsa
oysa ben başı elleri arasında küçük bir çakıl taşı soğuğunda
ufuğa bakıyorum geçen gemilerim hep yasta
tekbir yürektim ayrı bedenlerde hep kendim gibi saklandım kendimden
nefret ettim ağladım günahlarımı gözlerimden
dokunsan renkleri bozulur çoçukluğumun
aglasam gözleri dolar gururumun
çıplak ayaklarla arnavut taşlarda annesini bekleyen akşamların güneşe veda etmesiyle uyurdum
elleri pamuk bir kadın uyandırır sanırdım gündüz
yeni bir gün yeni bir umut olsa dunyam mı değişirdi
dunya bizi olduğumuz yerde sakinleştirip dönerdi atlı karınca misali
annesinin elini bırakmış bir çoçuk sevinciyleyim atlı karıncada şimdi
akşama kadar dönsem elma şeker yesem çarpışan arabalara binsem gülecek mi ki yüzüm
yürüsem hiç durmamacasına geçicekmi ki hüzün
kuruyapraklarını dökdüğüm son yüzüm gözüm özüme döker yaşlarıyla
şiirlere yazsan yetmez sözüm yıldızım parlar dagılmaz hüzün edasıyla
tekbir yürektim ayrı bedenlerde hep kendim gibi saklandım kendimden
nefret ettim ağladım günahlarımı gözlerinden
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar