bugün
- lahmacun9
- ellerim bos gonlum hos27
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- ay diyen erkek9
- habire1219
- trakyalı yazarlar3
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- kaan sezyum6
- arif kocabıyık13
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sobadan kurtulmak5
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- ben evlendiğimde 51 kiloydum3
- gocu37
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek3
- silvermist9
- basmane tren garı6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- raikagetokatlayan4
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- aşk3
- vexillarius the slayer8
- tekerlek toplayan cocuk3
- renkli rüyalar oteli5
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- ben geldim naneler15
- ebu muhammed el culani2
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- sarapci koala63
- habire12nin çaylak olması5
- erlik dinleyip gaza gelmek3
- torpille bir yerlere gelenler4
- sersem herif5
- dinler tarihi5
- gammaz çetesi9
- kemal kılıçdaroğlu8
- ben sizin anonim11
- israil'i eleştirmek vs israil'e küfretmek2
- mantı8
- bir şeylere küfredince dünya değişecek zannetmek2
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- imbat4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci7
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- siyonizmin tasfiye oluşu3
- karşıyaka dan bayraklı ya yürümek4
- motorine 8 24 tl zam gelmesi5
- konaktan üçkuyular'a gitmek3
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı8
bay pipo adlı kitaptan :
1954 yılında çekilen rıhtımlar üzerinde filmi 8 dalda oscar kazanmıştı.
film, marlon brondo'nun canlandırdığı terry malloy'un başından geçenleri konu ediyordu. eski boksör terry, new york'un rıhtım bölgesinde ağabeyi charley için ufak tefek işler yaparak yaşamını sürdüren bir gençti.
ağabey charley ise, rıhtımdaki sendikanın başında bulunan, kendi menfaatinden başka bir $ey düşünmeyen, parasını da cinayet ve dolandırıcılıkla kazanan johnny friendly için çalışıyordu.
rıhtımda tüm çalışanlarca bilinen bazı kurallar vardı.
birinci kural gerçekçiydi : johnny friendly için çalışıyor ve onunla iyi geçiniyorsanız, rıhtımdaki bütün iyi işleri siz alır, az iş yapıp çok para kazanabilirdiniz.
ikinci kural ise son derece basitti : friendly7le anlaşamıyorsanız iş bulamazsınız ...
üçüncü kural ise gayet kesindi : bu sendika üyelerinin yasadışı işlerini başkalarına, mesela polise ihbar ederseniz hayatla ilişkiniz kesilirdi.
marlon brondo, yani terry, bir gün bilmeden ağabeyi charley ve patronu friendly tarafından, bir adamın öldürülmesine alet edildikten ve kurbanın kız kardeşine aşık olduktan sonra, kendi hayatını sorgulamaya, rıhtımda çalışan insanların yaşam şartları üzerinde düşünmeye başlar. mahallenin rahibesiyle konuşurken ona " eğer friendly ve adamlarını ele verirsem hayatımın hiçbir değeri kalmaz " diye yakınır. rahip barry de ona yaşamını değiştirecek sihirli cümleyi söyler " eğer ele vermezsen ruhunun ne değeri kalır ? "
ve terry tahmin edileceği gibi polise gidip tüm bildiklerini anlatır.
burada biraz duralım ve filmin senaryosuna yansıyan gerçek yaşamla ilgili bir saptama yapalım :
yönetmen elia kazan, filmi çektiği 1954'ten iki yıl önce, amerika'daki mccarthy soruşturmaları sırasanda, amerikan aleyhtarı etkinlikler soruşturma komisyonu'nun (huaac) karşısına çıkmış ve komünist olan meslektaşlarını ihbar etmişti.
işin özünde elia kazan, rıhtımlar üzerinde filminde, bu hareketinin sebebini açıklamaya çalışıyordu. kendi tutumunun özeleştirisini filmin kahramanı terry'nin davranışında gösteriyordu. yani yönetmen kazan, arkadaşlarını ruhunu kurtarmak için ele vermişti.
dipnot : aradan çok uzun yıllar geçtikten sonra, 1999 yılı oscar töreninde elia kazan'a " onur ödülü " verildi. 90 yaşına merdiven dayamış yönetmen sahneye çıktığında salonda bulunanların yarısı ayağa kalkmayarak ve alkışlamayarak onu hala affetmediklerini belli ettiler. filmin çekimlerinin bitmesinden sonra elia kazan'ı bir daha görmeyen marlon brondo ise törene gelmemişti !
sayfa 53, 54.
1954 yılında çekilen rıhtımlar üzerinde filmi 8 dalda oscar kazanmıştı.
film, marlon brondo'nun canlandırdığı terry malloy'un başından geçenleri konu ediyordu. eski boksör terry, new york'un rıhtım bölgesinde ağabeyi charley için ufak tefek işler yaparak yaşamını sürdüren bir gençti.
ağabey charley ise, rıhtımdaki sendikanın başında bulunan, kendi menfaatinden başka bir $ey düşünmeyen, parasını da cinayet ve dolandırıcılıkla kazanan johnny friendly için çalışıyordu.
rıhtımda tüm çalışanlarca bilinen bazı kurallar vardı.
birinci kural gerçekçiydi : johnny friendly için çalışıyor ve onunla iyi geçiniyorsanız, rıhtımdaki bütün iyi işleri siz alır, az iş yapıp çok para kazanabilirdiniz.
ikinci kural ise son derece basitti : friendly7le anlaşamıyorsanız iş bulamazsınız ...
üçüncü kural ise gayet kesindi : bu sendika üyelerinin yasadışı işlerini başkalarına, mesela polise ihbar ederseniz hayatla ilişkiniz kesilirdi.
marlon brondo, yani terry, bir gün bilmeden ağabeyi charley ve patronu friendly tarafından, bir adamın öldürülmesine alet edildikten ve kurbanın kız kardeşine aşık olduktan sonra, kendi hayatını sorgulamaya, rıhtımda çalışan insanların yaşam şartları üzerinde düşünmeye başlar. mahallenin rahibesiyle konuşurken ona " eğer friendly ve adamlarını ele verirsem hayatımın hiçbir değeri kalmaz " diye yakınır. rahip barry de ona yaşamını değiştirecek sihirli cümleyi söyler " eğer ele vermezsen ruhunun ne değeri kalır ? "
ve terry tahmin edileceği gibi polise gidip tüm bildiklerini anlatır.
burada biraz duralım ve filmin senaryosuna yansıyan gerçek yaşamla ilgili bir saptama yapalım :
yönetmen elia kazan, filmi çektiği 1954'ten iki yıl önce, amerika'daki mccarthy soruşturmaları sırasanda, amerikan aleyhtarı etkinlikler soruşturma komisyonu'nun (huaac) karşısına çıkmış ve komünist olan meslektaşlarını ihbar etmişti.
işin özünde elia kazan, rıhtımlar üzerinde filminde, bu hareketinin sebebini açıklamaya çalışıyordu. kendi tutumunun özeleştirisini filmin kahramanı terry'nin davranışında gösteriyordu. yani yönetmen kazan, arkadaşlarını ruhunu kurtarmak için ele vermişti.
dipnot : aradan çok uzun yıllar geçtikten sonra, 1999 yılı oscar töreninde elia kazan'a " onur ödülü " verildi. 90 yaşına merdiven dayamış yönetmen sahneye çıktığında salonda bulunanların yarısı ayağa kalkmayarak ve alkışlamayarak onu hala affetmediklerini belli ettiler. filmin çekimlerinin bitmesinden sonra elia kazan'ı bir daha görmeyen marlon brondo ise törene gelmemişti !
sayfa 53, 54.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar