bugün
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak5
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- sude sendromu4
- sözlük açsanız ismi ne olurdu7
- samed agirbas3
- özenilen şeyler2
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz16
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek3
- euro 20163
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- kızları en güzel olan şehir13
- sıfır atık vakfı3
- bayern münih2
- silver ile evlenecek erkek52
- 30 yaşına girmek5
- mauro icardi13
- hayatinin bittigini fark etmek2
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- claudian clouds4
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- devlet bahçeli2
- sırrı süreyya önder28
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kemal kılıçdaroğlu2
- and the oscar goes to5
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- affetmenin gücü6
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- sarapci koala58
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- akrostişli şiir6
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- dün gece ne oldu13
- ilişki yapmaya üşenmek6
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- ey insan2
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- hristiyanlık7
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- sözler köşkü6
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- ellerim bos gonlum hos28
- her şey bitti derken çalan şarkı2
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
akşam'daki dünkü yazısında 1 ve 2 nisan'daki tekel işçilerinin eylemlerinde işçilerin türk-iş genel merkezine gelmesine ankara valiliğince izin verilmemesini "anayasa işçilerin suratında patladı" başlıklı makalesinde eleştiren gazeteci-yazar.
Tam 78 gün Ankara'nın soğuğunda beton üzerinde yattılar.
Tek bir yere, tek bir kişiye zarar vermediler.
Hak aradıkları için dayak yediler. Ama yılmadılar...
Bu bir hak, emek, hukuk, inanç mücadelesiydi. Vakur ama kararlıydılar...
Başbakan onlara mart başına kadar süre tanıdı. O tarihte barındıkları çadırları kendi elleriyle söktüler.
Ankara halkına ve Sakarya esnafına minnetlerini sundular. Sakarya'nın sokaklarını geldikleri günden temiz bırakıp memleketlerine döndüler.
Önceki gün tek bir günlüğüne Ankara'da buluşacaklardı.
Kamuoyuna kısa bir bildiri okuyacaklardı. Hepsi bu...
Ama Tekel işçisinin gölgesi onları ürküttü.
Ankara'ya sokulmadılar. Girmesine izin verilen küçük grup da Sakarya'da sopalandı ve gazlandı...
Bu hükümet aylardır ne anlatıyor?
'Ülkede demokrasi yok... Demokrasi getireceğiz...'
Demokrasi nedir? Emek nedir? Hak nedir? Hukuk nedir? insan hakları nedir?
Bu kavramları kağıt parçalarına yazmakla olmuyor bu işler.
Mevcut anayasamıza bakarsak 'Türkiye'de demokrasi yoktur' mu yazıyor?
'Türkiye sosyal bir hukuk devleti değildir' mi yazıyor?
Veya yasalarımızda 'Türkiye'de mağduriyetini anlatmak isteyen insanlar bir araya toplandığında dövülür' mü yazıyor?
Neymiş demokratikleşme paketiymiş... Artık acı acı gülüyorum... Ve inanın dün Ankara'daki görüntülere bakınca da bu ülkede yaşamaktan utanıyorum.
Neymiş efendim, 'Orada toplanan işçi değildi...'
Ankara halkı Tekel işçisine destek veremez mi? Ankara'da okuyan öğrenciler gelip slogan atamaz mı? Slogan atmak suç mu? Avazı çıktığı kadar bağırmak?
işçileri hukuka aykırı şekilde kapı önüne koymanızı eleştiremez mi insanlar?
Bir araya gelip uygulamalarınızı eleştiremez mi?
Basın mensupları yapılan eleştirileri kamuoyuna duyurmak için görüntü alamaz mı?
Dün bu ülkenin başkentinde anayasa keyfi olarak askıya alındı.
Dün, Ankara'da mevcut anayasanın:
23. maddesi (seyahat özgürlüğü)
25. maddesi (düşünce ve kanaat hürriyeti)
26. maddesi (düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti)
28. maddesi (basın hürdür, sansür edilemez)
34. maddesi (toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı) açıkça rafa kaldırıldı.
Şimdi kalkıp bize 'Bu anayasa bize dar... Demokratikleşme paketi' diyorsunuz...
Dün fiilen yaşanan şuydu:
Bir cuntanın yazdırdığı ve artık bize dar gelen bir anayasa metninde olan haklar iktidar tarafından sırf işine öyle geldi diye açıkça çiğnendi.
Bu ülke bir polis devleti haline getirilmiştir.
Yaşanan faşizmdir.
bu da yazısının linki: http://www.aksam.com.tr/2...in_suratinda_patladi.html
Tam 78 gün Ankara'nın soğuğunda beton üzerinde yattılar.
Tek bir yere, tek bir kişiye zarar vermediler.
Hak aradıkları için dayak yediler. Ama yılmadılar...
Bu bir hak, emek, hukuk, inanç mücadelesiydi. Vakur ama kararlıydılar...
Başbakan onlara mart başına kadar süre tanıdı. O tarihte barındıkları çadırları kendi elleriyle söktüler.
Ankara halkına ve Sakarya esnafına minnetlerini sundular. Sakarya'nın sokaklarını geldikleri günden temiz bırakıp memleketlerine döndüler.
Önceki gün tek bir günlüğüne Ankara'da buluşacaklardı.
Kamuoyuna kısa bir bildiri okuyacaklardı. Hepsi bu...
Ama Tekel işçisinin gölgesi onları ürküttü.
Ankara'ya sokulmadılar. Girmesine izin verilen küçük grup da Sakarya'da sopalandı ve gazlandı...
Bu hükümet aylardır ne anlatıyor?
'Ülkede demokrasi yok... Demokrasi getireceğiz...'
Demokrasi nedir? Emek nedir? Hak nedir? Hukuk nedir? insan hakları nedir?
Bu kavramları kağıt parçalarına yazmakla olmuyor bu işler.
Mevcut anayasamıza bakarsak 'Türkiye'de demokrasi yoktur' mu yazıyor?
'Türkiye sosyal bir hukuk devleti değildir' mi yazıyor?
Veya yasalarımızda 'Türkiye'de mağduriyetini anlatmak isteyen insanlar bir araya toplandığında dövülür' mü yazıyor?
Neymiş demokratikleşme paketiymiş... Artık acı acı gülüyorum... Ve inanın dün Ankara'daki görüntülere bakınca da bu ülkede yaşamaktan utanıyorum.
Neymiş efendim, 'Orada toplanan işçi değildi...'
Ankara halkı Tekel işçisine destek veremez mi? Ankara'da okuyan öğrenciler gelip slogan atamaz mı? Slogan atmak suç mu? Avazı çıktığı kadar bağırmak?
işçileri hukuka aykırı şekilde kapı önüne koymanızı eleştiremez mi insanlar?
Bir araya gelip uygulamalarınızı eleştiremez mi?
Basın mensupları yapılan eleştirileri kamuoyuna duyurmak için görüntü alamaz mı?
Dün bu ülkenin başkentinde anayasa keyfi olarak askıya alındı.
Dün, Ankara'da mevcut anayasanın:
23. maddesi (seyahat özgürlüğü)
25. maddesi (düşünce ve kanaat hürriyeti)
26. maddesi (düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti)
28. maddesi (basın hürdür, sansür edilemez)
34. maddesi (toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı) açıkça rafa kaldırıldı.
Şimdi kalkıp bize 'Bu anayasa bize dar... Demokratikleşme paketi' diyorsunuz...
Dün fiilen yaşanan şuydu:
Bir cuntanın yazdırdığı ve artık bize dar gelen bir anayasa metninde olan haklar iktidar tarafından sırf işine öyle geldi diye açıkça çiğnendi.
Bu ülke bir polis devleti haline getirilmiştir.
Yaşanan faşizmdir.
bu da yazısının linki: http://www.aksam.com.tr/2...in_suratinda_patladi.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar