bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı5
- iltica27
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi3
- aykolik efendi3
- saraca096
- kolye142
- cam açık ve çıplak uyumak7
- uzaylılar selam verir mi4
- kadınların yedekte erkek tutması6
- tertemiz delirmek2
- fon vurgunu26
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- emret komutanım sinyor seyfi2
- ofis pornosu13
- komşuya hola lopez como estas demek2
- aleyna kalaycıoğlu2
- vizyonsuzları bakan yapmak2
- moovit2
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- ilişkiye ara vermek10
- uzaylılar kovalasın seni3
- asansörde konuşmama kuralı9
- marka giyinmek9
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- uzaylılar da tarım yapıyorlar mı2
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- sabah sabah 1 lt süt içip soğuk taşa oturmak2
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- bu saatte yemek yemek8
- flört etmeyen insanın ilkeli duruşu2
- uzaylılar elbise giyer mi2
- uzaylıların amınakoyim2
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- fenerbahçenin yarım düzine gol yemesi5
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- arda güler3
- pazartesilerden nefret etmek2
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- filistin eğitim bakanlığı ndan koruma çağrısı2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- nervionun mavi gözleri11
- migren4
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bik bik'in hacker'a yemek yapması18
- hayatın acı gerçekleri6
- sevgiliden ayrılamama nedenleri2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
akşam'daki dünkü yazısında 1 ve 2 nisan'daki tekel işçilerinin eylemlerinde işçilerin türk-iş genel merkezine gelmesine ankara valiliğince izin verilmemesini "anayasa işçilerin suratında patladı" başlıklı makalesinde eleştiren gazeteci-yazar.
Tam 78 gün Ankara'nın soğuğunda beton üzerinde yattılar.
Tek bir yere, tek bir kişiye zarar vermediler.
Hak aradıkları için dayak yediler. Ama yılmadılar...
Bu bir hak, emek, hukuk, inanç mücadelesiydi. Vakur ama kararlıydılar...
Başbakan onlara mart başına kadar süre tanıdı. O tarihte barındıkları çadırları kendi elleriyle söktüler.
Ankara halkına ve Sakarya esnafına minnetlerini sundular. Sakarya'nın sokaklarını geldikleri günden temiz bırakıp memleketlerine döndüler.
Önceki gün tek bir günlüğüne Ankara'da buluşacaklardı.
Kamuoyuna kısa bir bildiri okuyacaklardı. Hepsi bu...
Ama Tekel işçisinin gölgesi onları ürküttü.
Ankara'ya sokulmadılar. Girmesine izin verilen küçük grup da Sakarya'da sopalandı ve gazlandı...
Bu hükümet aylardır ne anlatıyor?
'Ülkede demokrasi yok... Demokrasi getireceğiz...'
Demokrasi nedir? Emek nedir? Hak nedir? Hukuk nedir? insan hakları nedir?
Bu kavramları kağıt parçalarına yazmakla olmuyor bu işler.
Mevcut anayasamıza bakarsak 'Türkiye'de demokrasi yoktur' mu yazıyor?
'Türkiye sosyal bir hukuk devleti değildir' mi yazıyor?
Veya yasalarımızda 'Türkiye'de mağduriyetini anlatmak isteyen insanlar bir araya toplandığında dövülür' mü yazıyor?
Neymiş demokratikleşme paketiymiş... Artık acı acı gülüyorum... Ve inanın dün Ankara'daki görüntülere bakınca da bu ülkede yaşamaktan utanıyorum.
Neymiş efendim, 'Orada toplanan işçi değildi...'
Ankara halkı Tekel işçisine destek veremez mi? Ankara'da okuyan öğrenciler gelip slogan atamaz mı? Slogan atmak suç mu? Avazı çıktığı kadar bağırmak?
işçileri hukuka aykırı şekilde kapı önüne koymanızı eleştiremez mi insanlar?
Bir araya gelip uygulamalarınızı eleştiremez mi?
Basın mensupları yapılan eleştirileri kamuoyuna duyurmak için görüntü alamaz mı?
Dün bu ülkenin başkentinde anayasa keyfi olarak askıya alındı.
Dün, Ankara'da mevcut anayasanın:
23. maddesi (seyahat özgürlüğü)
25. maddesi (düşünce ve kanaat hürriyeti)
26. maddesi (düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti)
28. maddesi (basın hürdür, sansür edilemez)
34. maddesi (toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı) açıkça rafa kaldırıldı.
Şimdi kalkıp bize 'Bu anayasa bize dar... Demokratikleşme paketi' diyorsunuz...
Dün fiilen yaşanan şuydu:
Bir cuntanın yazdırdığı ve artık bize dar gelen bir anayasa metninde olan haklar iktidar tarafından sırf işine öyle geldi diye açıkça çiğnendi.
Bu ülke bir polis devleti haline getirilmiştir.
Yaşanan faşizmdir.
bu da yazısının linki: http://www.aksam.com.tr/2...in_suratinda_patladi.html
Tam 78 gün Ankara'nın soğuğunda beton üzerinde yattılar.
Tek bir yere, tek bir kişiye zarar vermediler.
Hak aradıkları için dayak yediler. Ama yılmadılar...
Bu bir hak, emek, hukuk, inanç mücadelesiydi. Vakur ama kararlıydılar...
Başbakan onlara mart başına kadar süre tanıdı. O tarihte barındıkları çadırları kendi elleriyle söktüler.
Ankara halkına ve Sakarya esnafına minnetlerini sundular. Sakarya'nın sokaklarını geldikleri günden temiz bırakıp memleketlerine döndüler.
Önceki gün tek bir günlüğüne Ankara'da buluşacaklardı.
Kamuoyuna kısa bir bildiri okuyacaklardı. Hepsi bu...
Ama Tekel işçisinin gölgesi onları ürküttü.
Ankara'ya sokulmadılar. Girmesine izin verilen küçük grup da Sakarya'da sopalandı ve gazlandı...
Bu hükümet aylardır ne anlatıyor?
'Ülkede demokrasi yok... Demokrasi getireceğiz...'
Demokrasi nedir? Emek nedir? Hak nedir? Hukuk nedir? insan hakları nedir?
Bu kavramları kağıt parçalarına yazmakla olmuyor bu işler.
Mevcut anayasamıza bakarsak 'Türkiye'de demokrasi yoktur' mu yazıyor?
'Türkiye sosyal bir hukuk devleti değildir' mi yazıyor?
Veya yasalarımızda 'Türkiye'de mağduriyetini anlatmak isteyen insanlar bir araya toplandığında dövülür' mü yazıyor?
Neymiş demokratikleşme paketiymiş... Artık acı acı gülüyorum... Ve inanın dün Ankara'daki görüntülere bakınca da bu ülkede yaşamaktan utanıyorum.
Neymiş efendim, 'Orada toplanan işçi değildi...'
Ankara halkı Tekel işçisine destek veremez mi? Ankara'da okuyan öğrenciler gelip slogan atamaz mı? Slogan atmak suç mu? Avazı çıktığı kadar bağırmak?
işçileri hukuka aykırı şekilde kapı önüne koymanızı eleştiremez mi insanlar?
Bir araya gelip uygulamalarınızı eleştiremez mi?
Basın mensupları yapılan eleştirileri kamuoyuna duyurmak için görüntü alamaz mı?
Dün bu ülkenin başkentinde anayasa keyfi olarak askıya alındı.
Dün, Ankara'da mevcut anayasanın:
23. maddesi (seyahat özgürlüğü)
25. maddesi (düşünce ve kanaat hürriyeti)
26. maddesi (düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti)
28. maddesi (basın hürdür, sansür edilemez)
34. maddesi (toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı) açıkça rafa kaldırıldı.
Şimdi kalkıp bize 'Bu anayasa bize dar... Demokratikleşme paketi' diyorsunuz...
Dün fiilen yaşanan şuydu:
Bir cuntanın yazdırdığı ve artık bize dar gelen bir anayasa metninde olan haklar iktidar tarafından sırf işine öyle geldi diye açıkça çiğnendi.
Bu ülke bir polis devleti haline getirilmiştir.
Yaşanan faşizmdir.
bu da yazısının linki: http://www.aksam.com.tr/2...in_suratinda_patladi.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar