bugün
- 186 boyundaki erkek17
- kürt erkek5
- kabak yemeği vs hamburger5
- alevi erkek5
- erzincanlı erkekler5
- bursalı erkekler5
- sivaslı yiğidolar6
- adıyamanlı erkekler5
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- geceye bir tavsiye bırak3
- izmirli kızlar4
- antalyalı erkekler4
- gocu27
- cezayir erkekği2
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- kadının kadından hoşlanması3
- din tartışması7
- tek celsede 40 midye dolma yiyemeyen kız2
- nervio'ya aşık olmak5
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- 32 yaşına girmek12
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- g'i l d'e d l'i l y20
- avrupalıları sevmemek2
- hayatın öğrettiği şeyler2
- ölüm2
- abla deme lazım olur3
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- seat leon fr2
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- zengin olsanız ne yapardınız9
- en büyük korkunuz4
- terlik giyen erkek5
- doların düşmesi3
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- marc cucurella'nın saçlarının sırrı2
- ciguli kral7
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- nevriye binti gammaz3
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- ilk buluşmada ne getirilmeli2
- üç kedi bir dilek3
- konyalı erkekler2
- nervionun merak ettiği yazar19
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- nervio'nun kedisi3
- norveçte bok olsam9
Internal Decay'in debut albümü. Old School ve Underground'a gönül vermiş biri olarak yine adı sanı pek duyulmamış bir grup ile karşınızdayım. Bu sefer hiç beklemediğim düzeyde kaliteli bir müzik icra ettiklerine tanık olduğum ve son zamanlardaki en iyi keşfim olan Internal Decay'den biraz bahsedeceğim. Yine kısa bir kritik olacak, çünkü gruptan bahsederken kelime bulmakta güçlük çekiyorum. Kendileri isveçli olup şimdiye kadar bir demo (1991) ve bir de bahsetmekte olduğum albümü (1993) çıkarıp dağılmışlar. Seneler sonra tekrar bir araya gelmişler.
Şimdiye kadar isimlerine nerdeyse hiçbir yerde rastlamamış oluşum gerçekten üzücü. Acaba ben mi çok abartıyorum yoksa bu grup şu ana dek fark edilmemiş bir başyapıt mı sunuyor hakikaten? Yok arkadaş! Abartmıyorum, gerekçelerim var. Birincisi, eğer grup kariyerini sürdürseydi bence çok önemli bir grup olabilirdi. Şu anda isveç death metali diyince aklımıza gelen gruplardan bence eksiği yok. Devam etselerdi belki de isveç death metali şu anda olduğundan daha farklı yerde olurdu. ikincisi isveç'e özgü klasik old school death metal ile melodik death metalin en iyi harmanlandığı albüm, bence bu albümdür. (büyük iddia evet) Old school death metalin çiğliği, black metalin karanlık havası ve melodik death metalin bürünebileceği en melodik hâl, bu albümde olabildiğince orantılı olarak harmanlanmış ve ortaya enfes bir iş çıkmış.
Albümün mükemmelliği kendine has gitar tonlarında, o yıllardaki teknolojiyi de düşünürsek prodüksiyonun iyi olmasında ve adını koyamadığım daha birçok şeyde saklı. Mesela Carcass'ın Heartwork albümünü dinlediğimde de neden o kadar çok sevdiğimi fazla sorgulamam, çünkü değeri azalacakmış gibi gelir. Bu albümde de benzer hisleri yaşadığımı söyleyebilirim. (Tesadüfe bakın ki çıkış tarihleri de aynı) Albümü bu kadar sevmemde yerli yerinde kullanılmış ve albüme güzel bir hava katan klavye ve piyanoların da etkisi büyük.
Bu albüme benzer bir albüm dinlediğimi hatırlamıyorum. Neden isimlerinin zikredilmediğini de bilmiyorum. Tabii ki At The Gates veya Dissection ile bu grup arasında kıyaslama yapacak değilim, ama bu grup da bence kendi türünde (ya da yarattıkları kendilerine özel sound diyelim) çok önemli ve hâlâ duyulmayı bekleyen özgün bir albüme imza atmış. Genelde orta tempoda seyrettiğinden Entombed, Eucharist, Unanimated gibi gruplarla da karşılaştıramıyorum. Kağıt üzerinde aynı tür müziği yapıyorlar gibi gözükse de aralarında bariz farklar var. O yüzden kalite olarak ondan iyidir bundan üstündür demek yerine, bu grubu da aynen onlar gibi efsaneler kategorisine koyuyorum. Kapağından sounduna, yarattıkları karanlık ama kapkaranlık atmosfere kadar her şeyini seviyorum.
Bu albümü metal seven herkese öneriyorum. Eskilere dair daha keşfedilecek çok şey olduğunu fark etmemi sağladığı için bu yaratının mimarlarına teşekkürü borç bilirim. "a forgotten dream" için "a forgotten masterpiece" demekte bir sakınca görmüyorum. Gerçekten büyüleyici. 10 üzerinden 9.5 puanı sonuna kadar hak ediyor.
https://www.youtube.com/watch?v=bq-JckY3CTE&feature=related
Şimdiye kadar isimlerine nerdeyse hiçbir yerde rastlamamış oluşum gerçekten üzücü. Acaba ben mi çok abartıyorum yoksa bu grup şu ana dek fark edilmemiş bir başyapıt mı sunuyor hakikaten? Yok arkadaş! Abartmıyorum, gerekçelerim var. Birincisi, eğer grup kariyerini sürdürseydi bence çok önemli bir grup olabilirdi. Şu anda isveç death metali diyince aklımıza gelen gruplardan bence eksiği yok. Devam etselerdi belki de isveç death metali şu anda olduğundan daha farklı yerde olurdu. ikincisi isveç'e özgü klasik old school death metal ile melodik death metalin en iyi harmanlandığı albüm, bence bu albümdür. (büyük iddia evet) Old school death metalin çiğliği, black metalin karanlık havası ve melodik death metalin bürünebileceği en melodik hâl, bu albümde olabildiğince orantılı olarak harmanlanmış ve ortaya enfes bir iş çıkmış.
Albümün mükemmelliği kendine has gitar tonlarında, o yıllardaki teknolojiyi de düşünürsek prodüksiyonun iyi olmasında ve adını koyamadığım daha birçok şeyde saklı. Mesela Carcass'ın Heartwork albümünü dinlediğimde de neden o kadar çok sevdiğimi fazla sorgulamam, çünkü değeri azalacakmış gibi gelir. Bu albümde de benzer hisleri yaşadığımı söyleyebilirim. (Tesadüfe bakın ki çıkış tarihleri de aynı) Albümü bu kadar sevmemde yerli yerinde kullanılmış ve albüme güzel bir hava katan klavye ve piyanoların da etkisi büyük.
Bu albüme benzer bir albüm dinlediğimi hatırlamıyorum. Neden isimlerinin zikredilmediğini de bilmiyorum. Tabii ki At The Gates veya Dissection ile bu grup arasında kıyaslama yapacak değilim, ama bu grup da bence kendi türünde (ya da yarattıkları kendilerine özel sound diyelim) çok önemli ve hâlâ duyulmayı bekleyen özgün bir albüme imza atmış. Genelde orta tempoda seyrettiğinden Entombed, Eucharist, Unanimated gibi gruplarla da karşılaştıramıyorum. Kağıt üzerinde aynı tür müziği yapıyorlar gibi gözükse de aralarında bariz farklar var. O yüzden kalite olarak ondan iyidir bundan üstündür demek yerine, bu grubu da aynen onlar gibi efsaneler kategorisine koyuyorum. Kapağından sounduna, yarattıkları karanlık ama kapkaranlık atmosfere kadar her şeyini seviyorum.
Bu albümü metal seven herkese öneriyorum. Eskilere dair daha keşfedilecek çok şey olduğunu fark etmemi sağladığı için bu yaratının mimarlarına teşekkürü borç bilirim. "a forgotten dream" için "a forgotten masterpiece" demekte bir sakınca görmüyorum. Gerçekten büyüleyici. 10 üzerinden 9.5 puanı sonuna kadar hak ediyor.
https://www.youtube.com/watch?v=bq-JckY3CTE&feature=related
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar