bugün
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi7
- tai lung43
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- büyü yaparken etik kurallar nelerdir5
- kendini eleştirebilen insan7
- salça yapan sözlük kızı10
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- victor osimhen9
- sözlüğün en taşaklı kadını4
- büyü yapan sözlük yazarları7
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar3
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı15
- enayimiknatisii21
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması4
- melih gökçek16
- askerde yaşanılan zorluklar5
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- hangi yazar hangi yazara4
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- kinoa çorbası4
- domates konservesi2
- sibel can'ın kilo alıp verdiği dönem3
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği13
- manipülasyoncu kişilik bozukluğu3
- izmirbeyefendisi6
- başakşehir gs den puan alsın eşek gibi anırırım2
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi4
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- sevgilim var8
- şeytan'ın ağır işsiz olması2
- durduramazsınız ak parti geliyor9
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- anın görüntüsü22
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- sarapci koala55
- bacha bazi3
- seri eksicinin parfümü2
- allah beni cennete alacak mı diye endişelenmek5
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- keçiboynuzu5
- bu dünya hayatının ebedi olması4
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- tebliğciler3
- adana demirspor5
- gemi2
- israiliyat2
- melih gökçek'in şüpheli sıfatıyla ifade vermesi2
- sevgilinin erkek kadın kuaförüne gitmesi2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci10
son yayınlanan bölümüyle tabiri caizse ağzıma sıçmıştır.
3 gün önce babasını kaybetmiş olan arkadaşın evinden gelmiştim. günün pazartesi olduğunu unutmuşum. hoş aklımda hiçbir şey yoktu zaten... tam dizi başlamış, özeti bitmiş eve girmişim. babacığım yorgun, uyumaya gitmiş. annem salonda, beni beklerken ezel'e bakıyormuş arada. oturdum izlemeye başladım bende. kafam dağılsın biraz dedim. ezel bu dağılır mı kafa... öyle bir bölüm yapmışlarki bu sefer hep "baba- evlat" ilişkisi üzerine... aklımda babasını kaybeden arkadaş, gözlerim dolu dolu. ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. bir damlası kaçsa gözümden arkası kesilmez biliyorum. yalnız olsam hıçkıra hıçkıra ağlar, rahatlardım belki de. ama annem yanımda. üzülmesin ağladığımı görünce diye gıkımı çıkarmadan oturdum boğazımdaki düğümle.
hani son sahnelerinde dayı dedi ya "o benim kanım değil, o benim canım. o benim son oğlum." diye orda nefesim kesildi iyice. babasını kaybeden bu arkadaş için zamanında "o benim kanım değil ama o benim canım, o benim tek kardeşim" derdim. ama benim "kardeşim" dediğim de zamanında "ömer" gibi mal olduğu için benim için "arkadaş" kaldı sadece.
neyse. eyşan'ın babası ile kardeşi arasında çaresizliği, bahar'ın vicdan mı dersin görünmeyen sevgisi mi dersin dayanamayıp babasının peşinden gitmesi, ömer ve mert'in ameliyata girecek olan babası için telaşı, hele ki mümtaz amcasının ezel'e "senin baban hayatta mı evladım?" sorusundan sonra geçen diyalog da babası mümtaz amcanın *"baba diyeceksin. baba! ne kadar sevdiğini söyleyeceksin ona. söz ver bana" demesi, ezel'in söz vermesi ve birkaç saniye sonra "baba!" demesi, haykırması resmen...
her bölümü çok acayip de bu bölümü beni mahvetti be sözlük!
diziyi izlerken bile içimden hep o arkadaş ve onun kardeşi için "inşallah bir gün bu bölümün tekrarına falan denk gelmezler" diye geçirdim. inşallah...
3 gün önce babasını kaybetmiş olan arkadaşın evinden gelmiştim. günün pazartesi olduğunu unutmuşum. hoş aklımda hiçbir şey yoktu zaten... tam dizi başlamış, özeti bitmiş eve girmişim. babacığım yorgun, uyumaya gitmiş. annem salonda, beni beklerken ezel'e bakıyormuş arada. oturdum izlemeye başladım bende. kafam dağılsın biraz dedim. ezel bu dağılır mı kafa... öyle bir bölüm yapmışlarki bu sefer hep "baba- evlat" ilişkisi üzerine... aklımda babasını kaybeden arkadaş, gözlerim dolu dolu. ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. bir damlası kaçsa gözümden arkası kesilmez biliyorum. yalnız olsam hıçkıra hıçkıra ağlar, rahatlardım belki de. ama annem yanımda. üzülmesin ağladığımı görünce diye gıkımı çıkarmadan oturdum boğazımdaki düğümle.
hani son sahnelerinde dayı dedi ya "o benim kanım değil, o benim canım. o benim son oğlum." diye orda nefesim kesildi iyice. babasını kaybeden bu arkadaş için zamanında "o benim kanım değil ama o benim canım, o benim tek kardeşim" derdim. ama benim "kardeşim" dediğim de zamanında "ömer" gibi mal olduğu için benim için "arkadaş" kaldı sadece.
neyse. eyşan'ın babası ile kardeşi arasında çaresizliği, bahar'ın vicdan mı dersin görünmeyen sevgisi mi dersin dayanamayıp babasının peşinden gitmesi, ömer ve mert'in ameliyata girecek olan babası için telaşı, hele ki mümtaz amcasının ezel'e "senin baban hayatta mı evladım?" sorusundan sonra geçen diyalog da babası mümtaz amcanın *"baba diyeceksin. baba! ne kadar sevdiğini söyleyeceksin ona. söz ver bana" demesi, ezel'in söz vermesi ve birkaç saniye sonra "baba!" demesi, haykırması resmen...
her bölümü çok acayip de bu bölümü beni mahvetti be sözlük!
diziyi izlerken bile içimden hep o arkadaş ve onun kardeşi için "inşallah bir gün bu bölümün tekrarına falan denk gelmezler" diye geçirdim. inşallah...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar