bugün
- yoran insanların ortak özellikleri6
- basit bir insan olmak4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- coca cola zero gerçekten zararlı mı10
- özel hayat2
- arkadaşlar uyudunuz mu7
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- almanya7
- gece denize girmek20
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- z kuşağı3
- yazarların 3 dilek hakkı olsa dileyecekleri 3 şey3
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak4
- sibel can3
- danimarka5
- manifest grubu vs tarkan16
- yeni parti51
- içi ve dışı farklı olan insan7
- mehdiye inanıyor musunuz10
- hikayeyi devam ettir52
- luks araba almak6
- islam düşmanlarına bir soru9
- bir insanın arkasından konuşmak6
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- bugün farklı bi gün değil aslında4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- nickten isim tahmini yapmak72
- kızların sürekli laf sokmaya çalışması3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- eren kaşıkçı6
- zaman baba11
- sözlük kızlarının kekleri11
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- dolunayı seyretmek4
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- trakya'nın çok süper bir yer olması3
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak9
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin7
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- gelecek partisi4
- gürcistan2
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- cherry tiggo4
- bülent ersoy2
- termosa bira koymak2
nasıl lan nasıl! 7 sayfa boyunca rafet el roman'ın şarkısından nasıl sadece iki üç entryde bahsedilir? o memooo, ayıptır yaptığınız!
biliyorsunuz ki rafet el roman'ın böyle bir şarkısı vardı zamanında. hani amerika'nın ne kadar macera dolu bir yer olduğunu anlatıyordu memo'ya. eski şarkıları kurcalarken buna rast geldim. tekrar bir dinleyeyim dedim ve olaylar gelişti...
şimdi bu öyle bir şarkı ki, nasıl anlatsam neresinden başlasam bilemedim. şarkıdaki amerika propagandasının ebatıyla mı başlasam? evet, öyle başlasam. el roman amcamız öyle bir amerika portresi çizmiş ki amerikalının birini çağırıp sizin memleketi öv desen bu kadar övemez. bir yer düşünün ki insanlar var bir sürü. siyahı, kırmızısı, beyazı, turuncusu... ve bu insanlar sokaklarda dans ediyorlar sürekli. sokak dediysek senin bildiğin sokaklar gibi değil. ne sandın oğlum? amerika burası. evler karışıyor bulutlara. öyle bir yer. o evlerin önünde de koca koca sokaklar. sokaklarda da dans etmekten başka işi olmayan bir yığın rengarenk insan. ha, bir de basketbol var tabi. basketbol oynuyorlar sokaklarda. görüyor musun macerayı? macera dolu değil mi? daha dur, neler var. bu dans eden ve basketbol oynayan insancıklar gece olunca da senin benim gibi evlerine çekilmiyorlar. varilleri ateşe veriyorlar. etraf böyle sis, duman ve canki oluyor. canki ne diye sorma bana. bilmiyorum. amerika görmüşlüğüm yok ki işte. ama kanımca bunlar varillerin içinde ateş yandığında ortaya çıkan bir şeyler ya da kişiler topluluğu. el roman amca'nın anlattıklarından ben onu anladım. tabi ateş yanınca o repçiler, rakçılar hep sokağa dökülüyor. o memo, inanamazsın macera dolu bir yer burası. hele teksas diye bir yer var ki burada herkes çizme, fötr, kot pantelon(pantolon değil, sakın!). öyle bir yaşam inan memo.
işte böyle bir yer rafet el roman amca'nın betimlediği amerika. amerika'nın nerelerini gezmiş bilemedim. rafet harikalar diyarında... hadi bu kadar abartıyı anlıyorum yine. memo'ya hava atacak ya çakal. ama güzel kardeşim, bu kadar abuk şey anlattın da bunu maceraya nasıl bağladın? dans eden, basketbol oynayan zenciler mi adrenalin salgılanmasına sebep oluyor senin vücudunda? ulan, adam kot pantelon giyiyor diye niye macera doluyor amerika? memo'yu kekleyecen falan tamam da en azından başından geçen hakiki bir macera anlat be!
bunlar bir yana; adam sonuçta yazmış, söylemiş. pespembe bir amerika düşlettirmiş o dönemin küçüklerine. bush gibi bir adam varken hala amerika'ya ses etmedik, "müttefiktir olm" dediysek bu şarkı sayesindedir. ama amerika bunun kıymetini bildi mi? nerdeeee... obama'nın başkanlığı devralma törenleri esnasında zilyon tane sanatçı bozması davet edildi beyaz saray'a da bizim el romanımız niye davet edilmedi. adam amerika kültür elçiliği yaptı beleşe. vefa sadece bir semt ismi olarak kalmış meğer. yok lan, bunlarda öyle bir semt de yok tabi. ne arar amerika'da vefa. ne diyeyim, yatacak yeriniz yok lan sizin! afganistan'a, ırak'a girdiniz ses etmedim ama sabrım taştı o devir teslim şeysi esnasında. ayıp ulan.
halbuki şarkı o kadar etkiliydi ki memo bile bu kadar övgüden sonra dayanamayıp nba'e basketbol oynamaya gittiydi. tabi, o memo bizim okur memo işte. bilmiyor muydunuz?
biliyorsunuz ki rafet el roman'ın böyle bir şarkısı vardı zamanında. hani amerika'nın ne kadar macera dolu bir yer olduğunu anlatıyordu memo'ya. eski şarkıları kurcalarken buna rast geldim. tekrar bir dinleyeyim dedim ve olaylar gelişti...
şimdi bu öyle bir şarkı ki, nasıl anlatsam neresinden başlasam bilemedim. şarkıdaki amerika propagandasının ebatıyla mı başlasam? evet, öyle başlasam. el roman amcamız öyle bir amerika portresi çizmiş ki amerikalının birini çağırıp sizin memleketi öv desen bu kadar övemez. bir yer düşünün ki insanlar var bir sürü. siyahı, kırmızısı, beyazı, turuncusu... ve bu insanlar sokaklarda dans ediyorlar sürekli. sokak dediysek senin bildiğin sokaklar gibi değil. ne sandın oğlum? amerika burası. evler karışıyor bulutlara. öyle bir yer. o evlerin önünde de koca koca sokaklar. sokaklarda da dans etmekten başka işi olmayan bir yığın rengarenk insan. ha, bir de basketbol var tabi. basketbol oynuyorlar sokaklarda. görüyor musun macerayı? macera dolu değil mi? daha dur, neler var. bu dans eden ve basketbol oynayan insancıklar gece olunca da senin benim gibi evlerine çekilmiyorlar. varilleri ateşe veriyorlar. etraf böyle sis, duman ve canki oluyor. canki ne diye sorma bana. bilmiyorum. amerika görmüşlüğüm yok ki işte. ama kanımca bunlar varillerin içinde ateş yandığında ortaya çıkan bir şeyler ya da kişiler topluluğu. el roman amca'nın anlattıklarından ben onu anladım. tabi ateş yanınca o repçiler, rakçılar hep sokağa dökülüyor. o memo, inanamazsın macera dolu bir yer burası. hele teksas diye bir yer var ki burada herkes çizme, fötr, kot pantelon(pantolon değil, sakın!). öyle bir yaşam inan memo.
işte böyle bir yer rafet el roman amca'nın betimlediği amerika. amerika'nın nerelerini gezmiş bilemedim. rafet harikalar diyarında... hadi bu kadar abartıyı anlıyorum yine. memo'ya hava atacak ya çakal. ama güzel kardeşim, bu kadar abuk şey anlattın da bunu maceraya nasıl bağladın? dans eden, basketbol oynayan zenciler mi adrenalin salgılanmasına sebep oluyor senin vücudunda? ulan, adam kot pantelon giyiyor diye niye macera doluyor amerika? memo'yu kekleyecen falan tamam da en azından başından geçen hakiki bir macera anlat be!
bunlar bir yana; adam sonuçta yazmış, söylemiş. pespembe bir amerika düşlettirmiş o dönemin küçüklerine. bush gibi bir adam varken hala amerika'ya ses etmedik, "müttefiktir olm" dediysek bu şarkı sayesindedir. ama amerika bunun kıymetini bildi mi? nerdeeee... obama'nın başkanlığı devralma törenleri esnasında zilyon tane sanatçı bozması davet edildi beyaz saray'a da bizim el romanımız niye davet edilmedi. adam amerika kültür elçiliği yaptı beleşe. vefa sadece bir semt ismi olarak kalmış meğer. yok lan, bunlarda öyle bir semt de yok tabi. ne arar amerika'da vefa. ne diyeyim, yatacak yeriniz yok lan sizin! afganistan'a, ırak'a girdiniz ses etmedim ama sabrım taştı o devir teslim şeysi esnasında. ayıp ulan.
halbuki şarkı o kadar etkiliydi ki memo bile bu kadar övgüden sonra dayanamayıp nba'e basketbol oynamaya gittiydi. tabi, o memo bizim okur memo işte. bilmiyor muydunuz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar