bugün
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması31
- yazarların en malımsı özellikleri10
- yazarların fobileri12
- mazot fiyatlarının suçlusu19
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- kütüğü mut olan bir erkeği eve damat getirmek4
- ioçk'nın müziği7
- nick vermeden bir yazara seslen10
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- sözlük yazarlarının saatleri13
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı13
- 174 kaslı mühendis9
- ismet gürbüz5
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- barbara palvin'i yıldız tilbe ile aldatmak2
- zorunlu eğitim2
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- almanya da yaşayan yazarlar8
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları24
- şeytanın bile israil'e karşı olması7
- 195 kaslı pilot10
- borsa istanbul3
- islamda namaz yoktur37
- heidinin dedesi5
- heidinin terörist olma ihtimali5
- beni eğlendirin3
- sözlüğe video yükleyebilmek3
- iblis'in sesini duymak4
- sevgiliyle sabaha kadar çığlık serisini izlemek3
- olsa da yesek3
- pakistan'ın hindistan'a nota vermesi2
- padişahların aşk şiiri yazma samimiyetsizliği6
- şeftali11
- sözlüğün reisi kim anketi19
- gelecekteki sevgiliye not3
- kitap okurken not almak2
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- ikiz doğurmak6
- yazarların güncel flört listesi6
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- borsa8
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak6
- kanal i zasyon3
- tırrex2
- sevilen kıza cv yollamak7
- manifestten hangi kızla sevişirdin4
pişmanlığın toksik utanca dönüşümünü engellemenin en delikanlı yolu ayna kullanmaktır. fakat en kötüsü, ayna gereksinimi dahi duyulmayan kimi durumlarda peyda olan o kıvrandırıcı can sıkıntısıdır ki sızılmadık tek bir alan kalmayana değin kendine siktir çekebilmekten geçiyormuş sarsılan egonun kompanse edilişi; test edildi - onaylandı. kendi modernimizde farkına vardığımız tüm yeni detaylar yüksek duyarlılıklı ilkelimizi yüceltebileceğimiz ayrıksı bir bakışım alanı yaratıyor. and since we know an end will come.
*yok bu beni kesmedi*
pişman olunanın, o ân'ın çoğulladığı bigâneliğin kışkırtıcı yanılsamasının etkisi çoğu kez uzun sürmez. bu da ruh sağaltımı gerektiren, ileride adı 'alışıldık' diye anılacak olan mütemadi öğrenim sürecinin bir parçası. üniversite sınavının bir sene evveline gitmeyi ilk kez gerçekten istediğinde, küs ayrıldığın, düşman kaldığın, ayrı gittiğin birini ilk kez düşünüp keşkelendirdiklerinin lejantında "aman ya sikerim nedir" fikrine yine ilk kez uğradığında, yanisi her pişmanlığı yine kendi kompleks mantığında kendi fikrinin doğruluğuna, güzelliğine, iyiliğine yorduğunda bir kez daha pişman olarak görünür toplamda üzülüyorsun. şimdi ben adına insan olma ağırlığı derim, sen "amına kodumun salağı" dersin. değişikmiş bak o da. 'tekhnem dolu müfsidle'. yine de zamanın zihne kodladığı 'zaten' stereotiplerinin geçen zamanla muarızların hiddetini dindirmesini bekleyip; başta olumsuz olan anlamın nötr'e evrilmesini, şehre belki bir film gelir umuduyla işte, kotaramamak. uzlaşılamıyordu. protokooperasyonu bilmiyorlardı, besbelli yürümüyordu, karaya oturmuştu, şimdi de suya ihtiyaç duyuyordu, yetinmiyordu, merdivenleri çıkıyordum, yanımızda farklı insanlar, farklı konumlarda farklı yerlerde farklı uzamlarda geçmişten sek-sek; bu bi şehri bir diğerine terk edip gitme anksiyetesinin baş vermesi. boğazlı kazağım yoruyordu. masaların arasında dolanan masa boyunda bir çocuk; cebimdeki tüm bozukluklar ikimilyondörtyüzbinlira ediyordu (10kuruşum daha olsa sakızı haketmiş oluyordum), doğal bir afetti, evet birazdan bira içecektim. döndüğümde gitmiştim.
*yok bu beni kesmedi*
pişman olunanın, o ân'ın çoğulladığı bigâneliğin kışkırtıcı yanılsamasının etkisi çoğu kez uzun sürmez. bu da ruh sağaltımı gerektiren, ileride adı 'alışıldık' diye anılacak olan mütemadi öğrenim sürecinin bir parçası. üniversite sınavının bir sene evveline gitmeyi ilk kez gerçekten istediğinde, küs ayrıldığın, düşman kaldığın, ayrı gittiğin birini ilk kez düşünüp keşkelendirdiklerinin lejantında "aman ya sikerim nedir" fikrine yine ilk kez uğradığında, yanisi her pişmanlığı yine kendi kompleks mantığında kendi fikrinin doğruluğuna, güzelliğine, iyiliğine yorduğunda bir kez daha pişman olarak görünür toplamda üzülüyorsun. şimdi ben adına insan olma ağırlığı derim, sen "amına kodumun salağı" dersin. değişikmiş bak o da. 'tekhnem dolu müfsidle'. yine de zamanın zihne kodladığı 'zaten' stereotiplerinin geçen zamanla muarızların hiddetini dindirmesini bekleyip; başta olumsuz olan anlamın nötr'e evrilmesini, şehre belki bir film gelir umuduyla işte, kotaramamak. uzlaşılamıyordu. protokooperasyonu bilmiyorlardı, besbelli yürümüyordu, karaya oturmuştu, şimdi de suya ihtiyaç duyuyordu, yetinmiyordu, merdivenleri çıkıyordum, yanımızda farklı insanlar, farklı konumlarda farklı yerlerde farklı uzamlarda geçmişten sek-sek; bu bi şehri bir diğerine terk edip gitme anksiyetesinin baş vermesi. boğazlı kazağım yoruyordu. masaların arasında dolanan masa boyunda bir çocuk; cebimdeki tüm bozukluklar ikimilyondörtyüzbinlira ediyordu (10kuruşum daha olsa sakızı haketmiş oluyordum), doğal bir afetti, evet birazdan bira içecektim. döndüğümde gitmiştim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar