bugün
- amedspor16
- dışarıda yemek yemek4
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı6
- gocu aslında influncer11
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir2
- 1 kasım 2026 sivasspor boluspor maçı3
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
- fener liverpoolu yenerse sakso geliyormuş2
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- film izleyememek3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- peygamberlerin mücadele ettiği kişiler2
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- bursa daki indirimli sıvı yağ izdihamı2
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması5
- manevi danışman2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta2
- kars 36 spor6
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- çobanlık yaptığı köyüne pilot olarak döndü2
- emevi kanunlarının allahın kanunu diye yutturmak2
- karın ağrısı ve diş ağrısı ile uyanmak3
- kafaya taka taka yaşarsın içine ata ata ölürsün2
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- kasım ayı4
- yazarların pazar günü planları4
- öbür sözlükle ulu farkı3
- ai otomatik silme4
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- poponun maddenin 3 halini çıkarması2
- soru sormayan yetişkinler3
- pazar günü yapılacak en iyi şey2
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- islam4
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- fenerbahçe13
- bik bik 219
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- pazar günleri 14 saattir2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- kerem aktürkoğlu6
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- almanya ve fransa da sokak protestoları3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
pişmanlığın toksik utanca dönüşümünü engellemenin en delikanlı yolu ayna kullanmaktır. fakat en kötüsü, ayna gereksinimi dahi duyulmayan kimi durumlarda peyda olan o kıvrandırıcı can sıkıntısıdır ki sızılmadık tek bir alan kalmayana değin kendine siktir çekebilmekten geçiyormuş sarsılan egonun kompanse edilişi; test edildi - onaylandı. kendi modernimizde farkına vardığımız tüm yeni detaylar yüksek duyarlılıklı ilkelimizi yüceltebileceğimiz ayrıksı bir bakışım alanı yaratıyor. and since we know an end will come.
*yok bu beni kesmedi*
pişman olunanın, o ân'ın çoğulladığı bigâneliğin kışkırtıcı yanılsamasının etkisi çoğu kez uzun sürmez. bu da ruh sağaltımı gerektiren, ileride adı 'alışıldık' diye anılacak olan mütemadi öğrenim sürecinin bir parçası. üniversite sınavının bir sene evveline gitmeyi ilk kez gerçekten istediğinde, küs ayrıldığın, düşman kaldığın, ayrı gittiğin birini ilk kez düşünüp keşkelendirdiklerinin lejantında "aman ya sikerim nedir" fikrine yine ilk kez uğradığında, yanisi her pişmanlığı yine kendi kompleks mantığında kendi fikrinin doğruluğuna, güzelliğine, iyiliğine yorduğunda bir kez daha pişman olarak görünür toplamda üzülüyorsun. şimdi ben adına insan olma ağırlığı derim, sen "amına kodumun salağı" dersin. değişikmiş bak o da. 'tekhnem dolu müfsidle'. yine de zamanın zihne kodladığı 'zaten' stereotiplerinin geçen zamanla muarızların hiddetini dindirmesini bekleyip; başta olumsuz olan anlamın nötr'e evrilmesini, şehre belki bir film gelir umuduyla işte, kotaramamak. uzlaşılamıyordu. protokooperasyonu bilmiyorlardı, besbelli yürümüyordu, karaya oturmuştu, şimdi de suya ihtiyaç duyuyordu, yetinmiyordu, merdivenleri çıkıyordum, yanımızda farklı insanlar, farklı konumlarda farklı yerlerde farklı uzamlarda geçmişten sek-sek; bu bi şehri bir diğerine terk edip gitme anksiyetesinin baş vermesi. boğazlı kazağım yoruyordu. masaların arasında dolanan masa boyunda bir çocuk; cebimdeki tüm bozukluklar ikimilyondörtyüzbinlira ediyordu (10kuruşum daha olsa sakızı haketmiş oluyordum), doğal bir afetti, evet birazdan bira içecektim. döndüğümde gitmiştim.
*yok bu beni kesmedi*
pişman olunanın, o ân'ın çoğulladığı bigâneliğin kışkırtıcı yanılsamasının etkisi çoğu kez uzun sürmez. bu da ruh sağaltımı gerektiren, ileride adı 'alışıldık' diye anılacak olan mütemadi öğrenim sürecinin bir parçası. üniversite sınavının bir sene evveline gitmeyi ilk kez gerçekten istediğinde, küs ayrıldığın, düşman kaldığın, ayrı gittiğin birini ilk kez düşünüp keşkelendirdiklerinin lejantında "aman ya sikerim nedir" fikrine yine ilk kez uğradığında, yanisi her pişmanlığı yine kendi kompleks mantığında kendi fikrinin doğruluğuna, güzelliğine, iyiliğine yorduğunda bir kez daha pişman olarak görünür toplamda üzülüyorsun. şimdi ben adına insan olma ağırlığı derim, sen "amına kodumun salağı" dersin. değişikmiş bak o da. 'tekhnem dolu müfsidle'. yine de zamanın zihne kodladığı 'zaten' stereotiplerinin geçen zamanla muarızların hiddetini dindirmesini bekleyip; başta olumsuz olan anlamın nötr'e evrilmesini, şehre belki bir film gelir umuduyla işte, kotaramamak. uzlaşılamıyordu. protokooperasyonu bilmiyorlardı, besbelli yürümüyordu, karaya oturmuştu, şimdi de suya ihtiyaç duyuyordu, yetinmiyordu, merdivenleri çıkıyordum, yanımızda farklı insanlar, farklı konumlarda farklı yerlerde farklı uzamlarda geçmişten sek-sek; bu bi şehri bir diğerine terk edip gitme anksiyetesinin baş vermesi. boğazlı kazağım yoruyordu. masaların arasında dolanan masa boyunda bir çocuk; cebimdeki tüm bozukluklar ikimilyondörtyüzbinlira ediyordu (10kuruşum daha olsa sakızı haketmiş oluyordum), doğal bir afetti, evet birazdan bira içecektim. döndüğümde gitmiştim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar