bugün
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın25
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- rafael leao5
- wada 35 yaşında4
- gammazların dönüşü3
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- uğurcan'ın konya'ya kroşesi tabii ki kırmızı yok3
- melike şahin'in çocuğuna ali robin ismi koyması3
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar2
- sabah akşam ayak muhabbeti yapan sözlük4
- sen neredesin3
- akp'li yayman'ın fon krizi açıklaması4
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa6
- teomancalmasur23
- dinde sigorta3
- gina marano2
- psikolog2
- borsa 10 000 lere gidebilir mi6
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- sizin taptıklarınız ayağımın altındadır diyen kız4
- ekşi sözlük vs inci sözlük vs uludağ sözlük2
- konya3
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- necati arabacının 1 yıldır cezaevinde tutulması3
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan5
- savcı sayan3
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- el chadaille bitshiabu3
- türkiye9
- ismet vel frenk ibni kasım el italyani4
- müezzinzade ismed vel yüksek volumevi3
- portakal soyulur mu2
- noodle4
- herzevekil11
- nervio14
- nervio nerede4
- ayaklarıyla yürüyen kız3
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- araba2
- türk solu16
- istanbul11
- bileklik2
- cumhuriyet halk partisi3
- gaziantep2
- diyarbakır2
- van2
- erzurum2
...
"Küçük şeylerle mutlu olmayı bilmek lazım" gibi zırvalar vardır ya, işte biz aynen o laflardaki gibiydik. Küçük ama mutlu bi hayatımız vardı. Dolaptan kestiğim bi parça kaşar peynirine sevinirdi. Susadığı zaman götürdüğüm bi bardak suyun yüzünde yarattığı mutluluğu görmeniz gerekirdi beni anlamanız için. Sabahları sağlıklı olalım diye tek bi aspirini içip "Şimdi mükemmel olduk" diye salak salak sevinirdik. Bahar geldiğinde balkonu çevreleyen ağaçların yaprakları yeşerip her yer yemyeşil olduğunda dünyanın en mutlu ikilisi olurduk. insan burnuna Çin yağı sürüp uyuyacak diye sevinir mi? Bazısı seviniyormuş, o da bana denk gelmiş. Şans işi işte.
Bir yandan da birbirimize hiç benzemezdik. Zevklerimiz çok farklıydı ama bana her zaman yeni bir şeyler gösterirdi. insan olmayı, çevremi sevmeyi Nursel'den öğreniyordum, daha da alacak çok dersim vardı. Krediler tamamlanmadan kaçtı gitti, bizim krediler de yandı badem oldu. Daha öğrenecek çok şeyim vardı.
http://www.radikal.com.tr...03.2010&CategoryID=41
eşini kaybedişinin ardından radikal'de yazdığı bu ilk yazı belki birilerine bir doz hafif gelmiş olabilir fakat özellikle alıntıladığım kısımları beni çok düşündürdü ve hüzünlendirdi. böylesine hayat dolu bir adamın bu üzücü kaybın ardından ıssız bir adada inzivaya çekilmesi en beklenmedik hareket olurdu zaten. insan tanık olduğu her hikayede (buradaki gibi yaşamın ta kendisi olsa da evet hikaye gibi bir yandan) başrolle kendini eşleştiriyor ve ben böylesine hayatımın merkezine koyacağım kişinin, yanındayken sezyum'un anlattığı kadar mutlu olacağımız birinin kaybını bu kadar başı dik bir şekilde atlatabilir miydim? buna rahatlıkla evet diyebileceğimi pek sanmıyorum. kendisine baş sağlığı, eşine rahmet dilerken beni de daha tatmadığım bir mutluluk duygusunu kaybetmenin, birden boşluğa düşme hissinin nasıl atlatılabileceğine dair düşüncelere ve hüzne saldığı için kendisine ne diyeceğimi bilemiyorum...
"Küçük şeylerle mutlu olmayı bilmek lazım" gibi zırvalar vardır ya, işte biz aynen o laflardaki gibiydik. Küçük ama mutlu bi hayatımız vardı. Dolaptan kestiğim bi parça kaşar peynirine sevinirdi. Susadığı zaman götürdüğüm bi bardak suyun yüzünde yarattığı mutluluğu görmeniz gerekirdi beni anlamanız için. Sabahları sağlıklı olalım diye tek bi aspirini içip "Şimdi mükemmel olduk" diye salak salak sevinirdik. Bahar geldiğinde balkonu çevreleyen ağaçların yaprakları yeşerip her yer yemyeşil olduğunda dünyanın en mutlu ikilisi olurduk. insan burnuna Çin yağı sürüp uyuyacak diye sevinir mi? Bazısı seviniyormuş, o da bana denk gelmiş. Şans işi işte.
Bir yandan da birbirimize hiç benzemezdik. Zevklerimiz çok farklıydı ama bana her zaman yeni bir şeyler gösterirdi. insan olmayı, çevremi sevmeyi Nursel'den öğreniyordum, daha da alacak çok dersim vardı. Krediler tamamlanmadan kaçtı gitti, bizim krediler de yandı badem oldu. Daha öğrenecek çok şeyim vardı.
http://www.radikal.com.tr...03.2010&CategoryID=41
eşini kaybedişinin ardından radikal'de yazdığı bu ilk yazı belki birilerine bir doz hafif gelmiş olabilir fakat özellikle alıntıladığım kısımları beni çok düşündürdü ve hüzünlendirdi. böylesine hayat dolu bir adamın bu üzücü kaybın ardından ıssız bir adada inzivaya çekilmesi en beklenmedik hareket olurdu zaten. insan tanık olduğu her hikayede (buradaki gibi yaşamın ta kendisi olsa da evet hikaye gibi bir yandan) başrolle kendini eşleştiriyor ve ben böylesine hayatımın merkezine koyacağım kişinin, yanındayken sezyum'un anlattığı kadar mutlu olacağımız birinin kaybını bu kadar başı dik bir şekilde atlatabilir miydim? buna rahatlıkla evet diyebileceğimi pek sanmıyorum. kendisine baş sağlığı, eşine rahmet dilerken beni de daha tatmadığım bir mutluluk duygusunu kaybetmenin, birden boşluğa düşme hissinin nasıl atlatılabileceğine dair düşüncelere ve hüzne saldığı için kendisine ne diyeceğimi bilemiyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar