bugün
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci12
- kurusıkı3
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- serhat kılıç16
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tai lung42
- en sevmediğin insan tipleri8
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- ikinci defa askere gitmek7
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- bir kızla dalga geçmek6
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- claudian clouds22
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- mavi göz7
- gizli hesap6
- sözlük whatsapp grupları13
- friedrich hegel la bi cay icek12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- sarapci koala47
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- islam'ın hak dini olması6
- melissa vargas7
- namazın amacı6
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- millet dediğin2
- enayimiknatisii32
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- anın görüntüsü25
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- gece vardiyası yazarlar4
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- kahverengi gözlü olmak4
- deccal internetten çıkacak9
- fenerbahçe15
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- geceye bir mesaj birak2
psikiyatristlerin tedavi maksatlı önerdikleri topluluk.
ısrarlara dayanamayıp bir göreyim dedim kendisini. psikiyatrı yani. belki de psikologdur, sormadım kendisine. girerken bakmadım da hiç kapıya. "derdin ne genç adam?" gibisinden sorularını sordu. beklediğim gibiydi. uzun uzun anlattım, bütün nefretimle, bir arkadaşıma anlatır gibi, bir roman yazar gibi sümkürdüm içimdekileri. "kız arkadaşımın başkalarıyla olmasından korkuyorum" bile dedim. "korkunu yenmek için onun üzerine gitmelisin" dediğinde "ne yani, gözümün önünde adamlarla fingirdeştireyim mi kızı?" diye çemkirdim. öyle şeyler...
sonra o da fark etti. "son zamanlarda aniden vazgeçtiğin bir alışkanlığın var mı?" diye sordu. düşündüm. bağımlısı olduğum şeylerin hiçbirinden vazgeçmemiştim, her şey normal gidiyordu. ama inanılmaz başım ağrıdığından ve daima yorgun olduğumdan müzik dinlemiyordum. yavşak bir ifadeyle "uzun zamandır rammstein dinleyemiyorum, dinlemek istediğimde yorulur oldum" dedim.
"başın çatlayana kadar dinle" dedi. rammstein'dan korktuğumu mu sanıyordu yoksa? üzerine gitmem gereken korkulardan biri miydi bu? belki. eve geldikten sonra ödevi, football manager'ı, sözlüğü, sevgiliyi falan siktir ettim. kendi sapık dünyama daldım. açtım bir weisses fleisch, wiener blut, waidmanns heil... sonra bön bön bakarak ein lied dinledim. klavier diye höykürdüm.
bir kez daha inandım mna koyim, bunlar insan değiller ve insanların içine işleyecek şeyler yapmıyorlar. bu zihniyet, bu fikir, bu his... hiçbir insanda, insan olarak gördüğüm hiç kimsede görmedim. iyi ki varsın rammstein. iyi ki "tanımlanamayan cisim"lere hitap ediyorsun. iyi ki her dizen hayatı seslendiriyor, tanrı'nın gerçeklerini söylüyor.
ich bin bei dir und halte dich, in der dunkelheit!
ısrarlara dayanamayıp bir göreyim dedim kendisini. psikiyatrı yani. belki de psikologdur, sormadım kendisine. girerken bakmadım da hiç kapıya. "derdin ne genç adam?" gibisinden sorularını sordu. beklediğim gibiydi. uzun uzun anlattım, bütün nefretimle, bir arkadaşıma anlatır gibi, bir roman yazar gibi sümkürdüm içimdekileri. "kız arkadaşımın başkalarıyla olmasından korkuyorum" bile dedim. "korkunu yenmek için onun üzerine gitmelisin" dediğinde "ne yani, gözümün önünde adamlarla fingirdeştireyim mi kızı?" diye çemkirdim. öyle şeyler...
sonra o da fark etti. "son zamanlarda aniden vazgeçtiğin bir alışkanlığın var mı?" diye sordu. düşündüm. bağımlısı olduğum şeylerin hiçbirinden vazgeçmemiştim, her şey normal gidiyordu. ama inanılmaz başım ağrıdığından ve daima yorgun olduğumdan müzik dinlemiyordum. yavşak bir ifadeyle "uzun zamandır rammstein dinleyemiyorum, dinlemek istediğimde yorulur oldum" dedim.
"başın çatlayana kadar dinle" dedi. rammstein'dan korktuğumu mu sanıyordu yoksa? üzerine gitmem gereken korkulardan biri miydi bu? belki. eve geldikten sonra ödevi, football manager'ı, sözlüğü, sevgiliyi falan siktir ettim. kendi sapık dünyama daldım. açtım bir weisses fleisch, wiener blut, waidmanns heil... sonra bön bön bakarak ein lied dinledim. klavier diye höykürdüm.
bir kez daha inandım mna koyim, bunlar insan değiller ve insanların içine işleyecek şeyler yapmıyorlar. bu zihniyet, bu fikir, bu his... hiçbir insanda, insan olarak gördüğüm hiç kimsede görmedim. iyi ki varsın rammstein. iyi ki "tanımlanamayan cisim"lere hitap ediyorsun. iyi ki her dizen hayatı seslendiriyor, tanrı'nın gerçeklerini söylüyor.
ich bin bei dir und halte dich, in der dunkelheit!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar