bugün
- hangi renksiniz17
- açık oylayan yazar ne demek istiyor11
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı22
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek4
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam13
- serhat kılıç9
- amedspor23
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri7
- mustafa serhat kılıç3
- sözlükteki şer çetesi12
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- özledim mesajına verilecek cevaplar12
- hıyanet i vataniye kanunu2
- haftasonları entry girmeyen yazar2
- sözlükte herkesin avcı olması12
- ayten alpman2
- sözlükteki zorbalar12
- sudekiray4
- hardallı patates salatası5
- sözlükteki büyücüler6
- sinoplular nasıl insanlardır8
- gocu50
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- slipknot3
- gecenin şarkısı12
- sokaktan kız geçerken kurt gibi uluyan tipler4
- zorunlu eğitim12
- oksizoron2
- takı takmayı çok seven kız7
- kuzukulağı5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- izmirbeyefendisi13
- tuğba ekinci yalnız değildir2
- necip fazıl a sorulmak istenen sorular5
- sovuk kahve3
- sivaslılar6
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı8
- masum erkek6
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü10
- bıçak kemiğe dayandı6
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- tai lung42
- sözlükte içki fotoğrafı paylaşan tip6
- tobey maguire lı spiderman5
- kadir mısıroğlu3
- sözlükte kavga çıkarsa gocunun kini tutuyoruz9
- sözlüğe farklı bir kimlik ile sızmak5
- ağzıyla içemeyen insan6
- deccalin sözlükte olma ihtimali5
'Yazsana hadi..'dedi kadın, 'başkalarının aşklarını uzaktan gözleyip yazmak kolay, yürekliysen kendi yenilgilerini, zaaflarını,hatalrını,yalanlarını ihanetlerini,bir kalemde silip attığın seni sevmekten başka hiçbir günahı olmayan o insanları yazsana..'
şaşırdı adam, böyle bir meydan okumayla karşılaşmamıştı bugüne kadar.şimdiye kadar kim girdiyse hayatına sadece kendi çizdiği sınırlar içerisinde kalmasını sağlamıştı. ancak onun izin verdiği noktaya kadar erişebilirlerdi.daha ötesine değil geçmek,bunu istemeye bile cesaret edemezlerdi. ne oluyordu peki? bu kadın ne sanıyorddu kendini de adamın süeülmemiş topraklrına,keşfedilmemiş kıtalarına doğru adım tabiliyordu? daha da önemlisi adam neden onu kendinden uzak tutamıyordu?
adam kadının yüzüne bakıyor,aklından sürüyle cümle geçiriyor,hiçbirini toparlayıp söyleyemiyordu.kilitlenmişti adata.bulunduğu mekan öylesine küçülmüştü ki, duvarların arasında ezildiğini hissediyor, oradan kaçmak, kendini bilinmez sokaklara atmak, saatlerce, belki de günlerce yürümek istiyordu. birşey tutuyordu onu. sanki oradan kalktığı an, geleceğini, umutlarını, mutluluğunu ve yüreğinde taşımaktn hiç bıkmadığı aşkını da bırakacaktı orada. yine de bir yanı 'kalk ne duruyorsun ? haddini bilmeli bu kadın, kalk ve yürü' diyordu.
oysa kolayı seçmek olacaktı bu. kalkıp gittiği zman kendini o ankinden çok daha iyi hissedecek ama belki yıllarca sor sor bitmez sorularla başbaşa kalacaktı. en kötü yanıtın bile cevaplanmamış bir sorudan çok daha iyi olduğunu öğrenmişti artık. üstelik ne oyun yapacak yaştaydı ne de aşkı küçük dargınlıkların sırtına yükleyip 'seviyorsa arar' basitliğine sığınacak yapıdaydı.
kalkmadı, sevmektan hiç vazgeçmediği o kadının gözlerine bakmayı sürdürüp şunu söyleyebildi sadece...
'say ki yazdım geçmişimi, bu andan sonra içinde senn geçmediğin tek bir satır bile yazabilir mi sanıyorsun? bir başkasını anlatmak için başlanmış cümleler seninle bitecek, öyle olacak. bu yüzden yazdıklarım ne tam olarak seni ne de onları yansıtacak. seninle bu kadar doluyken, içimde aşka dair ne varsa sana yönelmişken senden olmayan birşey yazarsam eğer asıl ve en büyük ihaneti kendime yapmış olmayacak mıyım?'
bir suskunluk gelip ikisinin arasına girdi, kadın adamın yüzüne dikkatlice baktı' seni seviyorum ' dedi,bir tek kelime duyulmadı. adamın yüreğinden kalkan kelebekler kadının saçlarına kondu, o da konuşmadı.
çünkü aşkları var olan bütün kelimeleri çoktan aşmıştı..
şaşırdı adam, böyle bir meydan okumayla karşılaşmamıştı bugüne kadar.şimdiye kadar kim girdiyse hayatına sadece kendi çizdiği sınırlar içerisinde kalmasını sağlamıştı. ancak onun izin verdiği noktaya kadar erişebilirlerdi.daha ötesine değil geçmek,bunu istemeye bile cesaret edemezlerdi. ne oluyordu peki? bu kadın ne sanıyorddu kendini de adamın süeülmemiş topraklrına,keşfedilmemiş kıtalarına doğru adım tabiliyordu? daha da önemlisi adam neden onu kendinden uzak tutamıyordu?
adam kadının yüzüne bakıyor,aklından sürüyle cümle geçiriyor,hiçbirini toparlayıp söyleyemiyordu.kilitlenmişti adata.bulunduğu mekan öylesine küçülmüştü ki, duvarların arasında ezildiğini hissediyor, oradan kaçmak, kendini bilinmez sokaklara atmak, saatlerce, belki de günlerce yürümek istiyordu. birşey tutuyordu onu. sanki oradan kalktığı an, geleceğini, umutlarını, mutluluğunu ve yüreğinde taşımaktn hiç bıkmadığı aşkını da bırakacaktı orada. yine de bir yanı 'kalk ne duruyorsun ? haddini bilmeli bu kadın, kalk ve yürü' diyordu.
oysa kolayı seçmek olacaktı bu. kalkıp gittiği zman kendini o ankinden çok daha iyi hissedecek ama belki yıllarca sor sor bitmez sorularla başbaşa kalacaktı. en kötü yanıtın bile cevaplanmamış bir sorudan çok daha iyi olduğunu öğrenmişti artık. üstelik ne oyun yapacak yaştaydı ne de aşkı küçük dargınlıkların sırtına yükleyip 'seviyorsa arar' basitliğine sığınacak yapıdaydı.
kalkmadı, sevmektan hiç vazgeçmediği o kadının gözlerine bakmayı sürdürüp şunu söyleyebildi sadece...
'say ki yazdım geçmişimi, bu andan sonra içinde senn geçmediğin tek bir satır bile yazabilir mi sanıyorsun? bir başkasını anlatmak için başlanmış cümleler seninle bitecek, öyle olacak. bu yüzden yazdıklarım ne tam olarak seni ne de onları yansıtacak. seninle bu kadar doluyken, içimde aşka dair ne varsa sana yönelmişken senden olmayan birşey yazarsam eğer asıl ve en büyük ihaneti kendime yapmış olmayacak mıyım?'
bir suskunluk gelip ikisinin arasına girdi, kadın adamın yüzüne dikkatlice baktı' seni seviyorum ' dedi,bir tek kelime duyulmadı. adamın yüreğinden kalkan kelebekler kadının saçlarına kondu, o da konuşmadı.
çünkü aşkları var olan bütün kelimeleri çoktan aşmıştı..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar