bugün
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- çocuklara verilen farklı isimler3
- tai lung50
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- ölmüş birini özlemek4
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- dünyayı kimler yönetiyor6
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- büyü yapan sözlük yazarları11
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- enayimiknatisii21
- sözlükte cin var mı6
- arkadaşlar bir şey dicem7
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- zorunlu eğitim13
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- salça yapan sözlük kızı10
- sarapci koala55
- havaların soğumaya başlaması3
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- nervio8
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- iyi geceler4
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi6
- victor osimhen10
- demleme usulü makarna5
- geceye bir şiir bırak7
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- fenerbahçe12
- çağımızın ahlak tiyatrosu2
- mucizelere inanıyor musunuz6
- kendini eleştirebilen insan7
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- bu hesap gizlidir3
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- anın görüntüsü21
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim13
- sedat pekmez3
Çok değil iki ay önce Aksiyon Dergisi'nde Behram Kılıç'a röportaj veren Çetin bakalım Terim için neler demiş:
"Fatih Terim'in yanındaki antrenörleri korumadığını belirten Oğuz Çetin, "Terim dominant biri. Çalışırken zorlandınız mı?" şeklindeki soruya, "Zorlanmadım dersem yanlış olur. Ama kamuoyunda görünen Fatih hoca ile bizim içimizdeki Fatih hoca çok farklı. Çalışmalarımızda, inan bana, işleyişin direkt içinde olan benim. Her zaman, ki Metin hoca da öyle, Müfit hoca da öyle ama ben daha aktif, her zaman fikrini söyleyen, direten, konuşan, etkin olmaya çalışan bir yapıdaydım. Fatih hoca bu konularda dışarıya karşı bizi korumamış olabilir, ki korumadı.Çünkü bizim için söylenen çok şeyler oldu. 'Bunlar konuşmaz, susar' gibi eleştiriler oldu. O tip şeyler söylendiğinde ekip başı çıkıp ‘Bir dakika kardeşim! Siz ne diyorsunuz? 'Oğuz şöyledir, Metin böyledir' falan demeliydi bana göre. Demedi." şeklinde yanıt verdi. Oğuz Çetin Fatih Terim'in egosunun kendisini rahatsız edip etmediği şeklindeki bir soruyu, "Kendimden örnek vereyim. Ben Avrupa gördüm, eğitimliyim, belli bir tarzım var. Ama Türkiye bu değil ki. Şimdi Türkiye'de ben hocamı yadırgamıyorum ki. Hoca bu tarzla Türkiye'de bu başarıları elde etti. Hoca kavgacı kimliğini öne çıkarmasa bunları nasıl elde edecekti ki?"
Futbol ekip oyunudur. Başarıyı da, başarısızlığı da paylaşırsın. Beraber gelirsin. Beraber gidersin. Kazanılan kupalarda da ikinci adamlar, yardımcı antrenörlerin kaderidir. Adları fazla anılmaz. Ten Cate değil, Rijkaard; Carlos Quieroz değil, Alex Ferguson; Oğuz Çetin değil, Terim konuşulur. 2010 Dünya Kupası'na gidememenin bir faturası olmalıydı. Terim ve ekibi bu faturayı ödedi ve istifalarını verdiler. Oğuz Çetin'e göre kendisi de istifa etmiş. Süper Lig'de çalışmaya karar vermiş ama Hiddink göreve gelince kendisiyle çalışmak konusunda ısrarcı olmuş. Böyleyse böyle. inanmak zorundayız.
Lakin geçmiş hikayeler bize hiç de öyle demiyor. Oğuz Çetin'in teknik adamlık kariyeri oportünizm üzerine kurulu. Mustafa Denizli'nin ayrılığı sonrasında Lorant ile yola devam eden, Alman teknik adamın gidişinden sorumlu tutulan ve koltuğa kurulan bir Oğuz Çetin hatırlıyoruz Fenerbahçe tarihinde. Büyük futbolcuydu Oğuz Çetin, aynı zamanda da efendi. Tüm kariyerine tanıklık etmiş biri olarak, Metin Tekin ve onun gibi üniversite diplomasına cebine koymuş eski futbolcuların da teknik adamlığa bir adım önde başlayacaklarını ümit ettim. Futbol tarihi büyük futbolcudan büyük teknik adam olmaz'ın örnekleriyle dolu. Maalesef Oğuz Çetin de hiçbir zaman Türk futbolunda kendine teknik adam olarak bir yer edinemedi. Anadolu macerasında iz bıraktığı söylenemez. Diyarbakırspor'a da rica minnet gittiği yazılıp çizilmişti.
Bugün futbol kamuoyunun önüne "Hiddink ile telefon, e-mail ile iletişim kuruyoruz, ona tüm futbolcuları geçmişin önyargıları olmadan anlattım" diyerek çıktı. Burada da Terim dönemine bir dokundurma var ama kendisiyle çelişiyor. Sadece ibrahim Toraman'ın çağrılmaması bile söyledikleriyle icraatlarının çeliştiğinin göstergesidir. Anlamı olmayan bir hazırlık karşılaşmasına 2.5 aydır maç oynamamış Sabri'yi çağırmanın da bir anlamı olmadığı gibi. Basın toplantısının sonunda "Her ne kadar yaşım, tecrübem gereği tek sorumlu olmam gerekiyorsa da şartlar beni buraya itti." diyor. Yaş meselesi anlayamadım ama o şartları hazırlayan ta kendisi. Kusura bakmasın; ayağında krampon varken attığı paslara da, efendiliğine de saygımız sonsuz. Ama oportünist Oğuz Çetin hayat boyu bize hep şu soruyu sordurttu, sordurtmaya devam ediyor: "Acaba Ali Şen haklı mıydı?" Galiba...
Aceto Balsamico
"Fatih Terim'in yanındaki antrenörleri korumadığını belirten Oğuz Çetin, "Terim dominant biri. Çalışırken zorlandınız mı?" şeklindeki soruya, "Zorlanmadım dersem yanlış olur. Ama kamuoyunda görünen Fatih hoca ile bizim içimizdeki Fatih hoca çok farklı. Çalışmalarımızda, inan bana, işleyişin direkt içinde olan benim. Her zaman, ki Metin hoca da öyle, Müfit hoca da öyle ama ben daha aktif, her zaman fikrini söyleyen, direten, konuşan, etkin olmaya çalışan bir yapıdaydım. Fatih hoca bu konularda dışarıya karşı bizi korumamış olabilir, ki korumadı.Çünkü bizim için söylenen çok şeyler oldu. 'Bunlar konuşmaz, susar' gibi eleştiriler oldu. O tip şeyler söylendiğinde ekip başı çıkıp ‘Bir dakika kardeşim! Siz ne diyorsunuz? 'Oğuz şöyledir, Metin böyledir' falan demeliydi bana göre. Demedi." şeklinde yanıt verdi. Oğuz Çetin Fatih Terim'in egosunun kendisini rahatsız edip etmediği şeklindeki bir soruyu, "Kendimden örnek vereyim. Ben Avrupa gördüm, eğitimliyim, belli bir tarzım var. Ama Türkiye bu değil ki. Şimdi Türkiye'de ben hocamı yadırgamıyorum ki. Hoca bu tarzla Türkiye'de bu başarıları elde etti. Hoca kavgacı kimliğini öne çıkarmasa bunları nasıl elde edecekti ki?"
Futbol ekip oyunudur. Başarıyı da, başarısızlığı da paylaşırsın. Beraber gelirsin. Beraber gidersin. Kazanılan kupalarda da ikinci adamlar, yardımcı antrenörlerin kaderidir. Adları fazla anılmaz. Ten Cate değil, Rijkaard; Carlos Quieroz değil, Alex Ferguson; Oğuz Çetin değil, Terim konuşulur. 2010 Dünya Kupası'na gidememenin bir faturası olmalıydı. Terim ve ekibi bu faturayı ödedi ve istifalarını verdiler. Oğuz Çetin'e göre kendisi de istifa etmiş. Süper Lig'de çalışmaya karar vermiş ama Hiddink göreve gelince kendisiyle çalışmak konusunda ısrarcı olmuş. Böyleyse böyle. inanmak zorundayız.
Lakin geçmiş hikayeler bize hiç de öyle demiyor. Oğuz Çetin'in teknik adamlık kariyeri oportünizm üzerine kurulu. Mustafa Denizli'nin ayrılığı sonrasında Lorant ile yola devam eden, Alman teknik adamın gidişinden sorumlu tutulan ve koltuğa kurulan bir Oğuz Çetin hatırlıyoruz Fenerbahçe tarihinde. Büyük futbolcuydu Oğuz Çetin, aynı zamanda da efendi. Tüm kariyerine tanıklık etmiş biri olarak, Metin Tekin ve onun gibi üniversite diplomasına cebine koymuş eski futbolcuların da teknik adamlığa bir adım önde başlayacaklarını ümit ettim. Futbol tarihi büyük futbolcudan büyük teknik adam olmaz'ın örnekleriyle dolu. Maalesef Oğuz Çetin de hiçbir zaman Türk futbolunda kendine teknik adam olarak bir yer edinemedi. Anadolu macerasında iz bıraktığı söylenemez. Diyarbakırspor'a da rica minnet gittiği yazılıp çizilmişti.
Bugün futbol kamuoyunun önüne "Hiddink ile telefon, e-mail ile iletişim kuruyoruz, ona tüm futbolcuları geçmişin önyargıları olmadan anlattım" diyerek çıktı. Burada da Terim dönemine bir dokundurma var ama kendisiyle çelişiyor. Sadece ibrahim Toraman'ın çağrılmaması bile söyledikleriyle icraatlarının çeliştiğinin göstergesidir. Anlamı olmayan bir hazırlık karşılaşmasına 2.5 aydır maç oynamamış Sabri'yi çağırmanın da bir anlamı olmadığı gibi. Basın toplantısının sonunda "Her ne kadar yaşım, tecrübem gereği tek sorumlu olmam gerekiyorsa da şartlar beni buraya itti." diyor. Yaş meselesi anlayamadım ama o şartları hazırlayan ta kendisi. Kusura bakmasın; ayağında krampon varken attığı paslara da, efendiliğine de saygımız sonsuz. Ama oportünist Oğuz Çetin hayat boyu bize hep şu soruyu sordurttu, sordurtmaya devam ediyor: "Acaba Ali Şen haklı mıydı?" Galiba...
Aceto Balsamico
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar