bugün
- diamond bosphoruss denen yazar17
- aktroller5
- deliliğin tedavisi9
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi2
- evlenmeyi başaramamış kadın13
- arkadaşını çalmak2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- buddy dude22
- tunus4
- antalyada öğretmen cinayeti2
- suca suruklenen cocuk5
- türkiye a milli futbol takımı4
- güzel kızların isimleri4
- pazar pazar sabahın köründe yenilmek2
- ona bir şey söyle15
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı2
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı5
- şenol güneş2
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi4
- gocu29
- milli maçı izlemeyen erkek22
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- 2026 dünya kupası5
- kızları etkileme taktikleri4
- iran milli takımı'na los angeles ta protesto2
- deyyus u ekber5
- avustralya10
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı4
- 15 haziran 2026 fildişi sahili ekvador maçı2
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması2
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- en son ne aldınız2
- sevgilisine ayı diyen kız6
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı3
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi4
- türkiye13
- bardağı taşıran son damla7
- chp'nin hali ne olacak58
- uğurcan çakır2
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- barış alper yılmaz2
- sueda uluca5
- kadınlar neyden hoşlanır10
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- en iyi antidepresan19
- vincenzo montella9
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
ben bu yazıyı sana yazdım.
bu saatte yazdım çünkü okuyabilecek insan ne kadar az olursa o kadar iyi olur diye düşündüm.
buraya yazıyorum çünkü bir şeyleri dökmem lazım, birilerini rahatsız etmeden, sessizce...
ben bu yazıyı sana yazdım.
herşeyime, "can" kelimesinin en çok yakıştığı insan olan sana yazdım.
bakıyorum da bugün tam 13 ay olmuştu.
13 ay boyunca bir insana bağlı kalmak.
hayaller kurmak ve onun ötesinde bunları gerçekte yaşamak...
hayallerimiz vardı bizim.
ankara'ya gelecektik birlikte, birlikte okuyacaktık ve hayatlarımızı birlikte şekillendirecektik.
sen bilmiyorsun fakat benim ankara'yı yazmamın tek sebebi sendin.
sırf senin için.
birlikte olalım diye...
yıprandık.
hem de çok.
aşk asla iki kişilik değildir derlerdi de inanmazdım. öyleymiş.
ben senin için, seninle olabilmek için başkalarıyla savaştım.
başkaları ki senin canım dediğin insanlar.
ayrılık çok ağır be sevgilim.
o kadar ağır ki...
şu an tüm yaşama isteğim yavaşça bedenimden çekiliyor. insan böyle anlarda daha mı hassas oluyor nedir, içtiğim sigaranın kanıma karıştığını hissedebiliyorum.
bilmiyorum.
ben hiçbir şey bilmiyorum...
kulağımdaki müzik unutursun diyor.
"bir gün gelir unutursun."
kabullenemiyorum.
kurulan o kadar hayalin, canlandırılan bir çok şeyin katili olmak istemiyorum.
oysa çoktan olmuşum, farkında değilim.
senin gidişinle kalbimdeki tüm mutlulukları yakıyorum ve tüm hüzünlere hoşgeldin diyerek kendimi onlara bırakıyorum.
başkalarının doğrusuyla hareket etmemizdi bizim yanlışımız. başkaları ne der diye düşünür diye bakardın bana gözlerini kocaman kocaman açıp sorarcasına.
bembeyaz tenindeki korkuyu görürdüm ben her seferinde. seninle birlikte ben de korkardım.
sevgili insanı nasıl da değiştiriyor. en ufak ayrıntıyı bile ona ayak uydurma pahasına değiştiriyorsunuz, hayatınızı ona endeksliyorsunuz.
benim hayatımın merkezi 13 aydır sendin. bundan sonra da sen olacaksın.
sen asla inanmazsın böyle laflara. evet senden ayrıldıktan sonra da bir başkasını sevemeyeceğim ömrümün sonuna dek. çünkü sen benim çocuklarımın annesi olmalıydın. birlikte sabahları kahvaltı hazırlayıp, yatakta miskinlik yapmalıydık. ve seninle birlikte ölmeliydim.
hatırlar mısın sana sevgililer gününde mudanyada titreyerek söylediğim şarkıyı... "meleklerin sözü var" demiştim. öyleydi. hala da.
elbette bir başkasıyla beraber olacağım. çünkü bu benim yaradılışım. tutunacak bir insan ararım sürekli sensizliğimde. eş dost dedikleri şey yalan olacak bu durumda.
belki bir ihtimal bir kadın benim gönlümde yer edebilecek, senin kadar olmasa da.
fakat senin kadar sevilmeyecek. senin kadar ihtiraslı bir biçimde, asla!
ben hep hatırlarım.
lanet olası hafızam beni her seferinde yanıltmayacak ve gülümsediğinde ya da gerçekten eğlendiğinde yüzünde oluşan o pembeliği, konuşmanı, teninin kokusunu hep hatırlayacağım.
ben unutmam.
unutamam.
son nefesime kadar seninle birlikte olacağım. madden olmasa bile manen ben hep seninleyim.
hiçbir şeyi değiştirmese de; seni seviyorum meleğim.
not: yazının sonuna kadar okuyan bana özelden mesaj atsın, sırf bunun hatrına seri artı oy veren meleğe dönüşebilirim.
edit: ciddiyim.
aylar sonra gelen edit: şu an bakılınca çok saf ve temiz duygular olarak görünüyor bana bu entry. fakat öyle değil tabi şimdi. beylik laflar etmemek lazım, bunu öğretti bana bu yazı.
unutuluyor.
ve aşık olunuyor tekrardan.
hem de ne aşık olmak..
aylar sonra gelen edit2: olm boşverin lan. aşkı skeyim size bir şey olmasın.
yıllar sonra gelen edit: aşkın amına koyim.
yıllar sonra gelen edit2: beyler kesin bilgi. aşkın amına koyim.
bu saatte yazdım çünkü okuyabilecek insan ne kadar az olursa o kadar iyi olur diye düşündüm.
buraya yazıyorum çünkü bir şeyleri dökmem lazım, birilerini rahatsız etmeden, sessizce...
ben bu yazıyı sana yazdım.
herşeyime, "can" kelimesinin en çok yakıştığı insan olan sana yazdım.
bakıyorum da bugün tam 13 ay olmuştu.
13 ay boyunca bir insana bağlı kalmak.
hayaller kurmak ve onun ötesinde bunları gerçekte yaşamak...
hayallerimiz vardı bizim.
ankara'ya gelecektik birlikte, birlikte okuyacaktık ve hayatlarımızı birlikte şekillendirecektik.
sen bilmiyorsun fakat benim ankara'yı yazmamın tek sebebi sendin.
sırf senin için.
birlikte olalım diye...
yıprandık.
hem de çok.
aşk asla iki kişilik değildir derlerdi de inanmazdım. öyleymiş.
ben senin için, seninle olabilmek için başkalarıyla savaştım.
başkaları ki senin canım dediğin insanlar.
ayrılık çok ağır be sevgilim.
o kadar ağır ki...
şu an tüm yaşama isteğim yavaşça bedenimden çekiliyor. insan böyle anlarda daha mı hassas oluyor nedir, içtiğim sigaranın kanıma karıştığını hissedebiliyorum.
bilmiyorum.
ben hiçbir şey bilmiyorum...
kulağımdaki müzik unutursun diyor.
"bir gün gelir unutursun."
kabullenemiyorum.
kurulan o kadar hayalin, canlandırılan bir çok şeyin katili olmak istemiyorum.
oysa çoktan olmuşum, farkında değilim.
senin gidişinle kalbimdeki tüm mutlulukları yakıyorum ve tüm hüzünlere hoşgeldin diyerek kendimi onlara bırakıyorum.
başkalarının doğrusuyla hareket etmemizdi bizim yanlışımız. başkaları ne der diye düşünür diye bakardın bana gözlerini kocaman kocaman açıp sorarcasına.
bembeyaz tenindeki korkuyu görürdüm ben her seferinde. seninle birlikte ben de korkardım.
sevgili insanı nasıl da değiştiriyor. en ufak ayrıntıyı bile ona ayak uydurma pahasına değiştiriyorsunuz, hayatınızı ona endeksliyorsunuz.
benim hayatımın merkezi 13 aydır sendin. bundan sonra da sen olacaksın.
sen asla inanmazsın böyle laflara. evet senden ayrıldıktan sonra da bir başkasını sevemeyeceğim ömrümün sonuna dek. çünkü sen benim çocuklarımın annesi olmalıydın. birlikte sabahları kahvaltı hazırlayıp, yatakta miskinlik yapmalıydık. ve seninle birlikte ölmeliydim.
hatırlar mısın sana sevgililer gününde mudanyada titreyerek söylediğim şarkıyı... "meleklerin sözü var" demiştim. öyleydi. hala da.
elbette bir başkasıyla beraber olacağım. çünkü bu benim yaradılışım. tutunacak bir insan ararım sürekli sensizliğimde. eş dost dedikleri şey yalan olacak bu durumda.
belki bir ihtimal bir kadın benim gönlümde yer edebilecek, senin kadar olmasa da.
fakat senin kadar sevilmeyecek. senin kadar ihtiraslı bir biçimde, asla!
ben hep hatırlarım.
lanet olası hafızam beni her seferinde yanıltmayacak ve gülümsediğinde ya da gerçekten eğlendiğinde yüzünde oluşan o pembeliği, konuşmanı, teninin kokusunu hep hatırlayacağım.
ben unutmam.
unutamam.
son nefesime kadar seninle birlikte olacağım. madden olmasa bile manen ben hep seninleyim.
hiçbir şeyi değiştirmese de; seni seviyorum meleğim.
not: yazının sonuna kadar okuyan bana özelden mesaj atsın, sırf bunun hatrına seri artı oy veren meleğe dönüşebilirim.
edit: ciddiyim.
aylar sonra gelen edit: şu an bakılınca çok saf ve temiz duygular olarak görünüyor bana bu entry. fakat öyle değil tabi şimdi. beylik laflar etmemek lazım, bunu öğretti bana bu yazı.
unutuluyor.
ve aşık olunuyor tekrardan.
hem de ne aşık olmak..
aylar sonra gelen edit2: olm boşverin lan. aşkı skeyim size bir şey olmasın.
yıllar sonra gelen edit: aşkın amına koyim.
yıllar sonra gelen edit2: beyler kesin bilgi. aşkın amına koyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar