bugün
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar8
- winamp msn messenger half life windows 982
- sözlük içi etkileşimin düşük olması3
- hep kendini suçlamak10
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması4
- son 20 yılın en gıcık lafı13
- havalar da ısındı9
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak6
- çocuğa yabancı isimler vermek2
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- ergenlikten kişilik analizi2
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı10
- şapka2
- sigarayı tersten yakmak4
- güne bir şarkı bırak6
- yalnız yaşamak12
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- araplaşmış türkler3
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- eyüpsultan'da cookie dağıtan kız2
- hazır mantı5
- merhaba arkadaşlar ben geldim2
- türkçe ezana kuduran türk3
- true'ya arkadan sahip olmak16
- baygın koku2
- güne bir söz bırak2
- götü büyük kadın3
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri4
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- çelenk2
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- paşa gönlüm bilir2
- sadece bayan entrylerini okumak5
- ona bir şey söyle17
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek2
- çekyat kanepe kaplatma4
- pizzanın kenarını yememek4
- vazgeçmek3
- uysaljakoben11
- bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması3
- şeytan2
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı4
- hangi manifest kızısın8
- superman rolünü oynayan kişiler2
- iyi bakalım3
- evlenmeyi başaramamış erkek5
ne zaman bir ölüm haberi alsam, yıllardır ama yıllardır mutlaka kendi başıma kalmak istiyorum. her insanın kendini bütün insanlardan gizlediği camdan bir fanusu vardır ya onun gibi işte camdan bir fanusum var onun içine çekilir kendi birbaşınalığımın dehlizlerine inerim. ne zaman ağır yaralı bir insan varsa bu nerde olursa olsun insan olduğumuzu hatırlatır bize. tekrar düşünmemizi sağlar. öğreticidir bilgedir. insan o noktada hala günlük zaaflarının kurbanı olabiliyorsa tıpkı bir kızırderili gibi taptığı doğasını kaybetmiş gibi oluyor. başı dönüyor insanın ve insanlığın. yığılıp yere kapaklanır gibi oluyor. pat diye.
hepimizi bir ana doğurdu efendiler demiş ya nazım usta, onun gibi bir sestir aslında. efendisin, paran-malın-mülkün şan şöhret...var ammma bir ana doğurdu seni. hepimizi. çünkü bende, annem ne zaman hastalansa aniden irkiliyorum. ona bir şey olması düşüncesi başımı döndürüyor. hatta onun yaşlanması... kendisini yıllar sonra görünce o kadar koymuştuki. sapasağlam dişlerinin yaralanmaya başladığını görmek, yüzünde kırışıklıklar... fakat işte gözlerinin içinde parlayan o ışık, hala yeni doğmuş bir çocuğa bakar gibi bakıyor insana -ki sadece annelerindir o efsunlu bakış-. sonra işte insan annesine öyle bir sokuluyorki. sımsıcak bir kucak. sen kırkında olsan da birden dönüyorsun bir yaşına. o koca bir dünya gibi sarıyor. hayatın bütün dertleri kederleri gidiyor ve o en eski en tanıdık en içten kokuların seremonik büyüsüne bırakıyorsun kendini. işte o an düşünüyorsun ya kaybedersem. ben insanın en az yarısını kaybedeceğine inanıyorum. yani insan annesini kaybedince kendi ruhunun bedeninin en az yarısını kaybeder. hem anneler değil midir bizim hodbinliğimizi aniden öldüren. ne kadar da kutsallar ah...
işte bu sebeplerden ötürü bir anne zordaysa insanın yüreği burkuluyor. bu esumayı anlamam için o kadar büyük bir sebepki. çünkü ufak iş bizimki. böyle sanal bir platformda reel yaşamın gündelik saçma didişmeleri. üstelik bomboş sebepler.
ben burdan öncelikle annesinin ellerinden öptüğümü bildiriyorum. kendisine acil şifalar diliyorum. hem önümüz bahar, bahar hep güzel haberler getirir. dileğimiz o ki, bahar güzel şeyler getirsin. bahar sağlık getirsin. bahar bütün doğaya baştan sona hayat verirken yaralanmış her yüreğe de can versin...
hepimizi bir ana doğurdu efendiler demiş ya nazım usta, onun gibi bir sestir aslında. efendisin, paran-malın-mülkün şan şöhret...var ammma bir ana doğurdu seni. hepimizi. çünkü bende, annem ne zaman hastalansa aniden irkiliyorum. ona bir şey olması düşüncesi başımı döndürüyor. hatta onun yaşlanması... kendisini yıllar sonra görünce o kadar koymuştuki. sapasağlam dişlerinin yaralanmaya başladığını görmek, yüzünde kırışıklıklar... fakat işte gözlerinin içinde parlayan o ışık, hala yeni doğmuş bir çocuğa bakar gibi bakıyor insana -ki sadece annelerindir o efsunlu bakış-. sonra işte insan annesine öyle bir sokuluyorki. sımsıcak bir kucak. sen kırkında olsan da birden dönüyorsun bir yaşına. o koca bir dünya gibi sarıyor. hayatın bütün dertleri kederleri gidiyor ve o en eski en tanıdık en içten kokuların seremonik büyüsüne bırakıyorsun kendini. işte o an düşünüyorsun ya kaybedersem. ben insanın en az yarısını kaybedeceğine inanıyorum. yani insan annesini kaybedince kendi ruhunun bedeninin en az yarısını kaybeder. hem anneler değil midir bizim hodbinliğimizi aniden öldüren. ne kadar da kutsallar ah...
işte bu sebeplerden ötürü bir anne zordaysa insanın yüreği burkuluyor. bu esumayı anlamam için o kadar büyük bir sebepki. çünkü ufak iş bizimki. böyle sanal bir platformda reel yaşamın gündelik saçma didişmeleri. üstelik bomboş sebepler.
ben burdan öncelikle annesinin ellerinden öptüğümü bildiriyorum. kendisine acil şifalar diliyorum. hem önümüz bahar, bahar hep güzel haberler getirir. dileğimiz o ki, bahar güzel şeyler getirsin. bahar sağlık getirsin. bahar bütün doğaya baştan sona hayat verirken yaralanmış her yüreğe de can versin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar