bugün
- çocuklara verilen farklı isimler5
- tai lung50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- büyü yapan sözlük yazarları11
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- dünyayı kimler yönetiyor6
- ölmüş birini özlemek4
- enayimiknatisii21
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- salça yapan sözlük kızı10
- sarapci koala55
- arkadaşlar bir şey dicem7
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- sözlükte cin var mı6
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- nervio8
- victor osimhen10
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- s'i l v'e r m'i s t29
- demleme usulü makarna5
- anın görüntüsü21
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim13
- kendini eleştirebilen insan7
- mucizelere inanıyor musunuz6
- geceye bir şiir bırak7
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- zorunlu eğitim13
- havaların soğumaya başlaması3
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- mazotun litresi 90 lira13
- sevgilim var8
--spoiler--
s a n a
i n a t
s e v m e k
y e n i d e n...
Her şeyi silebilirdim sen hariç bu dünyadaki. Öyle düşünürdüm bir zamanlar. Adı neydi sana hissettiklerimin. Hiçbir zaman tanımlayamayacağım zamanlarda. Her şeye sen diye baktığım hayat kavgamı senin için yaptığım zamanlarda. Tarifi yoktu bunun. Kendimi bile tanıyamaz olmuştum. Seni düşünürken ve sorgularken aslında içimde derin bir yolculuğa çıkmıştım. Madem ki sen yoktun ben de başımı aldım içimde çıktım o derin yolculuğa hoşça kal bile demeden sana. Desem de senin için fark etmezdi zaten. Merhaba bile dememiştim ki sana hoşçakalımın ne anlamı vardı sanki...
Yitik bir ülke gibiydi seni sevmek. Toprağımız yoktu kök salacağımız. Senin bambaşka düşlerin vardı içinde benim olmadığım. Farkındaydım sana belli etmeden çırpınıyordum fark edesin diye ama asla olmadı. Madem ki sen yoktun ben de aldırmadım sana nihayet. Diğerleri gibi sıradanlığı seçtim. Sıradan bir hayata merhaba dedim .Madem ki sen yoktun aldırmamalıydım yaşamalıydım. Sensiz meydan okuyacaktım hayata . Önce sana inat yaşayacaktım sonra diğerlerine.Bunu anlamalarına bile izin veremeyecektim. Öylesine inandırıcı olacaktım ki kimse rol yaptığımı anlamayacaktı...
En çok ta sen...
Sensizlik önceleri çok zor geldi. Hayalimdeki o küçük denizli kasabada yaşarken bile. Aldırmıyordum ne insanlara ne zamana ne de yalnızlığa. Sen yoktun ben aldırmıyordum... öldüresiye çalışıyordum yoruluyordum. Sana ve dünyaya inat aldırmıyordum. Yaşıyordum. Bunu önce sen sonra ben istemiştim... Haberin derinlerde bir yerde vardı bunu biliyordum. Seni bu kadar severken bunu anlamamana olanak yoktu. Aldırmama da olamazdı. Seni sevmek telepatik bir yolculuktu.... Belki de bu telepatık yolculuktu bunu bu kadar çekici ve farklı kılan. Kimsede bulamayacağım çıkmaz bir yola sokan...
Madem ki sen yoktun asılacaktım hayata dört elle...
O beni bıraksa da ben bırakmayacaktım...
Tutundum ucuna bir çok yerinden hayatın sen fark etttin ya da fark etmedin ben aldırmıyordum ne sana ne diğerlerine ne de zamana...
Zamansız zamanlara yükledim hayatı...
Herkes zamana yenik yaşarken ve her günden bir şey koparmaya çalışırken ben kendimi akışına bıraktım hayatın en göbeğinden....
Seyahat ettim yazdım güldüm gezdim....
Madam ki sen yoktun ben de en varından vardım....
Herkese inat sana ve diğerlerine inat aldırmıyordum...
Yaşıyordum zamanı bir kum saatine benzer ömür yolculuğumu...
Dostluklar kuruyordum arkadaşlar ediniyordum...
Senin gölgenden sızan sevgimi veriyordum hepsine...
Bana aşık olan birileri çıkıyordu içlerinden aldırmıyordum...
Ben yaşıyordum...
Ne sana küsmüştüm ne hayata...
Barışmıştım...Aldırmıyordum sana inat yaşıyordum...
Yarın ne getirir bilemem ama ben yine sana aldırmıyorum...
Madem ki sen yoksun ben sana uyuyorum...
Aldırmıyorum...
içimdeki derin yolculuk her gün seni benden uzaklaştırdı. Kendimi tanımaya başladım. Aslında içimde senden çok daha derin sevgiler vardı. inancım vardı. Değer yargılarına inancım. Sana olan sevgim bunun küçük bir yansımasıydı. Sen yoksan buna aldırmamalıydım...
içimdeki seni ararken asıl benle tanışmıştım...
Mademki sen yoktun ben en benimden bendim...
Aşka inat zamanlar kurdum kendime...
Sevdayı perhiz ettim...
Yalnızca düşündüm...
Dünyayı seni ve diğerlerini...
Asıl olan inançlardı diğerleri yansıma idi...
Sen bu yansımanın içimdeki en güzel çiçeğiydin...
Ama göremedin...
Mademki sen yoktun aldırmadım...
Yaşamalardan yaşam seçip yaşadım kedimi ve bir sabah kaybettim içimdeki seni...
sen zaten beni hiç hak etmedin ki...
Şimdi yeniden başladım her şeye sıfır kilometre.
Artık hazırım sevmeye hem de en derininden...
Mademki sen yoksun aldırmıyorum...
kendimi senden mahrum bırakarak...
Artık seni bırakıyorum içimden...
b e n
y e n i d e n
s e v m e y e
g i d i y o r u m...
h o ş ç a k a l...
--spoiler--
s a n a
i n a t
s e v m e k
y e n i d e n...
Her şeyi silebilirdim sen hariç bu dünyadaki. Öyle düşünürdüm bir zamanlar. Adı neydi sana hissettiklerimin. Hiçbir zaman tanımlayamayacağım zamanlarda. Her şeye sen diye baktığım hayat kavgamı senin için yaptığım zamanlarda. Tarifi yoktu bunun. Kendimi bile tanıyamaz olmuştum. Seni düşünürken ve sorgularken aslında içimde derin bir yolculuğa çıkmıştım. Madem ki sen yoktun ben de başımı aldım içimde çıktım o derin yolculuğa hoşça kal bile demeden sana. Desem de senin için fark etmezdi zaten. Merhaba bile dememiştim ki sana hoşçakalımın ne anlamı vardı sanki...
Yitik bir ülke gibiydi seni sevmek. Toprağımız yoktu kök salacağımız. Senin bambaşka düşlerin vardı içinde benim olmadığım. Farkındaydım sana belli etmeden çırpınıyordum fark edesin diye ama asla olmadı. Madem ki sen yoktun ben de aldırmadım sana nihayet. Diğerleri gibi sıradanlığı seçtim. Sıradan bir hayata merhaba dedim .Madem ki sen yoktun aldırmamalıydım yaşamalıydım. Sensiz meydan okuyacaktım hayata . Önce sana inat yaşayacaktım sonra diğerlerine.Bunu anlamalarına bile izin veremeyecektim. Öylesine inandırıcı olacaktım ki kimse rol yaptığımı anlamayacaktı...
En çok ta sen...
Sensizlik önceleri çok zor geldi. Hayalimdeki o küçük denizli kasabada yaşarken bile. Aldırmıyordum ne insanlara ne zamana ne de yalnızlığa. Sen yoktun ben aldırmıyordum... öldüresiye çalışıyordum yoruluyordum. Sana ve dünyaya inat aldırmıyordum. Yaşıyordum. Bunu önce sen sonra ben istemiştim... Haberin derinlerde bir yerde vardı bunu biliyordum. Seni bu kadar severken bunu anlamamana olanak yoktu. Aldırmama da olamazdı. Seni sevmek telepatik bir yolculuktu.... Belki de bu telepatık yolculuktu bunu bu kadar çekici ve farklı kılan. Kimsede bulamayacağım çıkmaz bir yola sokan...
Madem ki sen yoktun asılacaktım hayata dört elle...
O beni bıraksa da ben bırakmayacaktım...
Tutundum ucuna bir çok yerinden hayatın sen fark etttin ya da fark etmedin ben aldırmıyordum ne sana ne diğerlerine ne de zamana...
Zamansız zamanlara yükledim hayatı...
Herkes zamana yenik yaşarken ve her günden bir şey koparmaya çalışırken ben kendimi akışına bıraktım hayatın en göbeğinden....
Seyahat ettim yazdım güldüm gezdim....
Madam ki sen yoktun ben de en varından vardım....
Herkese inat sana ve diğerlerine inat aldırmıyordum...
Yaşıyordum zamanı bir kum saatine benzer ömür yolculuğumu...
Dostluklar kuruyordum arkadaşlar ediniyordum...
Senin gölgenden sızan sevgimi veriyordum hepsine...
Bana aşık olan birileri çıkıyordu içlerinden aldırmıyordum...
Ben yaşıyordum...
Ne sana küsmüştüm ne hayata...
Barışmıştım...Aldırmıyordum sana inat yaşıyordum...
Yarın ne getirir bilemem ama ben yine sana aldırmıyorum...
Madem ki sen yoksun ben sana uyuyorum...
Aldırmıyorum...
içimdeki derin yolculuk her gün seni benden uzaklaştırdı. Kendimi tanımaya başladım. Aslında içimde senden çok daha derin sevgiler vardı. inancım vardı. Değer yargılarına inancım. Sana olan sevgim bunun küçük bir yansımasıydı. Sen yoksan buna aldırmamalıydım...
içimdeki seni ararken asıl benle tanışmıştım...
Mademki sen yoktun ben en benimden bendim...
Aşka inat zamanlar kurdum kendime...
Sevdayı perhiz ettim...
Yalnızca düşündüm...
Dünyayı seni ve diğerlerini...
Asıl olan inançlardı diğerleri yansıma idi...
Sen bu yansımanın içimdeki en güzel çiçeğiydin...
Ama göremedin...
Mademki sen yoktun aldırmadım...
Yaşamalardan yaşam seçip yaşadım kedimi ve bir sabah kaybettim içimdeki seni...
sen zaten beni hiç hak etmedin ki...
Şimdi yeniden başladım her şeye sıfır kilometre.
Artık hazırım sevmeye hem de en derininden...
Mademki sen yoksun aldırmıyorum...
kendimi senden mahrum bırakarak...
Artık seni bırakıyorum içimden...
b e n
y e n i d e n
s e v m e y e
g i d i y o r u m...
h o ş ç a k a l...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar