bugün
- gocu20
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi4
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- yağmurlu havaları seven insan6
- iş yerindeki orospu çocukları6
- true nickli yazar23
- mora katliamı3
- başkent istanbul olsun2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- ingilizce bilmeyen akademisyenler5
- tai gocu kardeştir zall bizi birleştir2
- düşmanın sizi övmesi2
- purgatory2
- çocuk yetiştirmek2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- asrın soygunu10
- bahar feyzan3
- selam verilen kızın siklememesi3
- tai lung vs gocu22
- yazılımcıların flört edememesi6
- sabahları sevilen şeyler9
- manisada okul saldırısı18
- kader2
- yağmur sabahında2
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- sabahları nefret edilen şeyler7
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- meb'in usule aykırı ücret dağıtması2
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- bekarlığın avantajları3
- sözlüktekiler kaç yaşında9
- sarı poşet kudurtması13
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- evliliği ayakta tutan güçler13
- kullanıcı adı değişmiyor3
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- et döner dürüm9
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- bu ne soğuk amk5
- teslimiyet4
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- ölümden korkuyor musunuz34
- gocusuz bir sözlük5
Bir masal bu…
Geçenlerde buldum sararmış bir kağıda yazılmış, pek okunaklı değildi. Ağlamıştı yazan belli ki, öyle olmasa neden mürekkepi dağılsın ?
“Bir kız yaşarmış, şehrin birinde. Şehir de şehir hani, güzelliğine kelime bulmak zor…
Bir de çocuk varmış, aynı şehrin bir köşesinde.
Aynı şehirdelermiş senelerdir, aynı havayı solumuşlar, aynı yollarda yürümüşler, aynı insanlarla konuşmuşlar belki de aynı anda aynı şarkıları söyleyip başkaları için ağlamışlar…
Kızla çocuk karşılaşmış bir gün, kız görmemiş önce. Sonra farketmiş o’nu. Öylesine kalmış, sadece bir çift göz uğruna neleri göze almış.
Çocukta sevmiş, sevmese neden peşinden gitsin ki kızın.
Sonrası işte “aşk” denilen o şey…
Kız mutluymuş, çok mutluymuş. Seviyorum o’nu diyormuş , çok seviyorum. Kimseyi sevmediğim gibi seviyorum.işte “o” geldi sonunda.
Çocukta mutluymuş, ya da öyle görünüyormuş…
Gitmiş sonra çocuk başka bir şehre,” seni hiç bırakmıycam” demiş, söz vermiş kıza.
Sonra bir gün,
-"Sevmek yeterli değil "demiş çocuk
+"seni çok seviyorum"demiş kız
-"sevmek yetmiyor" demiş çocuk
+"gitme" demiş kız
Çocuk cevap vermemiş, bırakıp gitmiş kızı.kız öylesine arkasından bakmış, sadece bakmış.
+"gitme" demiş bir kez daha. Ama çocuk duymamış…
Bu son gidişiymiş çocuğun bir daha hiç dönmemiş.
Sevmek yetmiyormuş, öğretmişler kıza. Hele ki canından çok sevmek çok tehlikeliymiş, olmamalıymış böyle bir şey.
Sonra şarkılar küsmüş…sevdiği şehre yabancı olmuş kız. Güneşi beklemiş doğsun diye , güneş hiç doğmamış. Kız ağlamış, çok ağlamış. O kadar ağlamış ki çok sevdiği şehrin boğazı bile kabul etmemiş gözyaşlarını.
"yeter ağlama demiş boğaz, sevmiyor seni o gitti işte seni bırakıp gitti"
Sevmiyormuş beni, hiç sevmemiş.
Sonra düşlerini unutmuş kız, hatıralarını yakmış.
Bir tek kalbi kalmış geriye o nu da yakamaz ya…"
Her masal mutlu sonla bitecek değil ya? Bu masal da böyle bitmiş işte.
Yorgun, kırgın, aşık…
Onlar muradına erememiş kimse de kerevetlerine falan çıkmamış. Gökten üç elma falan da düştüğü yokmuş.
Yalanmış masallar, hepsi uydurmacaymış.
Geçenlerde buldum sararmış bir kağıda yazılmış, pek okunaklı değildi. Ağlamıştı yazan belli ki, öyle olmasa neden mürekkepi dağılsın ?
“Bir kız yaşarmış, şehrin birinde. Şehir de şehir hani, güzelliğine kelime bulmak zor…
Bir de çocuk varmış, aynı şehrin bir köşesinde.
Aynı şehirdelermiş senelerdir, aynı havayı solumuşlar, aynı yollarda yürümüşler, aynı insanlarla konuşmuşlar belki de aynı anda aynı şarkıları söyleyip başkaları için ağlamışlar…
Kızla çocuk karşılaşmış bir gün, kız görmemiş önce. Sonra farketmiş o’nu. Öylesine kalmış, sadece bir çift göz uğruna neleri göze almış.
Çocukta sevmiş, sevmese neden peşinden gitsin ki kızın.
Sonrası işte “aşk” denilen o şey…
Kız mutluymuş, çok mutluymuş. Seviyorum o’nu diyormuş , çok seviyorum. Kimseyi sevmediğim gibi seviyorum.işte “o” geldi sonunda.
Çocukta mutluymuş, ya da öyle görünüyormuş…
Gitmiş sonra çocuk başka bir şehre,” seni hiç bırakmıycam” demiş, söz vermiş kıza.
Sonra bir gün,
-"Sevmek yeterli değil "demiş çocuk
+"seni çok seviyorum"demiş kız
-"sevmek yetmiyor" demiş çocuk
+"gitme" demiş kız
Çocuk cevap vermemiş, bırakıp gitmiş kızı.kız öylesine arkasından bakmış, sadece bakmış.
+"gitme" demiş bir kez daha. Ama çocuk duymamış…
Bu son gidişiymiş çocuğun bir daha hiç dönmemiş.
Sevmek yetmiyormuş, öğretmişler kıza. Hele ki canından çok sevmek çok tehlikeliymiş, olmamalıymış böyle bir şey.
Sonra şarkılar küsmüş…sevdiği şehre yabancı olmuş kız. Güneşi beklemiş doğsun diye , güneş hiç doğmamış. Kız ağlamış, çok ağlamış. O kadar ağlamış ki çok sevdiği şehrin boğazı bile kabul etmemiş gözyaşlarını.
"yeter ağlama demiş boğaz, sevmiyor seni o gitti işte seni bırakıp gitti"
Sevmiyormuş beni, hiç sevmemiş.
Sonra düşlerini unutmuş kız, hatıralarını yakmış.
Bir tek kalbi kalmış geriye o nu da yakamaz ya…"
Her masal mutlu sonla bitecek değil ya? Bu masal da böyle bitmiş işte.
Yorgun, kırgın, aşık…
Onlar muradına erememiş kimse de kerevetlerine falan çıkmamış. Gökten üç elma falan da düştüğü yokmuş.
Yalanmış masallar, hepsi uydurmacaymış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar