bugün
- hikayeyi devam ettir52
- arkadaşlar bakar mısınız27
- gününüz nasıl geçti bakalım7
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak5
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- pilot bir erkekle sevgili olmak9
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- mezoterapi9
- sözlük yazarlarının saatleri4
- gerilla anaları4
- 25 yaşındaki ergenin sözlükte akıl vermesi3
- karma düşürme teknikleri3
- sokakta kavga teknikleri13
- gammaz nedir nasıl olunur4
- muhibbi2
- normal hat yerine whatsappdan arama yapan insan3
- askerdeki otomat4
- ismet gurbuz 20245
- benkimki7
- mehdi kim sorunsalı3
- yaşamak güzel2
- theofanis gekas2
- askerliğin gereksiz olması2
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası34
- yazarların okuduğu bölümler6
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- asker telefonu2
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- at3
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- özelde çalışmak5
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- queen feristah12
- şampuan8
- vietnam savaşı3
- motosikletten düşüp dans etmeye başlamak3
- allah a güvenmek4
- tekne turu11
- belediye maaşının polis asker maaşını geçmesi2
- nickten isim tahmini yapmak72
- pişi vs revani5
- kel erkeklerin karizması5
- yeşilçam filmi izlemek7
- yeni parti53
- boğaz'a dördüncü köprü2
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- pişisel gelişim5
- beyzbol2
eğer henüz meseleleri anlayamayacak yaşta başlamış ise bu durum yakınındaki "başkalarının babalarına" baba der. büyüdüğünde ise o zamanları hatırlayıp kendi kendisine üzülür, o geride kalan masum çocuğa hediyeler almak ister. duygusaldır, hassastır...
büyüyüp geçmişi irdelediği zaman cam kenarında ağlayan anne figürünü çözmüştür artık. daha başlarken geride olma hissinin sebeplerini anlar.
en çok da zorlarına giden okulların açılmasının ardından öğretmenin herkese tek tek babasının işini sormasıdır. her seferinde eli ayağına dolaşır, ne diyeceğini bilemez. bildiği bir meslek vardır aslında, ama sonuna geçmiş zaman eki eklemeli mi, eklememeli mi tereddüt eder. sonra ağzından kaçırıverir. elektirikçiydi...
bir de veli toplantıları vardır, herkesin babası gelir...babalar gibi hem de...ama onun annesi gelir. bu annelerin de bazı problemleri vardır aslında. sürekli, her yerde oğlunun babasının olmadığını hatırlar, hatırlatır ve çocuk hakkında geçen her konuşmanın sonunda "babası vefat etti" der. o an çocuk annesine bakar ve "anne ne olur artık bunu söyleme" der içinden. ama nafile.
eve geç gittiği için kızacak bir baba yoktur. babası işten hiç gelmez, babasının cebinden para çalamaz, babasından korkmaz, babası onu okula bırakmaz, okuldan almaz, dayak yediğinde babasını tehdit unsuru olarak kullanmaz...
büyük kardeşleri var ise sürekli onlardan hatıralar dinlemek ister. özellikle de içinde kendinin ve babasının olduğu. sever miydi beni, oynar mıydı benimle der. aynı hikayeleri yeniden anlattırır. anlattırır ama nedense asıl konu hiç anlatılmamıştır o evde. kimse cesaret edemez o günü anlatmaya. olur da çocuk sorarsa millet kaçışıverir etrafa. nasıl oldu bu kaza, sebebi neydi, kimdi, hemen mi oldu, yavaş mı oldu...
babasının olmadığını öğrenenlerin yüzündeki acıma hissi onu kahreder. içinden acınacak birşey yok, aslanlar gibiyim diye haykırır. genelde başarılı da olur. başarılarının hepsinin ardında kimsenin bilmediği bir hüznü de madalyasının yanına asar. övünecek bir babanın olmayışının hüznü...
çok gururludur, çook. kimseciklere söylemez babasının olmadığını. ancak çok sıkışırsa, çok üzerine gelinirse söyler neden hep anne özneli cümleler kurduğunu. kendisi de farkında değildir, herkes babasıyla arasında geçenleri anlatırken o annesini anlatır, gerçekten de farkında değildir. taki kafası çalışan biri sorana kadar...
yaşı belli bir kemale erdi mi artık sanki rahatlamış gibidir. oysa asıl eksikliğini işte o orta yaşlarda hissetmeye başlar. gerçek hayat içine girince, yaşamak ağır gelmeye başlayınca, sorumluluk almak zorunda olunca hep akla gelir. evet iyi bir baba olacağı kesindir, gönlü hep hüzünlü olan bir baba.
o kimdir biliyor musunuz, o yetimdir. babasının öldüğü yaşta bile olsa yetimdir... anlaşılan o ki hep yetim kalacaktır...
babasız büyümek babasız ölmeyi garantilemektir.
büyüyüp geçmişi irdelediği zaman cam kenarında ağlayan anne figürünü çözmüştür artık. daha başlarken geride olma hissinin sebeplerini anlar.
en çok da zorlarına giden okulların açılmasının ardından öğretmenin herkese tek tek babasının işini sormasıdır. her seferinde eli ayağına dolaşır, ne diyeceğini bilemez. bildiği bir meslek vardır aslında, ama sonuna geçmiş zaman eki eklemeli mi, eklememeli mi tereddüt eder. sonra ağzından kaçırıverir. elektirikçiydi...
bir de veli toplantıları vardır, herkesin babası gelir...babalar gibi hem de...ama onun annesi gelir. bu annelerin de bazı problemleri vardır aslında. sürekli, her yerde oğlunun babasının olmadığını hatırlar, hatırlatır ve çocuk hakkında geçen her konuşmanın sonunda "babası vefat etti" der. o an çocuk annesine bakar ve "anne ne olur artık bunu söyleme" der içinden. ama nafile.
eve geç gittiği için kızacak bir baba yoktur. babası işten hiç gelmez, babasının cebinden para çalamaz, babasından korkmaz, babası onu okula bırakmaz, okuldan almaz, dayak yediğinde babasını tehdit unsuru olarak kullanmaz...
büyük kardeşleri var ise sürekli onlardan hatıralar dinlemek ister. özellikle de içinde kendinin ve babasının olduğu. sever miydi beni, oynar mıydı benimle der. aynı hikayeleri yeniden anlattırır. anlattırır ama nedense asıl konu hiç anlatılmamıştır o evde. kimse cesaret edemez o günü anlatmaya. olur da çocuk sorarsa millet kaçışıverir etrafa. nasıl oldu bu kaza, sebebi neydi, kimdi, hemen mi oldu, yavaş mı oldu...
babasının olmadığını öğrenenlerin yüzündeki acıma hissi onu kahreder. içinden acınacak birşey yok, aslanlar gibiyim diye haykırır. genelde başarılı da olur. başarılarının hepsinin ardında kimsenin bilmediği bir hüznü de madalyasının yanına asar. övünecek bir babanın olmayışının hüznü...
çok gururludur, çook. kimseciklere söylemez babasının olmadığını. ancak çok sıkışırsa, çok üzerine gelinirse söyler neden hep anne özneli cümleler kurduğunu. kendisi de farkında değildir, herkes babasıyla arasında geçenleri anlatırken o annesini anlatır, gerçekten de farkında değildir. taki kafası çalışan biri sorana kadar...
yaşı belli bir kemale erdi mi artık sanki rahatlamış gibidir. oysa asıl eksikliğini işte o orta yaşlarda hissetmeye başlar. gerçek hayat içine girince, yaşamak ağır gelmeye başlayınca, sorumluluk almak zorunda olunca hep akla gelir. evet iyi bir baba olacağı kesindir, gönlü hep hüzünlü olan bir baba.
o kimdir biliyor musunuz, o yetimdir. babasının öldüğü yaşta bile olsa yetimdir... anlaşılan o ki hep yetim kalacaktır...
babasız büyümek babasız ölmeyi garantilemektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar