bugün
- nervio bugün ne giydi acabası12
- şaka maka ups boobbs'un da yaşlanmış olması12
- sabah nasıl uyanıyorsunuz12
- bana kimse eksi oy atamaz6
- ateistlerin nursuz olması23
- sözlüğün en götü güzel kızı8
- 2026 yılında hala sigara içen kişi4
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek6
- hoşlanılan kızın onlyfans hesabı olması4
- seçimde kime oy vereceğiz8
- tanrı yok10
- atatürk ün ateist olması8
- sözlüğün fingirdekleri10
- sözlüğün tanrıçası olmak10
- gocu nickli lavuğun neden kaşınması13
- etin üzerine tereyağı dökmek7
- sevilen hatuna kasıklarımın şarkısı demek2
- ota boka devşirme diyen hırto27
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu18
- başkasının ısırdığı yemeği yer misiniz8
- the merich5
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği13
- futbol sevmeyen basketbol tayfa2
- sevişilen kadının kocasına yatakta basılmak2
- sevgilinin sümüğünü yer misin5
- velvet'in silver'a benzemesi15
- halı saha adabı2
- sıla ertaş benimle evlenir misin3
- sözlüğün yılanı8
- uysaljakoben20
- beni gözaltına alsalar ağlar misiniz4
- sürekli yeme isteği7
- sözlüğün en faydalı linki2
- sözlüğün şamar oğlanı olmak4
- amerikan filmlerindeki heyecanlı genç grubu5
- true nickli namussuz yazar15
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar14
- küçük memeli kızın mini etek giymesi2
- sözlüğün 500 cc memelisi6
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması11
- seksi ve zeki kız3
- yurtdışında hintli misin diye sorulması11
- tüm günü varoluş sancısıyla geçirmek3
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- yazarların en sevdiği içecek5
- ciddiye alınmadığı halde sürekli yazan yazar5
- sözlüğe seksi bir kadın bırak4
- mağarada kuran'ı kerim yazmak4
- bir sarma yapmışım9
- sözlüğün tdk başkanı5
Beylerbeyi ve çevresinin yerleşim alanı olarak kullanılması tarihte oldukça gerilere, Bizans dönemine kadar gitmektedir. 18. yüzyılda yaşamış olan ünlü gezgin inciciyana göre, Büyük Kontstantinusun diktirdiği bir haçtan dolayı Bizans döneminde istavroz Bahçeleri; adıyla anılan yöre, Osmanlılar döneminde Padişahların Has Bahçelerinden biri olarak kullanılmıştır. Yine inciciyana göre buraya ;Beylerbeyi; adının verilişi, 16. yüzyılda Beylerbeyi Mehmed Paşanın burada bulunan köşkünden kaynaklanmaktadır.
Çeşitli dönemlerde padişahların ilgisini çeken Beylerbeyi, yaptırılan kimi köşk ve kasırlarla yazlık olarak kullanılan bir niteliğe kavuşmuş, 1829 yılında Sultan II. Mahmudun yaptırdığı ahşap Sahil Sarayı ile yeni bir hareket kazanmıştır.
Bugünkü Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından II. Mahmudun ahşap Sahil Sarayı yıktırılarak 1861-1865 yılları arasında, dönemin tanınmış mimarı Serkis Balyana yaptırılmıştır. Saray genellikle yaz aylarında, özellikle de yabancı devlet başkalarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sırp Prensi, Karadağ Kralı, iran Şahı, Fransız imparatoriçesi Eugenie bunlardan bazılarıdır. Sultan II. Abdülhamid de 1918 yılında, ömrünün son altı yılını geçirdiği bu sarayda ölmüştür.
Çeşitli Batı üsluplarının Doğu üsluplarıyla kaynaştırıldığı sarayın iç mimarlığı, kullanım özellikleri açısından bir orta sofaya açılan köşe odalarından oluşan geleneksel Türk evi planına benzerlikler gösterir. Harem ve Selâmlık olarak iki ana bölümden oluşan sarayda Selâmlık, donatım ve süsleme açısından Haremden daha zengin tutulmuştur. Bodrum katı mutfak ve depo olarak kullanılan bir bölümü üç katlı olan sarayda 3 giriş, 6 salon ve 26 oda bulunmaktadır. Rutubete ve sıcağa karşı döşemeleri, orjinalleri Mısırdan getirtilen hasırlarla kaplanmıştır. Çoğunluğu Hereke yapımı büyük boyutlu halı ve kilimleri, Bohemya kristal avizeleri, Fransız saatleri, Çin, Japon, Fransız Yıldız vazoları görülmeye değer sanat yapılarının yalnızca bir bölümüdür.
Boğaziçinin Anadolu kıyısında özel konumuyla dikkati çeken Beylerbeyi Sarayını son dönem Osmanlı Saraylarından ayıran yönlerinden birini de, yamaçlara doğru setler biçiminde yükselen ve bu yüzden ;Set Bahçeleri; adıyla anılan bahçeleri, bu bahçelerde bulunan köşkler ve eski saraylardan kalan büyük havuz oluşturmaktadır. Üst set bahçesinde bulunan havuzun çevresinde yer alan Sarı Köşk, saltanat atlarının barındığı devrinin en ilginç örneğini yaşatan Ahır Köşk ve eski saraydan kalan selsebilli Mermer Köşk, Osmanlı saray mimarlığının günümüze gelen önemli yapılarını oluşturmaktadır.
Batı ile ilişkilerin güçlendiği bir dönemde yapılan Beylerbeyi Sarayının en ilginç yanı, Set Bahçelerinin altından geçen tarihsel Tüneldir. Tünelin ortasında yer alan çeşmenin yazıtında, Sultan II. Mahmudun adı geçmekte ve yapının tarihlendirilmesinde önemli bir ip ucu oluşturmaktadır. Üst set bahçesindeki büyük havuz ve Mermer Köşk gibi II. Mahmud Döneminden (1808-1839) kalan bu tünel, kıyı yolunun işlevini sürdürmesini sağlarken, aynı zamanda yüksek duvarların ötesi ile bahçelerin bağlantısını da kurmaktadır.
Yapılan onarımlarla birlikte Beylerbeyi Sarayı, döneminin özgün bir yazlık sarayı olarak Boğaziçi Kültürü içinde yerini almış durumdadır. Bahçelerinde ve tarihsel Tünel içinde oluşturulan kafeterya ve satış reyonlarıyla müze-saray olarak konuklara çağdaş düzeyde hizmetler sunulmakta, bu reyonlarda Kültür-Tanıtım Merkezince hazırlanan tanıtıcı nitelikte kitap, kartpostal ve poster gibi yayınların yanısıra çeşitli türde hediyelik eşya satışı yapılmaktadır. Öte yandan önceden belirlenen ve alınan izinlere bağlı olarak saray ulusal ve uluslararası nitelikte resepsiyonlar düzenlenebilmekte, böylelikle geleneksel saray atmosferinin günümüz insanının tanıtabildiği bir ortam oluşmaktadır.
http://www.kultur.gov.tr
Çeşitli dönemlerde padişahların ilgisini çeken Beylerbeyi, yaptırılan kimi köşk ve kasırlarla yazlık olarak kullanılan bir niteliğe kavuşmuş, 1829 yılında Sultan II. Mahmudun yaptırdığı ahşap Sahil Sarayı ile yeni bir hareket kazanmıştır.
Bugünkü Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından II. Mahmudun ahşap Sahil Sarayı yıktırılarak 1861-1865 yılları arasında, dönemin tanınmış mimarı Serkis Balyana yaptırılmıştır. Saray genellikle yaz aylarında, özellikle de yabancı devlet başkalarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sırp Prensi, Karadağ Kralı, iran Şahı, Fransız imparatoriçesi Eugenie bunlardan bazılarıdır. Sultan II. Abdülhamid de 1918 yılında, ömrünün son altı yılını geçirdiği bu sarayda ölmüştür.
Çeşitli Batı üsluplarının Doğu üsluplarıyla kaynaştırıldığı sarayın iç mimarlığı, kullanım özellikleri açısından bir orta sofaya açılan köşe odalarından oluşan geleneksel Türk evi planına benzerlikler gösterir. Harem ve Selâmlık olarak iki ana bölümden oluşan sarayda Selâmlık, donatım ve süsleme açısından Haremden daha zengin tutulmuştur. Bodrum katı mutfak ve depo olarak kullanılan bir bölümü üç katlı olan sarayda 3 giriş, 6 salon ve 26 oda bulunmaktadır. Rutubete ve sıcağa karşı döşemeleri, orjinalleri Mısırdan getirtilen hasırlarla kaplanmıştır. Çoğunluğu Hereke yapımı büyük boyutlu halı ve kilimleri, Bohemya kristal avizeleri, Fransız saatleri, Çin, Japon, Fransız Yıldız vazoları görülmeye değer sanat yapılarının yalnızca bir bölümüdür.
Boğaziçinin Anadolu kıyısında özel konumuyla dikkati çeken Beylerbeyi Sarayını son dönem Osmanlı Saraylarından ayıran yönlerinden birini de, yamaçlara doğru setler biçiminde yükselen ve bu yüzden ;Set Bahçeleri; adıyla anılan bahçeleri, bu bahçelerde bulunan köşkler ve eski saraylardan kalan büyük havuz oluşturmaktadır. Üst set bahçesinde bulunan havuzun çevresinde yer alan Sarı Köşk, saltanat atlarının barındığı devrinin en ilginç örneğini yaşatan Ahır Köşk ve eski saraydan kalan selsebilli Mermer Köşk, Osmanlı saray mimarlığının günümüze gelen önemli yapılarını oluşturmaktadır.
Batı ile ilişkilerin güçlendiği bir dönemde yapılan Beylerbeyi Sarayının en ilginç yanı, Set Bahçelerinin altından geçen tarihsel Tüneldir. Tünelin ortasında yer alan çeşmenin yazıtında, Sultan II. Mahmudun adı geçmekte ve yapının tarihlendirilmesinde önemli bir ip ucu oluşturmaktadır. Üst set bahçesindeki büyük havuz ve Mermer Köşk gibi II. Mahmud Döneminden (1808-1839) kalan bu tünel, kıyı yolunun işlevini sürdürmesini sağlarken, aynı zamanda yüksek duvarların ötesi ile bahçelerin bağlantısını da kurmaktadır.
Yapılan onarımlarla birlikte Beylerbeyi Sarayı, döneminin özgün bir yazlık sarayı olarak Boğaziçi Kültürü içinde yerini almış durumdadır. Bahçelerinde ve tarihsel Tünel içinde oluşturulan kafeterya ve satış reyonlarıyla müze-saray olarak konuklara çağdaş düzeyde hizmetler sunulmakta, bu reyonlarda Kültür-Tanıtım Merkezince hazırlanan tanıtıcı nitelikte kitap, kartpostal ve poster gibi yayınların yanısıra çeşitli türde hediyelik eşya satışı yapılmaktadır. Öte yandan önceden belirlenen ve alınan izinlere bağlı olarak saray ulusal ve uluslararası nitelikte resepsiyonlar düzenlenebilmekte, böylelikle geleneksel saray atmosferinin günümüz insanının tanıtabildiği bir ortam oluşmaktadır.
http://www.kultur.gov.tr
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar