bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak2
- the merich13
- aklını yitirmek4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 1 saatte 10 bira içmek19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- tembel ve çalışmayan insan16
- 50 tl ile rolling yapmak6
- ona bir şey söyle9
- matbaanın gecikmesine sebep5
- sözlük kızlarının kombinleri20
- manifest grubu3
- velvet vs nervio19
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- yarın iş olduğu gerçeği3
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- ilginç rüyalar2
- kadim kültürler4
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- marc cucurella6
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- bira cips6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- nothing more never less2
- slavko vincic15
- gemici düğümü2
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- nervio11
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- insan olmaya ceyrek kala13
- ispanya20
- aga be şarkılar5
hakkında çeşitli rivayetler söylenmeye hafta boyunca devam edileceği dizi.
bu haftaki bölümüyle -16 mı oldu lan- tavan yaptığına inandığım dizidir. önce sondan başlamak gerekirse: hafta boyunca dönen fragmanlarda ezel'in ömer olarak döneceğini ve bunu dayının bir şekilde önleyeceğini savunup durduk fakat eren'in ölmesiyle ezel'in bunca hazırlığı ve planı -eve dönüş- bir anda çöpe atması son derece zayıf kalmış. daha komplike şeyler olsa daha güzel olabilirdi. ezel bilmediği bir gerçeği daha öğrenebilirdi, bkz. can.
dayı yine oyunculuk namına "hepinizi cebimden çıkartırım" modundaydı. özellikle berber sahnesi süperdi. gerek dialoglar, gerekse çekimler kaliteyi tekrar işaret etti. geçen haftaki hafif durgunluğun nedenini bu bölümde anlamış olduk.
bahar'ın az görünmesi, ezel-annesi dialoglarının azalması, mert'in saçmalıklarının olmaması yerinde oldu. bayıyorlardı malum. her hafta bir şekilde dile getiriyorum elbet; şebnem bu hafta geçen haftalara göre daha iyiydi, böyle devam etsin.
ezel'in eyşan'a yazdığı mektubu "öeeeeh, bayma be ezel" modunda izlerken mektubun final bölümü süperdi, aynen, elveda olsun artık bir zahmet. bu sahnede ezel bir kaç kere kağıt buruştursa güzel olurmuş, malkum hapiste mektup yazarken bunu sık sık yapıyordu isyan ederekten. bir kaç mektup yırttıktan sonra o sahnelere flashback ile bağlansa daha mı iyi olurdu diye düşünmeden alamıyor insan kendini.
gel gelelim tefo'ya, haftanın takımı, maçın adamı tefo!
o nasıl bir rol kesmedir arkadaş, o nasıl bir konuşmadır. yok böyle bir şey. ailem gibi bakıcam göndermesi de gayet güzeldi fakat bu sahnelerde ne seneryoya ne de yönetmene bir şey denebilir. tamamiyle oyunculuğunun dizi gibi tavan yaptığını gördük. "abi ama ateş edecekti" demesinden tutupta dayının ofisinde feryat etmesi...
aşmışsın tefo, adamımsın.
not: alivari tiplere hayatta her zaman bir şans daha verilmesi taraftarı olmakla beraber izliyorum diziyi, fakat yine hayattan keskin bir alıntıyla dizi bu durumların gerçekliğini gözler önüne sermekte. aynen hemde. hani böyle her şeyi düzeltmek için kendisine bir şans daha tanıyan, isteyen adamın elinde olmadan olayların gelişmesi, gittikçe boka batması durumu. sanırım bu diziyi diziden başka her şey yapan kısmı da budur!
bu haftaki bölümüyle -16 mı oldu lan- tavan yaptığına inandığım dizidir. önce sondan başlamak gerekirse: hafta boyunca dönen fragmanlarda ezel'in ömer olarak döneceğini ve bunu dayının bir şekilde önleyeceğini savunup durduk fakat eren'in ölmesiyle ezel'in bunca hazırlığı ve planı -eve dönüş- bir anda çöpe atması son derece zayıf kalmış. daha komplike şeyler olsa daha güzel olabilirdi. ezel bilmediği bir gerçeği daha öğrenebilirdi, bkz. can.
dayı yine oyunculuk namına "hepinizi cebimden çıkartırım" modundaydı. özellikle berber sahnesi süperdi. gerek dialoglar, gerekse çekimler kaliteyi tekrar işaret etti. geçen haftaki hafif durgunluğun nedenini bu bölümde anlamış olduk.
bahar'ın az görünmesi, ezel-annesi dialoglarının azalması, mert'in saçmalıklarının olmaması yerinde oldu. bayıyorlardı malum. her hafta bir şekilde dile getiriyorum elbet; şebnem bu hafta geçen haftalara göre daha iyiydi, böyle devam etsin.
ezel'in eyşan'a yazdığı mektubu "öeeeeh, bayma be ezel" modunda izlerken mektubun final bölümü süperdi, aynen, elveda olsun artık bir zahmet. bu sahnede ezel bir kaç kere kağıt buruştursa güzel olurmuş, malkum hapiste mektup yazarken bunu sık sık yapıyordu isyan ederekten. bir kaç mektup yırttıktan sonra o sahnelere flashback ile bağlansa daha mı iyi olurdu diye düşünmeden alamıyor insan kendini.
gel gelelim tefo'ya, haftanın takımı, maçın adamı tefo!
o nasıl bir rol kesmedir arkadaş, o nasıl bir konuşmadır. yok böyle bir şey. ailem gibi bakıcam göndermesi de gayet güzeldi fakat bu sahnelerde ne seneryoya ne de yönetmene bir şey denebilir. tamamiyle oyunculuğunun dizi gibi tavan yaptığını gördük. "abi ama ateş edecekti" demesinden tutupta dayının ofisinde feryat etmesi...
aşmışsın tefo, adamımsın.
not: alivari tiplere hayatta her zaman bir şans daha verilmesi taraftarı olmakla beraber izliyorum diziyi, fakat yine hayattan keskin bir alıntıyla dizi bu durumların gerçekliğini gözler önüne sermekte. aynen hemde. hani böyle her şeyi düzeltmek için kendisine bir şans daha tanıyan, isteyen adamın elinde olmadan olayların gelişmesi, gittikçe boka batması durumu. sanırım bu diziyi diziden başka her şey yapan kısmı da budur!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar