bugün
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur7
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı11
- kolye142
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması10
- peynir dolgulu jalapeno5
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- beni seviyor musun canım sözlük2
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- fransa9
- hacker saldırısı gazileri8
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- cep telefonu22
- kalktı2
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- nokia20
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- usualsuspectsin mod olması6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- zall'ın makara yapması6
- semih kılıçsoy4
- türkiye20
- usualsuspects'in ayağı4
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- azerbaycan5
- tır şoförü olmayı istemek14
- yılmaz erdoğan2
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- almanya11
- araba3
- konya denilince akla gelenler7
- meltem hendem2
- esaretin bedeli5
- antalya2
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- fon vurgunu24
"oğlum canavar gibi topçu lan bu?", "yıkılmıyor abicim", "bizde olsa ne güzel olur..."
filip holosko'yu ilk tanıdığım zamanlar bunları diyorduk, o zamanlar ege temsilcisi manisa forması giyiyordu kendisi. 2 kez canlı maçını seyretmiş ve bu adam bu takıma fazla demiştim. nitekim çok zaman almadı parlaması ve kısa zamanda 3 büyük takımın transfer listesinde tepeye yerleşti.
basın bir gün gs'ye aldı onu bir gün fb'ye. hatta galatasaray taraftarı holosko kesin bizde diye başlıklar bile açtılar forumlarına, oysa sevdalıydı bu çocuk.
takmıştık bir kere istiyorduk bu çocuğu biz ama talibi de çoktu. gelir miydi, gider miydi derken bir anda beşiktaş forması giyip televizyonda kartal gol gol gol derken karşımıza çıktı. dayı ne oluyoruz dedik. adam beşiktaş'ın ve tribünlerinin hayranıyım dedi. işte o zaman diğer talipliler yavaş yavaş çekildiler aradan.
bir gece ansızın kara kartal oldu bu slovak delikanlı. 23 yaşında ve gelecek vaadeden bu gence verilen para ve takasta kullanılan futbolcular ise adeta sakız oldu dillere. oysa holosko'nun bir kulağından girdi diğerinden çıktı. ilk çıktığı maçta asistle başladı ve o günden sonra beşiktaş taraftarının kalbinde derin yer etti. çok değil transferinden bir ay sonra ise "artık taraftarı olduğum kulübün formasını giyiyorum" dedi.
beşiktaş taraftarı olarak holosko'dan asla süpersonik işler beklemedik. onu biliriz, tanırız. kapasitesini anlarız. ama o da hiç bir zaman en iyisini yapmaktan alıkoymadı kendini. hiç bir zaman yenilgiyi kabul etmedi, her zaman savaştı.
inönü stadının en güzel anlarından biridir holosko'nun sağ kanattan topu alması ve yardıra yardıra gitmeye başlaması. çünkü bilirsin ki daha bu adamı durdurabilecek bir oyuncu yok türkiye'de.
dedik ya isyanın sesidir holosko, en güzel haykırışı geçen sezonki fenerbahçe maçındadır. takımın ne oynadığı belli olmayan adeta hipnozdaymışçasına hareket ettiği fenerbahçe maçında orta sahadan topu almış, pozisyonunu tek başına hazırlamış ve tek başına muhteşem bir gol atmıştır. sadece tahammülsüzlüğünden yapmıştır bunu, hırsından yapmıştır.
odur her kupa töreninin en coşkulusu, odur her gol sevincinin en çılgını, odur her galibiyeti en delice kutlayanı.
yeri gelir kötü de oynar ama hiç bir zaman bu çocuk mücadele etmiyor demezsin. denedi ama olmadı dersin. bu adamda ruh yok demezsin.
yakın bir zaman önce ise evladımızın ayağı kırıldı. fakat güçlü bünyesiyle kısa sürede bunu atlattı ve şimdi sahalara döndü. o topa girmeye çekindikçe bizim de içimiz acıyor. ama biliyoruz ki az kaldı yine iyi bildiğimiz holosko'yu izlemeye. sahada biri ona çift girdi mi hop diyoruz, geçmiş sakatlığı hatırlıyoruz, tedirgin oluyoruz. çünkü filip holosko bizden biridir, tribündeki adamdır, televizyon başındaki karakartaldır.
ve herşeyden önce o mahallede topun peşinden koşan, annesinin tüm ısrarlarına rağmen terli terli soğuk su içen, yerinde duramayan, oyunu asla çirkinleştirmeden sadece kendi işine bakan, sabahdan akşama kadar eve girmeyen ve kendi gol pozisyonu kendi anlatan golü attıktan sonra da gol diye bağıran çocuktur.
filip holosko beşiktaş mahallesinin genç delikanlısıdır.
evlattır.
http://tinyurl.com/y89onck
http://tinyurl.com/yfewk2e
filip holosko'yu ilk tanıdığım zamanlar bunları diyorduk, o zamanlar ege temsilcisi manisa forması giyiyordu kendisi. 2 kez canlı maçını seyretmiş ve bu adam bu takıma fazla demiştim. nitekim çok zaman almadı parlaması ve kısa zamanda 3 büyük takımın transfer listesinde tepeye yerleşti.
basın bir gün gs'ye aldı onu bir gün fb'ye. hatta galatasaray taraftarı holosko kesin bizde diye başlıklar bile açtılar forumlarına, oysa sevdalıydı bu çocuk.
takmıştık bir kere istiyorduk bu çocuğu biz ama talibi de çoktu. gelir miydi, gider miydi derken bir anda beşiktaş forması giyip televizyonda kartal gol gol gol derken karşımıza çıktı. dayı ne oluyoruz dedik. adam beşiktaş'ın ve tribünlerinin hayranıyım dedi. işte o zaman diğer talipliler yavaş yavaş çekildiler aradan.
bir gece ansızın kara kartal oldu bu slovak delikanlı. 23 yaşında ve gelecek vaadeden bu gence verilen para ve takasta kullanılan futbolcular ise adeta sakız oldu dillere. oysa holosko'nun bir kulağından girdi diğerinden çıktı. ilk çıktığı maçta asistle başladı ve o günden sonra beşiktaş taraftarının kalbinde derin yer etti. çok değil transferinden bir ay sonra ise "artık taraftarı olduğum kulübün formasını giyiyorum" dedi.
beşiktaş taraftarı olarak holosko'dan asla süpersonik işler beklemedik. onu biliriz, tanırız. kapasitesini anlarız. ama o da hiç bir zaman en iyisini yapmaktan alıkoymadı kendini. hiç bir zaman yenilgiyi kabul etmedi, her zaman savaştı.
inönü stadının en güzel anlarından biridir holosko'nun sağ kanattan topu alması ve yardıra yardıra gitmeye başlaması. çünkü bilirsin ki daha bu adamı durdurabilecek bir oyuncu yok türkiye'de.
dedik ya isyanın sesidir holosko, en güzel haykırışı geçen sezonki fenerbahçe maçındadır. takımın ne oynadığı belli olmayan adeta hipnozdaymışçasına hareket ettiği fenerbahçe maçında orta sahadan topu almış, pozisyonunu tek başına hazırlamış ve tek başına muhteşem bir gol atmıştır. sadece tahammülsüzlüğünden yapmıştır bunu, hırsından yapmıştır.
odur her kupa töreninin en coşkulusu, odur her gol sevincinin en çılgını, odur her galibiyeti en delice kutlayanı.
yeri gelir kötü de oynar ama hiç bir zaman bu çocuk mücadele etmiyor demezsin. denedi ama olmadı dersin. bu adamda ruh yok demezsin.
yakın bir zaman önce ise evladımızın ayağı kırıldı. fakat güçlü bünyesiyle kısa sürede bunu atlattı ve şimdi sahalara döndü. o topa girmeye çekindikçe bizim de içimiz acıyor. ama biliyoruz ki az kaldı yine iyi bildiğimiz holosko'yu izlemeye. sahada biri ona çift girdi mi hop diyoruz, geçmiş sakatlığı hatırlıyoruz, tedirgin oluyoruz. çünkü filip holosko bizden biridir, tribündeki adamdır, televizyon başındaki karakartaldır.
ve herşeyden önce o mahallede topun peşinden koşan, annesinin tüm ısrarlarına rağmen terli terli soğuk su içen, yerinde duramayan, oyunu asla çirkinleştirmeden sadece kendi işine bakan, sabahdan akşama kadar eve girmeyen ve kendi gol pozisyonu kendi anlatan golü attıktan sonra da gol diye bağıran çocuktur.
filip holosko beşiktaş mahallesinin genç delikanlısıdır.
evlattır.
http://tinyurl.com/y89onck
http://tinyurl.com/yfewk2e
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar