bugün
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri6
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- sneijderın kaşar karısının nafaka talebinin reddi7
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir7
- ürdün6
- bu dünyada ebedi yaşayacağız2
- futbol10
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- hilafetin türklere faydası18
- aykolik'in size istanbul'u gezdirmesi3
- filistin5
- ismet gurbuz'e tavsiyeler3
- kız sanılan yazarlar11
- almanya da yaşayan yazarlar3
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- yumurta turşusu2
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği5
- kibarhergele14
- nervioya talip olmak5
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- öleceğin günü bilmek4
- barney stinson2
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- kayseri ceosu olan yazarlar4
- 2026 2027 süper lig şampiyonu galatasaray2
- mehdi'nin namaz kılmayıp sürekli dolaşması4
- ismet gürbüz ile almanya da sosisli yemek3
- istanbul da cirit atmak5
- çerkezköy kapıkule tren hattı4
- çin2
- ak partinin izmiri asla alamayacak olması2
- azerbaycan da öğretmenlere başörtüsü yasağı3
- arkadaşlar ben geri gelsem ayıp olur mu4
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi9
- george washington7
- sözlüğün kırbacı10
- mustafa kemal atatürk2
- iki elin doluyken burnun kaşınması3
- türkiye6
- sorusormayin7
- sözlükte sevap işlemek2
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz12
- hangi yazarla çift olursunuz28
- yuvarlak masa şövalyelerinin meeting set etmesi2
- ucan tekme atan hipopotam45
- çorapla ıslak bir yere basmak2
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak8
- siyatik2
- güllü davası nda tuğyan'ın savunması2
- arda turan2
(bkz: forrest gump tam çözüm) * * * * *
--spoiler--
filmi alıyorsunuz , açıp izlemey başlıyorsunuz. filmin başında banklardan oturan saf görünümlü bir adam var. orada öylecek kayıtsızca oturmakta. dünyadan bihaber , sanki hiç yaşamamış gibi bir hali var. birazdan yanına bir kişi geliyor ve bir şeyler anlatmaya başlıyor. tabi ki o vazgeçilmez giriş repliği eşliğinde ''my name is forrest. forrest gump''. daha sonra başlıyor olaylar dizisi... forrest bacakları pek de iyi çalışmayan ve beli de bir deveninkisi gibi eğri olan iq seviyesi 75 lerde seyreden biraz aptal bir cocuktur. bacaklarında metallerle yürüyebilmektedir. yalnız bir annesi vardır ki , ona her şeyi anlatmanın bir yolunu bilen birisidir... forrest'a her zaman ''sen de diğerleri gibisin. hiçbir farkın yok onlardan. eğer tanrı hepimizin aynı olmasını isteseydi , hepimizin bacağına tel takardı'' der. annesi ve forrest büyük bir evde yaşamaktadır. oradan geçen gezginlere büyük evlerinin , birçok odasını kiralayarak geçimlerini sağlamaktadırlar. forrest'ın annesi zeki bir kadındır. evlerinden misafirleri hiç eksik olmaz. bir keresinde orada kalmak için gelen bir gitarlı genç forrest'a gitarda bazı şeyer gösterir. forrest'ta o metal kapli bacakları ile dans ederken kim bilebilirdi ki o gitarlı genç bir gün kral olacak... like elvis... birkaç gün sonra forrest okula yazılacaktır. iq su 75 olduğundan ve normal cocuklardan düşük olduğı için okul müdürü onu okula almaz fakat annesi onu okula yazdırmaya kararlıdır. her ne pahasına olursa olsun... bu paha müdürle yatmak olsa dahi... forrest okula yazılır. okul otobüsünde hiçkimsenin yer vermediği forrest'a sadece jenny yer verir ve o günden sonra köfte ve patates gibi olurlar... günler geçer , jenny ve forrest hep beraberdir. her okulda olan vandal cocuklar , bir gün marien ve forrest'ı okul yolunda sıkıştırırlar. marien o unutulmaz repliği orada yaratır ''run forrest! run!''. forrest de run'ar tabi. öyle bir run'ar ki , ayağındaki metaller dahi kırılır ve arkadasındaki bisikletli cocuklar rüzgarına bile yetişemez... artık her yere koşarak giden bir forrest vardır... jenny'ın babası çok sevecen bir adamdır. onu ve kız kardeşlerini hep sevip okşuyordur... jenny her seferinde due etmektedir; ''yüce tanrım! burdan çok çok uzağa uçmam için beni kuş yap!''... ama tanrı onu kuş yapmaz...
artık büyümüşlerdir. forrest üniversite'ye gider. orada daldığı futbol sahasından bir amerikan futbolu oyuncusu olarak çıkabileceğini kim düşünebilirdi ki ama? ama çıkar işte. amerikan futbolu oyuncusu olur. topu eline verirler ve sadece koşar. koşar, koşar, koşar... rüzgar gibi koşar... saha bitmesine rağmen yine koşar! o arada takım koçunun söylediği söz ise seyirciyi 2'ye yarar ''yaşayan en aptal orospu çocuğu ama kesinlikle hızlı! muahah''...
üniversitede işler karışıktır. başkan vurulur...
üniversite çabuk bitmiştir. çünkü çok futbol oynuyordur *. hatta onu amerikan karması denen şeye bile çağırmışlardır. bütün takım beyaz sarayda kokteyle davetlidir. başkanla tanışmanın en iyi yanı ise tam 15 tane dr peppers içebilmenizdir *. başkan kennedy forrest'a sorar
- amerikan karmasında olmak nasıl bir duygu?
forrest bombalar;
- çişim var! *
daha sonra başkan yine vurulur... *
forrest orduya katılır. yine bir otobüs ve yine tanışacak bir kişi vardır elbette. bu sefer de bubba ile tanışır. onun bütün sülalesi karides işi ile ilgilenmektedir ve o da orduda işi bitince karides işine girecektir... bubba devamlı karideslerden bahseder durur, forrest da dinler. amaaaaa amaaa orduda bir eğitim çavuşu vardır ki , ulan ben hayatımda bir insana bu kadar gülmedim yaaa!!! yoktur lan böyle bir şey! adamın replikleri , tepkileri vs... direkt bombadır. film izlerken cok dikkat edilesi bir adamdır...
forrest ve arkadaşları vietnam'a gönderilir. orada teğmen dan komutasındaki bir birliğe verilirler. teğmen dan'ın dedeleri savaşlarda ölmüştür. yani çok tecrübelidir *. bir gün bubba forrest'a onunla karides işine girip girmeyeceğini, yüzden 50-50 ortak olacaklarını ve kabul edip etmediğini sorar. forrest da kabul eder.. daha sonra birgün çatışmaya girerler , bütün müfreze yaralanır... forrest yine koşarak uzaklaştığı için sadece kıçından vurulmuştur. ama bubba yoktur! forrest bubba'yı bulmak için o çatışma alanına girer. her seferinde başka birisini kurtarır ama bubba yoktur. bir seferinde de teğmen dan'ı kurtarır. en sonunda bubba'yı da bulur. bubba yaralıdır. onu da kurtarır ama bubba çok geçmeden ölür... teğmen dan'ın ayakları yoktur artık , forrest da kıçından yaralanıp tam 1 milyon dolar almaya hak kazanmıştır fakat o paranın zerresini göremez. galiba ordu paraya el koymuştur *. forrest orda ping pong'a başlar. ona çok doğal gelmiştir. hayvan gibi de oynar zaten... bu arada teğmen dan'ı da eve yollamışlardır. bir süre sonra da forrest'ı... forrest başkent washington d.c'ye gider. orda yine jenny'i bulur. yine köfte ve patates gibi olurlar. fakat uzun sürmez. marien yine gider...
forrest'a şeref madalyası vermişlerdir. artık ünlü biridir de... televizyon'a çıkar. hatta john lennon'dan bile ünlüdür!
forrest new york'a gider. orada teğmen dan ile karşılaşır. yılbaşı yaklaşmaktadır. o yılbaşını teğmen dan ile geçirir. teğmen tekerlekli sandalyeye bağımlı , otelde kalan sakat bir adamdır. forrest ona karides işine gireceğini söyler , o da pek sallamaz fakat ''sen eğer karides teknesi kaptanı olursan , ben de senin ikinci kaptanın olacağıma söz veriyorum'' der. ping pong'da cok ünlü olan forrest amerikan ordu takımındadır ve yine başkanla görüşür. başkan sonra yine vurulacaktır tabi...
forrest artık terhis olmuştur. eve döner. o artık ünlü biridir. sponsor firmalardan birisi , onların ürünlerini överse ona tam 25 bin dolar vereceklerini söyler ve parayı bırakırlar. forrest parayı alır. verdiği bir söz vardır ve bunu tutacaktır. tabi ki karideş işine girecektir... parasının 24.562,47 $ ile karideş işine girer. kendisine bir tekne satın alır. teknesini ismi yoktur. isimsiz bir tekne uğursuzluk getirir. teknesinin ismi '' jenny'' olacaktır. forrest çok uğraşır fakat en fazla 5 tane karides yakalar *. bu bir süre daha devam eder... bir gün limanda birisi belirir. bu da kimdir? tabi ki teğmen dan!!! bu filmde herkes sözünü tutar! o da söz verdiği gibi 2.kaptan olmak için forrest'ın yanına gelmiştir. artık 2.kaptan teğmen dan'dır... birlikte sefere çıkarlar ama pek de bir şey değişmez. yine hiçbir şey yakalayamıyorlardır... derken; günlerden bir gün , büyük bir fırtına çıkar! her zaman ''tanrı nerede? hani nerede?''
diyen teğmen dan'a tanrı kendisini göstermiştir. tanrı ordadır! ama filmin burasında kayış kopar. teğmen dan o fırtına da geminin direğien çıkar öyle laflar söyler ki , şahsen ben gülmekten yarıldım lan * *. fırtına da batmamışlardır fakat kendileri haricindeki herkesin teknesi zarar görmüştür. artık tek karides teknesi onlardır! bütün karidesleri tek başlarına yakalarlar ve bir sürü gemi alıp , koca bir filo kurarlar... paraya da para demez i money derler! çünkü onlar gavur *. teğmen dan da artık tanrı ile barışmıştır sanki...bunu hiç söylemez ama forrest anlar...
--spoiler--
filmi alıyorsunuz , açıp izlemey başlıyorsunuz. filmin başında banklardan oturan saf görünümlü bir adam var. orada öylecek kayıtsızca oturmakta. dünyadan bihaber , sanki hiç yaşamamış gibi bir hali var. birazdan yanına bir kişi geliyor ve bir şeyler anlatmaya başlıyor. tabi ki o vazgeçilmez giriş repliği eşliğinde ''my name is forrest. forrest gump''. daha sonra başlıyor olaylar dizisi... forrest bacakları pek de iyi çalışmayan ve beli de bir deveninkisi gibi eğri olan iq seviyesi 75 lerde seyreden biraz aptal bir cocuktur. bacaklarında metallerle yürüyebilmektedir. yalnız bir annesi vardır ki , ona her şeyi anlatmanın bir yolunu bilen birisidir... forrest'a her zaman ''sen de diğerleri gibisin. hiçbir farkın yok onlardan. eğer tanrı hepimizin aynı olmasını isteseydi , hepimizin bacağına tel takardı'' der. annesi ve forrest büyük bir evde yaşamaktadır. oradan geçen gezginlere büyük evlerinin , birçok odasını kiralayarak geçimlerini sağlamaktadırlar. forrest'ın annesi zeki bir kadındır. evlerinden misafirleri hiç eksik olmaz. bir keresinde orada kalmak için gelen bir gitarlı genç forrest'a gitarda bazı şeyer gösterir. forrest'ta o metal kapli bacakları ile dans ederken kim bilebilirdi ki o gitarlı genç bir gün kral olacak... like elvis... birkaç gün sonra forrest okula yazılacaktır. iq su 75 olduğundan ve normal cocuklardan düşük olduğı için okul müdürü onu okula almaz fakat annesi onu okula yazdırmaya kararlıdır. her ne pahasına olursa olsun... bu paha müdürle yatmak olsa dahi... forrest okula yazılır. okul otobüsünde hiçkimsenin yer vermediği forrest'a sadece jenny yer verir ve o günden sonra köfte ve patates gibi olurlar... günler geçer , jenny ve forrest hep beraberdir. her okulda olan vandal cocuklar , bir gün marien ve forrest'ı okul yolunda sıkıştırırlar. marien o unutulmaz repliği orada yaratır ''run forrest! run!''. forrest de run'ar tabi. öyle bir run'ar ki , ayağındaki metaller dahi kırılır ve arkadasındaki bisikletli cocuklar rüzgarına bile yetişemez... artık her yere koşarak giden bir forrest vardır... jenny'ın babası çok sevecen bir adamdır. onu ve kız kardeşlerini hep sevip okşuyordur... jenny her seferinde due etmektedir; ''yüce tanrım! burdan çok çok uzağa uçmam için beni kuş yap!''... ama tanrı onu kuş yapmaz...
artık büyümüşlerdir. forrest üniversite'ye gider. orada daldığı futbol sahasından bir amerikan futbolu oyuncusu olarak çıkabileceğini kim düşünebilirdi ki ama? ama çıkar işte. amerikan futbolu oyuncusu olur. topu eline verirler ve sadece koşar. koşar, koşar, koşar... rüzgar gibi koşar... saha bitmesine rağmen yine koşar! o arada takım koçunun söylediği söz ise seyirciyi 2'ye yarar ''yaşayan en aptal orospu çocuğu ama kesinlikle hızlı! muahah''...
üniversitede işler karışıktır. başkan vurulur...
üniversite çabuk bitmiştir. çünkü çok futbol oynuyordur *. hatta onu amerikan karması denen şeye bile çağırmışlardır. bütün takım beyaz sarayda kokteyle davetlidir. başkanla tanışmanın en iyi yanı ise tam 15 tane dr peppers içebilmenizdir *. başkan kennedy forrest'a sorar
- amerikan karmasında olmak nasıl bir duygu?
forrest bombalar;
- çişim var! *
daha sonra başkan yine vurulur... *
forrest orduya katılır. yine bir otobüs ve yine tanışacak bir kişi vardır elbette. bu sefer de bubba ile tanışır. onun bütün sülalesi karides işi ile ilgilenmektedir ve o da orduda işi bitince karides işine girecektir... bubba devamlı karideslerden bahseder durur, forrest da dinler. amaaaaa amaaa orduda bir eğitim çavuşu vardır ki , ulan ben hayatımda bir insana bu kadar gülmedim yaaa!!! yoktur lan böyle bir şey! adamın replikleri , tepkileri vs... direkt bombadır. film izlerken cok dikkat edilesi bir adamdır...
forrest ve arkadaşları vietnam'a gönderilir. orada teğmen dan komutasındaki bir birliğe verilirler. teğmen dan'ın dedeleri savaşlarda ölmüştür. yani çok tecrübelidir *. bir gün bubba forrest'a onunla karides işine girip girmeyeceğini, yüzden 50-50 ortak olacaklarını ve kabul edip etmediğini sorar. forrest da kabul eder.. daha sonra birgün çatışmaya girerler , bütün müfreze yaralanır... forrest yine koşarak uzaklaştığı için sadece kıçından vurulmuştur. ama bubba yoktur! forrest bubba'yı bulmak için o çatışma alanına girer. her seferinde başka birisini kurtarır ama bubba yoktur. bir seferinde de teğmen dan'ı kurtarır. en sonunda bubba'yı da bulur. bubba yaralıdır. onu da kurtarır ama bubba çok geçmeden ölür... teğmen dan'ın ayakları yoktur artık , forrest da kıçından yaralanıp tam 1 milyon dolar almaya hak kazanmıştır fakat o paranın zerresini göremez. galiba ordu paraya el koymuştur *. forrest orda ping pong'a başlar. ona çok doğal gelmiştir. hayvan gibi de oynar zaten... bu arada teğmen dan'ı da eve yollamışlardır. bir süre sonra da forrest'ı... forrest başkent washington d.c'ye gider. orda yine jenny'i bulur. yine köfte ve patates gibi olurlar. fakat uzun sürmez. marien yine gider...
forrest'a şeref madalyası vermişlerdir. artık ünlü biridir de... televizyon'a çıkar. hatta john lennon'dan bile ünlüdür!
forrest new york'a gider. orada teğmen dan ile karşılaşır. yılbaşı yaklaşmaktadır. o yılbaşını teğmen dan ile geçirir. teğmen tekerlekli sandalyeye bağımlı , otelde kalan sakat bir adamdır. forrest ona karides işine gireceğini söyler , o da pek sallamaz fakat ''sen eğer karides teknesi kaptanı olursan , ben de senin ikinci kaptanın olacağıma söz veriyorum'' der. ping pong'da cok ünlü olan forrest amerikan ordu takımındadır ve yine başkanla görüşür. başkan sonra yine vurulacaktır tabi...
forrest artık terhis olmuştur. eve döner. o artık ünlü biridir. sponsor firmalardan birisi , onların ürünlerini överse ona tam 25 bin dolar vereceklerini söyler ve parayı bırakırlar. forrest parayı alır. verdiği bir söz vardır ve bunu tutacaktır. tabi ki karideş işine girecektir... parasının 24.562,47 $ ile karideş işine girer. kendisine bir tekne satın alır. teknesini ismi yoktur. isimsiz bir tekne uğursuzluk getirir. teknesinin ismi '' jenny'' olacaktır. forrest çok uğraşır fakat en fazla 5 tane karides yakalar *. bu bir süre daha devam eder... bir gün limanda birisi belirir. bu da kimdir? tabi ki teğmen dan!!! bu filmde herkes sözünü tutar! o da söz verdiği gibi 2.kaptan olmak için forrest'ın yanına gelmiştir. artık 2.kaptan teğmen dan'dır... birlikte sefere çıkarlar ama pek de bir şey değişmez. yine hiçbir şey yakalayamıyorlardır... derken; günlerden bir gün , büyük bir fırtına çıkar! her zaman ''tanrı nerede? hani nerede?''
diyen teğmen dan'a tanrı kendisini göstermiştir. tanrı ordadır! ama filmin burasında kayış kopar. teğmen dan o fırtına da geminin direğien çıkar öyle laflar söyler ki , şahsen ben gülmekten yarıldım lan * *. fırtına da batmamışlardır fakat kendileri haricindeki herkesin teknesi zarar görmüştür. artık tek karides teknesi onlardır! bütün karidesleri tek başlarına yakalarlar ve bir sürü gemi alıp , koca bir filo kurarlar... paraya da para demez i money derler! çünkü onlar gavur *. teğmen dan da artık tanrı ile barışmıştır sanki...bunu hiç söylemez ama forrest anlar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar