bugün
- kolye140
- rüzgar11
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- kuş5
- var olmak için ne yaptınız12
- gece gece sinirlenmek4
- rüzgar türbini2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- mavi4
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- billie eilish'in memeleri7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- fil9
- tabiat4
- at6
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- flamingo3
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- kaplan17
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- brezilya7
- z kusagi4
- sevgili nedir7
- kötüyü alaşağı etmek4
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- anın görüntüsü22
- bileklik19
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- pıtı atma4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- yol5
- yogartiksen39
- ankara8
- erken ölüm2
- elma5
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sarı teker kim sorunsalı8
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- galatasaray19
"ŞiZOFREN AŞKA MEKTUP" bir CEZMi ERSÖZ kitabı... işte kitaptan güzel BiR BÖLÜM...
Hep bir yanim yarimlik, hep senden uzaktalik, hayattaki tek 'kimse'mden yoksunluk, yani kimsesizlikti...
Sadece sana sarilarak uyudugumda nefes alabiliyordum...
Beni kollarina aldiginda, yüzümü masumiyetinin yurduna, o kimsesiz boynuna dayadigimda, kokunu kalbimle soludugumda...
Uykun benim cennetimdi...
Çünkü cennet sadece ikimizin olabildigi yerdi benim için...
Uykunda sadece ikimiz vardik... Askima dar gelen sevgi sözcüklerine ihtiyacim yoktu orada...
Sana sevgimi anlatmaya, ispat etmeye ihtiyacim yoktu artik...
Seni yollarca, sehirlerce uzagindan sevdim. Seni kelimelerce, siirlerce yakinindan sevdim...
Seni dünya üzerinde sanki ilk kez benim için kalemi eline alip da yazdigin mektuplarca sevdim...
Sensiz geçen gecelerde yüregimde biriken kiskançligin, öfkenin, kirginligin ve hasretin hummali karanligi, sana kavustugum anlarda sevinçten çildirmanin esiginde tarifsiz bir hazza dönüsürdü...
Sana yeniden dokunmak, sanki bulutlara öpücükler kondurmak gibiydi...
Huzurla huzursuzluk, hasret ve kavusma, ask ve öfke, merhamet ve acimasizlik,kirginlik ve bagislama her sey ama her sey sevgimizin taskin sularinda birbirine karisirdi.
Iki kalbin bir ömre sigdirabilecegi tüm duygulari biz o kisacik anlarda soluk soluga yasardik...
Hala seninle geçirecegim anlarin telasiyla tüketir gibi yasiyorum sensiz geçen günlerimi...
Yillar geçti, hala seni görecek olmanin kalp çarpintilariyla, yalniz senin için giyiniyorum en güzel giysilerimi.
Sen güzel bulasin diye geçiyorum aynalarin karsisina...
Seninle geçen zaman bir daha tekrari olmayan, dogaçlama bir melodi gibi benim için...
Sanki birlikte yazilmis kaderimizin sayili dakikalarindan an çaliyorum...
Öylece karsinda oturup seni seyretmeyi,sana yemek hazirlamayi, seninle sohbet etmeyi ,dostlarini agirlamayi, seninle birlikte uyumayi, yani paylastigimiz ne varsa
hepsini bir daha asla okuyamayacagim bir siiri kelime kelime içime sindirir gibi, soluk soluga hissederek yasiyorum...
Hep bir yanim yarimlik, hep senden uzaktalik, hayattaki tek 'kimse'mden yoksunluk, yani kimsesizlikti...
Sadece sana sarilarak uyudugumda nefes alabiliyordum...
Beni kollarina aldiginda, yüzümü masumiyetinin yurduna, o kimsesiz boynuna dayadigimda, kokunu kalbimle soludugumda...
Uykun benim cennetimdi...
Çünkü cennet sadece ikimizin olabildigi yerdi benim için...
Uykunda sadece ikimiz vardik... Askima dar gelen sevgi sözcüklerine ihtiyacim yoktu orada...
Sana sevgimi anlatmaya, ispat etmeye ihtiyacim yoktu artik...
Seni yollarca, sehirlerce uzagindan sevdim. Seni kelimelerce, siirlerce yakinindan sevdim...
Seni dünya üzerinde sanki ilk kez benim için kalemi eline alip da yazdigin mektuplarca sevdim...
Sensiz geçen gecelerde yüregimde biriken kiskançligin, öfkenin, kirginligin ve hasretin hummali karanligi, sana kavustugum anlarda sevinçten çildirmanin esiginde tarifsiz bir hazza dönüsürdü...
Sana yeniden dokunmak, sanki bulutlara öpücükler kondurmak gibiydi...
Huzurla huzursuzluk, hasret ve kavusma, ask ve öfke, merhamet ve acimasizlik,kirginlik ve bagislama her sey ama her sey sevgimizin taskin sularinda birbirine karisirdi.
Iki kalbin bir ömre sigdirabilecegi tüm duygulari biz o kisacik anlarda soluk soluga yasardik...
Hala seninle geçirecegim anlarin telasiyla tüketir gibi yasiyorum sensiz geçen günlerimi...
Yillar geçti, hala seni görecek olmanin kalp çarpintilariyla, yalniz senin için giyiniyorum en güzel giysilerimi.
Sen güzel bulasin diye geçiyorum aynalarin karsisina...
Seninle geçen zaman bir daha tekrari olmayan, dogaçlama bir melodi gibi benim için...
Sanki birlikte yazilmis kaderimizin sayili dakikalarindan an çaliyorum...
Öylece karsinda oturup seni seyretmeyi,sana yemek hazirlamayi, seninle sohbet etmeyi ,dostlarini agirlamayi, seninle birlikte uyumayi, yani paylastigimiz ne varsa
hepsini bir daha asla okuyamayacagim bir siiri kelime kelime içime sindirir gibi, soluk soluga hissederek yasiyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar