bugün
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey12
- fransa da yağmalanan apple mağazası7
- eski sevgilinin bıraktığı iz13
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- eski yazarlar geri gelsin12
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması7
- uzak mesafe ilişki4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- la loba21
- uefa şampiyonlar ligi5
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu4
- cm 01 024
- ben geldim naneler6
- nervio'nun ayakları17
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- çirkin şansı5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- menemen yiyen erkek13
- recep tayyip erdoğan13
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga5
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler7
- futbol16
- migros ta etleri yiyen kedi4
- dedikodu yapan erkek3
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler8
- lille osc5
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan10
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- benzini ayın birinde alın çünküüüü4
- ayak fetişizminin entel bir zevk olması2
- şanlıurfa da gece hayatı2
- karabüklü kızlar5
- eğirdir gölü canavarı5
- nasılsınız3
- erkeğe en çok yakışan araba3
- endoskopi2
- domates çorbası8
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- yalancı sözlük yazarları7
- mr erecto hayratı4
- sevgiliyle görüşme sıklığı5
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- lille5
- safra reflüsü2
- ps 4 varken ps 5 almak mantıklı mı sorunsalı2
Duyguların içinin boşalmasının, tüm değerlerin çıkar ile lekelenmesinin, bir de yetmezmiş gibi çeviri diliyle konuşulmasının ardından gelen içler acısı süreçtir.
o zibidi radyo diceyi kızlar gibi dakika başı "seni seviyorum" der oldu insanlar. "hadi görüşürüz, seni seviyorum." "bana bir bardak su verdin, seni seviyorum"...
9 yaşında bir kız yeğenim var. geçenlerde ona bir pantolon giydiriyordum, bana dedi ki: "onu giymem hala, ben bu pantolondan nefret ediyorum!"
nefret?! ne yaptı o pantolon be kızım sana? babanı mı öldürdü, annene işkence mi yaptı, sana tecavüz mü etti? nefret kelimesi bu kadar kolay mı? düşünmesi bile korkunç ama, birisi yukarıda saydıklarımı yapacak olsa, ona karşı hissedeceğin duyguyu nasıl adlandıracaksın o zaman? nefret odur işte! pantolondan nasıl nefret edilebilir ki?!
benzeri bir biçimde, bir kadın arkadaşım var, evli barklı, çoluk çocuk annesi, o da bana "aşkım" dedi, onu da haşladım. oysa bana asılacak hali yok elbette... ama aşk bu kadar kolay mı? aşkım dediğin insan, senin aşkın olmalı be arkadaşım, kocan olmalı... aşk bu. birisine aşkım diyorsan, yeri gelince onun için öleceksin. onsuz yaşamamak için hayatında çok şeyi gözden çıkaracaksın. gecelerini gündüzlerini onunla yaşayacak, ya da yaşayabilmek için her şeyi göze alacaksın. onu düşününce için titreyecek. birbirinize ait olacaksınız, gözünüz dünyayı görmeyecek... işte bu kişiye "aşkım" diyeceksin, bu söz ağızlara sakız olmak için fazla büyük bir söz çünkü...
tıpkı "dostum" sözü gibi... şimdi gençler birinden sigara istiyor, o da verince "sağol dostum" diyorlar. dost? ne ara dostun oldu o senin yahu?! ne zaman omuz omuza direndin sen onunla birlikte, ne zaman kimseye söylemediğin en derin sırlarını açtın ona? ne zaman varınızı yoğunuzu paylaştınız, ne zamandır özlüyorsun onu sen? ne dostu yahu? arkadaşın bile değil o, sadece bir sigara verdi diye dost mu oldu, bu kadar ucuz mu dostluğun senin? yoksa dostluk kavramına mı saygın yok?!
insanlar kelimelerin ağırlığını taşıyamıyorlar artık.. en basit duygular için bile büyük kelimeler kullanmaya başladıklarından beri sıfatlar arttı farkında mısınız?
hani koç firmasından sonra "hakiki koç" çıktı ya, ardından "öz diyarbakırlılar" falan; yakında biz de öyle konuşur olacağız:
"öz aşkım"
"en öz dostum"
"ekstra nefret"
"süper sevgi"
"hiper korku"
falan filan.
o zibidi radyo diceyi kızlar gibi dakika başı "seni seviyorum" der oldu insanlar. "hadi görüşürüz, seni seviyorum." "bana bir bardak su verdin, seni seviyorum"...
9 yaşında bir kız yeğenim var. geçenlerde ona bir pantolon giydiriyordum, bana dedi ki: "onu giymem hala, ben bu pantolondan nefret ediyorum!"
nefret?! ne yaptı o pantolon be kızım sana? babanı mı öldürdü, annene işkence mi yaptı, sana tecavüz mü etti? nefret kelimesi bu kadar kolay mı? düşünmesi bile korkunç ama, birisi yukarıda saydıklarımı yapacak olsa, ona karşı hissedeceğin duyguyu nasıl adlandıracaksın o zaman? nefret odur işte! pantolondan nasıl nefret edilebilir ki?!
benzeri bir biçimde, bir kadın arkadaşım var, evli barklı, çoluk çocuk annesi, o da bana "aşkım" dedi, onu da haşladım. oysa bana asılacak hali yok elbette... ama aşk bu kadar kolay mı? aşkım dediğin insan, senin aşkın olmalı be arkadaşım, kocan olmalı... aşk bu. birisine aşkım diyorsan, yeri gelince onun için öleceksin. onsuz yaşamamak için hayatında çok şeyi gözden çıkaracaksın. gecelerini gündüzlerini onunla yaşayacak, ya da yaşayabilmek için her şeyi göze alacaksın. onu düşününce için titreyecek. birbirinize ait olacaksınız, gözünüz dünyayı görmeyecek... işte bu kişiye "aşkım" diyeceksin, bu söz ağızlara sakız olmak için fazla büyük bir söz çünkü...
tıpkı "dostum" sözü gibi... şimdi gençler birinden sigara istiyor, o da verince "sağol dostum" diyorlar. dost? ne ara dostun oldu o senin yahu?! ne zaman omuz omuza direndin sen onunla birlikte, ne zaman kimseye söylemediğin en derin sırlarını açtın ona? ne zaman varınızı yoğunuzu paylaştınız, ne zamandır özlüyorsun onu sen? ne dostu yahu? arkadaşın bile değil o, sadece bir sigara verdi diye dost mu oldu, bu kadar ucuz mu dostluğun senin? yoksa dostluk kavramına mı saygın yok?!
insanlar kelimelerin ağırlığını taşıyamıyorlar artık.. en basit duygular için bile büyük kelimeler kullanmaya başladıklarından beri sıfatlar arttı farkında mısınız?
hani koç firmasından sonra "hakiki koç" çıktı ya, ardından "öz diyarbakırlılar" falan; yakında biz de öyle konuşur olacağız:
"öz aşkım"
"en öz dostum"
"ekstra nefret"
"süper sevgi"
"hiper korku"
falan filan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar