bugün
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz9
- imralı basılsın apo piçi asılsın5
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı11
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru2
- üniversite okumanın gereksiz olması6
- sözlük yazarlarının favori dizisi6
- 1948 arap israil savaşı9
- duş alıp yeni serilmiş nevresimde uyumak2
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- yapay zekanın ortadan kaldıramayacağı 10 meslek3
- yazarların favori oyun karakteri5
- sözlük kızlarının babaları3
- x files dizisindeki elinden sigara düşmeyen adam4
- tuvaletin tıkanması2
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- allah4
- boş cd'nin üstüne boş cd diye yazmak4
- tai lung26
- ebrar sitesi2
- oswald cupplepot3
- osuruktan şiirler89
- acı acı osurmak5
- bira6
- i m horny diyen kız3
- türkiye de emeklilik4
- stack overflow kopyala yapistir2
- sözlükteki cin moderatörler2
- su bardağı ile çay içmek7
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- dolar isterse 100 olsun41
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek3
- youtube3
- fenerbahçe19
- şafak sezer'in son hali2
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- nervio varıdı nerede o8
- ismet gurbuz 202411
- arap ismail3
- 2026 ekonomik krizi20
- kedi3
- sözlük erkeklerinin yaptığı yemekler3
- yazarların favori giyim markası15
- anderson talisca6
- sophie dee'nin memeleri4
- berber fiyatlarındaki fahiş artış3
- ebru şallı2
- cinlerden yardım alan platformlar3
- kainatın insanların keşfi için yaratılması4
- sözlük dayısı dövmek6
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
Edebiyat, insanın, kendini sanatsal değer taşıyan bir biçimde ifade etmesidir. Bir ağaç gibi, yazının bulunmasından önce sözlü olarak boy göstermiş, yazının bulunması ile iki dal halinde büyümeye devam etmiştir. Edebiyat insanın öğrenme isteğinin bir parçasıdır. Sürekli bir değişim içinde bulunan evrende insan, de bu değişime ayak uydurmak,kendini geliştirmek, ufkunu genişletmek için edebiyata başvurur.
Bir eserin edebiyat eseri özelliğini taşıyabilmesi için, sıradan olmaması, özgün olması, yaratıcılık eseri olması gerekir. Özgün olmayan bir eser, edebi değer taşıyamaz.
Edebiyat, günümüze uzanan bu zaman dilimi içerisinde, her bireyin kişisel beğenisinin farklı olması neticesinde, yine bir ağaç gibi kollara ayrılmıştır. Böylece birbirinden, anlatım biçimi, konuyu ele alış biçimi gibi konularda ayrılan kollar, yeni, özgün edebiyat akımlarını oluşturmuştur. Bu akımlar, dünyayı farklı perspektiflerden okuyucuya göstererek, olayları, başka bir toplumdan veya başka bir zamandan bir kişinin görüş açısından görebilmeyi sağlar. Diğer canlıların görüş açısından hayat, evreni anlatıp, kişiye doğa sevgisi kazandırabilir, ve hatta soyut bir bakış açısı ile, insana, insanı bamkaşka bir pencereden izletebilir. Kişiyi aydınlatarak ve bu aydınlık zincirini tamamlayarak toplumu aydınlatabilmeyi mümkün kılar. Böylece bir toplumun -ve hatta bütün insanlığın- gidiş yönünü bile değiştirebilir. Evrensel niteliği ile, toplumları aynı yola, aydınlanma, bağnazlıktan kurtulma ve devrim yoluna iletir.
Edebiyat akımları da, zaman içinden yenilenmek, kendini yenilemek zorundadır. Aksi taktirde, diriliğini, tazeliğini kaybeden böyle bir akımın verdiği edebi ürünler, özgünlüğünü kaybetmeye, dolayısı ile de edebi değerini yitirmeye başlar. Ortaya çıkacak her akım, her kelimeye, her tümceye yeni bir anlam katar. Edebiyata, dinamizm aşılar. Okurun, okuma zevkine hitap edecek daha çok akım oluşması neticesinde, okuma sevgisini artırır. Böyle bir ortamda yapılacak bir tartışma, edebiyat adına daha iyi meyveler verecektir.
Edebiyat sadece toplumları aydınlatmak, çağdaşlaştırmak adına bir araç olabildiği gibi, ilgi alanında eserler sunarak, bireyin, ilgi alanları çerçevesinde bilgi sahibi olmasını da sağlar. Kişinin sezgi yeteneğini geliştirir, kişiye derin bir kavrayış yeteneği kazandırır. Farklı bakış açılarından, doğayı, insanı incelemiş olması dolaysı ile, insana hoşgörü kazandırır. Edebiyata ilgi duyulmayan, gerekli değer verilmeyen toplumlarda, hoşgörü eksikliği, toplumun görüş açısının dar olması gibi sorunlar görülmesi manidardır. Bu şekilde, sanatçı-toplum ilişkisi sıkı olmayan toplumlarda, sanatçı, vermesi beklenen görüş açısını, bilgiyi, kendisinden, sorunlarında uzak olduğu topluma doğru biçimde sunamaz. *
Bir eserin edebiyat eseri özelliğini taşıyabilmesi için, sıradan olmaması, özgün olması, yaratıcılık eseri olması gerekir. Özgün olmayan bir eser, edebi değer taşıyamaz.
Edebiyat, günümüze uzanan bu zaman dilimi içerisinde, her bireyin kişisel beğenisinin farklı olması neticesinde, yine bir ağaç gibi kollara ayrılmıştır. Böylece birbirinden, anlatım biçimi, konuyu ele alış biçimi gibi konularda ayrılan kollar, yeni, özgün edebiyat akımlarını oluşturmuştur. Bu akımlar, dünyayı farklı perspektiflerden okuyucuya göstererek, olayları, başka bir toplumdan veya başka bir zamandan bir kişinin görüş açısından görebilmeyi sağlar. Diğer canlıların görüş açısından hayat, evreni anlatıp, kişiye doğa sevgisi kazandırabilir, ve hatta soyut bir bakış açısı ile, insana, insanı bamkaşka bir pencereden izletebilir. Kişiyi aydınlatarak ve bu aydınlık zincirini tamamlayarak toplumu aydınlatabilmeyi mümkün kılar. Böylece bir toplumun -ve hatta bütün insanlığın- gidiş yönünü bile değiştirebilir. Evrensel niteliği ile, toplumları aynı yola, aydınlanma, bağnazlıktan kurtulma ve devrim yoluna iletir.
Edebiyat akımları da, zaman içinden yenilenmek, kendini yenilemek zorundadır. Aksi taktirde, diriliğini, tazeliğini kaybeden böyle bir akımın verdiği edebi ürünler, özgünlüğünü kaybetmeye, dolayısı ile de edebi değerini yitirmeye başlar. Ortaya çıkacak her akım, her kelimeye, her tümceye yeni bir anlam katar. Edebiyata, dinamizm aşılar. Okurun, okuma zevkine hitap edecek daha çok akım oluşması neticesinde, okuma sevgisini artırır. Böyle bir ortamda yapılacak bir tartışma, edebiyat adına daha iyi meyveler verecektir.
Edebiyat sadece toplumları aydınlatmak, çağdaşlaştırmak adına bir araç olabildiği gibi, ilgi alanında eserler sunarak, bireyin, ilgi alanları çerçevesinde bilgi sahibi olmasını da sağlar. Kişinin sezgi yeteneğini geliştirir, kişiye derin bir kavrayış yeteneği kazandırır. Farklı bakış açılarından, doğayı, insanı incelemiş olması dolaysı ile, insana hoşgörü kazandırır. Edebiyata ilgi duyulmayan, gerekli değer verilmeyen toplumlarda, hoşgörü eksikliği, toplumun görüş açısının dar olması gibi sorunlar görülmesi manidardır. Bu şekilde, sanatçı-toplum ilişkisi sıkı olmayan toplumlarda, sanatçı, vermesi beklenen görüş açısını, bilgiyi, kendisinden, sorunlarında uzak olduğu topluma doğru biçimde sunamaz. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar