bugün
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak8
- bir bela geliyor9
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın5
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- izmir'in mis gibi kokması10
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler9
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi7
- yüksek enflasyon3
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar3
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı4
- salat namaz değildir12
- the odyssey2
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur4
- sabahları sevilen şeyler7
- arkadaşlar çüş6
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi5
- izmir in fethi3
- meksika açmazı macerası15
- okul saldırısı7
- fon vurgunu akpli seçmene nasıl anlatılıyor5
- cemil tugay7
- beni parayla değil ama kadınla kandırabilirsiniz2
- tekrar izlenebilecek diziler4
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek6
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi5
- izmir lağım gibi kokuyor diyen muhalif3
- bir gün herkes ak partili olacak14
- anın görüntüsü31
- enayimiknatisi9
- arkadaşlar aranızda zengin varsa bana yazsın3
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- bu durumda ne yapardınız9
- ebgh'a hakaret edenler3
- iranlı kızlar4
- çağatay güç2
- mezut barzani nin yahudi olması18
- akp'nin izmire yatırım yapmaması2
- silkmeye çalışan erkek ilgisi3
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- cemil tugay'ın ak parti'ye katılması2
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- 40 yaşında bekar erkek5
- izmir in bok koktuğu yıllar2
- game of thrones taki kerhaneci24
- demokrasi3
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- sözlük yazarlarının hayalindeki 3 önemli şey2
Edebiyat, insanın, kendini sanatsal değer taşıyan bir biçimde ifade etmesidir. Bir ağaç gibi, yazının bulunmasından önce sözlü olarak boy göstermiş, yazının bulunması ile iki dal halinde büyümeye devam etmiştir. Edebiyat insanın öğrenme isteğinin bir parçasıdır. Sürekli bir değişim içinde bulunan evrende insan, de bu değişime ayak uydurmak,kendini geliştirmek, ufkunu genişletmek için edebiyata başvurur.
Bir eserin edebiyat eseri özelliğini taşıyabilmesi için, sıradan olmaması, özgün olması, yaratıcılık eseri olması gerekir. Özgün olmayan bir eser, edebi değer taşıyamaz.
Edebiyat, günümüze uzanan bu zaman dilimi içerisinde, her bireyin kişisel beğenisinin farklı olması neticesinde, yine bir ağaç gibi kollara ayrılmıştır. Böylece birbirinden, anlatım biçimi, konuyu ele alış biçimi gibi konularda ayrılan kollar, yeni, özgün edebiyat akımlarını oluşturmuştur. Bu akımlar, dünyayı farklı perspektiflerden okuyucuya göstererek, olayları, başka bir toplumdan veya başka bir zamandan bir kişinin görüş açısından görebilmeyi sağlar. Diğer canlıların görüş açısından hayat, evreni anlatıp, kişiye doğa sevgisi kazandırabilir, ve hatta soyut bir bakış açısı ile, insana, insanı bamkaşka bir pencereden izletebilir. Kişiyi aydınlatarak ve bu aydınlık zincirini tamamlayarak toplumu aydınlatabilmeyi mümkün kılar. Böylece bir toplumun -ve hatta bütün insanlığın- gidiş yönünü bile değiştirebilir. Evrensel niteliği ile, toplumları aynı yola, aydınlanma, bağnazlıktan kurtulma ve devrim yoluna iletir.
Edebiyat akımları da, zaman içinden yenilenmek, kendini yenilemek zorundadır. Aksi taktirde, diriliğini, tazeliğini kaybeden böyle bir akımın verdiği edebi ürünler, özgünlüğünü kaybetmeye, dolayısı ile de edebi değerini yitirmeye başlar. Ortaya çıkacak her akım, her kelimeye, her tümceye yeni bir anlam katar. Edebiyata, dinamizm aşılar. Okurun, okuma zevkine hitap edecek daha çok akım oluşması neticesinde, okuma sevgisini artırır. Böyle bir ortamda yapılacak bir tartışma, edebiyat adına daha iyi meyveler verecektir.
Edebiyat sadece toplumları aydınlatmak, çağdaşlaştırmak adına bir araç olabildiği gibi, ilgi alanında eserler sunarak, bireyin, ilgi alanları çerçevesinde bilgi sahibi olmasını da sağlar. Kişinin sezgi yeteneğini geliştirir, kişiye derin bir kavrayış yeteneği kazandırır. Farklı bakış açılarından, doğayı, insanı incelemiş olması dolaysı ile, insana hoşgörü kazandırır. Edebiyata ilgi duyulmayan, gerekli değer verilmeyen toplumlarda, hoşgörü eksikliği, toplumun görüş açısının dar olması gibi sorunlar görülmesi manidardır. Bu şekilde, sanatçı-toplum ilişkisi sıkı olmayan toplumlarda, sanatçı, vermesi beklenen görüş açısını, bilgiyi, kendisinden, sorunlarında uzak olduğu topluma doğru biçimde sunamaz. *
Bir eserin edebiyat eseri özelliğini taşıyabilmesi için, sıradan olmaması, özgün olması, yaratıcılık eseri olması gerekir. Özgün olmayan bir eser, edebi değer taşıyamaz.
Edebiyat, günümüze uzanan bu zaman dilimi içerisinde, her bireyin kişisel beğenisinin farklı olması neticesinde, yine bir ağaç gibi kollara ayrılmıştır. Böylece birbirinden, anlatım biçimi, konuyu ele alış biçimi gibi konularda ayrılan kollar, yeni, özgün edebiyat akımlarını oluşturmuştur. Bu akımlar, dünyayı farklı perspektiflerden okuyucuya göstererek, olayları, başka bir toplumdan veya başka bir zamandan bir kişinin görüş açısından görebilmeyi sağlar. Diğer canlıların görüş açısından hayat, evreni anlatıp, kişiye doğa sevgisi kazandırabilir, ve hatta soyut bir bakış açısı ile, insana, insanı bamkaşka bir pencereden izletebilir. Kişiyi aydınlatarak ve bu aydınlık zincirini tamamlayarak toplumu aydınlatabilmeyi mümkün kılar. Böylece bir toplumun -ve hatta bütün insanlığın- gidiş yönünü bile değiştirebilir. Evrensel niteliği ile, toplumları aynı yola, aydınlanma, bağnazlıktan kurtulma ve devrim yoluna iletir.
Edebiyat akımları da, zaman içinden yenilenmek, kendini yenilemek zorundadır. Aksi taktirde, diriliğini, tazeliğini kaybeden böyle bir akımın verdiği edebi ürünler, özgünlüğünü kaybetmeye, dolayısı ile de edebi değerini yitirmeye başlar. Ortaya çıkacak her akım, her kelimeye, her tümceye yeni bir anlam katar. Edebiyata, dinamizm aşılar. Okurun, okuma zevkine hitap edecek daha çok akım oluşması neticesinde, okuma sevgisini artırır. Böyle bir ortamda yapılacak bir tartışma, edebiyat adına daha iyi meyveler verecektir.
Edebiyat sadece toplumları aydınlatmak, çağdaşlaştırmak adına bir araç olabildiği gibi, ilgi alanında eserler sunarak, bireyin, ilgi alanları çerçevesinde bilgi sahibi olmasını da sağlar. Kişinin sezgi yeteneğini geliştirir, kişiye derin bir kavrayış yeteneği kazandırır. Farklı bakış açılarından, doğayı, insanı incelemiş olması dolaysı ile, insana hoşgörü kazandırır. Edebiyata ilgi duyulmayan, gerekli değer verilmeyen toplumlarda, hoşgörü eksikliği, toplumun görüş açısının dar olması gibi sorunlar görülmesi manidardır. Bu şekilde, sanatçı-toplum ilişkisi sıkı olmayan toplumlarda, sanatçı, vermesi beklenen görüş açısını, bilgiyi, kendisinden, sorunlarında uzak olduğu topluma doğru biçimde sunamaz. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar