bugün
- macron koşacak diye park kapatan akepe16
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması25
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı4
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması10
- akp bitince ne olacak7
- kadinlarin erkekleri dm den taciz etmesi3
- uzun entry giren yazar enayiliği9
- ölümün en iyi tanımı14
- otel odasında ölü bulunmak7
- mini etekli kız isimleri top 103
- f 35 leri kendimiz yapalım2
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler4
- her yazarın eşit olmaması4
- dünya kupasının en zayıf takımı2
- egay sucukcu2
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek2
- yorgun mermi7
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- sevgiliyle tatile gitmek7
- sizce uzay milyarlarca dolar harcamaya değer mi5
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması7
- 2026 dünya kupası25
- günün sözü4
- arjantin4
- iş arkadaşı ile her gün 8 saat geçirmek4
- belçika7
- ispanya6
- ingiltere6
- norveç5
- isviçre'nin çeyrek finalde arjantin'in rakibi olma4
- isviçre3
- fas5
- fransa2
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı12
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği4
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı10
- trump'ın rahip brunson olayını yine anlatması2
- ona bir şey söyle12
- damadını tüfekle poposundan yaralayan kayınpeder2
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır5
- fakir evinin olmazsa olmazları2
- nato liderler zirvesi akşam yemeği menüsü3
- yazarların en sevdiği hayvan4
- iş toplantıları2
- yazarların mezun olduğu okullar17
- novak djokovic2
- koparmadan 24 cm sıçtıktan sonra tansiyon düşmesi2
- beyaz yakalıların yüzde 90'ı işsiz kalacak4
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
Edebiyat, insanın, kendini sanatsal değer taşıyan bir biçimde ifade etmesidir. Bir ağaç gibi, yazının bulunmasından önce sözlü olarak boy göstermiş, yazının bulunması ile iki dal halinde büyümeye devam etmiştir. Edebiyat insanın öğrenme isteğinin bir parçasıdır. Sürekli bir değişim içinde bulunan evrende insan, de bu değişime ayak uydurmak,kendini geliştirmek, ufkunu genişletmek için edebiyata başvurur.
Bir eserin edebiyat eseri özelliğini taşıyabilmesi için, sıradan olmaması, özgün olması, yaratıcılık eseri olması gerekir. Özgün olmayan bir eser, edebi değer taşıyamaz.
Edebiyat, günümüze uzanan bu zaman dilimi içerisinde, her bireyin kişisel beğenisinin farklı olması neticesinde, yine bir ağaç gibi kollara ayrılmıştır. Böylece birbirinden, anlatım biçimi, konuyu ele alış biçimi gibi konularda ayrılan kollar, yeni, özgün edebiyat akımlarını oluşturmuştur. Bu akımlar, dünyayı farklı perspektiflerden okuyucuya göstererek, olayları, başka bir toplumdan veya başka bir zamandan bir kişinin görüş açısından görebilmeyi sağlar. Diğer canlıların görüş açısından hayat, evreni anlatıp, kişiye doğa sevgisi kazandırabilir, ve hatta soyut bir bakış açısı ile, insana, insanı bamkaşka bir pencereden izletebilir. Kişiyi aydınlatarak ve bu aydınlık zincirini tamamlayarak toplumu aydınlatabilmeyi mümkün kılar. Böylece bir toplumun -ve hatta bütün insanlığın- gidiş yönünü bile değiştirebilir. Evrensel niteliği ile, toplumları aynı yola, aydınlanma, bağnazlıktan kurtulma ve devrim yoluna iletir.
Edebiyat akımları da, zaman içinden yenilenmek, kendini yenilemek zorundadır. Aksi taktirde, diriliğini, tazeliğini kaybeden böyle bir akımın verdiği edebi ürünler, özgünlüğünü kaybetmeye, dolayısı ile de edebi değerini yitirmeye başlar. Ortaya çıkacak her akım, her kelimeye, her tümceye yeni bir anlam katar. Edebiyata, dinamizm aşılar. Okurun, okuma zevkine hitap edecek daha çok akım oluşması neticesinde, okuma sevgisini artırır. Böyle bir ortamda yapılacak bir tartışma, edebiyat adına daha iyi meyveler verecektir.
Edebiyat sadece toplumları aydınlatmak, çağdaşlaştırmak adına bir araç olabildiği gibi, ilgi alanında eserler sunarak, bireyin, ilgi alanları çerçevesinde bilgi sahibi olmasını da sağlar. Kişinin sezgi yeteneğini geliştirir, kişiye derin bir kavrayış yeteneği kazandırır. Farklı bakış açılarından, doğayı, insanı incelemiş olması dolaysı ile, insana hoşgörü kazandırır. Edebiyata ilgi duyulmayan, gerekli değer verilmeyen toplumlarda, hoşgörü eksikliği, toplumun görüş açısının dar olması gibi sorunlar görülmesi manidardır. Bu şekilde, sanatçı-toplum ilişkisi sıkı olmayan toplumlarda, sanatçı, vermesi beklenen görüş açısını, bilgiyi, kendisinden, sorunlarında uzak olduğu topluma doğru biçimde sunamaz. *
Bir eserin edebiyat eseri özelliğini taşıyabilmesi için, sıradan olmaması, özgün olması, yaratıcılık eseri olması gerekir. Özgün olmayan bir eser, edebi değer taşıyamaz.
Edebiyat, günümüze uzanan bu zaman dilimi içerisinde, her bireyin kişisel beğenisinin farklı olması neticesinde, yine bir ağaç gibi kollara ayrılmıştır. Böylece birbirinden, anlatım biçimi, konuyu ele alış biçimi gibi konularda ayrılan kollar, yeni, özgün edebiyat akımlarını oluşturmuştur. Bu akımlar, dünyayı farklı perspektiflerden okuyucuya göstererek, olayları, başka bir toplumdan veya başka bir zamandan bir kişinin görüş açısından görebilmeyi sağlar. Diğer canlıların görüş açısından hayat, evreni anlatıp, kişiye doğa sevgisi kazandırabilir, ve hatta soyut bir bakış açısı ile, insana, insanı bamkaşka bir pencereden izletebilir. Kişiyi aydınlatarak ve bu aydınlık zincirini tamamlayarak toplumu aydınlatabilmeyi mümkün kılar. Böylece bir toplumun -ve hatta bütün insanlığın- gidiş yönünü bile değiştirebilir. Evrensel niteliği ile, toplumları aynı yola, aydınlanma, bağnazlıktan kurtulma ve devrim yoluna iletir.
Edebiyat akımları da, zaman içinden yenilenmek, kendini yenilemek zorundadır. Aksi taktirde, diriliğini, tazeliğini kaybeden böyle bir akımın verdiği edebi ürünler, özgünlüğünü kaybetmeye, dolayısı ile de edebi değerini yitirmeye başlar. Ortaya çıkacak her akım, her kelimeye, her tümceye yeni bir anlam katar. Edebiyata, dinamizm aşılar. Okurun, okuma zevkine hitap edecek daha çok akım oluşması neticesinde, okuma sevgisini artırır. Böyle bir ortamda yapılacak bir tartışma, edebiyat adına daha iyi meyveler verecektir.
Edebiyat sadece toplumları aydınlatmak, çağdaşlaştırmak adına bir araç olabildiği gibi, ilgi alanında eserler sunarak, bireyin, ilgi alanları çerçevesinde bilgi sahibi olmasını da sağlar. Kişinin sezgi yeteneğini geliştirir, kişiye derin bir kavrayış yeteneği kazandırır. Farklı bakış açılarından, doğayı, insanı incelemiş olması dolaysı ile, insana hoşgörü kazandırır. Edebiyata ilgi duyulmayan, gerekli değer verilmeyen toplumlarda, hoşgörü eksikliği, toplumun görüş açısının dar olması gibi sorunlar görülmesi manidardır. Bu şekilde, sanatçı-toplum ilişkisi sıkı olmayan toplumlarda, sanatçı, vermesi beklenen görüş açısını, bilgiyi, kendisinden, sorunlarında uzak olduğu topluma doğru biçimde sunamaz. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar