bugün
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- kimsenin sizi sevmemesi12
- ok atmak4
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi4
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- ümit kocasakal9
- atatürkün yakışıklı olması4
- ngark2
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- güney kore34
- sabah erken kalkma erdemi5
- victor osimhen13
- netanyahu3
- sevgiliyle araya mesafe koymak7
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- öksürmekten uyuyamamak3
- muşlettin bey amca birader bey6
- atatürk ün hataları17
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler3
- fenerlilerin ağlaması4
- en son ne aldınız4
- saraca tarzı entry girmek3
- çocuklarının kıyafetini öpe öpe katlayan anne2
- sınavlarda kopya çekmenin etiği3
- ismet özel imgelemi vs attila ilhan imgelemi2
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- j. k. rowling3
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- ilk buluşmada sevişenler6
- kolye21
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- çok hata yaptım en güzeli sendin2
- entrysinde emoji kullanan yazar gizli eşcinseldir2
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- erotik şarkılar5
- jaws filmindeki sikko balik26
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- sevgi vs aşk13
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- sayın ismet von pforzheim efendi3
- sözlükteki galatasaraylılar5
- jamaika gülü2
- yazarların sözlükten kaçması2
- nervio tarzı entry girmek18
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek13
ÖZLEMiN KADAR
Toprağın iştahıyla dallardan
kuruyan yaprakları topluyor rüzgar
üşüyen çocukların teniyle kelebekler
sindi solgun çiçeklerin dibine
göğün karaşın kıvılcımları kırlangıçlar
tel tel sıyrılıp bulutlardan
göçtü uzaklara
yaz bitti...
Nasıl isterdim, ah yazgımı değiştirmek
öpüşür gibi sessizlikle
su içen bir ceylanın
halka halka dudaklarından
çakılların, yosunların köpükteki nazına doğru
başıboş
akıp gitmek bir derede...
Zift ve kemik arasında sıkışıp
ezilmiş filizin uğultusuyla
taşıdığım ruhumdan utanarak
otları dinliyorum
ne başka sızım olsaydı keşke
ne başka sözüm artık
kaçsam, kaçıp gitsem buralardan
kederi beni daha fazla boğmadan
uzağında bulandığım kırların...
Koynumda özleyişin kusursuz ürpertisi
güvercinlerim
ve ömrüm sıra huylarıma dolaşan
çocukluk günlerimdeki telaş
ah, sadece şiirle yaşasaydım
giziyle düşteki ışıltının
dallara kuşlar ve sincaplar kadar yakın
gülüşleri dolunnay
öpüşleri sarmaşık
güzelimi her sabah
salkım salkım leylaklar
yağmur ve gonca kokusuyla anarak...
En yüce yaratıktı oysa
ateşi ve sevdayı bulurken insan
yazık ki artık
bir kelebeğin titreyişleri kadar olsun
sahici gelmiyor bana
sorsalar, söyleyemem yeniden
hangi şehrin renkleri gökyüzünün dengidir
ya da yolununca gönlündeki sümbülü
küskün öten bülbülün
derdini kim üleşir;
çölden kopan rüzgar bile
ufkunu böylesine onulmaz
böylesine arsızca ağılayan insandan
daha kumsuz daha nar...
Çaresiz dinecek bu çile bir gün
tırnak ve nasır gibi ruhumda katılaşan
bereketsiz bu kalabalıktan
soluyup alacak beni duldasına doruklar
durulaya kurulaya büyütmek için
yeni doğmuş kuzuların sesiyle
toprağını kayalardan emziren hızıyla yaylaların...
Güzelim, serçeler mi taşıdı sana
bahçelerden, çimen çimen
karadut oyası zülüflerini
çiğdem tüten gamzeleri omuzlarına
kırdan mı sardın
yad ellerden esen yelde sevdalın mı var?
Unutma: hiçbir şey yakışmıyor kalbime özlemin kadar.
Toprağın iştahıyla dallardan
kuruyan yaprakları topluyor rüzgar
üşüyen çocukların teniyle kelebekler
sindi solgun çiçeklerin dibine
göğün karaşın kıvılcımları kırlangıçlar
tel tel sıyrılıp bulutlardan
göçtü uzaklara
yaz bitti...
Nasıl isterdim, ah yazgımı değiştirmek
öpüşür gibi sessizlikle
su içen bir ceylanın
halka halka dudaklarından
çakılların, yosunların köpükteki nazına doğru
başıboş
akıp gitmek bir derede...
Zift ve kemik arasında sıkışıp
ezilmiş filizin uğultusuyla
taşıdığım ruhumdan utanarak
otları dinliyorum
ne başka sızım olsaydı keşke
ne başka sözüm artık
kaçsam, kaçıp gitsem buralardan
kederi beni daha fazla boğmadan
uzağında bulandığım kırların...
Koynumda özleyişin kusursuz ürpertisi
güvercinlerim
ve ömrüm sıra huylarıma dolaşan
çocukluk günlerimdeki telaş
ah, sadece şiirle yaşasaydım
giziyle düşteki ışıltının
dallara kuşlar ve sincaplar kadar yakın
gülüşleri dolunnay
öpüşleri sarmaşık
güzelimi her sabah
salkım salkım leylaklar
yağmur ve gonca kokusuyla anarak...
En yüce yaratıktı oysa
ateşi ve sevdayı bulurken insan
yazık ki artık
bir kelebeğin titreyişleri kadar olsun
sahici gelmiyor bana
sorsalar, söyleyemem yeniden
hangi şehrin renkleri gökyüzünün dengidir
ya da yolununca gönlündeki sümbülü
küskün öten bülbülün
derdini kim üleşir;
çölden kopan rüzgar bile
ufkunu böylesine onulmaz
böylesine arsızca ağılayan insandan
daha kumsuz daha nar...
Çaresiz dinecek bu çile bir gün
tırnak ve nasır gibi ruhumda katılaşan
bereketsiz bu kalabalıktan
soluyup alacak beni duldasına doruklar
durulaya kurulaya büyütmek için
yeni doğmuş kuzuların sesiyle
toprağını kayalardan emziren hızıyla yaylaların...
Güzelim, serçeler mi taşıdı sana
bahçelerden, çimen çimen
karadut oyası zülüflerini
çiğdem tüten gamzeleri omuzlarına
kırdan mı sardın
yad ellerden esen yelde sevdalın mı var?
Unutma: hiçbir şey yakışmıyor kalbime özlemin kadar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar