bugün
- gürcistan17
- ilgi isteyen kız16
- hewal ebo17
- lahmacunu elle yiyen kız13
- kuran da namaz yok21
- gürcistan'ın neyi meşhur8
- bu kim aq4
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- yaprak dökümü ali rıza bey3
- billurları çiğ yemek4
- deep web ile dark web'in farkı3
- iki sözlük kızının kavga etmesi4
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- flörtleşme algoritması2
- almanya9
- ben ıspartada yaşıyorum7
- güne bir şarkı bırak16
- fransa2
- yukarı kattan gelen ahh sesi8
- herkesin artık tanım yapması6
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- abdullah öcalan5
- su içmeyi unutmayalım4
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi5
- bursa vs edirne7
- tarih3
- 30 temmuz 2026 iran'ın abd üssüne saldırısı5
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- türkiye nin en güzel camisi3
- sümerler semitik miydi3
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- bot yazar gibi entry giriyoruz4
- danimarka6
- pkk4
- türk siyaseti3
- türk erkeği2
- çölde gezen hippi2
- kut anlayışı3
- ali vefa4
- çay içen kız2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- orta yaşlı erkek çekiciliği2
- türk kızı2
- ısparta simidi8
- kendine bir öğüt ver7
insan denen varlığın yaşadığı hayatta nelere sahip olması gerektiğini , nasıl model bir birey ve kendisiyle barışık bir insan olabileceğinin sırlarını anlatan otobiyografi.
maddelerden ve bu maddelerin birbirleri ile ilişkilerinin sonuçlarından ibaret olan hayatta; asıl olan insanların düz ve fabrikasyon ürünlerini andırırcasına tek tip olmaları değil; çelişkilere sahip olmaları ve bu çelişkileri çözmeye çalışmalarına dayanır. çözülmeye çalışılan her çelişki sonucunda insan "bütünsel " bir varlık olmaya biraz daha yaklaşır, böylece aslında kocaman bir komün olan insan toplulukları beraber yaşadıkları hayatı ve dünyayı daha yaşanabilir ve daha rasyonel özelliklere sahip bir yer haline getirirler.
işte mina urgan bu kitapta bahsi geçen çelişkilere vurgu yapar. kendisi ile son derece barışıktır. yıllar boyunca mücadele ile geçen bir yaşamdan sonra emekliliğinde bu kitabı yazabilmesinin onun için büyük bir şans olduğunu söyler. ve bu şansı kullanabilmesine asıl olanak sağlayan olgunun yaşamı boyunca karşısında mücadele ettiği bujuvazi olduğunu söylemekten hiç çekinmez. burjuva bir aileden gelmesine rağmen uğrunda mücadele ettiği değerlerden eli ayağı tuttuğu sürece asla vazgeçmediğini anlatır bu kitapta..
insanın sol ya da sağ görüşlü olmasından öte; ortak bir özellik olarak güce ve iktidara sahip olma tutkusunun ağır bastığını anlatır. dar bir yolu paylaşamayan iki tane zengin kişinin yolu paylaşabilmesi için trafik polisliği görevini zorunlu olarak ifa ettiği o kısa 5 dakikada her şeyden önce insan olduğunu fark eder ve "iyi ki elime güç geçirmemişim , şu 5 dakikada bile ne kadar farklı biri olabildiğimi fark edebilmek benim için çok önemli bir tecrübe oldu" diyebilecek kadar dürüst bir insandır, bu kitaptan bu öğrenilir.
kadın -erkek denen ayrımının duygusal zeka kavramında kalkması gerektiğini belirtir. (bkz: emotional quotient) böylece günümüzde karşı cinsler arasında var olan uçurumların aslında yapay olarak derinleştirildiğini ve vahşi kapitalizmin bunu seve seve yaptığını dile getirir. okunduktan sonra hepimiz insanız dedirten bir kitaptır.
şiddetle tavsiye edilir.
maddelerden ve bu maddelerin birbirleri ile ilişkilerinin sonuçlarından ibaret olan hayatta; asıl olan insanların düz ve fabrikasyon ürünlerini andırırcasına tek tip olmaları değil; çelişkilere sahip olmaları ve bu çelişkileri çözmeye çalışmalarına dayanır. çözülmeye çalışılan her çelişki sonucunda insan "bütünsel " bir varlık olmaya biraz daha yaklaşır, böylece aslında kocaman bir komün olan insan toplulukları beraber yaşadıkları hayatı ve dünyayı daha yaşanabilir ve daha rasyonel özelliklere sahip bir yer haline getirirler.
işte mina urgan bu kitapta bahsi geçen çelişkilere vurgu yapar. kendisi ile son derece barışıktır. yıllar boyunca mücadele ile geçen bir yaşamdan sonra emekliliğinde bu kitabı yazabilmesinin onun için büyük bir şans olduğunu söyler. ve bu şansı kullanabilmesine asıl olanak sağlayan olgunun yaşamı boyunca karşısında mücadele ettiği bujuvazi olduğunu söylemekten hiç çekinmez. burjuva bir aileden gelmesine rağmen uğrunda mücadele ettiği değerlerden eli ayağı tuttuğu sürece asla vazgeçmediğini anlatır bu kitapta..
insanın sol ya da sağ görüşlü olmasından öte; ortak bir özellik olarak güce ve iktidara sahip olma tutkusunun ağır bastığını anlatır. dar bir yolu paylaşamayan iki tane zengin kişinin yolu paylaşabilmesi için trafik polisliği görevini zorunlu olarak ifa ettiği o kısa 5 dakikada her şeyden önce insan olduğunu fark eder ve "iyi ki elime güç geçirmemişim , şu 5 dakikada bile ne kadar farklı biri olabildiğimi fark edebilmek benim için çok önemli bir tecrübe oldu" diyebilecek kadar dürüst bir insandır, bu kitaptan bu öğrenilir.
kadın -erkek denen ayrımının duygusal zeka kavramında kalkması gerektiğini belirtir. (bkz: emotional quotient) böylece günümüzde karşı cinsler arasında var olan uçurumların aslında yapay olarak derinleştirildiğini ve vahşi kapitalizmin bunu seve seve yaptığını dile getirir. okunduktan sonra hepimiz insanız dedirten bir kitaptır.
şiddetle tavsiye edilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar