bugün
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları4
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması9
- anın görüntüsü20
- mor semsiyeli yabanci21
- muharrem ince haklıydı3
- silivri belediyesi ne operasyon5
- zallın fake hesabı var mı2
- kinci bir insan olmak4
- vatan hainleri3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi6
- 90lara damga vuran türk dizileri2
- meksika5
- değer bilmeyene yapılması gereken4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- afrika'ya kurban bağışı furyası5
- savaşta haklı olmak yetmez yenen haklıdır4
- siz hepiniz biz türkiye marşı2
- araba yerine bisikletle çıkmak3
- chp'nin hali ne olacak49
- kavga çıkarmaya çalışan partner3
- yusuf güney dinleyen insan2
- kızların erkeklere göre daha güzel kokması3
- türkiye12
- tekerin patlaması2
- sözlük kalitesinin düşmesi4
- bilecik te çelik fabrikasında patlama2
- içki içtikten sonra yeterince su içmeden uyumak2
- shakira nın taş gibi hatun olması3
- ona bir şey söyle13
- rıhtım hamalı amca2
- sigara içen kızla öpüşülür mü14
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo2
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- 40 yaşında bekar kadın5
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı5
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler17
- birbirlerinin nick altına şiir yazan yazarlar2
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- recep tayyip erdoğan5
- cilgincapkin219
- kabuksuz kaplumbaga8
- amerikalıların yazın bot giymesi2
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek18
- obsession film2
- memeleri füze gibi kadın13
- k k yerine kaka demek3
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
insan denen varlığın yaşadığı hayatta nelere sahip olması gerektiğini , nasıl model bir birey ve kendisiyle barışık bir insan olabileceğinin sırlarını anlatan otobiyografi.
maddelerden ve bu maddelerin birbirleri ile ilişkilerinin sonuçlarından ibaret olan hayatta; asıl olan insanların düz ve fabrikasyon ürünlerini andırırcasına tek tip olmaları değil; çelişkilere sahip olmaları ve bu çelişkileri çözmeye çalışmalarına dayanır. çözülmeye çalışılan her çelişki sonucunda insan "bütünsel " bir varlık olmaya biraz daha yaklaşır, böylece aslında kocaman bir komün olan insan toplulukları beraber yaşadıkları hayatı ve dünyayı daha yaşanabilir ve daha rasyonel özelliklere sahip bir yer haline getirirler.
işte mina urgan bu kitapta bahsi geçen çelişkilere vurgu yapar. kendisi ile son derece barışıktır. yıllar boyunca mücadele ile geçen bir yaşamdan sonra emekliliğinde bu kitabı yazabilmesinin onun için büyük bir şans olduğunu söyler. ve bu şansı kullanabilmesine asıl olanak sağlayan olgunun yaşamı boyunca karşısında mücadele ettiği bujuvazi olduğunu söylemekten hiç çekinmez. burjuva bir aileden gelmesine rağmen uğrunda mücadele ettiği değerlerden eli ayağı tuttuğu sürece asla vazgeçmediğini anlatır bu kitapta..
insanın sol ya da sağ görüşlü olmasından öte; ortak bir özellik olarak güce ve iktidara sahip olma tutkusunun ağır bastığını anlatır. dar bir yolu paylaşamayan iki tane zengin kişinin yolu paylaşabilmesi için trafik polisliği görevini zorunlu olarak ifa ettiği o kısa 5 dakikada her şeyden önce insan olduğunu fark eder ve "iyi ki elime güç geçirmemişim , şu 5 dakikada bile ne kadar farklı biri olabildiğimi fark edebilmek benim için çok önemli bir tecrübe oldu" diyebilecek kadar dürüst bir insandır, bu kitaptan bu öğrenilir.
kadın -erkek denen ayrımının duygusal zeka kavramında kalkması gerektiğini belirtir. (bkz: emotional quotient) böylece günümüzde karşı cinsler arasında var olan uçurumların aslında yapay olarak derinleştirildiğini ve vahşi kapitalizmin bunu seve seve yaptığını dile getirir. okunduktan sonra hepimiz insanız dedirten bir kitaptır.
şiddetle tavsiye edilir.
maddelerden ve bu maddelerin birbirleri ile ilişkilerinin sonuçlarından ibaret olan hayatta; asıl olan insanların düz ve fabrikasyon ürünlerini andırırcasına tek tip olmaları değil; çelişkilere sahip olmaları ve bu çelişkileri çözmeye çalışmalarına dayanır. çözülmeye çalışılan her çelişki sonucunda insan "bütünsel " bir varlık olmaya biraz daha yaklaşır, böylece aslında kocaman bir komün olan insan toplulukları beraber yaşadıkları hayatı ve dünyayı daha yaşanabilir ve daha rasyonel özelliklere sahip bir yer haline getirirler.
işte mina urgan bu kitapta bahsi geçen çelişkilere vurgu yapar. kendisi ile son derece barışıktır. yıllar boyunca mücadele ile geçen bir yaşamdan sonra emekliliğinde bu kitabı yazabilmesinin onun için büyük bir şans olduğunu söyler. ve bu şansı kullanabilmesine asıl olanak sağlayan olgunun yaşamı boyunca karşısında mücadele ettiği bujuvazi olduğunu söylemekten hiç çekinmez. burjuva bir aileden gelmesine rağmen uğrunda mücadele ettiği değerlerden eli ayağı tuttuğu sürece asla vazgeçmediğini anlatır bu kitapta..
insanın sol ya da sağ görüşlü olmasından öte; ortak bir özellik olarak güce ve iktidara sahip olma tutkusunun ağır bastığını anlatır. dar bir yolu paylaşamayan iki tane zengin kişinin yolu paylaşabilmesi için trafik polisliği görevini zorunlu olarak ifa ettiği o kısa 5 dakikada her şeyden önce insan olduğunu fark eder ve "iyi ki elime güç geçirmemişim , şu 5 dakikada bile ne kadar farklı biri olabildiğimi fark edebilmek benim için çok önemli bir tecrübe oldu" diyebilecek kadar dürüst bir insandır, bu kitaptan bu öğrenilir.
kadın -erkek denen ayrımının duygusal zeka kavramında kalkması gerektiğini belirtir. (bkz: emotional quotient) böylece günümüzde karşı cinsler arasında var olan uçurumların aslında yapay olarak derinleştirildiğini ve vahşi kapitalizmin bunu seve seve yaptığını dile getirir. okunduktan sonra hepimiz insanız dedirten bir kitaptır.
şiddetle tavsiye edilir.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar