bugün
- şiir yazan erkek16
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması8
- çağla idi19
- ne oldu bana5
- kadınları susturmanın en iyi yolu11
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- sevişmek istenen ünlüler10
- beni linç ettiler abi8
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- çok bekar olan sözlük kızı9
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- sözlükteki flört listem9
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- beni kimsenin gözünde canlandıramaması4
- arkadaşlar özür dilerim11
- 0 0 727
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- bilinç açık şekilde uyumak3
- sarapci koala hatayi28
- köylülere hakaret eden yazarlar5
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- traveler vs iock6
- kafaya sıkmak4
- neden bu kadar kişi online5
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- yazarların gördüğü rüyalar2
- uzun saçlı erkek3
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- sevgi yeter mi4
- mesaj alımı kapalı olan yazarın mesaj atması3
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- sözlükteki linç kültürü5
- fusya semsiyeli yabanci7
- karşı cinse sorulan sorular8
- beybi leydi seksiliği6
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- köfteci yusuf5
- sözlüğün embesillerle dolu olması3
- gocu abi7
- politize olmuş sözlük erkeği5
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- köylü milletin efendisi midir3
- viski kola15
- köylüyü aşağlayan güruhun aslnda köy çıkşlı olması3
- cilveleşenler özele geçebilir mi sözlük kasıyor3
- doblolu enişte4
- bu başlık altında saçmalıyoruz7
bir zamanlar baba mesleği olmasından ve aileye çalışırken yardım etme sorumluluğundan dolayı içinde bulunduğum topluluk. öğrenciliğini gençliğinde siyaset yapmak uğruna bir kenara fırlatan babam - yeri gelmişken kendisini sevgi ve saygıyla anıyorum- ben kendimi bildim bileli ticaretle ilgilenmiş biridir. yıllarca kabzımallık yaptıktan sonra 2001 deki krizde batan kendisi öğrencilik yıllarında harçlığını çıkarmak için icra ettiği pazarcılık mesleğine geri dönüş yapmıştı. ben de üniversiteyi kazandıktan sonraki ilk 2-3 yaz tatilinde memlekete gidiyordum.
küçük bir sahil kasabası olan silifkede oturduğumuz için, esnafların adam gibi para kazanabildikleri yegane süre yazlıkçıların kente akın ettiği ve güzel sakin dokuya varlıkları ile adeta tecavüz ettikleri yaz mevsimiydi elbette ki... mersin toptan sebze-meyve hali ise çok seçeneğe ve rekabete sahip olmasından dolayı fiyatlar konusunda tercih edilebilir durumdaydı.
ancak şöyle bir problem vardı:
sabah dolu bir şekilde tezgah kurabilmek için ve mersin silifkeye 1,5 saat uzaklıkta olduğu için alışverişin geceden gidip yapılması zorunluluktu. işte o zamanlar 3 ay boyunca her gece insanlar yataklarında mışıl mışıl uyurken gece çalışmanın nasıl bir şey olduğunu anladım. gece 3 ' te başlayan alışverişe yetişebilmek için saat 1 gibi silifkeden çıkmak gerekiyordu. 3 te başlayan bu alışveriş sabah 7 gibi biter daha sonra geri dönülürdü. tabi ki malları tek başıma önce kantara daha sonra arabaya yüklemek,daha sonra da bunları tezgah kurmak için geri boşaltmak zorundaydım. ve o günlerde aklıma hep şu gelirdi:
her gün aynı saatte - sabah saat 6:30 gibi- boğucu bir yaz gününde bile sabah insanın içini gıdıklayan bir şekilde hava serinler, uyku çok daha tatlı hale gelir.. ve ben her gün aynı saatte bunu düşünür ; hayatta kalma mücadelesinin ne kadar zor bir şey olduğunu düşünürdüm... yatakları sıcacık olmuş ve üstlerindeki örtüye daha da sıkı sarılarak uyuyabilen insanlara imrenir ; hafifçe iç çekerdim...
hey gidi günler hey...
küçük bir sahil kasabası olan silifkede oturduğumuz için, esnafların adam gibi para kazanabildikleri yegane süre yazlıkçıların kente akın ettiği ve güzel sakin dokuya varlıkları ile adeta tecavüz ettikleri yaz mevsimiydi elbette ki... mersin toptan sebze-meyve hali ise çok seçeneğe ve rekabete sahip olmasından dolayı fiyatlar konusunda tercih edilebilir durumdaydı.
ancak şöyle bir problem vardı:
sabah dolu bir şekilde tezgah kurabilmek için ve mersin silifkeye 1,5 saat uzaklıkta olduğu için alışverişin geceden gidip yapılması zorunluluktu. işte o zamanlar 3 ay boyunca her gece insanlar yataklarında mışıl mışıl uyurken gece çalışmanın nasıl bir şey olduğunu anladım. gece 3 ' te başlayan alışverişe yetişebilmek için saat 1 gibi silifkeden çıkmak gerekiyordu. 3 te başlayan bu alışveriş sabah 7 gibi biter daha sonra geri dönülürdü. tabi ki malları tek başıma önce kantara daha sonra arabaya yüklemek,daha sonra da bunları tezgah kurmak için geri boşaltmak zorundaydım. ve o günlerde aklıma hep şu gelirdi:
her gün aynı saatte - sabah saat 6:30 gibi- boğucu bir yaz gününde bile sabah insanın içini gıdıklayan bir şekilde hava serinler, uyku çok daha tatlı hale gelir.. ve ben her gün aynı saatte bunu düşünür ; hayatta kalma mücadelesinin ne kadar zor bir şey olduğunu düşünürdüm... yatakları sıcacık olmuş ve üstlerindeki örtüye daha da sıkı sarılarak uyuyabilen insanlara imrenir ; hafifçe iç çekerdim...
hey gidi günler hey...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar