bugün
- hünkar beğendi vs alinazik6
- birikim yapmak5
- en lezzetli balık21
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo2
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın8
- yapay zeka mod entryde mala mal deyince siliyor2
- fransa'nın türkiye'ye atacağı gol sayısı2
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması5
- ellerim bos gonlum hos5
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- arkadaşlar bi bakar mısınız6
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi3
- 24 eylül 2026 şanlıurfa depremi2
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı3
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- ne bakıyorsunuz yazsanıza3
- karınızı oto yıkamada yıkar mısınız3
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız2
- israil10
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- dünya2
- deprem2
- true nickli yazar24
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi3
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- karton toplarken tırın altında kalmak2
- dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri2
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması3
- sabahları nefret edilen şeyler10
- karşı cinsteki en itici özellik12
- çok seviyorsan birini2
- ben geldim naneler13
- garip bir rüya gördüm5
- anın görüntüsü25
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- karton toplarken cin musallat olması6
- gocu33
- does the carpet match the drapes2
- mansur yavaş14
- asena keskinci3
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- how'i met your mother marshall6
- online listesindeki sıralama mantığı9
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- online listesi neden kaldırıldı10
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği37
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
ankara'daki bir sokağın eski ismi.
**
kim bilir neydi hikayesi, neden bu ismi seçmişlerdi?
cadde kenarında boylu boyunca uzanmış adamın yanından geçerken, bir 'acep ne olmuş buna' yı fazla gören insanların yaşadığı; derme çatma sokak arası evlerin işlemeli pencerelerindeki menekşelerin karbondioksit cehenneminde boğulduğu; ezginin yok olup, çiçek dağı'nın artık sadece kırık bir kırkbeşlik ismi olarak kaldığı bu 'birbirine yabancılar devri'nde, cevabını belki de hiç bulamayacağımız sorular..
oysa ki biz, pazara çıkarken evladını yan komşuya emanet bırakan, çoğu zaman kapısını kilitlemeden uyuyan, osman amca sokak başında göründüğünde tatlı bir akşamüstü muhabbeti için adım sayan insanlardık.
şimdilerde, zamanın bile sanal olduğu bir dünyada gerçek olaylar anlatma cesaretinde bocalıyor dilimiz, ne yazık..
o dili bize öğretenleri ise hiç sormayın! onlar öyle bir keşmekeşin içinde kalmışlar ki, ne sadık dostları radyolarından, ne de teknoloji harikası(!) görüntülü kutudan bir şey anlıyorlar..
ve sevdalar..
bir zamanlar sokaklara isim veren, gerçekten sevdalı sevdalar.
leyla, mecnun, ferhat sahipleri çoktan çekip gitmiş, me se ne de yaşayan ağzı kerhane edebiyatından başka bir şey bilmez çakma popstarlara kalmış dramlar.
düşük ahlak giyinen, ingilizce-ispanyolca-türkçe gayrimeşru ilişkisinden doğma berbat ağızlarıyla, onun bunun aşifteleri için birbirlerini boğazlayan bu zavallılar, acaba bilirler mi o dillerinde fahişe ye döndürdükleri 'aşk'ın, 'sevda'nın anlamını..
gerçi tüm olgular gibi anlam da kimlik değiştirmiş. belki bu zaman için anlam, onların yükleyip onların anladığı.
şiir hayatların gerçek sahiplerine göre aşk, maşuğun saçının tek telini görebilmek için günlerce beklemekmiş.
bunlara göre ise; her daim koltuklarının altındaki yalakaları dakika başı tokatlamak..
yüzde hoş bir tebessüm, elde bir demet papatyaymış.
bunlarda ise azar, küfür, adam bıçaklama..
tabii, yerinde soru; aşık gitti de maşuk hala burda mı sanki?
değil, asla değil.
işlemesi yar hayal edilerek dikilen mendiller, o mendilleri işleyen el değmemiş yürekler..
onlar da bir lana marks cleopatra'ya, bir kaç pahalı takıya satıldılar çoktan.
geriye kalan, sadece o günlere olan özlem.
bir de, artık olmayan sevdalı patika sokak ta yaşamasa da, o sokağı içinde yaşatan tek tük insancıklar. *
**
kim bilir neydi hikayesi, neden bu ismi seçmişlerdi?
cadde kenarında boylu boyunca uzanmış adamın yanından geçerken, bir 'acep ne olmuş buna' yı fazla gören insanların yaşadığı; derme çatma sokak arası evlerin işlemeli pencerelerindeki menekşelerin karbondioksit cehenneminde boğulduğu; ezginin yok olup, çiçek dağı'nın artık sadece kırık bir kırkbeşlik ismi olarak kaldığı bu 'birbirine yabancılar devri'nde, cevabını belki de hiç bulamayacağımız sorular..
oysa ki biz, pazara çıkarken evladını yan komşuya emanet bırakan, çoğu zaman kapısını kilitlemeden uyuyan, osman amca sokak başında göründüğünde tatlı bir akşamüstü muhabbeti için adım sayan insanlardık.
şimdilerde, zamanın bile sanal olduğu bir dünyada gerçek olaylar anlatma cesaretinde bocalıyor dilimiz, ne yazık..
o dili bize öğretenleri ise hiç sormayın! onlar öyle bir keşmekeşin içinde kalmışlar ki, ne sadık dostları radyolarından, ne de teknoloji harikası(!) görüntülü kutudan bir şey anlıyorlar..
ve sevdalar..
bir zamanlar sokaklara isim veren, gerçekten sevdalı sevdalar.
leyla, mecnun, ferhat sahipleri çoktan çekip gitmiş, me se ne de yaşayan ağzı kerhane edebiyatından başka bir şey bilmez çakma popstarlara kalmış dramlar.
düşük ahlak giyinen, ingilizce-ispanyolca-türkçe gayrimeşru ilişkisinden doğma berbat ağızlarıyla, onun bunun aşifteleri için birbirlerini boğazlayan bu zavallılar, acaba bilirler mi o dillerinde fahişe ye döndürdükleri 'aşk'ın, 'sevda'nın anlamını..
gerçi tüm olgular gibi anlam da kimlik değiştirmiş. belki bu zaman için anlam, onların yükleyip onların anladığı.
şiir hayatların gerçek sahiplerine göre aşk, maşuğun saçının tek telini görebilmek için günlerce beklemekmiş.
bunlara göre ise; her daim koltuklarının altındaki yalakaları dakika başı tokatlamak..
yüzde hoş bir tebessüm, elde bir demet papatyaymış.
bunlarda ise azar, küfür, adam bıçaklama..
tabii, yerinde soru; aşık gitti de maşuk hala burda mı sanki?
değil, asla değil.
işlemesi yar hayal edilerek dikilen mendiller, o mendilleri işleyen el değmemiş yürekler..
onlar da bir lana marks cleopatra'ya, bir kaç pahalı takıya satıldılar çoktan.
geriye kalan, sadece o günlere olan özlem.
bir de, artık olmayan sevdalı patika sokak ta yaşamasa da, o sokağı içinde yaşatan tek tük insancıklar. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar