bugün
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir3
- reenkarnasyon2
- yörük kızı15
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması2
- kız düşürmenin kısa yolu15
- tavuk budu2
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- uludağ sözlük size ne kattı24
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- zorunlu eğitim9
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- saraca098
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- sözlüğün en masum yazarları16
- pankek mi pişi mi10
- pum pum çorbası6
- ismail kartal12
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- fusya semsiyeli yabanci26
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- sikişirken sigara içen kadın5
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sarımsak yiyen kız6
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- arkadaşlar larissa kim12
- sarapci koala43
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- serhat kılıç22
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- s'i l v'e r m'i s t26
- nervio21
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- pandela 38
- türkiye13
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pizza6
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- uyudunuz mu4
- hamarat kadın5
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- tarihteki en kanlı savaşlar3
- dinlenme tesisi soğuğu5
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- hoşçakal uludağ sözlük7
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- artı oy yalakalığı5
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
beşiktaş iskelesinde birbirimizi tanımaya çalışıyor bir taraftan etrafa bakınıyor bir yandan kendimizi tarif ediyorduk.. yıl bilmem kaç. birbirimizi bulduğumuzda benim yüzümde ablak bir ifade vardı, bir konsere gidecektik ve konser için biraz yaşlı gibiydi, yaşlı değildi tabi ama ankara'dan istanbul'a sırf konser için gelmesi garipti, rumeli hisarına doğru yola çıktığımızda kalabalık bir grup oluşturmuştuk...
konser bittiğinde tekrar görüşmek üzere ayrıldığımızda onunla bir daha karşılacağımdan pek emin değildim. aradan aylar geçmişti ve bir konser öncesi * istanbul'da olduğunu öğrendiğimde yeniden karşılaşmıştık. sonra yine yine karşılaşmıştık...
artık birbirimizi arayıp sormaya, hal hatır sormaya başlamıştık, dost oluyorduk.
yavaş yavaş iyice alışmıştık birbirimize sevmeye engel olmuyordu mesafeler ve biz ankara istanbul arası hergünümüzü paylaşıyor, dedikodular yapıyor, tanıdığımız ortak arkadaşlarımızı eleştiriyor, gülüyor en çokta kendimizle alay ediyorduk.
artık telefonlarda kesmez olmuştu, ayda bir görüşmeye başlamıştık, bir ay o istanbula bir ay ben ankaraya gidiyordum.
bir gün lanet telefonum çaldı. açtıgımda arayanın ortak bir arkadaşımız olduğunu fark edince şaşırmıştım. pek aramazdı ya da arardı bilmiyorum ama konuşmanın gidişatı pek hayra alamet gibi değildi...
-rhein bişey söylemem lazım
-efendim abla ne oldu
-üzülme lütfen olur mu?
- olur da ne oldu bilmiyorum söyleyecek misin?
-kansermiş...
nasıl yani? nasıl olur ya?
ee ben annemi kalpten kaybetmiştim, şimdi canım en sevdiğim, belki de yerinekoyduğum kanser miydi?
niye ben ya? neden biz?
sonra bir süreç başladı, hastalıkla savaşacaktık, ikimizde inanıyorduk ablam yenecekti...
18.07.2008
dünya yalnız kalmıştı...
ve ben bunu sadece şu cümle ile açıklayabiliyordum
dünya çok yalnız elif duman'sız...
elif mi?
elif benim yıldızla ayın yanındaki ablam, annemin yan komşusu... benim canım...
konser bittiğinde tekrar görüşmek üzere ayrıldığımızda onunla bir daha karşılacağımdan pek emin değildim. aradan aylar geçmişti ve bir konser öncesi * istanbul'da olduğunu öğrendiğimde yeniden karşılaşmıştık. sonra yine yine karşılaşmıştık...
artık birbirimizi arayıp sormaya, hal hatır sormaya başlamıştık, dost oluyorduk.
yavaş yavaş iyice alışmıştık birbirimize sevmeye engel olmuyordu mesafeler ve biz ankara istanbul arası hergünümüzü paylaşıyor, dedikodular yapıyor, tanıdığımız ortak arkadaşlarımızı eleştiriyor, gülüyor en çokta kendimizle alay ediyorduk.
artık telefonlarda kesmez olmuştu, ayda bir görüşmeye başlamıştık, bir ay o istanbula bir ay ben ankaraya gidiyordum.
bir gün lanet telefonum çaldı. açtıgımda arayanın ortak bir arkadaşımız olduğunu fark edince şaşırmıştım. pek aramazdı ya da arardı bilmiyorum ama konuşmanın gidişatı pek hayra alamet gibi değildi...
-rhein bişey söylemem lazım
-efendim abla ne oldu
-üzülme lütfen olur mu?
- olur da ne oldu bilmiyorum söyleyecek misin?
-kansermiş...
nasıl yani? nasıl olur ya?
ee ben annemi kalpten kaybetmiştim, şimdi canım en sevdiğim, belki de yerinekoyduğum kanser miydi?
niye ben ya? neden biz?
sonra bir süreç başladı, hastalıkla savaşacaktık, ikimizde inanıyorduk ablam yenecekti...
18.07.2008
dünya yalnız kalmıştı...
ve ben bunu sadece şu cümle ile açıklayabiliyordum
dünya çok yalnız elif duman'sız...
elif mi?
elif benim yıldızla ayın yanındaki ablam, annemin yan komşusu... benim canım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar