bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı32
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi4
- kolye18
- usual bey birader bay biraderdir4
- kıza aşık oldum uyuyamıyorum4
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
- nervio tarzı entry girmek18
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı8
- 2026 kasım ayı nasıl geçecek4
- jaws filmindeki sikko balik24
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak5
- keçiboynuzu pekmezi4
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar5
- para3
- sözlüğü kurtaracak tek yazar8
- insan sevmemek8
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı6
- arda güler16
- her gün acaba bugün ne saçmalık yaşayacağım demek3
- atatürk ün hataları15
- kanlı pedi sıcak suya atıp sallama içmek2
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı2
- komşusuna sütyen içinde not bırakan kız4
- yunanistan4
- eve çağıran kızın ot da getir demesi5
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- iç anadolulu biriyle sevgili olmak2
- doğubank8
- yetkisi alınan yetkili10
- iş yerinde uyumak2
- enjeksiyon yapan hemşirenin yüzüne yüzüne osurmak2
- türk erkekleri gitsin italyan erkekleri gelsin2
- oktay saral11
- futbol14
- tırın karizması dorseden gelir2
- haftanın gammazlarında birinci olan user9
- protein2
- süper lig4
- behzat ç.5
- trabzonspor4
- sevgiliyle araya mesafe koymak4
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- sağlıklı yaşamak2
- ülken için savaşır mısın6
- yemene asker gönderilme meselesi9
- dabbe 7 el nazar3
- 2026 ekim ayı3
- estonya3
Bir zamanlar Atatürk'ün müttefik olarak seçtiği ülkedir. Sefirler, doktorlar, öğretmenler gönderilmiştir. Uzak köylerinde bile duvarlar atatürk resimleriyle doluydu. Çünkü, bu ülke için Türkiye Cumhuriyeti örnekti. Cumhuriyetin ilk misafiri Afganistan Devlet Başkanı Emanullah Han idi. Emanullah Han'ın eşi Türk kökenliydi. Batı'ya karşı Sadabad Paktı'nı kuran Mustafa Kemal, pakta önce Afganistan'ı davet etmişti.
1 mart 1921 tarihinde Afganistan ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Moskova'da bir antlaşma imzalamıştı. buna göre;
"Bu akdi imzalayan taraflardan biri, doğuyu istila veya istismar politikası takip eden herhangi bir emperyalist devlet tarafından bir tecavüz halinde, bu tecavüzü kendine yapılmış addedecek ve gereğini yapacaktır" deniyordu.
Şimdiyse Obama'nın isteği doğrultusunda Afganistan'da çarpışabilecek asker göndermemiz söz konusu.
Afganistan çok zorlu savaşlardan sonra 1919 yılında bağımsızlığına kavuşmuştur. Aşağı yukarı aynı yıllarda kurulan S.s.c.b. ve Türkiye birbirlerini tanıyan ilk ülkeler oldular, dostluk anlaşması imzaladılar. Atatürk'ün emriyle Afganistan'a gönderilen en iyi doktorlar, mühendisler ve öğretmenler Kabil'de hastane, tıp fakültesi ve okul kurdular.
Bu gelişmelerin ışığında Türkiye'yi kendine örnek alan Afganistan'da Büyük Millet Meclisi kuruluyor, tek eşlilik yasalaşıyor ve kıyafet devrimi yapılıyordu. Reformlar önemli ve köktendi ama çok hızlıydı. Bu arada ise ingilizler boş durmadı içeride etnik bölünmeyi kışkırttılar. Emanullah Han'a karşı bir dinci cephe oluşturdular. 1928 yılında Emanullah Han italya'ya kaçmak zorunda kaldı. Bundan sonra gelen her iktidar darbelerle yerini yenisine devretti, yeni gelenlerde liderlerin çoğunu öldürdü.
Atatürk'ün ölümünden sonra Afganistan ile ilişkilerimiz sıcaklığını kaybetti. 1947 yılında Afganistan'a gönderilmiş bulunan son mühendis ve subaylarımız geri çağrıldı. Aynı yıl Türkiye IMF ile tanışmıştı. BAtıya yönelmişti. Batı ise doğu ile ilişkilerimizi sonlandırmamızı istiyordu. 1950'lerde Afganistan yabancı devletlerce sarılmıştı. Amerikan istihbaratı ve Rus gizli servisi Kabil'e çöreklenmişti. Amerikan mahalleleri, rus mahalleleri, alman kültür evi ve misyoner dernekleriyle bugünkü Erbil'i anımsatıyordu. Afganistan iki dev arasında kalmış bir çocuk gibiydi. Yüzünü batıya dönmeyi tercih ettiği anda ki sene 1979'du Sovyet isşaline uğradı.
Ne var ki bu işgal Sovyetlerin sonunu hazırladı. Sovyet işgaline karşı direnen mücahitlere ise para ve silah yardımı yapan Amerika'ydı. Mücahitler tehlike arz edecek şekilde palazlanınca Amerika saf değiştirdi ve Taliban'ı destekledi. Bunun sonucunda Taliban, Afganistan'da sınıfsal ve etnik uçurumları kullanarak ve tek bir mermi dahi atmayarak iktidarı ele geçirdi. 1996 yılında ise Taliban palazlandı ve Amerika yeniden harekete geçti. Komünist bloğun devrilmesinden sonra ABD'ye yeni bir düşman lazımdı. Bu da islam oldu. Afganistan ise ABD'nin orta asya'ya yerleşmesi için gerekli bir üs'tü, aranan bahane 11 eylül 2001 yılında ikiz kuleler saldırısı oldu. Bir zamanlar Amerikan istihbaratının adamı olan Usame Bin Ladin ismi duyuldu. Amerika onu bulma bahanesi ile Afganistan'a girdi.
Peki ama Afganistan'ı böylesi cazibe merkezi haline getiren nedir? Öncelikle bilinmelidir ki dünya enerji kaynaklarının dörtte üçü asya'dadır. Afganistan ise orta Asya'nın göbeğindedir. Bulunduğu yerden ABD'nin baş düşmanı olan iran'a, yükselmekte olan Çin ve Hindistan'a ve eski düşman Rusya'ya gözdağı verilebilir. gelecekte el konulacak orta Asya petrollerini Hint okyanusu'na ulaştırmanın yollarının arayan ABD'nin bu yüzden bu ülkeyi hedef seçtiği düşünülmektedir. Stratfor Düşünce merkezi tarafından ortaya atılan yeni ve bölünmüş Afganistan ve Pakistan haritaları da bu iddiayı doğrular niteliktedir. Stratfor Düşünce merkezi'nin yaydığı haritaya göre pakistan toprakları üçte bir oranında küçülmüş ve pakistan'ın kuzey bölgelerine Afganistan el koymuştur. Güneyde ise Afganistan ve Pakistan toprakları üzerinde batısında iran ile komşu, hint okyanusu'na kıyısı olan Bir Belucistan devleti konulmuştu. Stratfor Düşünce Merkezi aynı zamanda pentagon'un da danışmanlığını yapmaktadır.
Bugün ABD, Afganistan saldırıları için terörü ve dünya uyuşturucu ticaretinin üçte ikilik bölümünü karşılamasını gösteriyor. Oysa 1980 yılına kadar afyon üreten ülkeler arasında Afganistan'ın adı bile geçmiyordu. O yıllarda Sovyet işgaline karşı mücahitlere yardım eden ABD bunun karşılığını bu şekilde aldı. 1986 yılında Amerikan istihbaratı bölgeyi tamamen ele geçirmişti ve uyuşturucu, eroin işi de en petrol işi kadar gelir getiriyordu.
Amerikan siyasetinin en önemli isimlerinden Richard holbrooke'un da Afganistan ve pakistan özel temsilciliğine getirilmesi unutulmamalıdır. Holbrooke, 23 Mart 2009'da "Hedefte sadece Afganistan değil, Pakistan da var demişti."
1 mart 1921 tarihinde Afganistan ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Moskova'da bir antlaşma imzalamıştı. buna göre;
"Bu akdi imzalayan taraflardan biri, doğuyu istila veya istismar politikası takip eden herhangi bir emperyalist devlet tarafından bir tecavüz halinde, bu tecavüzü kendine yapılmış addedecek ve gereğini yapacaktır" deniyordu.
Şimdiyse Obama'nın isteği doğrultusunda Afganistan'da çarpışabilecek asker göndermemiz söz konusu.
Afganistan çok zorlu savaşlardan sonra 1919 yılında bağımsızlığına kavuşmuştur. Aşağı yukarı aynı yıllarda kurulan S.s.c.b. ve Türkiye birbirlerini tanıyan ilk ülkeler oldular, dostluk anlaşması imzaladılar. Atatürk'ün emriyle Afganistan'a gönderilen en iyi doktorlar, mühendisler ve öğretmenler Kabil'de hastane, tıp fakültesi ve okul kurdular.
Bu gelişmelerin ışığında Türkiye'yi kendine örnek alan Afganistan'da Büyük Millet Meclisi kuruluyor, tek eşlilik yasalaşıyor ve kıyafet devrimi yapılıyordu. Reformlar önemli ve köktendi ama çok hızlıydı. Bu arada ise ingilizler boş durmadı içeride etnik bölünmeyi kışkırttılar. Emanullah Han'a karşı bir dinci cephe oluşturdular. 1928 yılında Emanullah Han italya'ya kaçmak zorunda kaldı. Bundan sonra gelen her iktidar darbelerle yerini yenisine devretti, yeni gelenlerde liderlerin çoğunu öldürdü.
Atatürk'ün ölümünden sonra Afganistan ile ilişkilerimiz sıcaklığını kaybetti. 1947 yılında Afganistan'a gönderilmiş bulunan son mühendis ve subaylarımız geri çağrıldı. Aynı yıl Türkiye IMF ile tanışmıştı. BAtıya yönelmişti. Batı ise doğu ile ilişkilerimizi sonlandırmamızı istiyordu. 1950'lerde Afganistan yabancı devletlerce sarılmıştı. Amerikan istihbaratı ve Rus gizli servisi Kabil'e çöreklenmişti. Amerikan mahalleleri, rus mahalleleri, alman kültür evi ve misyoner dernekleriyle bugünkü Erbil'i anımsatıyordu. Afganistan iki dev arasında kalmış bir çocuk gibiydi. Yüzünü batıya dönmeyi tercih ettiği anda ki sene 1979'du Sovyet isşaline uğradı.
Ne var ki bu işgal Sovyetlerin sonunu hazırladı. Sovyet işgaline karşı direnen mücahitlere ise para ve silah yardımı yapan Amerika'ydı. Mücahitler tehlike arz edecek şekilde palazlanınca Amerika saf değiştirdi ve Taliban'ı destekledi. Bunun sonucunda Taliban, Afganistan'da sınıfsal ve etnik uçurumları kullanarak ve tek bir mermi dahi atmayarak iktidarı ele geçirdi. 1996 yılında ise Taliban palazlandı ve Amerika yeniden harekete geçti. Komünist bloğun devrilmesinden sonra ABD'ye yeni bir düşman lazımdı. Bu da islam oldu. Afganistan ise ABD'nin orta asya'ya yerleşmesi için gerekli bir üs'tü, aranan bahane 11 eylül 2001 yılında ikiz kuleler saldırısı oldu. Bir zamanlar Amerikan istihbaratının adamı olan Usame Bin Ladin ismi duyuldu. Amerika onu bulma bahanesi ile Afganistan'a girdi.
Peki ama Afganistan'ı böylesi cazibe merkezi haline getiren nedir? Öncelikle bilinmelidir ki dünya enerji kaynaklarının dörtte üçü asya'dadır. Afganistan ise orta Asya'nın göbeğindedir. Bulunduğu yerden ABD'nin baş düşmanı olan iran'a, yükselmekte olan Çin ve Hindistan'a ve eski düşman Rusya'ya gözdağı verilebilir. gelecekte el konulacak orta Asya petrollerini Hint okyanusu'na ulaştırmanın yollarının arayan ABD'nin bu yüzden bu ülkeyi hedef seçtiği düşünülmektedir. Stratfor Düşünce merkezi tarafından ortaya atılan yeni ve bölünmüş Afganistan ve Pakistan haritaları da bu iddiayı doğrular niteliktedir. Stratfor Düşünce merkezi'nin yaydığı haritaya göre pakistan toprakları üçte bir oranında küçülmüş ve pakistan'ın kuzey bölgelerine Afganistan el koymuştur. Güneyde ise Afganistan ve Pakistan toprakları üzerinde batısında iran ile komşu, hint okyanusu'na kıyısı olan Bir Belucistan devleti konulmuştu. Stratfor Düşünce Merkezi aynı zamanda pentagon'un da danışmanlığını yapmaktadır.
Bugün ABD, Afganistan saldırıları için terörü ve dünya uyuşturucu ticaretinin üçte ikilik bölümünü karşılamasını gösteriyor. Oysa 1980 yılına kadar afyon üreten ülkeler arasında Afganistan'ın adı bile geçmiyordu. O yıllarda Sovyet işgaline karşı mücahitlere yardım eden ABD bunun karşılığını bu şekilde aldı. 1986 yılında Amerikan istihbaratı bölgeyi tamamen ele geçirmişti ve uyuşturucu, eroin işi de en petrol işi kadar gelir getiriyordu.
Amerikan siyasetinin en önemli isimlerinden Richard holbrooke'un da Afganistan ve pakistan özel temsilciliğine getirilmesi unutulmamalıdır. Holbrooke, 23 Mart 2009'da "Hedefte sadece Afganistan değil, Pakistan da var demişti."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar