bugün
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- gocusuz sözlük5
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- erkeklerin giderek feminenleşmesi8
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması7
- bira cips6
- sudekiray7
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- şeytan5
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- laptop5
- sözlük kızlarının kombinleri20
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- israil'in gazze'ye saldırısında 7 filistinli öldü2
- ömer hayyam2
- velvet vs nervio19
- maden suyu4
- aga be şarkılar5
- binlerce dansöz var2
- friedrich hegel la bi cay icek2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- sony playstation 52
- oytun erbaş3
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- ispanya20
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- folk horror2
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- 2026 dünya kupası25
- ona bir şey söyle8
- aylık 550 milyar tl'yi götüme soksam mı sorunsalı2
- mezarlıkları sevmek5
- futbol14
- dünya19
- yalnizca deli yalnizca sair2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- manyak olmaya karar verdim9
- bir zaman hatası2
- ktç birader4
- slavko vincic15
- taksim'e ikinci eyfel kulesi3
kesinlikle ve kesinlikle, en iyi filmler listesine girmesi gereken filmdir.
bir kere konu açısından zaten 1-0 önde başlıyor. her gün sokakta, okulda, ne bileyim sosyal hayatımızda işte onlarca engelli vatandaşla karşılaşıyoruz. hangimizin aklına geliyor acaba onların aşkı nasıl yaşadıkları? biz sadece onların hayatlarını devam ettirebilmelerine şaşırıyoruz, helal olsun diyoruz. ama bu zorlukların üstesinden gelmeleri bir yana, içlerinde yaşadıkları veya yaşamaları muhtemel olayları düşünmüyoruz bile. birincisi 'sağlam' insanların bir özeleştiri yapabilmesi için biçilmiş kaftan bu film. her şeyden önce filmde alt yazıyı gördüğünüz anda zaten 'neden bunu diğer filmlerde de yapmıyorlar ki' diye düşünüyorsunuz ve biraz da içiniz sızlıyor. şahsen benim öyle oldu.
filmle ilgili, konusu ve işlenişi dışında önemli bir diğer nokta mert fırat'tır. açıkçası filmi ilk duyduğumda, daha fragmanını bile izlemeden, ya bu mert fırat kalkabilmiş midir acaba bu rolün altından diye düşünmeden edemedim. sonra filmin fragmanını izledim. ve o bile yetti. adam döktürmüş. ne desem az. sessiz bir dünyada yaşayan ve konuşamayan bir insan, bir de onun bu sessizlik içinde, kendi içinde yaşadığı öfke... bunu 'sağlam' bir oyuncu ne kadar gerçekçi yansıtabilirdi? işte bu kadar gerçekçi. yaşamış resmen. fevkaladenin fevkinde yani. güzelliği anlatabileceğim başka kelime bulamadım. o derece.
saadet ışıl aksoy'u böyle bir rolde görmek de memnun etti bizleri. o da pek güzel oynamış. biraz yırtık (bak azcık, çok değil) bu zeynep ama saadet ışıl aksoy kızımıza yakışmış. pek iyi pek ala.
uzun lafın kısası, gidin efendim bu filme. bu filme gitmek için zaman yaratın. mutlaka izleyin. son zamanlarda çevrilen abidik aşk filmlerinden sonra bu çok iyi geldi. aşk filmlerinden ziyadesiyle hoşlaşmayan ben bile "oh be güzel bir aşk filmi seyrettim sonunda" dedim.
ha bir de unutmadan, o nasıl bir soundtrack ya? cuk oturmuş cuk. ulan ağlatacaksınız adamı... ayıp olmaz mı?
bir kere konu açısından zaten 1-0 önde başlıyor. her gün sokakta, okulda, ne bileyim sosyal hayatımızda işte onlarca engelli vatandaşla karşılaşıyoruz. hangimizin aklına geliyor acaba onların aşkı nasıl yaşadıkları? biz sadece onların hayatlarını devam ettirebilmelerine şaşırıyoruz, helal olsun diyoruz. ama bu zorlukların üstesinden gelmeleri bir yana, içlerinde yaşadıkları veya yaşamaları muhtemel olayları düşünmüyoruz bile. birincisi 'sağlam' insanların bir özeleştiri yapabilmesi için biçilmiş kaftan bu film. her şeyden önce filmde alt yazıyı gördüğünüz anda zaten 'neden bunu diğer filmlerde de yapmıyorlar ki' diye düşünüyorsunuz ve biraz da içiniz sızlıyor. şahsen benim öyle oldu.
filmle ilgili, konusu ve işlenişi dışında önemli bir diğer nokta mert fırat'tır. açıkçası filmi ilk duyduğumda, daha fragmanını bile izlemeden, ya bu mert fırat kalkabilmiş midir acaba bu rolün altından diye düşünmeden edemedim. sonra filmin fragmanını izledim. ve o bile yetti. adam döktürmüş. ne desem az. sessiz bir dünyada yaşayan ve konuşamayan bir insan, bir de onun bu sessizlik içinde, kendi içinde yaşadığı öfke... bunu 'sağlam' bir oyuncu ne kadar gerçekçi yansıtabilirdi? işte bu kadar gerçekçi. yaşamış resmen. fevkaladenin fevkinde yani. güzelliği anlatabileceğim başka kelime bulamadım. o derece.
saadet ışıl aksoy'u böyle bir rolde görmek de memnun etti bizleri. o da pek güzel oynamış. biraz yırtık (bak azcık, çok değil) bu zeynep ama saadet ışıl aksoy kızımıza yakışmış. pek iyi pek ala.
uzun lafın kısası, gidin efendim bu filme. bu filme gitmek için zaman yaratın. mutlaka izleyin. son zamanlarda çevrilen abidik aşk filmlerinden sonra bu çok iyi geldi. aşk filmlerinden ziyadesiyle hoşlaşmayan ben bile "oh be güzel bir aşk filmi seyrettim sonunda" dedim.
ha bir de unutmadan, o nasıl bir soundtrack ya? cuk oturmuş cuk. ulan ağlatacaksınız adamı... ayıp olmaz mı?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar