bugün
- antipanik'in sözlüğe vedası17
- clemence baptista16
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak14
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası33
- spor salonu kokusu5
- s'i l v'e r m'i s t15
- sözlükte çok göze batan bir yazar olmak3
- siz neden böylesiniz3
- kahvaltım güzel mi7
- öğle yemeğinde 3 lahmacun yiyip 2 büyük ayrn içmek3
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu5
- gençlere tavsiyelerim4
- ojeli el fotoğrafı3
- ismet gurbuz 20249
- iltica28
- hesabı gizli yeni yazar2
- kale3112 ifşa9
- mermerin edepsiz yarığı3
- refah'ın vakti geldi3
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker4
- mısır daki haladan miras kalması6
- sinek as5
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- arkadaşlar kavga etmeyin3
- sabah kahve demleyip müzik açarak güne başlamak2
- masklavi ile çay içmek5
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- kolye140
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- 15 yaş altına sosyal ağ yasağı2
- eve jobs4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- felsefe dersinin zorunluluğu2
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- trabzonspor4
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- fon vurgunu29
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- saçını topuz yapan erkek3
- fakirliğin kuşaktan kuşağa aktarılması2
- zenginlerin de geçinemiyoruz demeye başlaması2
- bizanslılıktan soğumak2
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
kesinlikle ve kesinlikle, en iyi filmler listesine girmesi gereken filmdir.
bir kere konu açısından zaten 1-0 önde başlıyor. her gün sokakta, okulda, ne bileyim sosyal hayatımızda işte onlarca engelli vatandaşla karşılaşıyoruz. hangimizin aklına geliyor acaba onların aşkı nasıl yaşadıkları? biz sadece onların hayatlarını devam ettirebilmelerine şaşırıyoruz, helal olsun diyoruz. ama bu zorlukların üstesinden gelmeleri bir yana, içlerinde yaşadıkları veya yaşamaları muhtemel olayları düşünmüyoruz bile. birincisi 'sağlam' insanların bir özeleştiri yapabilmesi için biçilmiş kaftan bu film. her şeyden önce filmde alt yazıyı gördüğünüz anda zaten 'neden bunu diğer filmlerde de yapmıyorlar ki' diye düşünüyorsunuz ve biraz da içiniz sızlıyor. şahsen benim öyle oldu.
filmle ilgili, konusu ve işlenişi dışında önemli bir diğer nokta mert fırat'tır. açıkçası filmi ilk duyduğumda, daha fragmanını bile izlemeden, ya bu mert fırat kalkabilmiş midir acaba bu rolün altından diye düşünmeden edemedim. sonra filmin fragmanını izledim. ve o bile yetti. adam döktürmüş. ne desem az. sessiz bir dünyada yaşayan ve konuşamayan bir insan, bir de onun bu sessizlik içinde, kendi içinde yaşadığı öfke... bunu 'sağlam' bir oyuncu ne kadar gerçekçi yansıtabilirdi? işte bu kadar gerçekçi. yaşamış resmen. fevkaladenin fevkinde yani. güzelliği anlatabileceğim başka kelime bulamadım. o derece.
saadet ışıl aksoy'u böyle bir rolde görmek de memnun etti bizleri. o da pek güzel oynamış. biraz yırtık (bak azcık, çok değil) bu zeynep ama saadet ışıl aksoy kızımıza yakışmış. pek iyi pek ala.
uzun lafın kısası, gidin efendim bu filme. bu filme gitmek için zaman yaratın. mutlaka izleyin. son zamanlarda çevrilen abidik aşk filmlerinden sonra bu çok iyi geldi. aşk filmlerinden ziyadesiyle hoşlaşmayan ben bile "oh be güzel bir aşk filmi seyrettim sonunda" dedim.
ha bir de unutmadan, o nasıl bir soundtrack ya? cuk oturmuş cuk. ulan ağlatacaksınız adamı... ayıp olmaz mı?
bir kere konu açısından zaten 1-0 önde başlıyor. her gün sokakta, okulda, ne bileyim sosyal hayatımızda işte onlarca engelli vatandaşla karşılaşıyoruz. hangimizin aklına geliyor acaba onların aşkı nasıl yaşadıkları? biz sadece onların hayatlarını devam ettirebilmelerine şaşırıyoruz, helal olsun diyoruz. ama bu zorlukların üstesinden gelmeleri bir yana, içlerinde yaşadıkları veya yaşamaları muhtemel olayları düşünmüyoruz bile. birincisi 'sağlam' insanların bir özeleştiri yapabilmesi için biçilmiş kaftan bu film. her şeyden önce filmde alt yazıyı gördüğünüz anda zaten 'neden bunu diğer filmlerde de yapmıyorlar ki' diye düşünüyorsunuz ve biraz da içiniz sızlıyor. şahsen benim öyle oldu.
filmle ilgili, konusu ve işlenişi dışında önemli bir diğer nokta mert fırat'tır. açıkçası filmi ilk duyduğumda, daha fragmanını bile izlemeden, ya bu mert fırat kalkabilmiş midir acaba bu rolün altından diye düşünmeden edemedim. sonra filmin fragmanını izledim. ve o bile yetti. adam döktürmüş. ne desem az. sessiz bir dünyada yaşayan ve konuşamayan bir insan, bir de onun bu sessizlik içinde, kendi içinde yaşadığı öfke... bunu 'sağlam' bir oyuncu ne kadar gerçekçi yansıtabilirdi? işte bu kadar gerçekçi. yaşamış resmen. fevkaladenin fevkinde yani. güzelliği anlatabileceğim başka kelime bulamadım. o derece.
saadet ışıl aksoy'u böyle bir rolde görmek de memnun etti bizleri. o da pek güzel oynamış. biraz yırtık (bak azcık, çok değil) bu zeynep ama saadet ışıl aksoy kızımıza yakışmış. pek iyi pek ala.
uzun lafın kısası, gidin efendim bu filme. bu filme gitmek için zaman yaratın. mutlaka izleyin. son zamanlarda çevrilen abidik aşk filmlerinden sonra bu çok iyi geldi. aşk filmlerinden ziyadesiyle hoşlaşmayan ben bile "oh be güzel bir aşk filmi seyrettim sonunda" dedim.
ha bir de unutmadan, o nasıl bir soundtrack ya? cuk oturmuş cuk. ulan ağlatacaksınız adamı... ayıp olmaz mı?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar