bugün
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi16
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- genetik determinizm3
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- yazarların hayattaki başarıları5
- fon vurgunu31
- türkiye nin en büyük sorunu8
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır5
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- kızı için şoför arayan adamın ilanı4
- fenerbahçe'nin kalbine hattori hanzo kılıcı2
- yemen de füze saldırısı 53 ölü2
- usualsuspects'in ayağı11
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- yazarlara gelen son mesaj4
- sözlük yazarlarının salataları2
- laptop anakartı3
- kolye142
- faizsiz ev ve arabada yeni dönem4
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi6
- bozo the clown2
- uzaylılar diyet yapar mı3
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak2
- fransa'da 2400 protestocunun tutuklanması3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı2
- fatma betül sayan kaya7
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı7
- kadınların yedekte erkek tutması9
- yazarların almak istediği kol saatleri4
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak3
- türk esnafı10
- kopya çekmenin felsefi meşruiyeti2
- 19 ekim 20264
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- ishale iyi gelen şeyler4
- zenginlik göstergesi3
- iltica27
- türküm doğruyum çalışkanım11
- aöf aşçılık4
- kendi yaptığın yoğurt3
- git commit mesajı yazma kültürü3
- ekvador da papazın üzerine haç düşmesi2
- anın görüntüsü19
buraya ilk gittiğimde , 10 yaşındaydım.. tüm aile cümbür cemaat gitmiştik.. palamutbüküne.. dayımlar filan bol bol kitap amışlardı yanıma.. annemler de demişti ki hırka al hefe üşürsün.. lan demiştim yazlığa gidiyoruz ne hırkası..
ben tabii o zamanlar antalya'nın su kaydıraklı otellerini , açık büfeli tarifeleri datçanın bu boğucu huzruna yeğlediğimden , aldığım o hırkaları kendimi ısıtmak için değil sinirden yırtmak için kullandım.. aile üyeleri ise müthiş eğleniyorlar.. hafiften bi müzeyyan senar çalıyo , babamlar dayımlar tuttukları balıkları pişiriyolar , tam denize sıfır taşların ortasına koyulmuş bi masa.. ben ve kuzenler hamak kavgası yapıyoruz.. bi an kafamı kaldırdım yıldızlara baktım "ooooo oğlum yıldızlara bak , en hızlı sayan hamağı kapar " dedim , onra oturduk şezlonglara yıldızları saymaya başladık..
geçen sene gene gittim.. bu sefer aradan geçmiş on küsür sene.. kuzenlerin biri hamile.. diğerinin bebeği var 5 aylık.. aile üyelerinin bi kaçı vefat etmiş.. masa gene aynı masa , müzeyyan senar gene dalgalanıp da durulmuş , deniz aynı deniz.. bu sefer hamak kavgası yapan ben değilim yalnız , kavgayı ayırıp "aaa yapmayın böyle biraz siz binin , sonra siz ikiniz " diyen hafiften içi geçmiş , çocukların göz devirip "sıkıcı çooook " dediği büyüğüm..
sonra gene kafamı kaldırdım bi an tam da karpuz yerken gene yıldızlara baktım.. o an işte farkettim değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu..
datça ayrıdır.. tüm turist şebekliğinden ve magazinden hayrını almış sikindirik tatil mekanlarından farklıdır.. kokusu , dağları , koyları , sıcak olmyan havası , taşlı deniziyle datçayı kafası rahat olan adam sever.. dinginliğin başkentidir datça.. kanı kıpır kıpır olan , kız düşürmeye çalışan adamlar var ya , uzak dursunlar.. paralarına yazık..
bi çift de datçaya gitmeli ilişkilerini test etmek için.. eğer canları sıkılmadan , geri dönüyorlarsa tatilde o çift , olmuştur..
ben tabii o zamanlar antalya'nın su kaydıraklı otellerini , açık büfeli tarifeleri datçanın bu boğucu huzruna yeğlediğimden , aldığım o hırkaları kendimi ısıtmak için değil sinirden yırtmak için kullandım.. aile üyeleri ise müthiş eğleniyorlar.. hafiften bi müzeyyan senar çalıyo , babamlar dayımlar tuttukları balıkları pişiriyolar , tam denize sıfır taşların ortasına koyulmuş bi masa.. ben ve kuzenler hamak kavgası yapıyoruz.. bi an kafamı kaldırdım yıldızlara baktım "ooooo oğlum yıldızlara bak , en hızlı sayan hamağı kapar " dedim , onra oturduk şezlonglara yıldızları saymaya başladık..
geçen sene gene gittim.. bu sefer aradan geçmiş on küsür sene.. kuzenlerin biri hamile.. diğerinin bebeği var 5 aylık.. aile üyelerinin bi kaçı vefat etmiş.. masa gene aynı masa , müzeyyan senar gene dalgalanıp da durulmuş , deniz aynı deniz.. bu sefer hamak kavgası yapan ben değilim yalnız , kavgayı ayırıp "aaa yapmayın böyle biraz siz binin , sonra siz ikiniz " diyen hafiften içi geçmiş , çocukların göz devirip "sıkıcı çooook " dediği büyüğüm..
sonra gene kafamı kaldırdım bi an tam da karpuz yerken gene yıldızlara baktım.. o an işte farkettim değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu..
datça ayrıdır.. tüm turist şebekliğinden ve magazinden hayrını almış sikindirik tatil mekanlarından farklıdır.. kokusu , dağları , koyları , sıcak olmyan havası , taşlı deniziyle datçayı kafası rahat olan adam sever.. dinginliğin başkentidir datça.. kanı kıpır kıpır olan , kız düşürmeye çalışan adamlar var ya , uzak dursunlar.. paralarına yazık..
bi çift de datçaya gitmeli ilişkilerini test etmek için.. eğer canları sıkılmadan , geri dönüyorlarsa tatilde o çift , olmuştur..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar