bugün
- karı kıza para yedirir misiniz17
- kadınların piç erkek tercihi16
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- osururken götten alev çıkması12
- en çok hoşa giden doğa olayı10
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu2
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması13
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği12
- şişman kızların çok neşeli olması6
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey14
- günün şiiri21
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- evlenilmeyecek kız tipi11
- seksli rüyalar görmek6
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı12
- togg limuzin7
- yön duygusuna sahip olmamak10
- elle yiyip şişeden içenler3
- güzel kızların barzolarla takılması4
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu10
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı7
- ragnar rockefeller38
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı4
- zihni göktay13
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi9
- sersem herif11
- telefonun aşırı ısınması7
- çocuksu barbarlığı dayakla düzeltmek5
- türk ekonimisi harika5
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller8
- drone uçurmanın neredeyse imkansız hale gelmesi4
- bir kadın size hakaret ediyorsa7
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam10
- elle yemek yemek4
- femboy erkeklere yürüyen dayılar5
- besle kargayı4
- erkeklerin zayıf kız sevdiğini sanmak3
- aynı hatayı tekrar tekrar yapmak2
- internetten kız düşürmenin kolaylaşması5
- zayıf erkeklerin agresif olması3
- şişman kız vardı yuzır ne oldu ona3
- yakışıklı olan ama sevgilisi olmayan erkek6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- yeni yazarlara öneriler10
- bir insanın neden flört etmediği üzerine5
- erkeklerin çok açık giyinmeye başlaması4
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- baş ağrısını geçiren ilginç tedaviler5
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları8
Türkiye'de aydınlatılmayı bekleyen birçok gazeteci ve bilim insanı cinayeti bulunuyor. Bu isimlerden biri de Dr. Necip Hablemitoğlu... 18 Aralık 2002'de gerçekleşen Hablemitoğlu suikastı hala tam anlamıyla aydınlanabilmiş değil...
Eşinin cinayeti üzerinden geçen yedi yıla rağmen olumlu bir adım atılmadığını düşünen Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi.
"Halil Cibran diyor ki; şeytan için bir doğru adam, bir milyon görmezden daha büyük bir tasadır"
Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 akşamı evinin önünde arabasından iner inmez canından çok sevdiği, gözünden sakındığı kızlarına ve can yoldaşına son kez sarılma fırsatı bulamadan gözünden ve ensesinden sıkılan iki kuşunla park yerinde öldürüldü. Canına kıyan kahpe ellerdeki kanlar yıkandı, failler ortadan kayboldu.
Necip canımızın Türkiye'deki daha binlerce başka canlar gibi kanı yerde kaldı. Üzerinden 7 koca uzun yıl, 2600 gün geçti. Güneş 2600 kez doğdu, battı, neredeyse 30 mevsim geçti... Bir gözbebeği Hukuk öğrencisi oldu, diğer gözbebeği meslek edineceği sınava hazırlanıyor, kendisini çok seven, portakalçiçeği kokulu hocam diyen gençler, yetişkin olup çoluk çocuğa karıştılar...
Neden öldürüldü ? Düşünelim, hem de öyle uzun uzun değil...
Söylediklerine bakalım;
"Devletin gücünü (polis, adalet, maliye..., ellerinden gelse ordu...) devlet savunucularına karşı kullanma aşamasına gelmiş olan fetullahçıların, operasyonel anlamda kayda değer başarıları olmuştur. Operasyonlarında, amaca ulaşmada her yolu mübah sayan ve her türlü sınır tanımaz Fırsatçılık, Ahlaksızlık, Takiye unsurlarını içeren bir konsept çerçevesinde hareket eden fetullahçı istihbaratçıların kullandıkları yöntemler şöyledir: Telefon dinleme, tehdit, sahte belge üretimi ve montaj,çarpıtılmış bilgiye yönelik kampanyalar, hırsızlık, kundakçılık, şantaj amaçlı kadın pazarlama ve görüntü kaydı, her türlü illegal kayıt kullanımı (böcek, gizli kamera vb) rüşvet, gasp, darp, bilgisayar sahtekarlıkları, ev ve işyeri kurşunlama, emniyeti suistimal, "hakim kiralama" ve diğerleri...."
Köstebek, 5.8.2002.
Başka ne yapmış, 2001 yılında ilk basımı Otopsi yayınlarından yapılan Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası kitabını yazmış. Başına gelmeyen kalmamış. Bizzat bazı devlet temsilcileri dönemin Ankara Üniversitesi Rektörüne giderek atın bu adamı işten demişler. Tehdit edilmiş, hem de ilgili vakıf başkanları tarafından açıkça, pervasızca. Vakıfların Türkiye’de yasa dışı olduklarını kanıtlamış, haklarında dava açılmasını sağlamış, öldürüldükten sonra tanık olarak dinleneceği bu dava reddedilmiş. Vakıflar tam gaz çalışmaya devam etmişler, Türkiye'de legal faaliyetleri sürdürülebilir olsun diye Vakıflar yasası çıkarılmış, vakıflar daha da etkin hale gelmiş, Alman Devleti Türkiye’de Türk Devleti eli ile bir ortaklık üniversitesi kurmaya karar vermiş, maden el değiştirmiş vs. vs. işte bu kadar… Bir de Necip Hablemitoğlu, çok cesur, gözüpek, vatanperver, yüreği aklı gibi aydınlık, yüzü kadar güzel, mert, ihanet bilmez adam gibi adammış...
Katledilmesi Türkiye'nin alacağı yoldaki engellerin kaldırılması için işaret fişeği olması için gerekliymiş...
Ne dersiniz, haklıyım değil mi? Gerçekten anlaması hiç de zor değil...
Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu...
Odatv.com
Eşinin cinayeti üzerinden geçen yedi yıla rağmen olumlu bir adım atılmadığını düşünen Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi.
"Halil Cibran diyor ki; şeytan için bir doğru adam, bir milyon görmezden daha büyük bir tasadır"
Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 akşamı evinin önünde arabasından iner inmez canından çok sevdiği, gözünden sakındığı kızlarına ve can yoldaşına son kez sarılma fırsatı bulamadan gözünden ve ensesinden sıkılan iki kuşunla park yerinde öldürüldü. Canına kıyan kahpe ellerdeki kanlar yıkandı, failler ortadan kayboldu.
Necip canımızın Türkiye'deki daha binlerce başka canlar gibi kanı yerde kaldı. Üzerinden 7 koca uzun yıl, 2600 gün geçti. Güneş 2600 kez doğdu, battı, neredeyse 30 mevsim geçti... Bir gözbebeği Hukuk öğrencisi oldu, diğer gözbebeği meslek edineceği sınava hazırlanıyor, kendisini çok seven, portakalçiçeği kokulu hocam diyen gençler, yetişkin olup çoluk çocuğa karıştılar...
Neden öldürüldü ? Düşünelim, hem de öyle uzun uzun değil...
Söylediklerine bakalım;
"Devletin gücünü (polis, adalet, maliye..., ellerinden gelse ordu...) devlet savunucularına karşı kullanma aşamasına gelmiş olan fetullahçıların, operasyonel anlamda kayda değer başarıları olmuştur. Operasyonlarında, amaca ulaşmada her yolu mübah sayan ve her türlü sınır tanımaz Fırsatçılık, Ahlaksızlık, Takiye unsurlarını içeren bir konsept çerçevesinde hareket eden fetullahçı istihbaratçıların kullandıkları yöntemler şöyledir: Telefon dinleme, tehdit, sahte belge üretimi ve montaj,çarpıtılmış bilgiye yönelik kampanyalar, hırsızlık, kundakçılık, şantaj amaçlı kadın pazarlama ve görüntü kaydı, her türlü illegal kayıt kullanımı (böcek, gizli kamera vb) rüşvet, gasp, darp, bilgisayar sahtekarlıkları, ev ve işyeri kurşunlama, emniyeti suistimal, "hakim kiralama" ve diğerleri...."
Köstebek, 5.8.2002.
Başka ne yapmış, 2001 yılında ilk basımı Otopsi yayınlarından yapılan Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası kitabını yazmış. Başına gelmeyen kalmamış. Bizzat bazı devlet temsilcileri dönemin Ankara Üniversitesi Rektörüne giderek atın bu adamı işten demişler. Tehdit edilmiş, hem de ilgili vakıf başkanları tarafından açıkça, pervasızca. Vakıfların Türkiye’de yasa dışı olduklarını kanıtlamış, haklarında dava açılmasını sağlamış, öldürüldükten sonra tanık olarak dinleneceği bu dava reddedilmiş. Vakıflar tam gaz çalışmaya devam etmişler, Türkiye'de legal faaliyetleri sürdürülebilir olsun diye Vakıflar yasası çıkarılmış, vakıflar daha da etkin hale gelmiş, Alman Devleti Türkiye’de Türk Devleti eli ile bir ortaklık üniversitesi kurmaya karar vermiş, maden el değiştirmiş vs. vs. işte bu kadar… Bir de Necip Hablemitoğlu, çok cesur, gözüpek, vatanperver, yüreği aklı gibi aydınlık, yüzü kadar güzel, mert, ihanet bilmez adam gibi adammış...
Katledilmesi Türkiye'nin alacağı yoldaki engellerin kaldırılması için işaret fişeği olması için gerekliymiş...
Ne dersiniz, haklıyım değil mi? Gerçekten anlaması hiç de zor değil...
Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu...
Odatv.com
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar