bugün
- laik teyzelerin fenotipi34
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu12
- recep tayyip erdoğan12
- z kuşağı kitap okuyor mu10
- yeni parti10
- dem partili yazar7
- kadınların o güzel ciğerleri3
- mhp akp iyi anahtar bbp ittifakı5
- ey insan2
- 3 numara saç kirli sakal6
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- geceye bir şiir bırak5
- beşiktaş11
- yavuz ağıralioğlu7
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- ekrem imamoğlu8
- milliyetçi hareket partisi4
- honore de balzac4
- gece geç saatte ışığı yanan evler2
- mhp dem kardeştir ayrım yapan kalleştir4
- mansur yavaş11
- islam barış dinidir13
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı6
- kalp ritmini hızlandıran şeyler5
- selahattin demirtaş4
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak5
- seçime 40 gün kala ayakkabı ile seccadeye basmak3
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- ediz barlas2
- yeni başlayanlar için soruşturma4
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- cumhuriyet halk partisi6
- günün yazar kavgası bahisleri3
- amın arasına giren mayo3
- osuruktan şiirler67
- kitap okumaya geç başlamak4
- haydi güzelim şeker ezelim4
- yazarların favori oyun karakteri15
- vincenzo italiano5
- 2 dünya savaşı'na katılmış yazarlar4
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- hangi sözlük kızıyla ne yapmak isterdin3
- huzursuz insan4
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- şarapçı koala'nın denemediği ideoloji3
- futbol15
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- müzikten soğumak3
- unutulmaz twitler2
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
hobi olarak yapanları yazının dışında, çok uzaklarda bir yerlerde tutuyorum.
her gün kapımıza gelen kediden bahsetmek istiyorum ben. yavru bir kedi. annesi nerede, babası nerede bilmiyoruz. her gün apartmandan içeri girip paspasa kıvrılıyor. sevgili kedicik'e süt koyuyoruz. isim bulamadık. şimdilik o bir kedicik.
birden kedicik'in haykırışlarına uyanıyoruz. kapıda küçük faruk. "gelmek için biraz geç değil mi?" diyorum. "annem gitti" diyor. canı sıkkın değil gibi. küçücük bedeninde uzun yıllar yaşamış gibi.
-bu saatte nereye gitti annen?
-bilmiyorum... sizde kalmamı söyledi.
-pekala. gir içeri...
gözlerinin altında anlam veremediğim bir kahvelik. solgun görünüşünün altında yaramaz bir çocuk. adım atıyor içeri doğru. tiki var. sürekli eğilip kalkıyor. bunu yaptığının farkında değil.
sevda abla.
çok sevdiğim, beraber kahvaltı yapmaktan çok hoşlandığım kadın. güzel bir vücudu ve bir oğlu var. faruk. küçük yaşta evlenmiş. evi bizimkinden güzel. buzdolabında meyve suyu akıtacağı var düşünün artık.
çalışmadan nasıl aldı bütün bunları?
bilmiyordum.
sevda ablanın mesleğini... o benim gözümde dünya tatlısı bir insan. öğrendikten sonra da öyle kalmaya devam etti. denemeden aldığı kıyafetler ona olmayınca gider alırım ondan. ben giyerim. işin doğrusu o verir. gün aşırı kahve içeriz. fal bakar. garip bir sinerjisi var. korkunç değil ama ürpertici. evimizde bir eksik görsün hemen gider alır. cezvemiz yoktu. hemen gitti, aldı, geldi. caesar'ı andıran kadın. hep gülümsemeye çalışır. bazen geceleri görürüm onu. çok üzülürüm bakamam yüzüne. bu hayatı istemediğini bilirim çünkü. güzel vücudunun ne sancılar çektiğini kendi vücudumda hissederim. karnıma bir ağrı girer. saçlarını düzeltir beni görünce. yüzüne yapay bir gülücük takınır o an. bir an önce eve girmek ister. hep de apartmanda karşılaşırız.
-faruk sizde dimi?
-evet ablacım.
-sabah gelsin olur mu? çok iyi değilim ben.
-peki ablacım sorun yok. biz seve seve bakarız ona.
bazen pis geyikler yaparız aramızda. kardeşimle. ama sırf pisliğine. pis olmak için. kötü gözükmek için. kötü durumu iyi göstermek için. "ahaha bak bizim evde o. çocuğu var sizde var mı?"
biliyorum berbat. kimseye falan da bahsettiğimiz yok.
ama bütün bunların başka bir yolu yok mu?
yoksa bu, her şeyin en kolay yolu mu?
her gün kapımıza gelen kediden bahsetmek istiyorum ben. yavru bir kedi. annesi nerede, babası nerede bilmiyoruz. her gün apartmandan içeri girip paspasa kıvrılıyor. sevgili kedicik'e süt koyuyoruz. isim bulamadık. şimdilik o bir kedicik.
birden kedicik'in haykırışlarına uyanıyoruz. kapıda küçük faruk. "gelmek için biraz geç değil mi?" diyorum. "annem gitti" diyor. canı sıkkın değil gibi. küçücük bedeninde uzun yıllar yaşamış gibi.
-bu saatte nereye gitti annen?
-bilmiyorum... sizde kalmamı söyledi.
-pekala. gir içeri...
gözlerinin altında anlam veremediğim bir kahvelik. solgun görünüşünün altında yaramaz bir çocuk. adım atıyor içeri doğru. tiki var. sürekli eğilip kalkıyor. bunu yaptığının farkında değil.
sevda abla.
çok sevdiğim, beraber kahvaltı yapmaktan çok hoşlandığım kadın. güzel bir vücudu ve bir oğlu var. faruk. küçük yaşta evlenmiş. evi bizimkinden güzel. buzdolabında meyve suyu akıtacağı var düşünün artık.
çalışmadan nasıl aldı bütün bunları?
bilmiyordum.
sevda ablanın mesleğini... o benim gözümde dünya tatlısı bir insan. öğrendikten sonra da öyle kalmaya devam etti. denemeden aldığı kıyafetler ona olmayınca gider alırım ondan. ben giyerim. işin doğrusu o verir. gün aşırı kahve içeriz. fal bakar. garip bir sinerjisi var. korkunç değil ama ürpertici. evimizde bir eksik görsün hemen gider alır. cezvemiz yoktu. hemen gitti, aldı, geldi. caesar'ı andıran kadın. hep gülümsemeye çalışır. bazen geceleri görürüm onu. çok üzülürüm bakamam yüzüne. bu hayatı istemediğini bilirim çünkü. güzel vücudunun ne sancılar çektiğini kendi vücudumda hissederim. karnıma bir ağrı girer. saçlarını düzeltir beni görünce. yüzüne yapay bir gülücük takınır o an. bir an önce eve girmek ister. hep de apartmanda karşılaşırız.
-faruk sizde dimi?
-evet ablacım.
-sabah gelsin olur mu? çok iyi değilim ben.
-peki ablacım sorun yok. biz seve seve bakarız ona.
bazen pis geyikler yaparız aramızda. kardeşimle. ama sırf pisliğine. pis olmak için. kötü gözükmek için. kötü durumu iyi göstermek için. "ahaha bak bizim evde o. çocuğu var sizde var mı?"
biliyorum berbat. kimseye falan da bahsettiğimiz yok.
ama bütün bunların başka bir yolu yok mu?
yoksa bu, her şeyin en kolay yolu mu?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar