bugün
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi17
- kadın dövmek3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı27
- atatürk diyor ki8
- ölümden korkuyor musunuz26
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- hamburgerin içindeki domates4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri19
- galatasaray5
- kafakoparan dede3
- trombosit bağışında bulunmak2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- gecenin şarkısı12
- her biji amed8
- sabahları sevilen şeyler11
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- adana saimbeylide deprem3
- depresyon6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- sıfır atık vakfı11
- türk düşmanı piçler9
- claudian clouds33
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- sözlükteki sinsi köpekler8
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sözlük kızlarının kekleri24
- fusya semsiyeli yabanci25
- evrene enerji gönderen müslüman9
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- cop318
- kant ın ödev ahlakı2
- sydney sweeney2
- vedat muriqi5
- bilerek ponziye dahil olmak7
15 aralık 2009'da 12 bin tekel işçisinin akp genel merkezi önünde yapacağı eylemdir. gözlerine sıkılan biber gazı, emeklerine edilen küfür mahiyetli naraların yanında, nezdimde bir hiçtir. kimse yatarak para kazanmıyor; ama yatarak kazananların şakşakçıları ortada, anlamadığım şu; bu bir tekel işçileri sorunu değildir. görmemezlikten geldiğiniz her emek hırsızlığı, her hakaret ve kıçını devirip yatanların cebine dolan artı değer, -ki çocuklarınız yeri gelip aç yatarken- bir gün kendi canınızı yakacaktır. ilerleyişi bu çünkü, mazur görün. şu ana kadar sizin canınızı yakmadıysa, bunun tek sebebi, sıranın daha size gelmemiş olmasıdır.
çocuklarınız ölmeden çığlık atmıyorsunuz.
aç kalmadan, "neden bu kadar aza tamah ve neden çalışarak ölüyorum?" demiyorsunuz.
kendiniz işten çıkartılmadığınız sürece, birilerinin sokağa atılmasını görmemezlikten geliyorsunuz.
kusura bakmayın; ama insanların çok oluşu, kör oluşlarının önüne geçmiyor. ve insanlar insan olduklarını hatırlamadıkları müddetçe, yenilmeye, ezilmeye -evet hayvanlarca- mahkum!
--spoiler--
12 BiN TEKEL iŞÇiSi BEDAVA EKMEK ARAMIYOR,
KADRO VE ÖZLÜK HAKLARINI ARIYOR!
15 ARALIKTA ANKARA'DA AKP GENEL MERKEZiNiN ÖNÜNDEYiZ!
TEKEL işyerlerinin kapatılma kararı üzerine, özlük haklarıyla başka kamu kuruluşlarında çalışmak isteyen TEKEL işçilerinin eylemi sırasında Sn. Başbakan'ın yaptığı açıklamalar sadece Sendikamız camiasında değil, tüm kamu emekçilerinde büyük bir infial yaratmıştır.
Sn. Başbakan bilmelidir ki; kamu emekçileri için; "devlet malı deniz", kendileri de "domuz" değildir. Bu yakıştırma son derece çirkin ve onur kırıcıdır. Bir başbakanın ağzına da, terbiyesine de yakışmamıştır. Bu yakıştırmayı şiddetle ve nefretle kınıyoruz. TEKEL işçileri ve kamu emekçileri bir "özür" beklemektedir.
Yine, hak arayışı içindeki TEKEL işçilerinin demokratik gösterilerine Sn. Başbakan'ın "kontrolsüz bir öfke" içinde verdiği cevaplar, haksız ve ölçüsüz olduğu gibi, bir o kadar da gerçek dışıdır.
TEKEL işçisi yan gelip yatma peşinde değildir. Sigara fabrikalarını yabancı tekellere satıp, tütün ekimini yasaklayan ve ülkenin en fazla ihracat geliri getiren tarım ürününü ürettirmeyip, böylelikle yaprak tütün işletmelerini de işlevsiz hale getiren Sn.Başbakan'ın ta kendisidir. TEKEL işçisi tam tersi çalışarak, üreterek, alnının teri, emeğinin gücüyle çalışmayı talep etmektedir. Bütün kameralar üzerindeyken Sn. Başbakan'ın "bunlar çalışmadan para almak istiyor" gibi affedilmez bir çarpıtmaya başvurmasını ne mazur görmemiz ne de anlayabilmemiz mümkündür.
Yine, "sendikanızla anlaştık" şeklindeki beyan da hiçbir şekilde gerçek değildir. TEKGIDA-iŞ Sendikası Sn. Başbakanla, en son üç yıl önce Malatya, Adana ve Bitlis Sigara Fabrikalarının kapatılması meselesi sırasında ve TÜRK-iŞ yöneticileri ile birlikte görüşmüş ve yaprak tütün işletmelerinin kapatılması konusu asla gündeme gelmemiştir. Dolayısıyla, Sn. Başbakan'ın sendika ile anlaştık beyanı da tamamen hayal ürünüdür. Üyelerimizin 4/c'ye kaydırılması konusunda da hiçbir anlaşma yoktur ve başından beri sendikamızca reddedilmektedir.
Meselemiz gayet açık ve nettir. Yaprak tütün işletmeleri AKP iktidarının siyasi iradesiyle kapatılmaktadır. Bu güne kadar kapatılan tüm diğer kamu işletmelerinde olduğu gibi TEKEL işçileri de başka kamu kuruluşlarına özlük haklarıyla nakledilmek ve buralarda çalışmaya devam etmek istemektedirler. Özelleştirme mağduru gibi gösterilerek 4/c kapanına sıkışmayı reddetmektedirler.
Kapatılma kararı verilen işletmelerde 12 bine yakın işçi çalışmaktadır. Adana, Adıyaman, Ankara, Amasya, Aydın, Batman, Bursa, Bitlis, Denizli, Diyarbakır, Hatay, istanbul, izmir, Malatya, Manisa, Muğla, Muş, Siirt, Samsun, Tokat ve Trabzon'un merkezi ve/veya bağlı ilçelerinde 40'ı aşkın işletme ve işyerinde çalışan 12 bin işçi fabrikalarının kapatılmasından dolayı zaten mağdur duruma düşeceklerdir.
Siyasi ve ekonomik karar vericilerin iradesiyle işyerleri kapatılan 12 bine yakın üyemiz için talebimiz, hiçbir katkı ve sorumluluklarının bulunmadığı bu kapatılmalar neticesinde mağdur olmamaları, özlük haklarıyla birlikte başka kamu kuruluşlarına nakledilmeleridir. 4/c gibi ucube, sefalet altı bir yaşam düzeyine mahkum edilmemeleridir.
Talebimiz meşrudur, yasaldır. Sadece, üyelerimizin mağduriyetini ortadan kaldıracak iradeye ihtiyaç vardır.
15 Aralık'ta Ankara'da saat 10.00'da AKP Genel Merkezi önünde 12 bin TEKEL işçisi olarak toplanacağız. Özlük haklarımızla ve emeğimizin, alınterimizin karşılığıyla bir başka kamu kuruluşuna nakledilmek için talepte bulunacağız.
Sonuç alıncaya kadar Ankara'da kalmakta kararlıyız.
Saygılarımızla.
--spoiler--
çocuklarınız ölmeden çığlık atmıyorsunuz.
aç kalmadan, "neden bu kadar aza tamah ve neden çalışarak ölüyorum?" demiyorsunuz.
kendiniz işten çıkartılmadığınız sürece, birilerinin sokağa atılmasını görmemezlikten geliyorsunuz.
kusura bakmayın; ama insanların çok oluşu, kör oluşlarının önüne geçmiyor. ve insanlar insan olduklarını hatırlamadıkları müddetçe, yenilmeye, ezilmeye -evet hayvanlarca- mahkum!
--spoiler--
12 BiN TEKEL iŞÇiSi BEDAVA EKMEK ARAMIYOR,
KADRO VE ÖZLÜK HAKLARINI ARIYOR!
15 ARALIKTA ANKARA'DA AKP GENEL MERKEZiNiN ÖNÜNDEYiZ!
TEKEL işyerlerinin kapatılma kararı üzerine, özlük haklarıyla başka kamu kuruluşlarında çalışmak isteyen TEKEL işçilerinin eylemi sırasında Sn. Başbakan'ın yaptığı açıklamalar sadece Sendikamız camiasında değil, tüm kamu emekçilerinde büyük bir infial yaratmıştır.
Sn. Başbakan bilmelidir ki; kamu emekçileri için; "devlet malı deniz", kendileri de "domuz" değildir. Bu yakıştırma son derece çirkin ve onur kırıcıdır. Bir başbakanın ağzına da, terbiyesine de yakışmamıştır. Bu yakıştırmayı şiddetle ve nefretle kınıyoruz. TEKEL işçileri ve kamu emekçileri bir "özür" beklemektedir.
Yine, hak arayışı içindeki TEKEL işçilerinin demokratik gösterilerine Sn. Başbakan'ın "kontrolsüz bir öfke" içinde verdiği cevaplar, haksız ve ölçüsüz olduğu gibi, bir o kadar da gerçek dışıdır.
TEKEL işçisi yan gelip yatma peşinde değildir. Sigara fabrikalarını yabancı tekellere satıp, tütün ekimini yasaklayan ve ülkenin en fazla ihracat geliri getiren tarım ürününü ürettirmeyip, böylelikle yaprak tütün işletmelerini de işlevsiz hale getiren Sn.Başbakan'ın ta kendisidir. TEKEL işçisi tam tersi çalışarak, üreterek, alnının teri, emeğinin gücüyle çalışmayı talep etmektedir. Bütün kameralar üzerindeyken Sn. Başbakan'ın "bunlar çalışmadan para almak istiyor" gibi affedilmez bir çarpıtmaya başvurmasını ne mazur görmemiz ne de anlayabilmemiz mümkündür.
Yine, "sendikanızla anlaştık" şeklindeki beyan da hiçbir şekilde gerçek değildir. TEKGIDA-iŞ Sendikası Sn. Başbakanla, en son üç yıl önce Malatya, Adana ve Bitlis Sigara Fabrikalarının kapatılması meselesi sırasında ve TÜRK-iŞ yöneticileri ile birlikte görüşmüş ve yaprak tütün işletmelerinin kapatılması konusu asla gündeme gelmemiştir. Dolayısıyla, Sn. Başbakan'ın sendika ile anlaştık beyanı da tamamen hayal ürünüdür. Üyelerimizin 4/c'ye kaydırılması konusunda da hiçbir anlaşma yoktur ve başından beri sendikamızca reddedilmektedir.
Meselemiz gayet açık ve nettir. Yaprak tütün işletmeleri AKP iktidarının siyasi iradesiyle kapatılmaktadır. Bu güne kadar kapatılan tüm diğer kamu işletmelerinde olduğu gibi TEKEL işçileri de başka kamu kuruluşlarına özlük haklarıyla nakledilmek ve buralarda çalışmaya devam etmek istemektedirler. Özelleştirme mağduru gibi gösterilerek 4/c kapanına sıkışmayı reddetmektedirler.
Kapatılma kararı verilen işletmelerde 12 bine yakın işçi çalışmaktadır. Adana, Adıyaman, Ankara, Amasya, Aydın, Batman, Bursa, Bitlis, Denizli, Diyarbakır, Hatay, istanbul, izmir, Malatya, Manisa, Muğla, Muş, Siirt, Samsun, Tokat ve Trabzon'un merkezi ve/veya bağlı ilçelerinde 40'ı aşkın işletme ve işyerinde çalışan 12 bin işçi fabrikalarının kapatılmasından dolayı zaten mağdur duruma düşeceklerdir.
Siyasi ve ekonomik karar vericilerin iradesiyle işyerleri kapatılan 12 bine yakın üyemiz için talebimiz, hiçbir katkı ve sorumluluklarının bulunmadığı bu kapatılmalar neticesinde mağdur olmamaları, özlük haklarıyla birlikte başka kamu kuruluşlarına nakledilmeleridir. 4/c gibi ucube, sefalet altı bir yaşam düzeyine mahkum edilmemeleridir.
Talebimiz meşrudur, yasaldır. Sadece, üyelerimizin mağduriyetini ortadan kaldıracak iradeye ihtiyaç vardır.
15 Aralık'ta Ankara'da saat 10.00'da AKP Genel Merkezi önünde 12 bin TEKEL işçisi olarak toplanacağız. Özlük haklarımızla ve emeğimizin, alınterimizin karşılığıyla bir başka kamu kuruluşuna nakledilmek için talepte bulunacağız.
Sonuç alıncaya kadar Ankara'da kalmakta kararlıyız.
Saygılarımızla.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler