bugün
- kötü bir insan mıyım ben5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi8
- paranın mutluluk getirmemesi7
- sözlüğün yeni tasarımı17
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek4
- kaçak akım rölesi3
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- küfürlü atasözleri4
- samsak döveci4
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kaçak akım2
- kendi popona şaplak atmak2
- günaydın kızlar4
- kimseye ihtiyaç duymamak2
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar3
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- sözlüğün en ılık yazarı2
- süvari kahvesi3
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey4
- blaupunkt3
- travis bickle a gönlünün götürdüğü yere sür demek2
- terhis oluyorum sözlük21
- gece gelen yemek yapma isteği8
- tır kabini2
- michelin2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kitap okumamak3
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- ayva reçeli2
- tulumba tatlısı4
- fatma betül sayan kaya28
- günaydın devasa uludağ sözlük ailesi2
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- anın görüntüsü24
- sözlüğü ayakta tutanlar2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- belediye ruhsat birimi2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- ateşte kızartılacaksın2
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- dilencilik yasal bir iş midir2
- kısa vadeli faydalı güdülenim araçları2
- dilenme usulleri2
- abd'nin irana atom bombası saldırısı ihtimali3
15 aralık 2009'da 12 bin tekel işçisinin akp genel merkezi önünde yapacağı eylemdir. gözlerine sıkılan biber gazı, emeklerine edilen küfür mahiyetli naraların yanında, nezdimde bir hiçtir. kimse yatarak para kazanmıyor; ama yatarak kazananların şakşakçıları ortada, anlamadığım şu; bu bir tekel işçileri sorunu değildir. görmemezlikten geldiğiniz her emek hırsızlığı, her hakaret ve kıçını devirip yatanların cebine dolan artı değer, -ki çocuklarınız yeri gelip aç yatarken- bir gün kendi canınızı yakacaktır. ilerleyişi bu çünkü, mazur görün. şu ana kadar sizin canınızı yakmadıysa, bunun tek sebebi, sıranın daha size gelmemiş olmasıdır.
çocuklarınız ölmeden çığlık atmıyorsunuz.
aç kalmadan, "neden bu kadar aza tamah ve neden çalışarak ölüyorum?" demiyorsunuz.
kendiniz işten çıkartılmadığınız sürece, birilerinin sokağa atılmasını görmemezlikten geliyorsunuz.
kusura bakmayın; ama insanların çok oluşu, kör oluşlarının önüne geçmiyor. ve insanlar insan olduklarını hatırlamadıkları müddetçe, yenilmeye, ezilmeye -evet hayvanlarca- mahkum!
--spoiler--
12 BiN TEKEL iŞÇiSi BEDAVA EKMEK ARAMIYOR,
KADRO VE ÖZLÜK HAKLARINI ARIYOR!
15 ARALIKTA ANKARA'DA AKP GENEL MERKEZiNiN ÖNÜNDEYiZ!
TEKEL işyerlerinin kapatılma kararı üzerine, özlük haklarıyla başka kamu kuruluşlarında çalışmak isteyen TEKEL işçilerinin eylemi sırasında Sn. Başbakan'ın yaptığı açıklamalar sadece Sendikamız camiasında değil, tüm kamu emekçilerinde büyük bir infial yaratmıştır.
Sn. Başbakan bilmelidir ki; kamu emekçileri için; "devlet malı deniz", kendileri de "domuz" değildir. Bu yakıştırma son derece çirkin ve onur kırıcıdır. Bir başbakanın ağzına da, terbiyesine de yakışmamıştır. Bu yakıştırmayı şiddetle ve nefretle kınıyoruz. TEKEL işçileri ve kamu emekçileri bir "özür" beklemektedir.
Yine, hak arayışı içindeki TEKEL işçilerinin demokratik gösterilerine Sn. Başbakan'ın "kontrolsüz bir öfke" içinde verdiği cevaplar, haksız ve ölçüsüz olduğu gibi, bir o kadar da gerçek dışıdır.
TEKEL işçisi yan gelip yatma peşinde değildir. Sigara fabrikalarını yabancı tekellere satıp, tütün ekimini yasaklayan ve ülkenin en fazla ihracat geliri getiren tarım ürününü ürettirmeyip, böylelikle yaprak tütün işletmelerini de işlevsiz hale getiren Sn.Başbakan'ın ta kendisidir. TEKEL işçisi tam tersi çalışarak, üreterek, alnının teri, emeğinin gücüyle çalışmayı talep etmektedir. Bütün kameralar üzerindeyken Sn. Başbakan'ın "bunlar çalışmadan para almak istiyor" gibi affedilmez bir çarpıtmaya başvurmasını ne mazur görmemiz ne de anlayabilmemiz mümkündür.
Yine, "sendikanızla anlaştık" şeklindeki beyan da hiçbir şekilde gerçek değildir. TEKGIDA-iŞ Sendikası Sn. Başbakanla, en son üç yıl önce Malatya, Adana ve Bitlis Sigara Fabrikalarının kapatılması meselesi sırasında ve TÜRK-iŞ yöneticileri ile birlikte görüşmüş ve yaprak tütün işletmelerinin kapatılması konusu asla gündeme gelmemiştir. Dolayısıyla, Sn. Başbakan'ın sendika ile anlaştık beyanı da tamamen hayal ürünüdür. Üyelerimizin 4/c'ye kaydırılması konusunda da hiçbir anlaşma yoktur ve başından beri sendikamızca reddedilmektedir.
Meselemiz gayet açık ve nettir. Yaprak tütün işletmeleri AKP iktidarının siyasi iradesiyle kapatılmaktadır. Bu güne kadar kapatılan tüm diğer kamu işletmelerinde olduğu gibi TEKEL işçileri de başka kamu kuruluşlarına özlük haklarıyla nakledilmek ve buralarda çalışmaya devam etmek istemektedirler. Özelleştirme mağduru gibi gösterilerek 4/c kapanına sıkışmayı reddetmektedirler.
Kapatılma kararı verilen işletmelerde 12 bine yakın işçi çalışmaktadır. Adana, Adıyaman, Ankara, Amasya, Aydın, Batman, Bursa, Bitlis, Denizli, Diyarbakır, Hatay, istanbul, izmir, Malatya, Manisa, Muğla, Muş, Siirt, Samsun, Tokat ve Trabzon'un merkezi ve/veya bağlı ilçelerinde 40'ı aşkın işletme ve işyerinde çalışan 12 bin işçi fabrikalarının kapatılmasından dolayı zaten mağdur duruma düşeceklerdir.
Siyasi ve ekonomik karar vericilerin iradesiyle işyerleri kapatılan 12 bine yakın üyemiz için talebimiz, hiçbir katkı ve sorumluluklarının bulunmadığı bu kapatılmalar neticesinde mağdur olmamaları, özlük haklarıyla birlikte başka kamu kuruluşlarına nakledilmeleridir. 4/c gibi ucube, sefalet altı bir yaşam düzeyine mahkum edilmemeleridir.
Talebimiz meşrudur, yasaldır. Sadece, üyelerimizin mağduriyetini ortadan kaldıracak iradeye ihtiyaç vardır.
15 Aralık'ta Ankara'da saat 10.00'da AKP Genel Merkezi önünde 12 bin TEKEL işçisi olarak toplanacağız. Özlük haklarımızla ve emeğimizin, alınterimizin karşılığıyla bir başka kamu kuruluşuna nakledilmek için talepte bulunacağız.
Sonuç alıncaya kadar Ankara'da kalmakta kararlıyız.
Saygılarımızla.
--spoiler--
çocuklarınız ölmeden çığlık atmıyorsunuz.
aç kalmadan, "neden bu kadar aza tamah ve neden çalışarak ölüyorum?" demiyorsunuz.
kendiniz işten çıkartılmadığınız sürece, birilerinin sokağa atılmasını görmemezlikten geliyorsunuz.
kusura bakmayın; ama insanların çok oluşu, kör oluşlarının önüne geçmiyor. ve insanlar insan olduklarını hatırlamadıkları müddetçe, yenilmeye, ezilmeye -evet hayvanlarca- mahkum!
--spoiler--
12 BiN TEKEL iŞÇiSi BEDAVA EKMEK ARAMIYOR,
KADRO VE ÖZLÜK HAKLARINI ARIYOR!
15 ARALIKTA ANKARA'DA AKP GENEL MERKEZiNiN ÖNÜNDEYiZ!
TEKEL işyerlerinin kapatılma kararı üzerine, özlük haklarıyla başka kamu kuruluşlarında çalışmak isteyen TEKEL işçilerinin eylemi sırasında Sn. Başbakan'ın yaptığı açıklamalar sadece Sendikamız camiasında değil, tüm kamu emekçilerinde büyük bir infial yaratmıştır.
Sn. Başbakan bilmelidir ki; kamu emekçileri için; "devlet malı deniz", kendileri de "domuz" değildir. Bu yakıştırma son derece çirkin ve onur kırıcıdır. Bir başbakanın ağzına da, terbiyesine de yakışmamıştır. Bu yakıştırmayı şiddetle ve nefretle kınıyoruz. TEKEL işçileri ve kamu emekçileri bir "özür" beklemektedir.
Yine, hak arayışı içindeki TEKEL işçilerinin demokratik gösterilerine Sn. Başbakan'ın "kontrolsüz bir öfke" içinde verdiği cevaplar, haksız ve ölçüsüz olduğu gibi, bir o kadar da gerçek dışıdır.
TEKEL işçisi yan gelip yatma peşinde değildir. Sigara fabrikalarını yabancı tekellere satıp, tütün ekimini yasaklayan ve ülkenin en fazla ihracat geliri getiren tarım ürününü ürettirmeyip, böylelikle yaprak tütün işletmelerini de işlevsiz hale getiren Sn.Başbakan'ın ta kendisidir. TEKEL işçisi tam tersi çalışarak, üreterek, alnının teri, emeğinin gücüyle çalışmayı talep etmektedir. Bütün kameralar üzerindeyken Sn. Başbakan'ın "bunlar çalışmadan para almak istiyor" gibi affedilmez bir çarpıtmaya başvurmasını ne mazur görmemiz ne de anlayabilmemiz mümkündür.
Yine, "sendikanızla anlaştık" şeklindeki beyan da hiçbir şekilde gerçek değildir. TEKGIDA-iŞ Sendikası Sn. Başbakanla, en son üç yıl önce Malatya, Adana ve Bitlis Sigara Fabrikalarının kapatılması meselesi sırasında ve TÜRK-iŞ yöneticileri ile birlikte görüşmüş ve yaprak tütün işletmelerinin kapatılması konusu asla gündeme gelmemiştir. Dolayısıyla, Sn. Başbakan'ın sendika ile anlaştık beyanı da tamamen hayal ürünüdür. Üyelerimizin 4/c'ye kaydırılması konusunda da hiçbir anlaşma yoktur ve başından beri sendikamızca reddedilmektedir.
Meselemiz gayet açık ve nettir. Yaprak tütün işletmeleri AKP iktidarının siyasi iradesiyle kapatılmaktadır. Bu güne kadar kapatılan tüm diğer kamu işletmelerinde olduğu gibi TEKEL işçileri de başka kamu kuruluşlarına özlük haklarıyla nakledilmek ve buralarda çalışmaya devam etmek istemektedirler. Özelleştirme mağduru gibi gösterilerek 4/c kapanına sıkışmayı reddetmektedirler.
Kapatılma kararı verilen işletmelerde 12 bine yakın işçi çalışmaktadır. Adana, Adıyaman, Ankara, Amasya, Aydın, Batman, Bursa, Bitlis, Denizli, Diyarbakır, Hatay, istanbul, izmir, Malatya, Manisa, Muğla, Muş, Siirt, Samsun, Tokat ve Trabzon'un merkezi ve/veya bağlı ilçelerinde 40'ı aşkın işletme ve işyerinde çalışan 12 bin işçi fabrikalarının kapatılmasından dolayı zaten mağdur duruma düşeceklerdir.
Siyasi ve ekonomik karar vericilerin iradesiyle işyerleri kapatılan 12 bine yakın üyemiz için talebimiz, hiçbir katkı ve sorumluluklarının bulunmadığı bu kapatılmalar neticesinde mağdur olmamaları, özlük haklarıyla birlikte başka kamu kuruluşlarına nakledilmeleridir. 4/c gibi ucube, sefalet altı bir yaşam düzeyine mahkum edilmemeleridir.
Talebimiz meşrudur, yasaldır. Sadece, üyelerimizin mağduriyetini ortadan kaldıracak iradeye ihtiyaç vardır.
15 Aralık'ta Ankara'da saat 10.00'da AKP Genel Merkezi önünde 12 bin TEKEL işçisi olarak toplanacağız. Özlük haklarımızla ve emeğimizin, alınterimizin karşılığıyla bir başka kamu kuruluşuna nakledilmek için talepte bulunacağız.
Sonuç alıncaya kadar Ankara'da kalmakta kararlıyız.
Saygılarımızla.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com