bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük9
- sözlüğün boşalması3
- zorunlu eğitim9
- nickten isim tahmini yapmak10
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi2
- guinness birası4
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- aşağı saksonya2
- caddebostan da bostan yetiştirmek4
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var3
- mazot fiyatlarının suçlusu2
- batıl inançlar7
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak3
- muşlettin amca3
- haramidere de haramilik yapmak5
- almanya4
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- büyük filmlerden büyük replikler3
- ev ödevi2
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- sinem dedetaş11
- ispanya6
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- kilolu olmak5
- yürüyen bok4
- kedin mi var derdin var4
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- çerçeve yasa7
- mason greenwood11
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- full metal jacket vs the thin red line2
- zall adlı yazar4
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- renault 9 broadway12
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 15 temmuz tiyatro mu7
- oral süspansiyon3
Bir yer var bildiğim, adresi ne ellerin ne de gözlerin. Afişlerden fırlayıp canavar gibi üstüne zıplayan insanın, film karakterleri gibi, çoğu kez tekdüze.
Keşke duyabilseydin sesimi fakir sokak aralarından. Yüreğimin fısıltısı uykunu kaçırsaydı heyecanlı bir karın ağrısıyla. Keşke o gün, gözlerime beklentiyle bakarken söyleseydim, seviyorum deseydim. Ateşin parmak uçlarımı sardığı noktada atlasaydım suya. Bir fırça yardımıyla renklendirdiğin hayatıma saçma kuruntularımı katmadan yaşamayı öğrenseydim. Son yenilgim olma diye düşünmeye harcadığım vakti kırık ezgilerle doldurmayı öğrendim artık. Dimdik, en tatlı surat ifademle karşında duracağım dedim kendime.
Nemli sokakların aşk kokuları yayılırken geceye, yine ben diye başlayan uzun soluklu cümlelere adadım kendimi. Küçük çatlaklardan diplere sızan yaralı kalp leşleri, bu gece ilham olmadı kurumuş dudaklarıma. ilhamı yırtık keselerle getiren acemi melek bile, acılarını haresini süslemeye kullanmış, gözyaşlarını da içinde biriktirmişti. Bense, sonunun geleceğini kural koyduğum, yetmezmiş gibi, biten sevginin ardından dinlenecek, söylenecek şarkıları yazdığım saman kağıdını elimde buluvermiştim. Sonunda ufacık olana kadar buruşturdum kağıdı ve attım o küçük kulübenin yanındaki tepeden. Şimdi senin için, kurduğum uyaklı cümleler. Şimdi sensin senaryomun baş kahramanı.
Bir dolu bir boş. Baktığım her açı yanlıştı o bardağa. Ne dolu, ne boş; Yarısı dolu, yarısı boş. Acı da var, tatlı da. Siyah da var beyaz da. Her şey zıttıyla.
Çelişkiler; Düzen çelişkiyle işler. Bulunduğun düzlem çelişkiyle örülmüştür ve sen bunu anladığında zaten çelişkiye gömülmüşsündür. Beni ben yaptı onlar. Kabul edene de etmeyene de selamım var.
Sendeyse hepsi var. Zıtlığın da çelişkinin de orta kararlısı. Böyle sevdim belki de seni. Tutarsızlığınla ördüğün duvarların yüzünden. insanı kendine bir çekip, bir iten. Ayağını kaydıran ama düşerken tutan. Yüzüne bakıp aşağı atlayan, sonra elinden tutup bileğini kıran; Ruhumu bir aydınlatıp bir karartan... Dedim ya;
Bir yer var bildiğim, adresi ne ellerin ne de gözlerin. Sessiz müziklere kiralanmış bir parça sevgi karşılığında. Bir yer var bildiğim, kalbinin tam ortasında...
Keşke duyabilseydin sesimi fakir sokak aralarından. Yüreğimin fısıltısı uykunu kaçırsaydı heyecanlı bir karın ağrısıyla. Keşke o gün, gözlerime beklentiyle bakarken söyleseydim, seviyorum deseydim. Ateşin parmak uçlarımı sardığı noktada atlasaydım suya. Bir fırça yardımıyla renklendirdiğin hayatıma saçma kuruntularımı katmadan yaşamayı öğrenseydim. Son yenilgim olma diye düşünmeye harcadığım vakti kırık ezgilerle doldurmayı öğrendim artık. Dimdik, en tatlı surat ifademle karşında duracağım dedim kendime.
Nemli sokakların aşk kokuları yayılırken geceye, yine ben diye başlayan uzun soluklu cümlelere adadım kendimi. Küçük çatlaklardan diplere sızan yaralı kalp leşleri, bu gece ilham olmadı kurumuş dudaklarıma. ilhamı yırtık keselerle getiren acemi melek bile, acılarını haresini süslemeye kullanmış, gözyaşlarını da içinde biriktirmişti. Bense, sonunun geleceğini kural koyduğum, yetmezmiş gibi, biten sevginin ardından dinlenecek, söylenecek şarkıları yazdığım saman kağıdını elimde buluvermiştim. Sonunda ufacık olana kadar buruşturdum kağıdı ve attım o küçük kulübenin yanındaki tepeden. Şimdi senin için, kurduğum uyaklı cümleler. Şimdi sensin senaryomun baş kahramanı.
Bir dolu bir boş. Baktığım her açı yanlıştı o bardağa. Ne dolu, ne boş; Yarısı dolu, yarısı boş. Acı da var, tatlı da. Siyah da var beyaz da. Her şey zıttıyla.
Çelişkiler; Düzen çelişkiyle işler. Bulunduğun düzlem çelişkiyle örülmüştür ve sen bunu anladığında zaten çelişkiye gömülmüşsündür. Beni ben yaptı onlar. Kabul edene de etmeyene de selamım var.
Sendeyse hepsi var. Zıtlığın da çelişkinin de orta kararlısı. Böyle sevdim belki de seni. Tutarsızlığınla ördüğün duvarların yüzünden. insanı kendine bir çekip, bir iten. Ayağını kaydıran ama düşerken tutan. Yüzüne bakıp aşağı atlayan, sonra elinden tutup bileğini kıran; Ruhumu bir aydınlatıp bir karartan... Dedim ya;
Bir yer var bildiğim, adresi ne ellerin ne de gözlerin. Sessiz müziklere kiralanmış bir parça sevgi karşılığında. Bir yer var bildiğim, kalbinin tam ortasında...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar