bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar19
- türkiye'deki gündemin yarısı israil hakkında6
- game of thrones taki kerhaneci17
- dyson5
- kedi güzellemesi yapmak için ayet uydurmak4
- ölümden korkuyor musunuz35
- genel ev sloganları5
- iş arayanların aslında para araması3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- hesap vereceksiniz3
- para için istemediğin bir işte çalışmak2
- mekkeli müşrikler3
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- ülkü ocakları genel ev olsun4
- netanyahu gibi bi adam neden devleti hortumlamaz2
- melis sezen'in memeleri5
- müslüman kardeşine dua etmek4
- netanyahu gibi bi adam niye saddam'a benzemedi2
- kaçak sığınmacıları müslüman diye güzellemek4
- claudian clouds41
- 128 milyar dolar nerede4
- yahudi israil'i örnek alıp türkiye'ye uygulamak2
- anın görüntüsü25
- asgari ücreti alım gücünü unutup israil tartışmak2
- platon'un mağarası3
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- sözlük yazarlarının normal kombinleri26
- hellhole2
- son üç şifrenizle aynı olamaz3
- ülkücü olmak delikanlı işidir2
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- sarı saç mavi göz5
- mağribiler2
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- güne bir şarkı bırak2
- neo ittihatçılar2
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- uludağ sözlükte genel ev açılması2
- lilith'in haklı olması2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- bugün ne oldu10
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- berlin'in belediye başkanının türk olması2
- habire1220
- şok market2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı15
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
Bir yer var bildiğim, adresi ne ellerin ne de gözlerin. Afişlerden fırlayıp canavar gibi üstüne zıplayan insanın, film karakterleri gibi, çoğu kez tekdüze.
Keşke duyabilseydin sesimi fakir sokak aralarından. Yüreğimin fısıltısı uykunu kaçırsaydı heyecanlı bir karın ağrısıyla. Keşke o gün, gözlerime beklentiyle bakarken söyleseydim, seviyorum deseydim. Ateşin parmak uçlarımı sardığı noktada atlasaydım suya. Bir fırça yardımıyla renklendirdiğin hayatıma saçma kuruntularımı katmadan yaşamayı öğrenseydim. Son yenilgim olma diye düşünmeye harcadığım vakti kırık ezgilerle doldurmayı öğrendim artık. Dimdik, en tatlı surat ifademle karşında duracağım dedim kendime.
Nemli sokakların aşk kokuları yayılırken geceye, yine ben diye başlayan uzun soluklu cümlelere adadım kendimi. Küçük çatlaklardan diplere sızan yaralı kalp leşleri, bu gece ilham olmadı kurumuş dudaklarıma. ilhamı yırtık keselerle getiren acemi melek bile, acılarını haresini süslemeye kullanmış, gözyaşlarını da içinde biriktirmişti. Bense, sonunun geleceğini kural koyduğum, yetmezmiş gibi, biten sevginin ardından dinlenecek, söylenecek şarkıları yazdığım saman kağıdını elimde buluvermiştim. Sonunda ufacık olana kadar buruşturdum kağıdı ve attım o küçük kulübenin yanındaki tepeden. Şimdi senin için, kurduğum uyaklı cümleler. Şimdi sensin senaryomun baş kahramanı.
Bir dolu bir boş. Baktığım her açı yanlıştı o bardağa. Ne dolu, ne boş; Yarısı dolu, yarısı boş. Acı da var, tatlı da. Siyah da var beyaz da. Her şey zıttıyla.
Çelişkiler; Düzen çelişkiyle işler. Bulunduğun düzlem çelişkiyle örülmüştür ve sen bunu anladığında zaten çelişkiye gömülmüşsündür. Beni ben yaptı onlar. Kabul edene de etmeyene de selamım var.
Sendeyse hepsi var. Zıtlığın da çelişkinin de orta kararlısı. Böyle sevdim belki de seni. Tutarsızlığınla ördüğün duvarların yüzünden. insanı kendine bir çekip, bir iten. Ayağını kaydıran ama düşerken tutan. Yüzüne bakıp aşağı atlayan, sonra elinden tutup bileğini kıran; Ruhumu bir aydınlatıp bir karartan... Dedim ya;
Bir yer var bildiğim, adresi ne ellerin ne de gözlerin. Sessiz müziklere kiralanmış bir parça sevgi karşılığında. Bir yer var bildiğim, kalbinin tam ortasında...
Keşke duyabilseydin sesimi fakir sokak aralarından. Yüreğimin fısıltısı uykunu kaçırsaydı heyecanlı bir karın ağrısıyla. Keşke o gün, gözlerime beklentiyle bakarken söyleseydim, seviyorum deseydim. Ateşin parmak uçlarımı sardığı noktada atlasaydım suya. Bir fırça yardımıyla renklendirdiğin hayatıma saçma kuruntularımı katmadan yaşamayı öğrenseydim. Son yenilgim olma diye düşünmeye harcadığım vakti kırık ezgilerle doldurmayı öğrendim artık. Dimdik, en tatlı surat ifademle karşında duracağım dedim kendime.
Nemli sokakların aşk kokuları yayılırken geceye, yine ben diye başlayan uzun soluklu cümlelere adadım kendimi. Küçük çatlaklardan diplere sızan yaralı kalp leşleri, bu gece ilham olmadı kurumuş dudaklarıma. ilhamı yırtık keselerle getiren acemi melek bile, acılarını haresini süslemeye kullanmış, gözyaşlarını da içinde biriktirmişti. Bense, sonunun geleceğini kural koyduğum, yetmezmiş gibi, biten sevginin ardından dinlenecek, söylenecek şarkıları yazdığım saman kağıdını elimde buluvermiştim. Sonunda ufacık olana kadar buruşturdum kağıdı ve attım o küçük kulübenin yanındaki tepeden. Şimdi senin için, kurduğum uyaklı cümleler. Şimdi sensin senaryomun baş kahramanı.
Bir dolu bir boş. Baktığım her açı yanlıştı o bardağa. Ne dolu, ne boş; Yarısı dolu, yarısı boş. Acı da var, tatlı da. Siyah da var beyaz da. Her şey zıttıyla.
Çelişkiler; Düzen çelişkiyle işler. Bulunduğun düzlem çelişkiyle örülmüştür ve sen bunu anladığında zaten çelişkiye gömülmüşsündür. Beni ben yaptı onlar. Kabul edene de etmeyene de selamım var.
Sendeyse hepsi var. Zıtlığın da çelişkinin de orta kararlısı. Böyle sevdim belki de seni. Tutarsızlığınla ördüğün duvarların yüzünden. insanı kendine bir çekip, bir iten. Ayağını kaydıran ama düşerken tutan. Yüzüne bakıp aşağı atlayan, sonra elinden tutup bileğini kıran; Ruhumu bir aydınlatıp bir karartan... Dedim ya;
Bir yer var bildiğim, adresi ne ellerin ne de gözlerin. Sessiz müziklere kiralanmış bir parça sevgi karşılığında. Bir yer var bildiğim, kalbinin tam ortasında...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar