bugün
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım15
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil5
- temas bağımlılığı6
- galericiler battı mutlu musunuz5
- islam barış dinidir11
- sözlüğün en güzel kız yazarı6
- 1948 arap israil savaşı10
- kadınların şiirden anlamaması2
- bodrum3
- dünya da kimse işe gitmezse kapitalist sistem3
- yazarların favori oyun karakteri15
- flört kelimesinin son zamanlarda sık kullanılması3
- kars kaşarı vs izmir kaşarı2
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- caddebostan6
- sürekli peki neyse diyen kız3
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- sabahları nefret edilen şeyler8
- 23 ağustos 2026 göztepe gençlerbirliği maçı3
- avram galanti2
- urfa dürüm2
- abur öldü mü lan5
- adalet birlik ve beraberlik partisi2
- persac2
- laik teyze5
- meriçlik2
- osuruktan şiirler89
- futbol14
- nervio hamferdi10
- sözlüğe karı kız düşürme amacıyla gelen insan3
- evleneceği kadının geçmisini umursayan tip2
- bakımsız kadını nafakasız boşama hakkı2
- dolar isterse 100 olsun41
- israil2
- nelerin koleksiyonu yapılabilir6
- tai lung26
- günün sözü5
- para mı aşk mı sorunsalı8
- alparslan kuytul ve eşinin tutuklanması2
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- velvet50
- mutlu ama uzak olsun12
- brezilya7
- süper lig7
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- milan skriniar8
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- nervio varıdı nerede o11
daha yeni izlediğim çok güzel ya da kötü diyemeyeceğim aksiyon filmidir. vasat bir film yani. filmde bir çok saçma yerin olmasına rağmen aksiyon sahneleri bu açığı kapatmakta. 300'den tanıdığımız gerard butler iyi bir oyunculuk çıkartmış. en azından etrafına böğürmeden konuşabiliyordu! call of duty moderen savaş oynar gibi (filmi izlemem de cod-4'ü bitirmemin hemen sonuna denk geldi. bi garip oldu) etrafı yakıp yıktı. diğer oyunculuklar da fena değildi.
--spoiler--
film castle denen bir adamın oluşturduğu iki oyun üzerinde şekilleniyor. biri society, diğeri ise slayers. society fakir insanların ya da her isteyenin , zengin insanlar tarafından bir bölgede kontrol edilmesini içeriyor. bu kontrol edilen insanlar bu işten para kazanıyor. kontrol edenler ise şirkete para ödüyor. bu society olayı aynı sims gibi. bu beyinlerindeki değiştirilmiş hücreler nedeniyle kontrol edilebilen insanlar, oyuncular tarafından istenilen şekilde hareket ettirilebiliyor, giydirilebiliyor, istenilen kişiyle seviştirilebiliyor. yani bu society tam da kızlara göre. slayers ise aynı teknikle işliyor ama burada giydirilme ve seviştirilme değil, tam bir öldürme yarışı var. yani kontrol edilen idam mahkumları kazanabilmek için birbirlerini öldürüyor. tabi bu yarış sırasında kendi oyuncuları tarafından kontrol ediliyorlar. idam mahkumlarının elde ettiği tek şey ise özgür olmak. bunun için 29 (sanırım bu kadardı) yarışı kazanmak. film bu açıdan da call of duty modern warfare, the condemned, the death race gibi oyun ve filmlere de benziyor.
daha önce de söylediğim gibi birçok saçma şey var film içerisinde. başlıcalarını söylemek gerekirse bütün sistemin sırf patronları öldü diye, daha doğrusu patronlarını öldüren kable istedi diye iptal etmeleri, castle kable'dan kurtulmak istemesine rağmen tam da zenci azman bizim üçyüzüncü ıspartalıyı salatalık yapacakken gardiyanların onu alıp götürmeleri, kable vastle'ın kalbine bıçağı saplayacakken catsle'ın adamlarının bunu hiç sallamaması vs.
--spoiler--
sırf aksiyon izlemek istiyorsanız, surrogates, death race gibi filmleri sevdiyseniz izleyin derim ama sinemaya gitmemek lazım bu film için. hollywood çok para kazanmasın. ev'de izleseniz de olur.
not : bu arada zengin piçin minority reporttan arak bilgisayarına da hasta oldum yani.
--spoiler--
film castle denen bir adamın oluşturduğu iki oyun üzerinde şekilleniyor. biri society, diğeri ise slayers. society fakir insanların ya da her isteyenin , zengin insanlar tarafından bir bölgede kontrol edilmesini içeriyor. bu kontrol edilen insanlar bu işten para kazanıyor. kontrol edenler ise şirkete para ödüyor. bu society olayı aynı sims gibi. bu beyinlerindeki değiştirilmiş hücreler nedeniyle kontrol edilebilen insanlar, oyuncular tarafından istenilen şekilde hareket ettirilebiliyor, giydirilebiliyor, istenilen kişiyle seviştirilebiliyor. yani bu society tam da kızlara göre. slayers ise aynı teknikle işliyor ama burada giydirilme ve seviştirilme değil, tam bir öldürme yarışı var. yani kontrol edilen idam mahkumları kazanabilmek için birbirlerini öldürüyor. tabi bu yarış sırasında kendi oyuncuları tarafından kontrol ediliyorlar. idam mahkumlarının elde ettiği tek şey ise özgür olmak. bunun için 29 (sanırım bu kadardı) yarışı kazanmak. film bu açıdan da call of duty modern warfare, the condemned, the death race gibi oyun ve filmlere de benziyor.
daha önce de söylediğim gibi birçok saçma şey var film içerisinde. başlıcalarını söylemek gerekirse bütün sistemin sırf patronları öldü diye, daha doğrusu patronlarını öldüren kable istedi diye iptal etmeleri, castle kable'dan kurtulmak istemesine rağmen tam da zenci azman bizim üçyüzüncü ıspartalıyı salatalık yapacakken gardiyanların onu alıp götürmeleri, kable vastle'ın kalbine bıçağı saplayacakken catsle'ın adamlarının bunu hiç sallamaması vs.
--spoiler--
sırf aksiyon izlemek istiyorsanız, surrogates, death race gibi filmleri sevdiyseniz izleyin derim ama sinemaya gitmemek lazım bu film için. hollywood çok para kazanmasın. ev'de izleseniz de olur.
not : bu arada zengin piçin minority reporttan arak bilgisayarına da hasta oldum yani.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar