bugün
- hiçbir işin rast gitmemesi4
- aptal insan tarifi3
- nervio abla22
- sedat pekmez43
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli8
- grok vs gemini vs chatgpt6
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları14
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan9
- sözlükte yalnız bir hayat sürmek3
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi6
- 30 yaşından sonra ne yapacağız hissi5
- türkiye de yaşanacak tek yerin izmir olması3
- gavurlar niye müslüman olmuyor3
- aykut kocaman4
- izmir2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- eşiyle kavga eden goril2
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- kepaze bir hayat sürmek2
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi5
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- yaşamak3
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- her günün aynı rutinlikte geçmesi2
- sözlükte içinden geçeni özgürce yazamama2
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir2
- aşka inanmayan insan4
- chp'nin hali ne olacak34
- haklı olduğu halde susan insan7
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- ömürlük arabalar3
- adalet var mı2
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- uyku bozuldu iyice2
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini17
- fatoş pınar türker4
- yuvarlak popolu kadın3
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- m r e r e c t o21
- toy story 53
- sömürge valisi3
- ten uyumu vs kafa uyumu2
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
---spoiler---
bu seneki bilm-kurgu filmleri arasında district 9'dan sonraki en iyi bilim kurgu filmi. tabi daha 2012'i izlemedim. avatarda vizyona girecek. ama şimdilik benim sıralamam bu. film çok büyük bir popülasyona ulaşan dünya nüfusu sebebiyle insanlığın yeni dünyalar aradığını söyleyerek başlıyor. hatta filmin başında bir çok dilde aynı mesajı duyuyoruz : "bizden geriye yalnız siz kaldınız. iyi şanslar tanrı sizi korusun" ve ayrıca bunun türkçe de dahil birçok dilden üst üste duyuyoruz. (yani dünya yokolmuştur) türkçesinde söylenen de şu : " insanoğlu tüketilmiştir....... son yaşayanlar sizlersiniz...... hepiniz allaha emanetsiniz...... yolunuz açık olsun..." tabi bu benim anladığımdı. ses pek iyi değildi. bunu duyunca da gururum okşandı yani!
elysium uzay gemisinde geçiyor film. bu gemi hayat bulgularına rastlanılan tanis adlı gezegene çok büyük bir insan popülasyonu götürmek üzere uzaya gönderilmiş bir gemi. ilk başta bower'ı (ben foster) görüyoruz. çok uzun yıllar uyuduktan sonra uyanır ama uzun süreli uyku sebebiyle hiçbirşey hatırlamaz. kendisiyle aynı yerde payton da uyanır. ama oldukları yerde kapalıdırlar ve gemi hasar görmüştür. kimseler yoktur. onları uyandırması gereken mürettebat da ortalarda yoktur. sonrasında bower havalandırmayı kullanarak dışarı çıkar ve iki türlü yaratıkla karşılaşır. biri daş diye tabir ettiğimiz nadia (antje traue) diğeri ise o gemide sebebi hikmetini çözemediğim şekilde evrim geçirmiş olan insanlarla karşılaşır ki bunlar artık insan değil insan yiyen garip canlılara dönmüş olan yaratıklardır. (ki ben şahsen bu yaratıkları çok sıradan buldum. ama bizim haka dansçısı ile dövüşecek olan yaratık silahsız olan manh'a bir silah verince gözüme girdiler. çocuk olanı hariç! )
bowerla beraber nadi ve bowerın sonradan karşılaştığı haka dansçısı görünümlü karizmatik manh (cung le) üçlü grup yapıp (o manada değil. güç birliği diyorum. gerçi diğer türlü de fena olmazdı..) gemiyi çalıştırmak ve gemiyi azer bülbül gibi kıpraştıran reaktör gemiyi havaya uçurmadan reaktöre doğru bu yaratıklarla savaşa savaşa giderler. sonunda başarırlar ve kaptan köşküne girerler. bu arada filminde ismini aldığı pandorum denen olayı yaşarlar ve hayali şeyler görmeye başlarlar. bunu atlaktıktan sonra en gizemli şeyi, geminin nerede olduğunu, nadia ve bower ile beraber görürüz. e artık onu da izleyip kendiniz görün.
---spoiler---
oyunculuklara ayrıca değinmek gerekirse nerdeyse hepsi gayet iyi iş çıkarmışlar. cam gigandetın bakışları delmiş geçmiş yine. ben foster, yuma'daki gibi çok iyiydi. cung le'nin haraketleri yetiyordu. antje traue ise nadia olarak klasik erkek döven kadın rolünde iyi iş çıkarmış. hele o her an yerinden fırlayacakmış gibi duran göğüslerini gözümüze sokmak için bayağı çaba harcaması, takdirimi kazandı!
sonuç olarak kesin izleyin. bence event horizon benzeri, bayağı iyi bir bilim-kurgu filmi.
bu seneki bilm-kurgu filmleri arasında district 9'dan sonraki en iyi bilim kurgu filmi. tabi daha 2012'i izlemedim. avatarda vizyona girecek. ama şimdilik benim sıralamam bu. film çok büyük bir popülasyona ulaşan dünya nüfusu sebebiyle insanlığın yeni dünyalar aradığını söyleyerek başlıyor. hatta filmin başında bir çok dilde aynı mesajı duyuyoruz : "bizden geriye yalnız siz kaldınız. iyi şanslar tanrı sizi korusun" ve ayrıca bunun türkçe de dahil birçok dilden üst üste duyuyoruz. (yani dünya yokolmuştur) türkçesinde söylenen de şu : " insanoğlu tüketilmiştir....... son yaşayanlar sizlersiniz...... hepiniz allaha emanetsiniz...... yolunuz açık olsun..." tabi bu benim anladığımdı. ses pek iyi değildi. bunu duyunca da gururum okşandı yani!
elysium uzay gemisinde geçiyor film. bu gemi hayat bulgularına rastlanılan tanis adlı gezegene çok büyük bir insan popülasyonu götürmek üzere uzaya gönderilmiş bir gemi. ilk başta bower'ı (ben foster) görüyoruz. çok uzun yıllar uyuduktan sonra uyanır ama uzun süreli uyku sebebiyle hiçbirşey hatırlamaz. kendisiyle aynı yerde payton da uyanır. ama oldukları yerde kapalıdırlar ve gemi hasar görmüştür. kimseler yoktur. onları uyandırması gereken mürettebat da ortalarda yoktur. sonrasında bower havalandırmayı kullanarak dışarı çıkar ve iki türlü yaratıkla karşılaşır. biri daş diye tabir ettiğimiz nadia (antje traue) diğeri ise o gemide sebebi hikmetini çözemediğim şekilde evrim geçirmiş olan insanlarla karşılaşır ki bunlar artık insan değil insan yiyen garip canlılara dönmüş olan yaratıklardır. (ki ben şahsen bu yaratıkları çok sıradan buldum. ama bizim haka dansçısı ile dövüşecek olan yaratık silahsız olan manh'a bir silah verince gözüme girdiler. çocuk olanı hariç! )
bowerla beraber nadi ve bowerın sonradan karşılaştığı haka dansçısı görünümlü karizmatik manh (cung le) üçlü grup yapıp (o manada değil. güç birliği diyorum. gerçi diğer türlü de fena olmazdı..) gemiyi çalıştırmak ve gemiyi azer bülbül gibi kıpraştıran reaktör gemiyi havaya uçurmadan reaktöre doğru bu yaratıklarla savaşa savaşa giderler. sonunda başarırlar ve kaptan köşküne girerler. bu arada filminde ismini aldığı pandorum denen olayı yaşarlar ve hayali şeyler görmeye başlarlar. bunu atlaktıktan sonra en gizemli şeyi, geminin nerede olduğunu, nadia ve bower ile beraber görürüz. e artık onu da izleyip kendiniz görün.
---spoiler---
oyunculuklara ayrıca değinmek gerekirse nerdeyse hepsi gayet iyi iş çıkarmışlar. cam gigandetın bakışları delmiş geçmiş yine. ben foster, yuma'daki gibi çok iyiydi. cung le'nin haraketleri yetiyordu. antje traue ise nadia olarak klasik erkek döven kadın rolünde iyi iş çıkarmış. hele o her an yerinden fırlayacakmış gibi duran göğüslerini gözümüze sokmak için bayağı çaba harcaması, takdirimi kazandı!
sonuç olarak kesin izleyin. bence event horizon benzeri, bayağı iyi bir bilim-kurgu filmi.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
