bugün
- cilgincapkin213
- sigara içen kızla öpüşülür mü8
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı8
- çizgili pijamalı çocuk5
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler10
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- gammazlar çetesi18
- bu sen misin7
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- sevgili yapınca ortadan kaybolan arkadaş4
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması8
- yeşil gözlü kız11
- insanlarda bıraktığımız iz3
- edep sen ne güzel şeysin3
- politikacılar2
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- türkiye12
- cecot gibi bir hapishane inşa etmek2
- normal sözlük moderasyonu4
- chp kapatılsın kampanyası10
- masklavi'nin düşünceleri18
- gençler isyan ediyor6
- osmanlı padişahları vs firavunlar3
- chp'nin hali ne olacak46
- vice city eğitim ve araştırma hastanesi5
- kabak tatlısı kapatılsın6
- eh işte3
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak7
- insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders5
- melahat ileri4
- afşin2
- sigortanizi nerden yaptırıyorsunuz4
- eski sevgilinin yeni sevgilisini beğenmemek3
- gocu26
- kokuşmuşluğunu düşünen kişi3
- tanışır tanışmaz burç soran kadın3
- yavudilerin ikide bir tanrı adını anmaması3
- teklif edilen kızın aşağılaması5
- gavurlar niye müslüman olmuyor11
- özgür özel ekibinden 28 istifa4
- 90 santimetrelik yapay damarla hayata dönüş2
- sıkıntı vermeyen akraba5
- bisiklet marka tavsiyesi7
- tendürdiyot kokusuna mest olan insan2
- olasılıkları içinden en kötüsünü seçmek5
- araplar bizi sırtımızdan vurdu5
- çikolatalı dondurma yiyen zenci hatun2
- sivaslılar kapatılsın3
- durduğun yerde terlemek5
- normal sözlük2
---spoiler---
bu seneki bilm-kurgu filmleri arasında district 9'dan sonraki en iyi bilim kurgu filmi. tabi daha 2012'i izlemedim. avatarda vizyona girecek. ama şimdilik benim sıralamam bu. film çok büyük bir popülasyona ulaşan dünya nüfusu sebebiyle insanlığın yeni dünyalar aradığını söyleyerek başlıyor. hatta filmin başında bir çok dilde aynı mesajı duyuyoruz : "bizden geriye yalnız siz kaldınız. iyi şanslar tanrı sizi korusun" ve ayrıca bunun türkçe de dahil birçok dilden üst üste duyuyoruz. (yani dünya yokolmuştur) türkçesinde söylenen de şu : " insanoğlu tüketilmiştir....... son yaşayanlar sizlersiniz...... hepiniz allaha emanetsiniz...... yolunuz açık olsun..." tabi bu benim anladığımdı. ses pek iyi değildi. bunu duyunca da gururum okşandı yani!
elysium uzay gemisinde geçiyor film. bu gemi hayat bulgularına rastlanılan tanis adlı gezegene çok büyük bir insan popülasyonu götürmek üzere uzaya gönderilmiş bir gemi. ilk başta bower'ı (ben foster) görüyoruz. çok uzun yıllar uyuduktan sonra uyanır ama uzun süreli uyku sebebiyle hiçbirşey hatırlamaz. kendisiyle aynı yerde payton da uyanır. ama oldukları yerde kapalıdırlar ve gemi hasar görmüştür. kimseler yoktur. onları uyandırması gereken mürettebat da ortalarda yoktur. sonrasında bower havalandırmayı kullanarak dışarı çıkar ve iki türlü yaratıkla karşılaşır. biri daş diye tabir ettiğimiz nadia (antje traue) diğeri ise o gemide sebebi hikmetini çözemediğim şekilde evrim geçirmiş olan insanlarla karşılaşır ki bunlar artık insan değil insan yiyen garip canlılara dönmüş olan yaratıklardır. (ki ben şahsen bu yaratıkları çok sıradan buldum. ama bizim haka dansçısı ile dövüşecek olan yaratık silahsız olan manh'a bir silah verince gözüme girdiler. çocuk olanı hariç! )
bowerla beraber nadi ve bowerın sonradan karşılaştığı haka dansçısı görünümlü karizmatik manh (cung le) üçlü grup yapıp (o manada değil. güç birliği diyorum. gerçi diğer türlü de fena olmazdı..) gemiyi çalıştırmak ve gemiyi azer bülbül gibi kıpraştıran reaktör gemiyi havaya uçurmadan reaktöre doğru bu yaratıklarla savaşa savaşa giderler. sonunda başarırlar ve kaptan köşküne girerler. bu arada filminde ismini aldığı pandorum denen olayı yaşarlar ve hayali şeyler görmeye başlarlar. bunu atlaktıktan sonra en gizemli şeyi, geminin nerede olduğunu, nadia ve bower ile beraber görürüz. e artık onu da izleyip kendiniz görün.
---spoiler---
oyunculuklara ayrıca değinmek gerekirse nerdeyse hepsi gayet iyi iş çıkarmışlar. cam gigandetın bakışları delmiş geçmiş yine. ben foster, yuma'daki gibi çok iyiydi. cung le'nin haraketleri yetiyordu. antje traue ise nadia olarak klasik erkek döven kadın rolünde iyi iş çıkarmış. hele o her an yerinden fırlayacakmış gibi duran göğüslerini gözümüze sokmak için bayağı çaba harcaması, takdirimi kazandı!
sonuç olarak kesin izleyin. bence event horizon benzeri, bayağı iyi bir bilim-kurgu filmi.
bu seneki bilm-kurgu filmleri arasında district 9'dan sonraki en iyi bilim kurgu filmi. tabi daha 2012'i izlemedim. avatarda vizyona girecek. ama şimdilik benim sıralamam bu. film çok büyük bir popülasyona ulaşan dünya nüfusu sebebiyle insanlığın yeni dünyalar aradığını söyleyerek başlıyor. hatta filmin başında bir çok dilde aynı mesajı duyuyoruz : "bizden geriye yalnız siz kaldınız. iyi şanslar tanrı sizi korusun" ve ayrıca bunun türkçe de dahil birçok dilden üst üste duyuyoruz. (yani dünya yokolmuştur) türkçesinde söylenen de şu : " insanoğlu tüketilmiştir....... son yaşayanlar sizlersiniz...... hepiniz allaha emanetsiniz...... yolunuz açık olsun..." tabi bu benim anladığımdı. ses pek iyi değildi. bunu duyunca da gururum okşandı yani!
elysium uzay gemisinde geçiyor film. bu gemi hayat bulgularına rastlanılan tanis adlı gezegene çok büyük bir insan popülasyonu götürmek üzere uzaya gönderilmiş bir gemi. ilk başta bower'ı (ben foster) görüyoruz. çok uzun yıllar uyuduktan sonra uyanır ama uzun süreli uyku sebebiyle hiçbirşey hatırlamaz. kendisiyle aynı yerde payton da uyanır. ama oldukları yerde kapalıdırlar ve gemi hasar görmüştür. kimseler yoktur. onları uyandırması gereken mürettebat da ortalarda yoktur. sonrasında bower havalandırmayı kullanarak dışarı çıkar ve iki türlü yaratıkla karşılaşır. biri daş diye tabir ettiğimiz nadia (antje traue) diğeri ise o gemide sebebi hikmetini çözemediğim şekilde evrim geçirmiş olan insanlarla karşılaşır ki bunlar artık insan değil insan yiyen garip canlılara dönmüş olan yaratıklardır. (ki ben şahsen bu yaratıkları çok sıradan buldum. ama bizim haka dansçısı ile dövüşecek olan yaratık silahsız olan manh'a bir silah verince gözüme girdiler. çocuk olanı hariç! )
bowerla beraber nadi ve bowerın sonradan karşılaştığı haka dansçısı görünümlü karizmatik manh (cung le) üçlü grup yapıp (o manada değil. güç birliği diyorum. gerçi diğer türlü de fena olmazdı..) gemiyi çalıştırmak ve gemiyi azer bülbül gibi kıpraştıran reaktör gemiyi havaya uçurmadan reaktöre doğru bu yaratıklarla savaşa savaşa giderler. sonunda başarırlar ve kaptan köşküne girerler. bu arada filminde ismini aldığı pandorum denen olayı yaşarlar ve hayali şeyler görmeye başlarlar. bunu atlaktıktan sonra en gizemli şeyi, geminin nerede olduğunu, nadia ve bower ile beraber görürüz. e artık onu da izleyip kendiniz görün.
---spoiler---
oyunculuklara ayrıca değinmek gerekirse nerdeyse hepsi gayet iyi iş çıkarmışlar. cam gigandetın bakışları delmiş geçmiş yine. ben foster, yuma'daki gibi çok iyiydi. cung le'nin haraketleri yetiyordu. antje traue ise nadia olarak klasik erkek döven kadın rolünde iyi iş çıkarmış. hele o her an yerinden fırlayacakmış gibi duran göğüslerini gözümüze sokmak için bayağı çaba harcaması, takdirimi kazandı!
sonuç olarak kesin izleyin. bence event horizon benzeri, bayağı iyi bir bilim-kurgu filmi.
güncel Önemli Başlıklar
