bugün
- habire1275
- habire12 adamdır28
- izmirli kızların verici olması34
- sssilvermist18
- cilgincapkin13
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- suca suruklenen cocuk6
- adanalı3
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- yazarların iyi ki almışım dediği şeyler3
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- temmuz6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- burhaniye6
- sözlükte kavga eden iki yazarda artı oy alması3
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- vincent van gogh5
- ülkedeki en büyük orospu çocuğu3
- yorgun mermi13
- türklerin en başarılı olduğu spor3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- mangal yakabilen kız3
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- kemoşların genel özellikleri4
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- dji mini 5 pro2
- true'nun çaylak olması2
- fakirler cep telefonu kullanmasın3
- çılgın ve çapkın bir erkeği kucağa almak2
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- verici olmanın dayanılmaz hafifliği2
- bodrum2
- faşistlerin biraz saldırgan olmaları2
- ulaş karasu2
- karton toplayan piç3
- fotoğrafçılıkla nasıl para kazanılır2
- sözlük teyzesine çakmak3
- trollüğün ayağa düşmesi3
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- verici kız2
- ağzına almayan kız3
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- ay yuvarlak olduğuna göre dünya nasıl düz olabilir2
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- gürsel tekin6
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- nazar değdi sözlük4
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
---spoiler---
bu seneki bilm-kurgu filmleri arasında district 9'dan sonraki en iyi bilim kurgu filmi. tabi daha 2012'i izlemedim. avatarda vizyona girecek. ama şimdilik benim sıralamam bu. film çok büyük bir popülasyona ulaşan dünya nüfusu sebebiyle insanlığın yeni dünyalar aradığını söyleyerek başlıyor. hatta filmin başında bir çok dilde aynı mesajı duyuyoruz : "bizden geriye yalnız siz kaldınız. iyi şanslar tanrı sizi korusun" ve ayrıca bunun türkçe de dahil birçok dilden üst üste duyuyoruz. (yani dünya yokolmuştur) türkçesinde söylenen de şu : " insanoğlu tüketilmiştir....... son yaşayanlar sizlersiniz...... hepiniz allaha emanetsiniz...... yolunuz açık olsun..." tabi bu benim anladığımdı. ses pek iyi değildi. bunu duyunca da gururum okşandı yani!
elysium uzay gemisinde geçiyor film. bu gemi hayat bulgularına rastlanılan tanis adlı gezegene çok büyük bir insan popülasyonu götürmek üzere uzaya gönderilmiş bir gemi. ilk başta bower'ı (ben foster) görüyoruz. çok uzun yıllar uyuduktan sonra uyanır ama uzun süreli uyku sebebiyle hiçbirşey hatırlamaz. kendisiyle aynı yerde payton da uyanır. ama oldukları yerde kapalıdırlar ve gemi hasar görmüştür. kimseler yoktur. onları uyandırması gereken mürettebat da ortalarda yoktur. sonrasında bower havalandırmayı kullanarak dışarı çıkar ve iki türlü yaratıkla karşılaşır. biri daş diye tabir ettiğimiz nadia (antje traue) diğeri ise o gemide sebebi hikmetini çözemediğim şekilde evrim geçirmiş olan insanlarla karşılaşır ki bunlar artık insan değil insan yiyen garip canlılara dönmüş olan yaratıklardır. (ki ben şahsen bu yaratıkları çok sıradan buldum. ama bizim haka dansçısı ile dövüşecek olan yaratık silahsız olan manh'a bir silah verince gözüme girdiler. çocuk olanı hariç! )
bowerla beraber nadi ve bowerın sonradan karşılaştığı haka dansçısı görünümlü karizmatik manh (cung le) üçlü grup yapıp (o manada değil. güç birliği diyorum. gerçi diğer türlü de fena olmazdı..) gemiyi çalıştırmak ve gemiyi azer bülbül gibi kıpraştıran reaktör gemiyi havaya uçurmadan reaktöre doğru bu yaratıklarla savaşa savaşa giderler. sonunda başarırlar ve kaptan köşküne girerler. bu arada filminde ismini aldığı pandorum denen olayı yaşarlar ve hayali şeyler görmeye başlarlar. bunu atlaktıktan sonra en gizemli şeyi, geminin nerede olduğunu, nadia ve bower ile beraber görürüz. e artık onu da izleyip kendiniz görün.
---spoiler---
oyunculuklara ayrıca değinmek gerekirse nerdeyse hepsi gayet iyi iş çıkarmışlar. cam gigandetın bakışları delmiş geçmiş yine. ben foster, yuma'daki gibi çok iyiydi. cung le'nin haraketleri yetiyordu. antje traue ise nadia olarak klasik erkek döven kadın rolünde iyi iş çıkarmış. hele o her an yerinden fırlayacakmış gibi duran göğüslerini gözümüze sokmak için bayağı çaba harcaması, takdirimi kazandı!
sonuç olarak kesin izleyin. bence event horizon benzeri, bayağı iyi bir bilim-kurgu filmi.
bu seneki bilm-kurgu filmleri arasında district 9'dan sonraki en iyi bilim kurgu filmi. tabi daha 2012'i izlemedim. avatarda vizyona girecek. ama şimdilik benim sıralamam bu. film çok büyük bir popülasyona ulaşan dünya nüfusu sebebiyle insanlığın yeni dünyalar aradığını söyleyerek başlıyor. hatta filmin başında bir çok dilde aynı mesajı duyuyoruz : "bizden geriye yalnız siz kaldınız. iyi şanslar tanrı sizi korusun" ve ayrıca bunun türkçe de dahil birçok dilden üst üste duyuyoruz. (yani dünya yokolmuştur) türkçesinde söylenen de şu : " insanoğlu tüketilmiştir....... son yaşayanlar sizlersiniz...... hepiniz allaha emanetsiniz...... yolunuz açık olsun..." tabi bu benim anladığımdı. ses pek iyi değildi. bunu duyunca da gururum okşandı yani!
elysium uzay gemisinde geçiyor film. bu gemi hayat bulgularına rastlanılan tanis adlı gezegene çok büyük bir insan popülasyonu götürmek üzere uzaya gönderilmiş bir gemi. ilk başta bower'ı (ben foster) görüyoruz. çok uzun yıllar uyuduktan sonra uyanır ama uzun süreli uyku sebebiyle hiçbirşey hatırlamaz. kendisiyle aynı yerde payton da uyanır. ama oldukları yerde kapalıdırlar ve gemi hasar görmüştür. kimseler yoktur. onları uyandırması gereken mürettebat da ortalarda yoktur. sonrasında bower havalandırmayı kullanarak dışarı çıkar ve iki türlü yaratıkla karşılaşır. biri daş diye tabir ettiğimiz nadia (antje traue) diğeri ise o gemide sebebi hikmetini çözemediğim şekilde evrim geçirmiş olan insanlarla karşılaşır ki bunlar artık insan değil insan yiyen garip canlılara dönmüş olan yaratıklardır. (ki ben şahsen bu yaratıkları çok sıradan buldum. ama bizim haka dansçısı ile dövüşecek olan yaratık silahsız olan manh'a bir silah verince gözüme girdiler. çocuk olanı hariç! )
bowerla beraber nadi ve bowerın sonradan karşılaştığı haka dansçısı görünümlü karizmatik manh (cung le) üçlü grup yapıp (o manada değil. güç birliği diyorum. gerçi diğer türlü de fena olmazdı..) gemiyi çalıştırmak ve gemiyi azer bülbül gibi kıpraştıran reaktör gemiyi havaya uçurmadan reaktöre doğru bu yaratıklarla savaşa savaşa giderler. sonunda başarırlar ve kaptan köşküne girerler. bu arada filminde ismini aldığı pandorum denen olayı yaşarlar ve hayali şeyler görmeye başlarlar. bunu atlaktıktan sonra en gizemli şeyi, geminin nerede olduğunu, nadia ve bower ile beraber görürüz. e artık onu da izleyip kendiniz görün.
---spoiler---
oyunculuklara ayrıca değinmek gerekirse nerdeyse hepsi gayet iyi iş çıkarmışlar. cam gigandetın bakışları delmiş geçmiş yine. ben foster, yuma'daki gibi çok iyiydi. cung le'nin haraketleri yetiyordu. antje traue ise nadia olarak klasik erkek döven kadın rolünde iyi iş çıkarmış. hele o her an yerinden fırlayacakmış gibi duran göğüslerini gözümüze sokmak için bayağı çaba harcaması, takdirimi kazandı!
sonuç olarak kesin izleyin. bence event horizon benzeri, bayağı iyi bir bilim-kurgu filmi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar